İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2016/2959 E. 2019/332 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2016/2959
Karar No
2019/332
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : Esas KARAR NO : HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... - [ DAVALI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... - [ DAVA : İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/09/2024 KARAR TARİHİ : 15/10/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 15/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davalının davacı kooperatifin üyesi olduğunu, davacı kooperatifte, sabit fiyat ve peşin ödeme sistemi bulunmadığını, davacı kooperatifte, daha önceden hiçbir şekilde kesin hesap maliyeti çıkarılmadığını, davacı kooperatifin 26.02.2023 tarihinde yapılan olağan genel kurulu toplantısının aidatların görüşülmesi başlıklı 5. Maddesinde, 120m2 konut alan/alacak üyelerin ortaklık ödemelerinin 280.000TL'ye; 150m2 konut alan/alacak üyelerin ortaklık ödemelerinin 300.000TL'ye eşitlenmesine ve kalan bakiyenin 31.03.2023 tarihine kadar aynı genel kurulda kararlaştırılan şekilde yapılandırılmaması halinde tamamının muaccel olacağı kararlaştırılmış olduğunu, davalının kendisine verilen süre içerisinde bakiye borcunu ödemediğini, Genel kurulun öngördüğü şekilde borcunu yapılandırmadığını, sonuç olarak davalının bakiye borcu muaccel olduğunu, davalı hakkında, Kayseri Genel İcra Dairesi'ni....E. Sayılı dosyasında, genel kurulun eşitleme kararı nedeniyle kalan bakiye borcunun tahsili için icra takibi başlatılmış ancak kendisi buna itiraz etmiş olduğunu, 24.06.2024 tarihinde yapılan arabuluculuk görüşmesinden de bir sonuç alınamadığını, açıklanan sebeplerle davacı kooperatifin üyesi olan davalının itirazının iptali ile, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına çarptırılması gerekmekte olduğunu, anlatmaya çalıştıkları nedenlerle işbu davanın açılması zorunluluğu doğmuş olduğunu, ayrıca davacı kooperatifin, başka bir üyeye karşı Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ....E. Sayılı dosyasında aynı hukuki sebebe ve aynı olaya dayanarak açmış olduğu itirazın iptali davası, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin ....E. Sayılı dosyasında, istinaf incelemesinden geçerek kesinleşmiş olduğunu belirterek, davalının Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ...E. Sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, davalının yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına çarptırılmasına karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davalının söz konusu kooperatif üyeliği 2015 yılına devam etmiş olduğunu, bu süreç içerisinde yapmış olduğu aidat veyahut toplu peşin ödemeler ise nakit olarak yapmış olduğunu, davacı kooperatif bünyesinden evini satın almış ve ilgili taşınmaz davalı nezdinde bireysel mülkiyete geçmiş olduğunu, Kooperatif yönetimi, davalı ve aynı durumda olan diğer şahıslar için ayrı ayrı veya toplu olarak yönetim kurulu karar defterlerinde karar alıp davalıyı maddi açıdan ibra etmiş olduğunu, İlgili döneme ait yönetim kurulu karar defterlerinin ve diğer tüm ticari defterlerin davacı kooperatiften celp edilmesini ve gerekli incelemelerin mahkemece yapılmasını talep ettiklerini, öyle ki işbu davadan yaklaşık 2 yıl önce davacı kooperatif ile yönetim kurulu defterlerinin tarafıma gösterilmesi hususunda iletişime geçilmiş ancak taraflarının sürekli geçiştirilerek bu husus davacı tarafça ertelenmiş olduğunu, nitekim davacı kooperatif 1 yıl önce de benzer sebeplere dayanarak davalıdan haksız yere para talebinde bulunmuş olup hem bu talebin hukuka uygun olmadığına hem de