İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2016/604 E. 2020/740 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2016/604
Karar No
2020/740
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2016/604 Esas KARAR NO : 2020/740 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 05/05/2016 KARAR TARİHİ : 15/12/2020 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili sunmuş olduğu dava dilekçesiyle ; Davalı tarafın, davacı müvekkili şirketten altın satın aldığını ve işçilik hizmetinden yararlandığını, davalının aldığı altın ve işçilik hizmetine karşılık, 03.03.2015 tarih,...nolu, 78.020,08-TL bedelli ve 16.03.2015 tarih,...nolu, 102.534,02-TL bedelli iki adet irsaliyeli fatura düzenlendiğini, ancak davalının söz konusu faturalara ilişkin bir ödeme gerçekleştirmediğinden davalı aleyhine İzmir...İcra Müdürlüğü’nün ...E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, söz konusu icra takibine davalı tarafın 28.08.2015 tarihli dilekçesi ile itirazda bulunduğunu, icra müdürlüğünün 28.08.2015 tarihli kararı ile takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalı tarafın itirazı haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli olup davacı müvekkilinin alacağını tahsilini engellemek amacıyla yapıldığını, bu nedenle haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli itirazın iptal edilerek takibin devamına karar verilmesinin gerektiğinden bahisle davalının itirazının iptaline, takibin devamına, davalı hakkında %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesiyle; Davanın süresinde açılmadığı, müvekkilinin dava dilekçesinde bahsedilen faturalara dayalı herhangi bir borcunun bulunmadığı, her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar incelendiğinde bu fatura bedellerinin müvekkili şirketten tahsil edildiğinin ortaya çıkacağından bahisle müvekkili şirketin bu faturalara ilişkin herhangi bir borcunun bulunmadığı, bu nedenle açılan davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : 1-Mahkememizce davaya konu İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının bir sureti getirtilmiş olup, dosyanın incelenmesinden 10.03.2015 tarihli 78.020,08 TL, 16.03.2015 tarih 102.534,02 TL'lik iki adet faturadan dolayı toplam 180.554,10 TL asıl alacak, 8.548,98 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 189.103,08 TL üzerinden ilamsız icra takibinin başlatıldığı, davalı borçlunun icra takip dosyasına süresi içerisinde sunmuş olduğu itiraz dilekçesi kapsamında takibin durduğu anlaşılmıştır. 2-Mahkememizce yapılan yargılama sırasında 16.05.2017 tarihli celsede oluşturulan inceleme ara kararı gereğince davaya konu 16.03.2015 tarihli faturanın altındaki imzanın davalı şirket yetkilisi...ın eli ürünü olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, grafolog bilirkişi ... tarafından düzenlenen 22.02.2018 tarihli raporda sonuç olarak; İnceleme konusu irsaliye fatura karbon nüshası üzerinde bulunan eksiksiz teslim alan hanesinde atılı bulunan imza ile ...'ın mukayese imzaları arasında benzerlik bulunduğu, imzanın ...ın eli ürünü olduğunun muhtemel olduğu, ancak söz konusu belgenin karbon suret olması nedeniyle ileri derecede kanaat beyanında bulunmasının mümkün olmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. 