İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2016/6084 E. 2018/155 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2016/6084
- Karar No
- 2018/155
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/676 Esas KARAR NO : 2024/1102 TALEP : Zayi Belgesi Verilmesi TALEP TARİHİ : 11/07/2024 KARAR TARİHİ : 25/12/2024 Talep eden tarafından açılan Zayi Belgesi Verilmesi çekişmesiz yargı işinin mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. İDDİA VE TALEP: Talep eden talep dilekçesinde özetle; şirketin 2022 yılında kurulduğu, şirket merkezinin sanal ofis hizmeti alınan adres olarak gösterildiği, bu sebeple şirkete ait defterlerin kendisinin oturduğu Osmangazi Mahallesi ... Sokak No:.. adresinde yer alan konutun çatı kısmında saklandığı,... 2024-15/06/2024 tarihleri arasında çatı katında tadilat işlemleri yapıldığı, bu sırada su baskını meydana geldiği, 2023 yılına ait ticari defter ve kayıtların su baskınında zarar gördüğünü belirterek 2023 yılına ait defteri kebir, yevmiye defteri, envanter defteri ve karar defterinin zayi olduğuna dair belge verilmesini talep etmiştir. TALEP: Talep, TTK 82/7. maddesi gereğince hasımsız açılan zayi belgesi istemine ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: 05.07.2022 tarihinde yürürlüğe giren 7417 sayılı Kanun ile değişik 6102 sayılı TTK'nın 82/7. maddesine göre; bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerin; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa; tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren, otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Maddede düzenlenen (30) günlük süre hak düşürücü süredir. 6102 sayılı TTK 82/7. maddesinde zayi sebepleri tahdidi olarak sayılmamıştır. Diğer bir deyişle; maddede geçen "yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi" denilmek suretiyle bu gibi olayların benzerlerinin de bu kapsama girebileceği anlatılmaktadır. Bu meyanda, tacirin elinde olmayan benzer olaylarda maddenin kapsamı içindedir. Ancak, hangi olaya dayandırılsa dayandırılsın zayi iddiasının samimi ve inandırıcı olması, hayatın mutad cereyanına açıkca aykırı düşmemesi gerekir. ( Yargıtay 11. HD'nın 10.01.2018 tarih ve 2016/6084 E. - 2018/155 K. Sayılı ilamı) Tacirin, anılan yasa maddesinden yararlanabilmesi için bir taraftan ticari defterlerin ve belgelerin korunması amacıyla gereken dikkat ve ihtimamı göstermiş bulunması, diğer taraftan da ziyaa uğramanın onun iradesi dışında, elinde olmayan bir nedenle meydana gelmiş olması zorunludur. Mücbir nedenlerin ispatı, bunu iddia eden tacire aittir. İleri sürülen mücbir nedenin dayandığı olayların defter ve belgelerin yok olması veya elden çıkması sonucunu doğuracak nitelik ve yoğunlukta olup olmadığı araştırılmalı ve irade dışında defter ve vesikaların tamamen veya kısmen kaybı yahut yok olması sonucu oluştuğunda mücbir neden kabul edilmektedir. Tacir tutmak ve saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgeleri, şirket merkezinde bulundurmak, saklanmasında gereken dikkat özen ve ihtimamı göstermek ve korumakla yükümlüdür.(Yargıtay 11. HD'nin 07.03.2017 tarih ve 2015/13372 E.- 2017/1346 K., 19.01.2006 tarih ve 2005/71 E. - 2006/257 K. sayılı ilamı ) Aynı şekilde, TTK'nın 82. maddesinde neler için zayi belgesi verilmesi istenebileceği tahdidi olarak gösterilmemiş, bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerden söz edilmiştir Bu nedenle, talebe konu belgelerin somutlaştırılması gerekmekte olup, genel kapsamlı bir zayi kararı verilmesi de mümkün değildir. ( Yargıtay 11. HDB'nın 08.12.2014 tarih ve 2014/12543 E.