İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2016/2989 E. 2016/2507 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2016/2989
- Karar No
- 2016/2507
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/750 Esas KARAR NO : 2023/1257 DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/09/2021 KARAR TARİHİ : 08/12/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/01/2024 Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda; İSTEM: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı taraf ile arasında mevcut 20.04.2016 imza tarihli ... Sözleşmesi uyarınca, "... İli, ... İlçesi, ... Mah. ... Ada ... Parsel numaralı" taşınmazda davalı tarafından yapımı yüklenilen projenin temel, subasman, kaba ve ileri kaba inşaatının yapımını taşeron olarak üstlenildiğini, davalı tarafından yer tesliminin 28.07.2016 tarihinde yapılmış olduğunu, müvekkilinin bu tarih itibariyle işe başladığını ve sözleşmeye uygun olarak işi tamamlayarak davalı tarafa teslim ettiğini, tarafların 2018 yılının başında davalı tarafın talebi üzerine aynı taşınmazın 26.680,57 m2 sinin imalatı hususunda anlaştıklarını, her m2 imalat için 275 TL+KDV bedeli belirlediklerini, bahse konu sözleşmenin 6.5. Maddesinde; "Hak ediş ölçümleri; Tabliye altı kolon ve perdeler ölçülürken 1 metre üzeri imalatlar m2 olarak hesaplanacaktır." denilmekte ise de 1 metre altındaki kolonlar için sözleşmede herhangi bir düzenleme yapılmadığını, 1 metre altındaki kolanların metrajının yaklaşık olarak 3.000 m2 olup hesaplamaya dahil edilmemesinin müvekkilinin zararına sebebiyet verdiğini, ayrıca müvekkili tarafından sözleşmede yer almamasına rağmen davalı tarafın talebi üzerine asmolen strafor malzemesi kullanıldığını, malzemenin maliyeti yaklaşık 720.000 TL olmasına rağmen müvekkiline ödeme yapılmadığını, açıklanan nedenlerle "... İli, ... İlçesi, ... Mah. ... Ada ... Parsel numaralı" taşınmaz projesinde kullanılan asmolen strafor malzemesinin ve 1 metre altında kalan kolonların ölçüsünün bilirkişi marifetiyle tespitini,fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000 TL alacağın davalı taraftan tahsilini, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. YANIT: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında 20.04.2016 Tarihli ... sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 5.1. Maddesinde "sözleşmeye konu imalatların hak ediş bedelleri m2 hesabına göre yapılacaktır. Taraflar bedel olarak her m2 imalat için 185TL+KDV olarak anlaşmışlardır." hususlarına yer verildiğini, yine sözleşmenin 6.5. Maddesinde ise "Hak ediş ölçümleri; Tabliye altı kolon ve perdeler ölçülürken 1 metre üzeri imalatlar m2 olarak hesaplanacaktır." denilerek hak ediş ölçümlerinin ne şekilde yapılacağı açıkça taraflarca belirlendiğini, iş bu sözleşme uyarınca 1 metre altında kalan kısımların hesaplamaya dahil edilmeyeceği, dolayısıyla 1 metre altında kalan kısımlar için ayrıca ücretlendirme yapılmayacağının kararlaştırıldığını, davacı tarafın 1 metre altındaki kolanların hesaplamaya dahil edilmemesi sebebiyle müvekkilinin zarara uğradığına ilişkin beyanına itibar edilemeyeceğini, davacı tarafın basiretli bir tacir gibi davranarak sözleşmenin imzalanması aşamasında yapılacak ücretlendirmeyi ve hesaplama şeklini düşünmesi, kendince kar / zarar hesabını yapması ve buna göre hareket etmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte; davacı, yapılan iş sonunda zarara uğradıysa dahi basiretli bir tacir olarak zararına katlanması gerektiğini, işin ve ödemelerin bitiminden yıllar sonra kendi iradesi ile imzaladığı sözleşme hükümlerin aksine tazminat talep etmesinin hukuka ve ahlaka