3-Mahkememizce yapılan yargılama sırasında tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi açısından her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, mali müşavir bilirkişi Hatice Karpuzoğlu tarafından düzenlenen 13.07.2018 tarihli raporda; Davacının incelemeye konu ticari defterlerin 1 Sıra Nolu Elektronik Defter Genel Tebliği kapsamında e-defter olarak tutulduğu, e-defterlerin yasal süresinde onayının alındığı, inceleme kapsamı ile sınırlı olmak üzere defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı, icra takibine konu 03.03.2015 tarih....020,08 TL bedelli ve 16.03.2015 tarih...nolu 102.534,02 TL bedelli olmak üzere toplam 180.554,10 TL bedelli iki adet irsaliyeli faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olduğu ve söz konusu faturalar karşılığında davalı yanca ödeme yapıldığına dair herhangi bir kaydın davacı defterlerinde yer almadığı, 26/08/2015 icra takip tarihi itibariyle davacı şirket defter kayıtlarında davacının, davalıdan icra takibine konu iki adet faturadan kaynaklanan 180.554,10 TL alacağının göründüğü, bu tutarın takip konusu asıl alacak tutarı ile aynı olduğu, mahkemece takip konusu irsaliyeli fatura ve içeriği malların davalı şirkete fatura tarihinde teslim edildiğinin kabul edilmesi halinde, nihai takdir mahkemeye ait olmak üzere 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1530. Maddesi hükmüne göre ödeme emrinde takip sonrası faiz talebi olarak talep edilen yıllık %10,50 avans faiz oranında icra takip tarihinden önceki temerrüt faiz tutarı 7.147,88 TL hesaplanmış olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. 4-Mahkememizce yapılan yargılama sırasında davalı şirketle ilgili olarak vergi dairesinden getirtilen Ba kayıtları ile davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtların karşılaştırılması ve yine davalı tarafın ödeme iddiasıyla ilgili banka şubesinden getirtilen kayıtlarda incelenmek suretiyle varsa davacı alacağının tespit edilebilmesi açısından daha önce rapor düzenleyen mali müşavir bilirkişiden ek rapor alınmış olup, mali müşavir bilirkişi ...arafından düzenlenen 24.05.2019 tarihli ek raporda; Davalının bağlı olduğu Kadifekale Vergi Dairesinin 22/10/2018 tarihli yazısında davalının 2015 yılı Mart ayında davacıdan aldığı 179.903,00 TL lik mal/hizmet karşılığı 2 adet faturayı bildirdiğinin belirtildiği, davalı vekilinin 06/08/2018 tarihli kök rapora itiraz dilekçesinde...bankasından davacıya 31/12/2013 tarihinde 3.000,00 gr'lık...Ödemesi ve 10/04/2018 tarihinde 1.000,00'gr lık... ödeme dekontlarının teslim edildiği iddia edilen altına ilişkin ödemeler olduğu beyanıyla ilgili bankadan bu ödemelerin dekontlarının getirilmesini ve yeniden inceleme yapılmasını talep ettiği, ...ankasının 16/01/2019 tarihli yazısında; 31/12/2013 tarihli 3.000,00 gr işlemin... Hesabından, 10/04/2014 tarihli 1.000,00 gr işlem...ın hesabına havale gönderildiğinin bildirildiği ve yazı ekinde işlemlere ait dekontların gönderildiği, davacı vekilinin 17/12/2018 tarihli dilekçesi ekinde sunduğu fatura ve cari hesap ekstrelerinin incelenmesi sonucu; davacının ... adına 30/12/2013 tarihinde ...olu, 251.573,95 TL bedelli 3.258,73 gr altın faturası düzenlediği, bu fatura karşılığında...2013 tarihli 3.000,00 gr işlem karşılığı (3.000x82,15=) 251,573,95TL tutarında fatura bedeli ile aynı tutarda ödeme kaydının göründüğü, davacının...014 tarih, ... nolu, 89.636,52 TL bedelli 1086 gr altın faturası düzenlediği, bu fatura karşılığında ...ın... bankasından 10/04/2014 tarihinde 1.000,00 gr işlem karşılığı 89.636,52 TL tutarında fatura bedeli ile aynı tutarda ödeme kaydının göründüğü, dolayısı ile davalının ödeme iddialarına dayanak belgelerinin 2013 ve 2014 yılında düzenlenen ve dava konusu olmayan faturalar karşılığında yapılan ödemeler olduğu, dava konu 2 adet faturanın davalı yanca vergi dairesine mal alımı olarak BA formu ile bildirdiği görülmüş olup, nihai takdirin mahkemeye ait olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. 5-Mahkememizce yapılan yargılama sırasında davalı delilleri arasında yer alan ilgili banka kayıtları getirtilerek dosyamız arasına eklenilmiştir. 