İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2016/2941 E. 2016/10949 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2016/2941
Karar No
2016/10949
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/349 Esas KARAR NO : 2021/211 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/08/2020 KARAR TARİHİ : 01/04/2021 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde, müvekkili ile davalı arasında süregelen ticari ilişki bulunduğunu, davacı şirketin laminant, lamine, vb. ahşap ürünleri üretim, satış ve pazarlaması alanında faaliyet gösterdiğini, yapılan satışlara ait düzenlenen faturaların davacının ticari defterlerinde yer aldığını, ayrıca B/A, B/S formları ile bu satışların teyit edilmekte olduğunu, davalı tarafından taraflar arasındaki ticari faaliyete istinaden yapılan kısmi ödemelerin davalının cari hesabına alacak olarak kaydedilip borcudan düşüldüğünü, ancak 2019 yılının Kasım ayına gelindiğinde davalı tarafın fatura borçlarını ödemeyerek temerrüde düşmesi üzerine önce sözlü olarak cari hesap ekstresinden kalan borcu ödemesinin istendiğini, ancak davalı taraf herhangi bir ifada bulunmayınca davalıya karşı takip başlatıldığını davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, davalının itiraz dilekçesinde borca ve ferilerine itiraz ettiğini, ancak borcun kaynağına yönelik herhangi bir itirazda bulunmadığını, davacı ile arasındaki ticari ilişkiyi kabul eden davalının bir anlamda hesap ekstresine yönelik örtülü kabul beyanında bulunduğunu, bu sebeplerle, davanın kabulüne ve davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamını, takibin haksız yere durmasına neden olan borçlunun asıl alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP: Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır. DELİLLER : Dosyada tüm deliller toplanmış, Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı dosyası celp edilmiş, dosya mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş ve bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu ... tarihli raporda, 1- Davacı tarafından cari hesap alacağına karşılık davalı aleyhine ... tarihinde Antalya ... İcra Müdürlüğü’nün .../... E. Sayılı dosyası ile aşağıdaki şekilde icra takibi başlatılmış olduğu, 2- Davacı şirketin ibraz edilen 2018 ve 2019 yıllarına ait ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmuş olduğu ve sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu, 3-Davalı tarafından sayın mahkemenizce tayin edilen inceleme gününde ticari defter ve belgelerin ibraz edilmediği, 4-Davacının ibraz edilen usulüne uygun tutulan ticari defter kayıtlarına göre davacının davalıdan takip tarihi ... itibari ile ... TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu, bu alacak bakiyesinin ... tarihli ... nolu ... TL’lik faturadan kaynaklı olduğu ve davalının bu fatura bedeli ile ilgili kısmi ödeme yaptığı inceleme günü ... nolu ... tarihli ... TL’lik faturaya ait ... nolu sevk irsaliyesi tarafımıza ibraz edildiği ve bu irsaliyede fatura içeriği malın ... isimli kişinin isim ve imzasına ... tarihinde teslim edildiği, 5-Sayın mahkemenizce Gelir İdaresi Başkanlığından istenen müzekkereye ilgili kurumun ... tarihli cevabi yazısında davacının 2018/...-... dönemlerine ait Bs formlarının gönderildiği görülmüş olup bu formların incelenmesi neticesinde davacının davalıya 2018/... döneminde 3 adet KDV hariç ... TL tutarlı satış yaptığı, 2018/... döneminde 1 adet KDV hariç ... TL tutarlı satış yaptığının bildirildiği, davacının alacak bakiyesini oluşturan faturanın kasım 2018 Bs formunda vergi dairesine satış olarak bildirildiği, 6-Davacı yan 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 2. Maddesine göre takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiz isteyebileceğini bildirir rapor sunulmuştur. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava; ticari satımdan doğan alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İİK. 67/1. Maddesinde: "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." düzenlemesi mevcuttur. Davanın bir yıllık hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; borcun varlığı , miktarı ve ferileri noktasında toplanmaktadır. Her iki tarafın tacir olduğu davada ticari defter incelenmesi yapılması mahkememizce uygun görülmüştür. Ticari defterlerin hangi şartlarda sahibi lehine delil olacağı HMK’nun 222. Maddesinin üçüncü bendinde düzenlenmiştir. Üçüncü bentte 22.07.2020 Tarihli 7251 Sayılı Kanunun 23. Maddesi ile önemli bir değişiklik yapılmıştır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222/3 maddesinin önceki hali “ İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz..” şeklinde iken; Hukuk Muhakemeleri Kanunun (Değişik 22.07.2020-7251-23) 222/3 maddesi “İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." şeklinde değiştirilmiştir. Görüldüğü gibi 22.07.2020 Tarih 7251 Sayılı Kanunun 23. Maddesi ile HMK 222. Maddesinin üçüncü bendinde “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere “Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz.” cümlesi eklenmiştir. Bu durumda üçüncü bendin yeni hali ile her iki tarafın ticari defterlerinin delil olarak gösterildiği durumlarda mahkemece ticari defterlerin ibrazına karar verilmiş, ispat yükü kendisinde olan taraf ticari defterlerini ibraz etmiş ve ibraz edilen ticari defterlerin kanuna uygun tutulduğu, açılış ve kapanış onaylarının süresinde yapıldığı, uyuşmazlık konusu kayıtların defterlerinde yer aldığı ve defterlerinin birbirini teyit ettiğinin anlaşılması halinde karşı taraf kesin süre içinde ticari defterlerini ibraz etmemiş ise ispat yükü kendisinde olan tarafın ticari defterlerindeki kayıtlar lehine delil olarak kabul edilecektir. Somut uyuşmazlığın çözümü amacıyla taraflara ticari defterlerini sunmak üzere kesin mehil verilmiş ,kesin mehil içerisinde davacı taraf defterlerini sunmuş ,davalı taraf ise defterlerini sunmamıştır .Davacının defter kayıtlarına göre takip tarihi itibari ile davacının davalıdan ... TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Tüm dosya kapsamı yukarıdaki açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde; mahkememizce sahibi lehine delil teşkil eden davacı tarafın defterleri ve hüküm kurmaya ve denetime elverişli, oluşa ve yasaya uygun görülen bilirkişi raporu doğrultusunda davacının takip tarihi itibariyle davalıdan ... TL alacaklı olduğu kanaatine varılmıştır. Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 20.06.2016 tarih 2016/2941 E. 2016/10949 K. Sayılı ilamında "Dava konusu icra takibine konu alacak faturaya dayanmaktadır. Dolayısıyla alacak likit, bir başka deyişle bilinebilir, belirlenebilir bir alacaktır. Mahkemece bu husus gözetilerek davacı yararına İİK.nun 67/2 maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği" belirtildiğinden davacı yararına hükmolunan alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına da karar vermek gerekmiştir. Açıklanan tüm bu sebeplerle davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının KABULÜNE, Buna göre davalının Antalya ... İcra Dairesinin .../... Esas sayılı takip dosyasındaki itirazının kısmen iptali ile, takibin ... TL, asıl alacak üzerinden aynı faiz oranları uygulanarak devamına, 2-Hükmolunan alacağın %20'si tutarındaki ... TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile, davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ... TL harçtan peşin alınan ... TL nin mahsubu ile eksik alınan ... TLnin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafça yapılan ilk yargılama gideri, posta ve müzekkere ücreti ile bilirkişi ücretinden ibaret toplam ... TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansı ve varsa teminatın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair, davalı asilin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/04/2021 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2016/2941, K. 2016/10949, T. 20.06.2016, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2016-2941-e-2016-10949-k-7dc51c79e532