yukarıda izah ettikleri yönetim kurulu defterinin taraflarına gösterilmemesi hususuna ilişkin taraflarınca kooperatife ihtar yollanmış olduğunu, sonrasında ise ilgili kooperatif yönetiminin yaptığı bu usulsüz işlemlerden kaynaklı olarak Kayseri Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü 'ne tarafımızca şikayette bulunulmuş olduğunu, sonuç olarak; maddi açıdan yönetim kurulunca ibra edilen ve borcunun kalmadığına ilişkin hüküm doğuran yönetim kurulu kararları gereğince davalının davacı kooperatife hiçbir surette borçlarının olmadığı su götürmez bir gerçek olduğunu, davalının peşin bedelli ortak statüsünde olduğunu, nitekim yine ilgili dönem kooperatif yönetimince peşin ödeme tutarı hesaplanmış olduğunu, davalı tarafından 50.000,00 TL SENET VASITASI İLE nakit olarak kooperatif bünyesine ödenmiş olduğunu, akabinde ise 14.05.2015 tarihinde Kayseri İli Kocasinan İlçesi Sümer Mahallesi 4164 Ada 4 Parsel ....numaralı bağımsız bölüme kayıtlı taşınmazın mülkiyetinin davalıya tapuda verilmiş olduğunu, davalının konutunu teslim alalı yaklaşık 10 sene olduğunu, aradan geçen bu uzun zaman zarfında davalıdan uzunca bir süre aidat veya kira borcu vs. istenmediğini, ayrıca işbu davaya dayanak gösterilen 26.02.2023 tarihli genel kurul dahil olmak üzere hiç bir genel kurula çağırılmamış, üye kayıt defterlerine veyahut sair ticari defterlere borç kaydı yapılmamış olduğunu, bu vesile ile davacı kooperatifçe, davalının zımmen peşin bedelli ortak olduğu da kabul edilmiş olduğunu, ayrıca bu durumdaki davalıya yıllar sonra borç çıkartılması da Medeni Kanun Madde 2 kapsamında iyiniyet ve dürüstlük kurallarına da aykırı bir durum oluşturmakta ve hakkın kötüye kullanıldığını göstermekte olduğunu, bu yönde bir çok mevcut Yargıtay kararı olduğunu, Yargıtay 23. Hd 2016/2959 E. , 2019/332 K. 07-02-2019 Tarihli Sayılı İlamının, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 'nin T. 11.06.2013 T. 3263/3980 Sayılı İlamınının, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 'nin 08.03.2005 T. 5800/2256 Sayılı İlamınının dikkate alınması gerektiğini, Peşin bedelli ortakların normal statülü ortaklardan yegane farkı ise inşaat finansmanı, aidat, kira ve bunun gibi borçlardan sorumluluklarının olmayışı olduğunu, dolayısıyla davalıdan; işbu ihtarda belirttikleri diğer sebeplere ek olarak bu sebep dahilinde de para istenemeyeceği ve herhangi bir sebeple borç yükletilemeyeceği açık olduğunu, gerekirse işbu dosyanın kooperatifler hukukunda uzman hukukçu bilirkişi marifeti ile mahkemece tespit ettirilmesini de bilahare talep etmekte olduklarını, Yargıtay 23. HD 2016/8434 E. , 2020/554 K. 30-01-2020 tarihli sayılı ilamının bu kapsamda dikkate alınması gerektiğini, işbu dava ve dayanağı olan icra takibi Kooperatifler Kanunu 'nun 23. Maddesi ile hüküm altına alınan "eşitlik ilkesi" 'ne aykırı taleplerden ibaret olduğunu, davacı taraf, davalının 2014 yılına kadar ödemiş olduğu tutarı evini almayan üyeler tarafından son 2-3 yılda ödenen tutara rakamsal olarak eşitleme kararı almış ve bu karar dayanarak aradaki tutarı davalıdan talep etmiş olduğunu, mahkemenin de takdir edeceği üzere bu husus, Kooperatif Kanunu 'nun 23. Maddesi ile üküm altına alınan "eşitlik ilkesi" 'ne birebir çelişmekte olduğunu, davalının söz konusu kooperatife, 120 MT2 'lik taşınmazı devraldığı tarih olan 2015 yılı Mayıs Ayına ve aynı yılın devam eden aylarına kadar olmak üzere yaklaşık 160.000 TL civarında ödeme yapmış, bu ödemenin yaklaşık 50.000,00 TL 'sini nakit olarak peşin ödediğini, davacı kooperatif ise 2023 yılında yapmış olduğu genel kurulda, evini almayan üyelerin ağırlıklı olarak son 2-3 yılda yapmış olduğu ödemeler