6-Yine mahkememizce yapılan yargılama sırasında davalının cevap dilekçesindeki savunmasında geçen İzmir .... Asliye Ceza Mahkemesi'ni...Talimat sayılı evrakının bir sureti getirtilerek dosyamıza eklenmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ KABUL : Dava; İİK 67.maddesi gereğince açılmış itirazın iptali davası olup, davanın bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili sunmuş olduğu dava dilekçesiyle, taraflar arasındaki ticari ilişki sırasında davacı tarafça davalıya satılıp teslim edildiği bildirilen altın satışından dolayı davacı tarafça davalıya düzenlenen 03.03.2015 tarih, 78.020,08 TL bedelli ve 16.03.2015 tarih, 102.534,02 TL bedelli 2 adet fatura bedelinin davalı tarafça ödenmediğinden bahisle fatura bedellerinin tahsili için davalı hakkında başlatılan icra takibine vaki davalının haksız ve kötüniyetli itirazının iptaliyle takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere davalının icra inkar tazminatı mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesiyle davacı tarafça iddia edildiği şekilde davalının davacıya bir borcunun bulunmadığı takip ve davaya konu fatura tutarlarının davalı şirket tarafından davacıya ödendiğinden bahisle açılan davanın reddine ve davacının %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasındaki ihtilaf takip ve davaya konu 03.03.2015 tarih, 78.020,08 TL bedelli ve 16.03.2015 tarih, 102.534,02 TL bedelli 2 adet faturadan dolayı davacının davalıdan takibe konu edilen miktar kadar alacağının bulunup bulunmadığı, davalı şirketin takip ve davaya konu alacağın ödendiğine ilişkin ödeme savunmasının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar ile davalı şirkete ait vergi dairesinden getirtilen Ba kayıtlarının karşılaştırılmak suretiyle tarafların iddia ve savunmalarının yerinde olup olmadığının tespiti açısından mali müşavir bilirkişiden rapor alınmış olup, mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen kök ve ek raporda sonuç olarak; davacı tarafça davalı adına düzenlenen takip ve davaya konu 03.03.2015 tarih, 78.020,08 TL bedelli ve 16.03.2015 tarih, 102.534,02 TL bedelli her iki faturanın davacı şirkete ait ticari defterlerde aynen yer aldığı, takip tarihi itibariyle davacı şirket ticari defterlerine göre davacının davalıdan her iki faturadan dolayı takip tutarı olan 180.554,10 TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu, yine davalı şirketin ilgili yıllara ilişkin olarak bağlı bulunduğu Kadifekale Vergi Dairesinden gelen 22.10.2018 tarihli cevabi yazı kapsamında takip ve davaya konu her iki faturanın davalı tarafça vergi dairesine mal alımı olarak Ba formuyla bildirildiği, davalının ödeme iddiasına dayanak olarak bildirdiği ve ilgili bankalardan gelen yazı cevaplarının incelenmesi neticesinde dayanak belgelerin davacı tarafça 2013 ve 2014 yılında düzenlenen ve dava konusu olmayan faturalar karşılığında yapılan ödemelere ilişkin olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında mali müşavir bilirkişiden alınan kök ve ek raporun birlikte değerlendirmesi neticesinde takip ve davaya konu 03.03.2015 tarih, 78.020,08 TL bedelli ve 16.03.2015 tarih, 102.534,02 TL bedelli 2 adet faturanın davacı şirkete ait ticari defterlerde aynen kayıtlı olduğu, davalı şirkete ait ilgili vergi dairesinden getirtilen yazı cevabına göre de davalı şirketin de her iki faturayı vergi dairesine mal alışı olarak Ba formuyla bildirdiği, bu şekilde takip ve davaya konu her iki faturanın tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğunun kabulünün gerektiği, incelenen davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtlara göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan her iki faturadan dolayı toplam 180.554,10 TL alacaklı gözüktüğü, davacı şirket defterlerinde davalı tarafça yapılan herhangi bir ödeme kaydının bulunmadığı anlaşılmıştır. Yine davalı şirketin ödeme savunması kapsamında ilgili bankalardan getirtilen yazı cevaplarının dosya kapsamı belgelerle birlikte değerlendirilmesi