-2014/19170 K. sayılı ilamı) Yine, ticari defter ve belgeleri için zayi belgesi düzenlenmesini talep eden tarafın zayi olduğunu iddia ettiği ticari defter ve belgelerin mevcudiyetine karine teşkil edecek ve bu konuda olumlu kanaat edinmesini sağlayacak bilgi ve belgeleri ibraz etmesi gerekir. Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; talep eden şirket yetkilisinin davayı kendi adına ikame ettiği, 25/12/2024 tarihli celsede şirket adına talepte bulunduğunu beyan ettiği, bu sebeple mahkememizce HMK'nun 124 maddesi kapsamında söz konusu durumun kabul edilebilir yanılgıya dayandığı dikkate alınarak şirketin talep eden olarak uyap sistemine kaydedilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. Talep eden şirketin ticaret sicil kayıtlarına göre şirket merkezinin İzmir ili Konak ilçesi Çınarlı Mahallesi ... adresinde bulunduğu, talep eden şirket yetkilisinin talep dilekçesindeki anlatımına göre söz konusu adresin sanal ofis adresi olduğu, şirket ait ve zayi olduğuna karar verilmesi istenilen defterlerin şirket yetkilisinin konutunun çatı katında tutulduğu, bu adreste 2024 yılı Mayıs ve Haziran aylarında çatı katında tadilat yapıldığı ve su baskını yaşandığı gerekçesi ile 2023 yılına ait defteri kebir, yevmiye defteri, envanter defteri ve karar defterine ilişkin zayi belgesi talebinde bulunduğu, bu durumun 29 Haziran 2024 tarihinde öğrenildiğinin bildirilmesi karşısında talebin 1 aylık yasal süresinde ileri sürüldüğü, TTK'nın 82/7. maddesinde, zayi belgesi verilmesini gerektirecek zayi olma durumları sınırlı olarak sayılmamış ise de tacirin zayi belgesi isteyebilmesi için, defterlerin zayi olmasında kusur ve sorumluluğunun bulunmaması, tedbirli bir tacir gibi davranmasına rağmen zayi olayına engel olamamış durumda olması gerektiği, ayrıca, ziya durumunun tacirin iradesi dışında meydana gelmesinin zorunlu olduğu, talebe konu defterlerin talep eden tarafından saklanması gereken zorunlu defter ve kayıtlardan olduğu ve şirket merkez veya şubesinde tutulması ve saklanmasının gerekli olduğu, somut olayda talep eden şirket merkezinin İzmir ili Konak ilçesinde olduğu, talepte bulunan şirketin tacir olarak tacir olmanın hüküm ve sonuçları kapsamında basiretli davranma yükümlülüğü altında olduğu halde söz konusu defterlerin şirket merkezinin dışında İzmir ili Bayraklı ilçesinde şirket yetkilisinin konutunun tadilat yapılan çatı katında tutulduğu, şirket yetkilisinin talebe konu ticari defter ve kayıtları tadilata rağmen bulunduğu yerden almadığı ve taşınmazda bu haliyle tadilatın gerçekleştirildiği, talep eden şirketin basiretli bir tacir gibi davranmadığı, zararın oluşmasına sebebiyet verdiği, zayi kararı verilebilmesi için tacirin basiretli davranması ve meydana gelen zararın tacirden kaynaklanmaması gerektiği, bu nedenle basiretli davranmayan talep eden şirketin zayi talebinde bulunamayacağı anlaşılmakla TTK 82/7.maddesi gereğince yerinde görülmeyen talebin reddine karar verme gereği doğmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Talebin REDDİNE, 2-Alınması gerekli harç peşin olarak alındığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Mahkememizce bu yargılama nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin talebin mahiyeti gereği talep eden üzerinde BIRAKILMASINA, 4-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca talep eden tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesinden sonra talep edene İADESİNE, Dair karar, HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere talep edenin yüzüne karşı, açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/12/2024 Katip... Hakim ... E-İMZA E-İMZA