toplamını göz önüne alarak 150 MT' 'lik konutlardaki ödemelerin 300.000,00 TL 'ye eşitlenmesi yönünde karar almış olduğunu ancak yukarıda izah ettiği ve mahkemenin de takdir edeceği üzere bu durum nispi eşitlik durumuna aykırı bir durum olduğunu, öyle ki, davalının 2015 yılına kadar yapmış olduğu ödemeler ülkemizdeki mevcut enflasyon durumu göz önüne alınarak yapılacak olan hesaplamalarda evini almayan üyelerin ödemiş olduğu tutarlardan çok çok daha fazlasına denk gelmekte olduğunu, davalı tarafından ve dahi evini almayıp ödeme yapmaya devam eden üyeler tarafından yapılan ödemelerin tarih tarih hesaplanarak Yargıtay’ca da kabul edilen denkleştirici adalet ilkesi ve altılı formül kapsamında güncel değerinin bulunması ile ortaya çıkarılması, bu kapsamda oluşturulacak rapor doğrultusunda davalıdan eşitleme ücreti adı altında var ise ödeme talep edilmesi gerekmekte olduğunu, dolayısıyla dosyanın, bu yönden de bilirkişiye gönderilerek enflasyon muhasebesi kapsamında ((faiz-döviz-tefe-tüfe-altın v.s.gibi)) hesaplama yapılmasını ve davalının yaklaşık 10 yıl önce ödemiş olduğu tutarın güncel halinin ortaya çıkarılmasını talep ettiklerini, nitekim bu konuda Yargıtay ilgili hukuk dairelerinin kararı net olduğunu, Yargıtay 23. Hd 2017/2776 E. , 2020/3600 K. Sayılı İlamınının, Yargıtay 11. Hd 2007/13690 E. , 2009/2679 K. Sayılı İlamının, Yargıtay 23. Hd 2016/3449 E., 2019/1880 K. Sayılı İlamınının, Yargıtay 1.hd 2012/22980 E. , 2013/322 K. Sayılı İlamınının, Yargıtay 1.hd 2013/9287 E. , 2013/12892 K. Sayılı İlamınının, Yargıtay 13. Hd 2004/17450 E. 2005/852 K. Sayılı İlamınının, Yargıtay 23. Hd 2015/7897 E. , 2017/207 K. Sayılı İlamının dikkate alınması gerektiğini, ayrıca davacı taraf takip talebinde davalının ödemiş olduğu tutarı gerçeğinden düşük olarak hesaplamış olup ilerleyen aşamalarda sunacakları delilleri ile gösterilenden çok daha fazla ödeme yapmış olduğu bilahare mahkemeye ibraz edeceklerini, dolayısıyla davalının ödemiş olduğu tutarın, bilirkişi marifeti ile davacı kooperatife ait tüm ticari defterler, kayıtlar ve hesaplar incelenerek tekrar belirlenmesini talep ettiklerini, davalıya borç yükletmeye yönelik olarak yapılan aidat eşitleme durumunun davacı kooperatif bünyesine kayıtlı bulunan diğer tüm üyelere uygulanıp uygulanmadığının yine Kooperatifler Kanunu 'nun 23. Maddesi ile hüküm altına alınan "eşitlik ilkesi" kapsamında bilirkişi marifeti ile tespit edilmesi gerekmekte olduğunu, Yargıtay 23. HD 2015/4731 E. , 2015/6682 K. Sayılı İlamınının bu kapsamda dikkate alınması gerektiğini belirterek, Davanın reddine, borcun %20 'sinden aşağı olmamak üzere davalı alacaklı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. YARGILAMA VE GEREKÇE Dava, Davacının Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ...E. Sayılı sayılı dosyası nedeni ile davalıdan alacaklı olup olmadığı alacaklı ise miktarı hususlarına ilişkindir. Kayseri Genel İcra Dairesi'nin... sayılı takip dosyasının incelenmesinde, alacaklının ... olduğu, borçlunun ....k olduğu, takibin toplam 154.958,19TL alacak nedeniyle ilamsız takip başlatıldığı, anlaşılmıştır. Davacı kooperatife ve Kayseri Çevre Şehircilik İl Müdürlüğüne, Kayseri Genel İcra Dairesine, Kocasinan Tapu Müdürlüğüne yazılan müzekkerelere cevapların verildiği görülmüştür. Bilirkişi heyet raporunun 27/03/2025 tarihinde dosyaya sunulduğu, Mali Müşavir Bilirkişi incelenmesinde özetle; "Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden elde etmiş olduğumuz bulgular şöyledir: Dosya kapsamındaki belgeler incelendiğinde davalının davacı kooperatifte 120 m² daire için üyeliğinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Dosyadaki