neticesinde mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen kök ve ek raporun birlikte değerlendirilmesi neticesinde davalının ödeme iddialarına dayanak belgelerinin 2013 ve 2014 yılında davacı tarafça düzenlenen ve dava konusu olmayan faturalar karşılığında düzenlenen ödeme belgeleri olduğu ve bu nedenle davalı tarafın ödeme iddiasını dosyaya sunmuş olduğu yazılı delillerle ispatlayamadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Davalı tarafın ödeme savunmasını yazılı delillerle ispatlayamadığı sonuç ve kanaatine varılmış olmakla, davalı tarafça esasa cevap süresi içerisinde dosyaya sunulduğu anlaşılan cevap dilekçesinin deliller bölümünde açıkça yemin deliline dayanıldığından mahkememizce yapılan yargılama sırasında davalı tarafa ödeme savunması kapsamında davacı şirkete yemin teklif etme hakkı hatırlatılmış olup, davalı vekilince dosyaya sunulan yemin metni doğrultusunda mahkememizce hazırlanan 20.10.2020 tarihli meşruhatlı yemin davetiyesinin davacı şirket vekili Av....a 25.10.2020 tarihinde, bizzat davacı şirketin e-tebligat adresine ise 25.10.2020 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına rağmen davacı şirket yetkilisinin duruşma gün ve saatinde mazeretsiz olarak yemini eda etmek üzere duruşmada hazır olmadığı, her ne kadar davacı vekili 15.12.2020 tarihli duruşmada yeminden henüz haberdar olduklarını bildirerek müvekkili şirket yetkilisini hazır etmek üzere yeniden süre verilmesini talep etmiş ise de, davalı vekili tarafından aynı duruşmada davacı şirket yetkilisinin mazeretsiz olarak kendisine yapılan tebligata rağmen duruşmada hazır olmadığı, bu nedenle karşı tarafın davacı şirket yetkilisinin yemin etmek üzere hazır edilmesi hususunda yeniden süre verilmesine muvafakat etmediklerini, karşı tarafın yeminden kaçınmış sayılmasına karar verilmesini talep etmiş olması karşısında; davacı şirket yetkilisinin meşruhatlı yemin davetiyesine rağmen yemin için kendisine bildirilen duruşma gün ve saatinde geçerli bir mazeret bildirilmeksizin davalı tarafça teklif edilen ödemeye ilişkin yemini eda etmek üzere hazır olmadığı, davalı vekilinin de davacı tarafa bu konuda yeniden süre verilmesine muvafakat etmediği anlaşılmakla, davacı şirketin davalı tarafça teklif edilen dava konusu faturaların ödendiğine ilişkin yeminden kaçındığı sonucuna varılarak bu kapsamda davalı tarafın yemine konu ödeme savunmasını kabul ettiği sonuç ve kanaatine varılmak suretiyle açılan davanın bu nedenle reddine karar verme gereği doğmuştur. Yine her ne kadar davalı vekili tarafından cevap dilekçesinde davanın reddi halinde %20'den aşağı olmamak üzere davacının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiş ise de, İİK 67/2.maddesi gereğince davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için davacının takibinde kötüniyetli olduğununu ayrıca ispatlanmasının gerektiği, davalı tarafça davacının takibinde kötüniyetli olduğu hususunu ispatlayacak derecede ayrıca bir delil dosyaya sunulmamış olduğundan davalı tarafın kötüniyet tazminatının yerinde görülmediğinden reddine karar verme gereği doğmuştur. HÜKÜM / Yukarıda açıklanan gerekçelerle ; Yerinde görülmeyen davanın REDDİNE, Davalı tarafın da kötüniyet tazminatı isteminin de reddine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gerekli olan 54,40 TL maktu karar ve ilam harcının başlangıçta mahkememize yatırılan 3.229,41 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 3.175,01 TL nispi karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 21.687,22 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 15/12/2020

Katip ... eimza

Hakim ... E imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2016/604, K. 2020/740, T. 15.12.2020, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2016-604-e-2020-740-k-6efccb419956