İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2016/2556 E. 2016/2121 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2016/2556
- Karar No
- 2016/2121
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/975 Esas KARAR NO : 2024/923 DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) DAVA TARİHİ : 10/10/2023 KARAR TARİHİ : 14/10/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Tasfiye halindeki müflis davalı şirketin (..... Grup Turizm A.Ş. V.N: ......); Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi 30/11/2018 tarih ...... E. Sayılı kararı ile tasfiyesine karar verildiğini, Ticaret Mahkemesinin iflasa karar vermesinden sonra iflas işlemlerini yürütmekle görevli icra müdürlüğünün; Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü olduğunu ve Dosya No: ..... İflas Dosyası olduğunu, tasfiye halindeki davalı ..... Grup Turizm A.Ş. ' nin Müvekkili site Yönetimi dahilinde bulunan ..... İli ..... İlçesi ...... Mah. ...... ada ..... parselde bulunan; ..... Villa A9, A13, C35, C36, C38, C39, C40 ve C42 olmak üzere 8 adet taşınmazının iflas masası kayıtlarında yer aldığını, iflas masası kayıtlarında yer alan bu taşınmazların aidat ve ortak gider ödemeleri hayatın olağan akışı gereği devam ettiğini, müflisin Müvekkili site yönetimine bu taşınmazların aidat ve ortak giderlerinden kaynaklı (Ekim 2023 tarihi itibariyle) 862.080,00 TL borcu bulunduğunu, müvekkili Site Yönetimi alacağına ilişkin iş bu alacağın tahsili amacıyla Bakırköy ...... İcra Dairesi ...... İflas sayılı dosyasına müteaddit defa alacak kaydı talebinde bulunulmuş olduğunu, bu taleplerin her defasında reddedildiğini, bu alacak nedeniyle iflas masasına kayıt talebine davalı tarafından verilen red kararını kabul etmediklerini, iflas masasında mal varlığı olarak bulunan bu taşınmazlar için her ay müvekkili site yönetimine aidat ödenmesi gerekmekteyse de müvekkili site yönetimi aidat alacaklarını tahsil edememekte olduğunu ve bu durumun müvekkili site yönetiminin olduğu gibi diğer kat maliklerinin de mağduriyetine yol açmakta olduğunu, sitenin bakım, onarım , elektrik, su, çalışan giderleri vs. gibi zorunlu harcamalarında aksaklıklar, zorluklar yaşandığını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakkı saklı kalmak üzere rüçhanlı aidat alacağının sıra cetvelinde yer almaksızın doğrudan masa alacağı olarak kaydının yapılarak öncelikli olarak ödenmesi, ayrıca sonraki aylar için işleyecek aidat ve ortak masraf giderlerinin satış aşamasına kadar ödenmesi ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı Şirket tarafından iddia edilen taşınmazların site yönetiminden kaynaklanan aidat borçlarının iflas tarihinden sonraki aylar için işletilmesi nedeniyle iflas masasına dahil olmasının mümkün olmadığını, ayrıca Müflis Şirketin borçlarına ilişkin Müflis şirket yetkilisi tarafından sunulmuş olan beyan dilekçesinde şirket temsilcisi tarafından davacı şirketin sunduğu alacak kaydı dilekçesinde belirtilen 862.080,00 TL olan alacak miktarına ilişkin herhangi bir bilginin mevcut olmadığını, Bakırköy ...... İflas Müdürlüğü'nün ...... İflas dosyasında hazırlanmış olan sıra cetveli ve derece kararında da "Alacak kayıt talebinde bulunan site yönetimi vekilinin, alacak kayıt dilekçesi ve eklerinin incelenmesinde; alacak talebinin müflis şirkete ait taşınmazların aidat ücretine ilişkin olduğu, aidatların iflas tarihi olan 28.10.2021 tarihinden sonraki aylar için işletildiği anlaşılmıştır.İflas alacağı, müflisin iflasın açıldığı andaki borçları olup yalnızca bu alacaklara sıra cetvelinde yer verilir.