aykırı olduğunu, bahse konu sözleşmenin eki olan mimari ve statik projelerde görüldüğü üzere, sözleşme konusu projede, asmolen döşeme tipi kullanılmasının belirlendiğini, sözleşme uyarınca davacının asmolen strefor malzeme kullanacağının sözleşme imza tarihinde belli olduğunu, söz konusu sözleşme bedeline tüm malzeme ve işçilik dahil olarak belirlendiğini, asmolen strafor kullanılması sözleşme bedelinin dışında tutulmuş olsa idi bunun ayrıca sözleşmede açıkça belirtilmesi gerektiğini, belirlenen nedenlerle davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yandan tahmiline karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür. KANITLAR VE GEREKÇE: -Dava, taraflar arasında varlığı ihtilafsız olan ... Sözleşmesi uyarınca davacının 1 metre altındaki kolonlar bakımından yapılan imalat ile asmolen strafor malzeme bedelinin tahsili istemine ilişkindir. -Tarafların iddia ve savunmaları nazara alındığında, taraflar arasında ... Sözleşmesi'ne dair bir eser sözleşmesinin varlığı ihtilafsız olup, çözümlenmesi gereken uyuşmazlık sözleşme kapsamında 1 metrenin altında kalan yapmış olduğu kolonların imalatları sebebiyle davalıdan talepte bulunup bulunamayacağı, sözleşme kapsamına yer alıp da hakedişte yer almayan ve davacı tarafça yapıldığı belirtilen imalat bulunup bulunmadığı, buna göre davacının talepte bulunabileceğinin kabulü halinde bu şekilde yapmış olduğu imalatların metrajı ve buna göre talep edebileceği miktarın ne olduğu, davacı tarafın, sözleşmede yer almadığı halde davalının talebi üzerine kullanıldığını iddia ettiği asmolen strafor malzemenin bedelini davalıdan talep edip edemeyeceği, kullanılan malzemenin nitelikleri, özellikleri incelenmek ve sözleşme hükümleri ile değerlendirilmek suretiyle söz konusu asmolen strafor malzemenin kullanılacağının sözleşme kapsamında belirlenip belirlenmediği, davacının bu sebeple malzeme bedelini davalıdan talep edip edemeyeceği ve miktarı hususlarında toplanmaktadır. -Taraflar arasındaki uyuşmazlığın eser sözleşmesi kapsamında değerlendirilmesi ve bu doğrultuda ilkelerin somut olaya uygulanması gerekmektedir. -6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 470. maddesinde “yüklenicinin bir eser meydana getirmesi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşme” olarak nitelendirilmiş, sözleşmenin tarafları yüklenici ve iş sahibi olarak isimlendirilmiştir. -Sözleşmeye ilişkin bu temel unsurlar yanında her sözleşme türünün kendine özgü unsurları bulunmaktadır. Eser sözleşmesinin de kendine özgü olan iki temel unsuru vardır. Bunlar eser ve bedeldir. Bu sözleşme ile bir taraf (yüklenici) istenen özellikle sonucu (eser) meydana getirmeyi, diğer taraf (iş sahibi) ise bu çalışma karşılığında ivaz ödemeyi (bedel) üstlenmektedir. -Mahkememiz dosyası davacının söz konusu sözleşme kapsamında düzenleme içermeyen 1 metrenin altında kalan yapmış olduğu kolonların imalatları sebebiyle davalıdan talepte bulunup bulunamayacağı, sözleşme kapsamına yer alıp da hakedişte yer almayan ve davacı tarafça yapıldığı belirtilen imalat bulunup bulunmadığı, buna göre davacının talepte bulunabileceğinin kabulü halinde bu şekilde yapmış olduğu imalatların metrajı ve buna göre talep edebileceği miktarın ne olduğu, davacı tarafın, sözleşmede yer almadığı halde davalının talebi üzerine kullanıldığını iddia ettiği asmolen strafor malzemenin bedelini davalıdan talep edip edemeyeceği, kullanılan malzemenin nitelikleri, özellikleri incelenmek ve sözleşme hükümleri ile değerlendirilmek suretiyle söz konusu asmolen strafor malzemenin kullanılacağının sözleşme kapsamında belirlenip belirlenmediği, davacının bu sebeple