İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2016/4405 E. 2016/15076 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2016/4405
Karar No
2016/15076

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/128 Esas KARAR NO : 2020/218 DAVA : İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/04/2019 KARAR TARİHİ : 16/06/2020 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Taraflar arasında 2018 yılına ait kontenjan sözleşmesi yapıldığı, buna göre cari hesap alacağının doğduğu, alacağın tahsili için Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı takip dosyasında icra takibinin yapıldığı, davalının itirazı ile takibin durdurulmasına karar verildiğini belirterek itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı cevap vermemiştir. DAVA : Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. maddesine dayanan itirazın iptali istemli davadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. maddesinde belirtilen 1 yıllık süre içerisinde, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. ve 5. maddeleri gereğince görev kurallarına; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 5 vd. maddelerinde belirtilen yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır. Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... E. sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklının davacı, borçlunun davalı olduğu, ... USD asıl alacak için ilamsız takiplere mahsus icra takibinin yapıldığın, borçlunun itirazı ile takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür. Tarafların BA ve BS formları ilgili vergi dairesinden celp olunmuştur. Tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş, davacının ticari defterlerini sunması üzerine davacının ticari defter ve belgeleri üzerinde mali müşavir bilirkişi tarafından yapılan inceleme sonucunda bilirkişi ...'ün ... tarihli raporunda özetle; "...Taraflar arasında faturaya dayalı ticari ilişkinin olduğu, ‘Konaklama Hizmeti’ karşılığında ‘Acentelik Hizmeti’ müşteri tedariki hizmeti verildiği, Davacının e-defter beratlarını yasal süresinde yaptığı, kayıtlarının usulüne uygun olduğu, HMK. 222/2. maddesine göre 2018 yılı defter kayıtlarının davacı lehine davalarda delil vasfı taşıdığı, Davacının Faturaları e-fatura olarak dövizli tutar karşılığı belirtilerek TL olarak düzenlediği, Tarafların Form Bs ve Form Ba beyanlarını bağlı bulundukları vergi dairelerine hem 2017 hem de dava konusu 2018 yılı faturalarını uyumlu bildirdikleri, davacının bağlı Vergi Dairesine bildirimi ticari defterleri ile uyumlu olduğu, davalının ticari defterleri sunmaması üzerine bir tespit yapılamadığı, Davacının ... USD ticari defterlerine göre alacaklı olduğu, takibe konu yaptığı alacak ile aynı olduğu, Davalıya usulüne uygun tebligat yapıldığı, dosyaya cevap vermediği, ticari defter ve belgelerini mahkemeye inceleme için ibraz etmediği, Davacının iddia ettiği kontenjan sözleşmesi dosya kapsamında olmadığı için incelenemediği, Davacının davalıyı temerrütte düşürmemesi nedeniyle takip tarihinden itibaren bir yıl vadeli yabancı döviz mevduatlarına uygulanan faiz oranının en yükseği üzerinden temerrüt faizi talep edebileceği ..." şeklinde rapor ve tespit edilmiştir. İtirazın iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunun 67. maddesinde “(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/15 md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik: 9/11/1988 - 3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga dördüncü fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra: 2/7/2012-6352/11 md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.” şeklinde düzenlenmiştir. Borçlunun itirazı üzerine takibin durması ile birlikte alacaklı açtığı itirazın iptali davasında takip talebinde talep ettiği alacağının bulunduğunu ispat külfeti bizzat kendisindedir. Ancak davalı borçlunun icra dairesinde vermiş olduğu itiraz dilekçesinin içeriği yada cevap dilekçesinin içeriğine göre ispat külfeti yer değiştirebilecektir. İtirazın iptali davasında icra inkar tazminatına karar verilebilmesi için; geçerli bir ilamsız icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olması, süresi içinde açılmış bir itirazın iptali davası olması, icra inkar tazminatı talep edilmiş olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacak belgeye ise alacak likit (muayyen, belirlenebilir) nitelikte bulunduğundan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67/2. maddesi uyarınca davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 24/11/2016 tarih 2016/4405E. 2016/15076K. sayılı kararı). Fatura alacağı likit, bir başka ifade ile bilinebilir, belirlenebilir alacaktır (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 20/06/2016 tarih 2016/2941E. 2016/10949K. sayılı kararı). Yabancı para