tapu fotokopisi incelendiğinde 4164 ada 4 parsel 3. kat ....numaralı bağımsız bölümün tapusunun 14.05.2015 tarihinde davalı adına geçtiği anlaşılmaktadır. Davalının üyelikten istifası veya ihracına yönelik bilgi bulunmamaktadır. Dosyadaki tapu kaydında davalıya verilen dairenin kendi uhdesinde olduğu ve kooperatife iade etmediği anlaşılmaktadır. Davalının ödemeleri incelendiğinde toplam ödemesinin 149.660 TL olduğu ve düzenli aidat ödeyen üye statüsünde bulunduğu anlaşılmaktadır. Davalının Ocak/2015 döneminde 50.000TL, Mart/2015 döneminde 10.000TL ve Mayıs/2015 döneminde 5.000+11.0004+15.000=31.000TL toplu ödemesi gözükmektedir. Raporumuz ekindeki mizan tablosunda arsa sahibi olarak ... - Ahmet Yiğit adına 15.500TL ödenmiş tutar gözükmektedir Bu tutar da davalı ödemesi olarak dikkate alınırsa toplam tutar 165.160 TL hesaplanacaktır. Kooperatifin 26.02.2023 tarihli genel kurulda 120 m² büyüklüğündeki daire üyeliklerinin toplam ödemesinin 280.000 TL'ye eşitlenmesi kararı alınmıştır. Söz konusu genel kurulda üyelerin bakiye borçlarının 31.03.2023 tarihine kadar yapılandırmaması halinde aylık 961,5 oranında gecikme faizi alınması kabul edilmiştir. Takip konusu alacağın dayanağını oluşturan genel kurul kararına göre davalının borçlu olduğu kanaatine varılması durumunda takip tarihi itibariyle davalının davacıya (280.000 TL - 149.660 TL=) 130.340 TL anapara ve 24.875,30 TL işlemiş faiz borcu hesaplanmaktadır. Davacının faiz talebi ise 24.618,19 TL'dir. Ancak davalı yukarıda belirttiğimiz davacının ticari defterlerinde kayıtlı arsa sahibi olarak ... - Ahmet Yiğit adına 15.500 TL ödenmiş tutar da davalı ödemesi olarak dikkate alınırsa toplam ödenen tutar 165.160 TL olacak ve davalı borcu 114.840 TL anapara ve 21.917,14 TL faiz olarak tespit edilecektir. Kooperatif genel kurul kararlarında davalının peşin bedelli sabit fiyatlı üye alındığına ilişkin bir karar bulunmamaktadır. Takdiri Mahkemeye ait olmak üzere arz ederim" şeklinde, Kooperatif alanında uzman bilirkişi incelenmesinde özetle; "Davacı kooperatifin kuruluşu 2001 senesi olup toplantı tutanakları tek tek incelenmiştir ve peşin bedelli üye alımı olacağına dair bir karar olmadığı görülmüştür. Peşin bedelli üye alımına dair Kooperatif Genel Kurulunda karar alınması gerekmektedir bu husus emsal Yargıtay kararında da yer almaktadır; “...gerek devir tarihine kadar gerekse devir tarihinden sonra yapılan genel kurul toplantılarında peşin bedelli üye kaydedilmesi hususunda herhangi bir karar alınmadığı, yönetim kurulunun bu konuda genel kurulca yetkilendirilmediği gibi ortaklardan aidat alınmaması yönünde bir karar da alınmadığı, davalının aidat ödeme yükümlülüğü bulunduğu gerekçesiyle...”( 6. Hukuk Dairesi — 2023/2260 E. , 2024/1495 K.) Bunun yanı sıra davalının kooperatife karşı sorumluluğu devam etmekte olup heyetimizde yer alan Mali Müşavir Bilirkişi incelemesi neticesinde tespit edilen 130.340 TL anapara ve 24.875,30 TL işlemiş faizden 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 23. maddesi hükmü uyarınca, ortakla hak ve yükümlülüklerinde eşit konumda olduğundan sorumlu olacaktır. Eşitlik kavramı, kooperatif ortaklığı somutunda açıklanacak olursa; mutlak eşitlikten; koşullar ve nedenler ne olursa olsun bütün ortaklara aynı hakların tanınıp aynı yükümlülüklerin yüklenmesi anlaşılmalıdır. Takdiri Mahkemeye ait olmak üzere arz ederim." şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; her ne kadar davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, delillerin toplanmasından sonra davacının takibe konu kooperatif üyeliğinden kaynaklı aidat alacağı nedeni ile davalıdan alacaklı olup olmadığının tespiti için