malzeme bedelini davalıdan talep edip edemeyeceği ve miktarı hususlarında rapor düzenlenmesi amacıyla 1 inşaat bilirkişi, 1 SMM uzmanı ve 1 hakediş uzmanı bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 15/10/2022 tarihli raporda özetle; işin tamamının Sözleşme + Protokol Şartları dahilinde tam ve eksiksiz olarak bitirildiği, Yapım İşleri Geçici Kabulü 15.11.2017 Tarihinde itirazsız olarak taraflarca imza altına alındığı, Yapım İşleri Kesin Kabulü 28.12.2017 Tarihinde itirazsız olarak taraflarca imza altına alındığı, 20.04.2016 Tarihli ... Sözleşmesinin 6.5. Maddesinde” Hakkediş ölçümleri, Tabliye altı kolon ve perdeler ölçülürken 1 metre üzeri imalatlar m2 olarak hesaplanacaktır.” Denildiğinden, iş bu sözleşme uyarınca 1 metre altında kalan kısımların hesaplamaya dahil edilemeyeceği, dolayısıyla 1 metre altında kalan kısımlar için ayrıca ücretlendirme yapılamayacağı, Hakkedişlerde ve Geçici Kabul ve Kesin Kabullerde de bununla ilgili bir talep olmadığı, Şerh düşülmediği, sözleşmenin Eki olan Mimari ve Statik Projelerde Asmolen Döşemede Strafor malzeme kullanılacağı belli olup, sonradan talep edilen ek bir malzeme olmadığından, davacı tarafından ayrıca bir bedel talep edilemeyeceği, davacı yanın, hak edişler kapsamında düzenlemiş olduğu ve hak edişler dışında düzenlemiş olduğu faturaların tamamının davalı yan ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı ... yapmış olduğu ödemelerin tamamının davacı ... ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, taraf defterlerinin birbiri ile uyumlu olduğu, neticeten, yapılan teknik değerlendirme sonucunda davacı ... dava tarihi itibariyle davalı yandan alacaklı olmadığı görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Mahkememiz dosyası tarafların beyan ve itirazları da gözetilerek daha önce belirlenen hususlar ve bunlara ek olarak dava konusu taşınmazda yerinde inceleme yapılarak davacı tarafından yapılan işlerin sözleşme uyarınca yerine getirilip getirilmediği, davaya konu sözleşmenin 6.5 maddesi uyarınca 1 metre üzerinde ve altında yapılan imalatlar doğrultusunda davacının talep edebileceği miktarın alternatifli olarak hesaplanması amacıyla inşaat mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 21/09/2023 tarihli raporda özetle; yerinde yapılan incelemede, dava konusu taşınmazda yukarıda çekilen resimlerde de görüldüğü üzere davacı tarafından yapılan işlerin sözleşme uyarınca yerine getirilmiş olduğu ve tüm imalatların yerinde yapılmış olduğu, özleşmenin 6.5. Maddesi kapsamında bir metrenin altındaki kolonlarla alakalı davacının bir ücret talep edemeyeceği, işin tamamının “Sözleşme + Protokol” Şartları dahilinde tam ve eksiksiz olarak bitirilmiş olduğu, Yapım İşleri Geçici Kabulü 15.11.2017 Tarihinde itirazsız olarak taraflarca imza altına alındığını, Yapım İşleri Kesin Kabulü 28.12.2017 Tarihinde itirazsız olarak taraflarca imza altına alındığını, 20.04.2016 Tarihli ... Sözleşmesinin 6.5. Maddesinde;Hakkediş ölçümleri, Tabliye altı kolon ve perdeler ölçülürken 1 metre üzeri imalatlar m2 olarak hesaplanacaktır.” Denildiğinden, iş bu sözleşme uyarınca 1 metre altında kalan kısımların hesaplamaya dahil edilemeyeceği, dolayısıyla 1 metre altında kalan kısımlar için ayrıca ücretlendirme yapılamayacağı, Sözleşmenin Eki olan Mimari ve Statik Projelerde Asmolen Döşemede Strafor malzeme kullanılacağı belli olup, sonradan talep edilen ek bir malzeme olmadığından, davacı tarafından ayrıca bir bedel talep edilemeyeceği, Neticeten, yapılan teknik değerlendirme sonucunda davacı ... dava tarihi itibariyle davalı yandan alacaklı olmadığı görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Bilirkişi