cinsinden olan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin davada 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. maddesi uyarınca hükmedilecek icra inkar tazminatının, yabancı paranın icra takip tarihi itibariyle geçerli olan TL karşılığı tespit edilip bu miktar üzerinden tazminata karar verilmesi gerekir (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 03/04/2017 tarih 2016/8757E. 2017/2653K. sayılı kararı). Yabancı para cinsinden alacaklarda karar ve ilâm harcının o yabancı paranın karar tarihindeki Türk Lirası karşılığı üzerinden hesaplanacağı kabul edilmektedir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 02/05/2011 tarih 2010/6976E. 2011/2610K. sayılı kararı). Taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığında, aradaki ilişkinin açık hesap ilişkisi olarak değerlendirilebilecektir ve yalnızca takibe konu faturaların ve faturalara ilişkin ödemelerin taraf defterlerinde kayıtlı olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 25/04/2018 tarih 2017/19-903E. 2018/974K. sayılı kararı). 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir. Yargıtay uygulanmasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2018 tarih 2018/2696E. 2018/3431K. sayılı kararı). Ticari defterler, kanunda öngörülen şartlara uygun tutulmuş olsun ya da olmasın, sahibi aleyhine her zaman delil olurlar (Ceyhun, Deniz; Ticari Defterlerin Delil Olma Niteliği, Ankara 2017, s. 117 vd.; Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 07/02/2019 tarih 2018/748E. 2019/762K. sayılı kararı). Tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19/11/2015 tarih 2015/3302E. 2015/12272K. sayılı kararı). Davamıza gelince; davacı cari hesap alacağına istinaden ilamsız takiplere mahsus icra takibi yapmış, borçlunun itirazı üzerine itirazın iptali istemi ile dava açmıştır. Taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığından, aradaki ilişkinin açık hesap ilişkisi olarak değerlendirilebilecektir. Davacı ve davalı taraf tüzel kişi tacirdir. Ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Ticari defterler sahibi lehine ve aleyhine olabilir. Borçlunun itirazı üzerine takibin durması ile birlikte alacaklı açtığı itirazın iptali davasında takip talebinde talep ettiği alacağının bulunduğunu ispat külfeti bizzat kendisindedir. Davacının faturalar üzerine döviz tutarını ve döviz kuru karşılığı TL karşılıklarını yazıldığını, bilirkişi SMMM ...'ün ... tarihli raporunda, tarafların BA ve BS formlarında birbiri ile uyumlu olduğunu ve ilgili vergi dairesine bildirildiği belirtilmiştir. Başka bir ifade ile davacı taraf hizmet ifa ettiğini bizatihi davalının kayıtları ile ispat etmiş, cevap vermeyen davalı ise varsa ödemeyi ispat edememiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 99. maddesi gereğince fiili ödeme tarihinde rayiç üzerinden alacaklının yabancı paranın ödenmesini talep edebileceğinden davanın kabul gerekmiştir. Geçerli bir ilamsız icra takibinin bulunmuş, borçlunun ise süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olması, süresi içinde açılmış bir itirazın iptali davası olması, icra inkar tazminatı talep edilmiş olması ve alacağın likit olması nedeniyle yabancı paranın icra takip tarihi itibariyle geçerli olan TL karşılığı tespit edilip bu miktar üzerinden icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesi yönününde davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. Davacının davasının KABULÜNE, 2. Davalının Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın İPTALİNE, takibin DEVAMINA, 3. 2004 sayılı İİK' nın 67. maddesi uyarınca alacağı %20 si oranında tespit edilen ... TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan ... TL karar ve ilam harcından peşin alınan ... TL'nin mahsubu ile bakiye ... TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5. Arabulucuk başvuru dosyasında arabulucuya Bakanlık Bütçesinden karşılanarak ödenen ... TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6. Davacı tarafından yapılan ... TL harç ile ... TL posta, tebligat ve bilirkişi masrafı olmak üzere toplam ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7. Davalı yargılama gideri yapmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 8. Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9. Karar kesinleştiğinde Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... E. sayılı takip dosyasının müdürlüğüne iadesine, 10. Kararın kesinleşmesine müteakip davacının ve davalının yatırdığı yargılama giderinin artması durumunda giderleri yatıran davacıya ve davalıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.16/06/2020 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2016/4405, K. 2016/15076, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2016-4405-e-2016-15076-k-58411c2754ab