bilirkişi heyetinden 27/03/2025 tarihli rapor alınmış ve raporda da belirtildiği üzere, davalının aidat ödeyen normal statülü ortak olması, üyelikten kaynaklı almış olduğu taşınmazı davacıya devretmemiş olması, halen kooperatif üyesi olması nedeni ile inşaatların devam ettiği sürece aidat ödeme borcunun devam etmesi hep birlikte değerlendirilerek davalının, davacı kooperatife bilirkişi raporu ile tespit edilen miktar gereğince borçlu olduğu görülmüş, raporda belirtilen davalı ... - Ahmet Yiğit adına arsa sahibi olarak yapılan ödemelerde davacı kooperatifin kayıtları dikkate alınarak davalı adına sayılmış ve böylece, DAVANIN KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE, Kayseri Genel İcra Müdürlüğü’nün... sayılı dosyasına davalı tarafça yapılmış olan itirazın kısmen iptali ile takibin 114.840,00 TL asıl alacak ve 21.917,14 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 136.757,14 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, Kabul edilen toplam alacak bedeli olan 136.757,14 TL'nin %20 si oranında icra inkar tazminatının İİK madde 67 gereğince davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Davalı tarafça takibin haksız ve kötüniyetle yapıldığı ispatlanamadığından davalı tarafın tazminat talebinin İİK madde 67/2 gereğince reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-DAVANIN KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE, Kayseri Genel İcra Müdürlüğü’nün... sayılı dosyasına davalı tarafça yapılmış olan itirazın kısmen iptali ile takibin 114.840,00-TL asıl alacak ve 21.917,14 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 136.757,14-TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Kabul edilen toplam alacak bedeli olan 136.757,14-TL'nin %20 si oranında icra inkar tazminatının İİK madde 67 gereğince davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Davalı tarafça takibin haksız ve kötüniyetle yapıldığı ispatlanamadığından davalı tarafın tazminat talebinin İİK madde 67/2 gereğince reddine, 4-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 9.341,88-TL harçtan davacı tarafından peşin yatırılan 1.871,51-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 7.470,37-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davanın kabul/ret oranına göre hesap edilen 422,85-TL'sinin davacıdan bakiye 3.177,15-TL'sinin ise davalıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA, 6-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL başvurma harcı ve 1.871,51-TL peşin harç olmak üzere toplam 2.299,11-TL harcın davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan; bilirkişi, posta, müzekkere, tebligat, elektronik tebligat ve kep reddiyat gideri olmak üzere toplam 8.335,50-TL yargılama giderinin davanın kabul/ret oranına göre hesap edilen 7.356,43-TL'sinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiye kısmın ise davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 8-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda mahkememizce herhangi bir karar verilmesine yer olmadığına, 9-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 maddesi uyarınca kabul edilen 136.757,14-TL üzerinden 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 10-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 maddesi uyarınca red edilen 18.201,05-TL üzerinden 18.201,05-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 11-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 15/10/2025 Katip ... e- imzalıdır Hakim ... e- imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2016/2959, K. 2019/332, T. 31.03.2023, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2016-2959-e-2019-332-k-3e630233a512