raporları taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, Mahkememizce alınan raporlar dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur. -Tarafların iddia ve savunmalarına, dayandıkları delillere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre Mahkememizce yapılan değerlendirmede; taraflar arasındaki ... sözleşmesi ve ek protokoller kapsamında davacı tarafça üstlenilen edimlerin yerine getirildiği ve işin eksiksiz olarak tamamlandığı sabittir. Ancak davacı taraf her ne kadar 6.5. Maddesinde; "Hak ediş ölçümleri; Tabliye altı kolon ve perdeler ölçülürken 1 metre üzeri imalatlar m2 olarak hesaplanacaktır." denilmekte ise de 1 metre altındaki kolonlar için sözleşmede herhangi bir düzenleme yapılmadığını ve bu nedenle zarara uğradığını ve yine sözleşmede kararlaştırılmamış olmasına rağmen davalı iş sahibinin talimatları doğrultusunda asmolen strafor malzemesi kullanıldığını iddia etmektedir. -Sözleşme hukukunda asıl olan Ahde Vefa (Sözleşmeye sıkı sıkıya bağlı kalma / Pacta Sund Servanda) ilkesi olmakla birlikte, bazı durumlarda değişen olağanüstü yeni şartlara rağmen sözleşmedeki edimlerin aynen yerine getirilmesini beklemek dürüstlük kuralıyla bağdaşmaz. O nedenle dürüstlük kuralı gereği sözleşmenin değişen yeni şartlara göre uyarlanması gerekebilir. Bu açıdan uyarlamaya, ahde vefa prensibinin istisnalarından biri olarak bakmak gerekir. -TBK 480. maddedeki düzenlemeye göre; eser sözleşmesinde bedel götürü olarak belirlenmişse yüklenici, eseri o bedelle meydana getirmekle yükümlüdür. Eser, öngörülenden fazla emek ve masrafı gerektirmiş olsa bile yüklenici, belirlenen bedelin artırılmasını isteyemez. (TBK 480/1) Ancak, başlangıçta öngörülemeyen veya öngörülebilip de taraflarca göz önünde tutulmayan durumlar, taraflarca belirlenen götürü bedel ile eserin yapılmasına engel olur veya son derece güçleştirirse yüklenici, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı veya karşı taraftan beklenemediği takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir. Dürüstlük kurallarının gerektirdiği durumlarda yüklenici, ancak fesih hakkını kullanabilir. (TBK 480/2) Eser, öngörülen- den az emek ve masrafı gerektirmiş olsa bile iş sahibi, belirlenen bedelin tamamını ödemekle yükümlüdür. (TBK 480/3) Maddede belirtilen sözleşmeden dönme geriye etkili, fesih ise ileriye etkili sonuç doğuracaktır. -Genel hüküm niteliğindeki TBK 138. Maddede ise; sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum, borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkar ve sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirir ve borçlu da borcunu henüz ifa etmemiş veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olursa borçlunun, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahip olduğu ancak sürekli edimli sözleşmelerde borçlunun, kural olarak dönme hakkının yerine fesih hakkını kullanacağı düzenlemesi bulunmaktadır. -Sözleşmenin uyarlanmasıyla ilgili TBK 480. maddede yer alan kural ile ücretin götürü olarak kararlaştırıldığı sözleşmelerdeki ücretin değişmemesi kuralına bir istisna getirilmiştir. (Yargıtay 15. HD. 10.04.2017 T. 2016/2989 E. 2017/1630 ) -Sözleşmenin temelini oluşturan konularda önceden öngörülemeyen veya öngörülmesine rağmen gerçekleşeceğine ihtimal verilmeyen önemli değişikler sonucu edimler arasındaki dengenin aşırı bozulması halinde iyi niyet kurallarını da göz önünde tutarak, hakim tarafından sözleşme değişen koşullara uyarlanabilecektir. (Örnek: Yargıtay 15. HD. 02.05.2016 T. 2016/442 E. 2016/2507 K.) -Götürü bedelli sözleşmelerde yüklenicinin fazla imalât iddiası ile ilgili