İflastan sonra ortaya çıkan alacaklara ilişkin yerleşik Yargıtay kararlarında(Yargıtay 23.HD.2016/2556 E. 2016/2121 K.) ''İflas masrafları ve masa borçlarına sıra cetvelinde yer verilmez.Ancak pay cetvelinde gösterilmelidir. İflastan sonra oluşan alacağın masaya kaydı istenemez, ancak bu alacak masa borcu niteliğinde ise masadan tazmin edilir, değilse tasfiyede bakiye kalırsa nazara alınır.'' görüşü benimsenmiştir. Masa borcunun da iflasın açılmasından tasfiyenin sonuçlanmasına kadar iflas masası adına iflas idaresi tarafından yapılan borçlar olduğu gözönüne alındığında, iflastan sonra işleyen aidatlar iflas idaresinin iradesiyle ortaya çıkan bir alacak olmadığından masa borcu olarak da değerlendirilemeyeceği kanaatine varıldığından; alacak talebinin bu aşamada reddine, tasfiye sonunda bakiye kalırsa nazara alınmasına" şeklinde karar verildiğini, davacının iddia ettiği 862.080,00 TL'lik değerde bir alacağın bulunmaması nedeniyle alacak talebinin reddine,yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Bakırköy ...... İcra ve İflas Müdürlüğünün ...... iiflas sayılı dosyası celp edilmiş olmakla, yazı cevabında; Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... Esas sayılı dosyasından İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...... sicil ve ...... Vergi nosunda kayıtlı ...... Mahallesi ...... Cad.No:48/8 Bakırköy/İSTANBUL adresinde faaliyet gösteren ...... TURİZM İŞLETMELERİ ANONİM ŞİRKETİ'nin 28/10/2021 tarih saat 10:27 itibarı ile iflasına karar verilmiş olduğunu, tasfiye işlemlerine müdürlüklerinin ...... iflas sayılı dosyasından başlanıldığı bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, Davacı site yönetiminin dava dışı müflise ait taşınmazlardan ötürü Ocak 2022-Eylül 2023 dönemlerine ilişkin iflas tarihi itibariyle aidat ve ortak gider alacağının iflas masasına kaydının yapılması istemine ilişkindir. Dava kayıt kabul istemiyle açılmıştır. Müflis yönünden talep edilebilecek alacaklar üç gruba ayrılır. Bunlar; iflastan önce doğan iflas alacakları, iflastan sonra iflas masasının teşekkülü neticesinde iflas masasınca yapılan masraf ve giderlerin oluşturduğu masa alacakları ve iflas tarihinden sonra doğan genel alacaklardır. İflas alacakları; İcra ve İflas Kanunu'nun 184/1. maddesinde; "İflâs açıldığı zamanda müflisin haczi kabil bütün malları hangi yerde bulunursa bulunsun bir masa teşkil eder ve alacakların ödenmesine tahsis olunur. İflasın kapanmasına kadar müflisin uhdesine geçen mallar masaya girer." hükmüne yer verilmiştir. Bu maddede ifade edilen "alacaklar" teriminden maksat, aslında yalnız "iflâs alacaklarıdır". İflas alacağı, iflas açıldığı anda müflise karşı hukuken mevcut olan alacaklar yani müflisin iflasın açıldığı andaki borçlarıdır. İflas alacağı kavramına, müflisin yalnız muaccel borçları değil, aynı zamanda müflisin müeccel borçları (m. 195), taliki şarta (geciktirici koşula) veya belirsiz bir vadeye bağlı olan borçları (m. 197) ve konusu paradan başka bir şey olan borçları (m. 198) da dâhildir (Kuru, Baki: İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Ankara 2013, s. 1212). İflas alacakları, iflas tarihinden önce doğan müflis borçlarıdır. Bu alacakların ödenmesi için açılan dava kayıt kabul davası olarak adlandırılmaktadır. İflas tarihinden önce müflisten alacaklı olanların, bir diğer ifadeyle iflas alacaklılarının alacaklarını iflas masasına kaydettirmek için açtıkları ve dayanağını İİK'nun 235. maddesinden alan davalardır. Kayıt kabul davalarında tahsile değil, alacağın iflas masasına kaydına karar verilmekle yetinilir. Alacağın ödenmesi ancak tasfiye sonunda masa mevcudunun sıra cetveline uygun biçimde dağıtımı aşamasında gerçekleşir ve alacakların tam olarak ödenip ödenmeyeceği ancak bu aşamada anlaşılabilir. Bu davalarda görevli mahkeme İİK'nun 235. maddesi uyarınca iflas kararı verilen yer Asliye Ticaret Mahkemesi'dir. İflas tarihinden sonra doğan genel alacaklar; Müflisin, iflasın açılmasından sonra yaptığı borçlar, iflas alacağı olmayıp, iflas masasından istenemez. Alacak, iflastan sonra doğmuş ve masa borcu da değilse, sırasına ve esasına itiraz edilebilecek, İİK'nın 235. maddesine dayalı kayıt kabul istemine konu olabilecek müflis borçlarından olmayıp, iflastan sonra doğan ve müflisin genel hükümlere göre sorumlu olduğu ve iflas masasının dağıttığı iflas (garame) hissesi oranında değil, tasfiyede bakiye kalırsa alacaklıya ödenecek olan bir alacak niteliğindedir. İflas tarihinden sonra doğan böyle bir alacağın varlığı ve miktarı konusunda bir uyuşmazlık bulunmasa da, inceleme, şikayet yolu ile icra mahkemesince değil, alacağın dayandığı hukuksal ilişkiye göre genel hükümler doğrultusunda iflas masası aleyhine açılan davada genel mahkemelerce tespit edilecektir. Böyle bir davada, davacı, davalı müflisten alacaklı olduğunu iddia eden alacaklı olup, davalı ise iflas idaresidir. İflastan sonra oluşan alacağın masaya kaydı istenemez, tasfiyede bakiye kalırsa nazara alınır. Masa borçları; Masa borçları ise; muhatabının masa olduğu, masa üzerine doğan ve masanın doğrudan sorumlu olduğu borçlardır. Bunun masa bakımından adı "masa borcudur". İflas açıldıktan sonra müflisin, masayı bağlayıcı nitelikte borçlanmasına imkan yoktur. Bu nedenle masa alacağı müflisin değil, iflasın açılmasından tasfiyenin sonuçlanmasına kadar iflas masası ya da masa adına iflas idaresi tarafından yapılan borçlardan olup, masa alacağının müflisle ilgisi bulunmadığından bu borçlardan iflas masası sorumludur. Masa borçları, iflasın açılmasında itibaren tasfiye aşamasında masa adına yapılan ve masa tarafından ödenmesi gereken borçlardır. Örneğin; iflas idaresinin müflisin sanat veya ticaretinin devamı çerçevesinde yaptığı borçları, iflas idaresinin haksız iktisap ve haksız fiillerinden doğan borçları, iflas masası için tutulan avukatın vekalet ücreti, masanın tasfiyesi aşamasında kanun gereği doğan vergi ve resimler, masadaki malın değerinin korunması için yapılan giderler, müflise ait işyerinde iflasın açılmasından sonra çalışmaya devam eden işçinin bu döneme ait ücreti, müflis şirketin kiracı olduğu işyerinin iflasın açılmasından sonraki kira alacağı...gibi. (Mahmut Coşkun, Hacizde ve İflasta Sıra Cetveli, 2.Baskı, s:925) İflas tarihinden sonra ancak müflis şirketin sanat veya ticaretinin devamı çerçevesinde yaptığı borçların masa borcu olarak değerlendirilebileceği Yargıtay ..... Hukuk Dairesi'nin 21/09/1995 tarihli ...... E. ...... K sayılı kararında da "...İflas idaresi masa menfaatlerini gözeterek müflise ait fabrika ve işyerini işletmeye devam ederse, işletme nedeniyle doğan borçlar masa borcudur..." şeklinde açıklanmıştır. İİK'nın 248.maddesinde; "İflasın açılmasından ve tasfiyeden doğan masraflar önce çıkarılır. Rehinlerin bedelinden yalnız rehinin muhafaza ve paraya çevrilmesi masrafları çıkarılır." düzenlemesi gereğince iflasın açılmasından iflas tasfiyesinin sonuçlanmasına kadar, iflas masası tarafından yapılan masa borçları, tüm iflas alacaklarından daha önce ve tam olarak ödenir. Masa alacaklarının tespiti masanın işidir. İflas alacakları ve masa alacaklarının sorumlusu masa olup münferit alacaklılar ve müflis bunlardan sorumlu değildir. Masa alacakları öncelikle ödenir. İflas idaresi masa alacaklısının talebini reddederse, alacaklı masaya karşı genel mahkemede dava açabilir veya takip yapabilir, yoksa sıra cetveline itiraz davası açamaz. (Mahmut Coşkun, s:925) Şu halde, masa alacakları (borçları), iflas açıldıktan sonra iflasın tasfiyesi için bizzat masa (yani, masa adına iflas dairesi veya idaresi) tarafından yapılan borçlardır (Kuru, s. 1213). Masa alacaklarının tam olarak ödenmesinden sonra iflas alacaklarının ödenmesine geçilir. Satış bedeli masa alacakları karşılanmadan iflas alacaklılarına dağıtılmaz. Alacağın rehine bağlı olması durumu değiştirmez. Masa alacaklarından sonra iflas alacakları ödenerek tasfiye gerçekleştirilir. Masa alacakları, iflas alacaklarından önce ve tam olarak ödenmeleri gerektiğinden ayrıca masa alacaklılarının borçlusu doğrudan doğruya iflas idaresi olduğundan bu alacaklar sıra cetvelinde yer almaz. Sıra cetvelinde yer verilen alacaklar sadece iflas alacaklarıdır. Masa alacaklarına sıra cetvelinde yer verilmez ise de, bunlara pay cetvelinde yer verilir. Pay cetveli, malların satış bedelleri tahsil edildikten ve sıra cetveli kesinleştikten sonra iflas alacaklılarının iflastan düşen paylarını göstermek üzere düzenlenen ödeme planıdır. Sıra cetveline karşı açılmış bütün davalar sonuçlanmadan pay cetveli düzenlenemez. Masa alacaklarının ödenmesinden sonra iflas alacaklılarına kesinleşen sıra cetvelinde yer aldıkları sıraya göre düzenlenen pay cetveline göre ödeme yapılır. İflas tarihinden sonra doğan bir alacağın masa borcu olup olmadığı yönündeki inceleme, alacağın dayandığı hukuksal ilişkiye göre genel hükümler doğrultusunda genel mahkemelerce tespit edilecektir. (İflas Hukukunda Sıra Cetveli Prosedürü ve Sıra Cetveline Karşı Müraacat Yolları, Öztek Selçuk, yayımlanmamış doçentlik tezi, s. 37) Dairemizin 02.02.2012 tarih ve 2011/4952 E, 2012/680 K sayılı ilamı da bu yöndedir. İİK'nda masa borçları için İİK'nın 235/1. maddesindeki gibi kayıt kabul ve 154/3. maddesindeki gibi iflas davaları için Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu yolundaki açık bir düzenleme bulunmadığından bu mahkemenin davanın açıldığı tarih itibariyle yürürlükte olan HMUK'nın 1 ve 8. madde hükümlerindeki parasal sınıra göre Asliye ya da Sulh Hukuk Mahkemesi olduğunun kabulü gerekir. Somut olayda; davacı tarafından talep edilen alacağın, müflis şirkete ait taşınmazların Ocak 2022-Eylül 2023 dönemlerine ilişkin aidat ve ortak gider alacağı olduğu, davalı şirketin 30/11/2018 tarihinde iflasına karar verilmiş olması karşısında söz konusu alacak masa alacağı olup, davada görevli mahkemenin genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla; davacı vekilinin davasının Mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, Mahkememizin görevsizliğine, dosyanın karar kesinleştiğinde talep halinde dosyanın görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklana nedenlerle; 1-Davacı vekilinin davasının Mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın karar kesinleştiğinde talep halinde dosyanın görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 2-6100 Sayılı HMK'nun 20.maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğinin, aksi takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, (ihtarat yapıldı) 3- HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere Bakırköy Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu'na gönderilmesine, 4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra davanın görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nun 331/2 maddesince bir karar verileceğinin ihtarına, (ihtarat yapıldı) 5-Harç, masraf ve vekalet ücretinin HMK.nun 323/1-ğ ve 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemesince değerlendirilmesine, Dair; kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliyesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin ( e duruşma ile ) yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/10/2024 Katip ...... ¸e-imza Hakim ..... ¸e-imza