taleplerinin niteliği belirlenirken sözü edilen fazla imalatların sözleşme kapsamında kalıp kalmadığı değerlendirilmelidir. Sözleşme kapsamında kalan ancak öngörülmeyen nedenlerle fazla iş yapılmak zorunda kalındığı iddia edilmiş ise talep uyarlama niteliğinde olacaktır. - Maddi vakıaları ileri sürüp kanıtlamak taraflara, uygulanacak kanun hükmünü bulmak (hukuku uygulamak) 6100 sayılı HMK'nın 33. maddesi hükmünce hakime ait olduğundan götürü bedelli sözleşmelerde yüklenicinin fazla imalât iddiası ile ilgili taleplerinin TBK 480. maddede düzenlenen uyarlama talebi niteliğinde olup olmadığı değerlendirilmelidir. (Örnek: Yargıtay 15. HD. 10.04.2017 T. 2016/2989 E. 2017/1630 K.) -Sözleşmenin değişen hal ve şartlara uyarlanmasını istenebilmesi için diğer koşulların yanında edimlerin henüz ifa edilmemiş olması da gerekir. (Örnek: Yargıtay 15. HD. 13.11.2015 T. 2015/1637 E. 2015/5752 K.) -Sözleşmenin tarafı değişen hal ve şartlara rağmen edimini ihtirazi kayıt koymaksızın ifa etmişse ifada bulunmakla onu yerine getirme güç ve imkanına sahip olduğu ve değişen şartlara rağmen borcunu kabul etmiş bulunduğunu dolaylı olarak ortaya koymuş olduğundan kural olarak sözleşmenin uyarlanmasını talep edemez. (Örnek: Yargıtay 15. HD. 10.04.2017 T. 2016/2989 E. 2017/1630 K.) -Buna göre her ne kadar davacı tarafça 1 metre altındaki kolonlar için sözleşmede herhangi bir düzenleme yapılmadığı, bu nedenle zarara uğradığı ve yine sözleşmede kararlaştırılmamış olmasına rağmen davalı iş sahibinin talimatları doğrultusunda asmolen strafor malzemesi kullanıldığı iddia edilmekte ise de dava konusu sözleşmenin tüzel kişi tacir sıfatına sahip davacı tarafından gerekli risklerin ve hesaplamaların yapılarak imzalanması gerektiği, sözleşmenin imzalanmasından sonra davacının sözleşmenin sonuçlarına katlanması gerektiği kuşkusuzdur. Ayrıca davacı tarafça sözleşme kapsamında kararlaştırılan işlem eksiksiz olarak sözleşmeye uygun olarak ifa edilmiş, ifa sonrasında geçici ve kesin hakediş tutanakları düzenlenerek imza altına alınmış ve davacı tarafça bu aşamada herhangi bir ihtirazi kayıt bildirilmemiştir. -Tüm bu hususlar nazara alındığından davacı tarafça imzalamış olduğu sözleşme ile bağlı olduğu, asmolen strafor malzemesi kullanılmasının sözleşme ve ekleriyle açık bir şekilde kararlaştırıldığı, yine sözleşmenin 6.5. Maddesi ile Hak ediş ölçümlerinin tabliye altı kolon ve perdeler ölçülürken 1 metre üzeri imalatlar üzerinden hesaplanacağının kararlaştırıldığı, aksi yönde bir yorum yapılmasının tarafların sözleşme ile ortaya koyduğu iradeyi kaldıracak nitelikte olacağı, davacı tarafın dilekçesinde yer verdiği hususların sözleşme imzalanma aşamasında öngörülemeyecek hususlardan olmadığı, yine bu nedenle davalının uyarlama talebinin söz konusu olamayacağı, sözleşmede kararlaştırılan hususlar dışında davacı tarafça ek iş mahiyetinde bir iş yapıldığının ispatlanamadığı kanaatine varıldığından davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİ ile; 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85 TL karar ve ilam harcının davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.707,75-TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.437,90-TL harcın davacıya iadesine, 3-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafça sarf edilen yargılama gider bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir edilen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun ... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin e-duruşma ortamında yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/12/2023 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır