İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2016/208 E. 2020/585 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2016/208
- Karar No
- 2020/585
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2016/208 Esas KARAR NO : 2020/585
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 24/03/2016 KARAR TARİHİ : 12/11/2020
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde, müvekkillerinin murisinin olay günü ... tarihinde park içinde kenarda yaya olarak cep telefonu ile konuşur iken, davalılardan ...'ın sevk ve idaresindeki diğer davalı ...'in maliki olduğu ve davalı sigorta şirketinin ZMMS sigortasını yaptığı ... plakalı nakliye kamyonu ile girmemesi gereken eğer girecek ise de çok dikkatli bir şekilde girmesi gerekir iken, park halindeki araçların arasından zor geçecek kadar dar bir alan olmasına rağmen hızlı bir şekilde otoparka dalması ile davacıların murisinin ölümüne neden olduğunu, davalı sürücü hakkında Antalya ... Asliye CEza Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyası ile yargılamanın devam ettiğini, kaza tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere ölenin hiç bir kusuru olmadığını, bu sebeplerle maddi ve manevi tazminat taleplerinin kabulü ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde, meydana gelen olay neticesinde hayatını kaybeden müteveffanın yaşının hen ne kadar ... olduğu iddia edilse de, dosya içerisinde bulunan nüfus kayıt örneğinde ... olduğunun görüleceğini, müteveffanın hayatı boyunca doktora gitmediği iddiasının maddi gerçeklikten uzak olduğunu, oysa müteveffanın malulen emekli olduğunu, malulen emekliliğine konu hastalığının iş bu kazanın meydana gelmesinde de etkili olduğunu, merkezi ve yoğun bir otoparkta telefonla konuşurken yanından geçen büyük boyutlardaki aracı fark edemeyecek kadar dikkat dağınıklığı bulunmasının kusurunun kaçınılmaz olduğunu, davaya konu boyutlardaki aracın denildiği gibi hızla otoparka girmesinin mümkün olmadığını, ceza dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacı tarafın manevi tazminat talebini zenginleşme aracı olarak kullandığını, davalıların üzerine düşen her şeyi fazlasıyla yaptığını ve kaza nedeniyle büyük elem yaşadıklarını, bu nedenlerle, davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde, davacı tarafından iş bu dava ile müvekkil şirkette sigorta teminatı altına alındığını aracın karıştığı kaza neticesinde vefat eden şahsın ailesi tarafından madde ve manevi tazminat talepli davanın haksız ve mesnetsiz açıldığını, davayı kabul anlamına gelmemek üzere kusur oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesi gerektiğini, davacı tarafın karşı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu belirttiğini, iş bu nedenle karşı araç sürücüsüne dava açılması gerektiğini, müvekkil şirketin herhangi bir kusuru bulunmadığını, müteveffanın gelirinin resmi belgelerle kanıtlanması aksi takdirde asgari ücret olarak alınması gerektiğini, davacıların kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektiğini, müvekkili şirketin söz konusu zarardan poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olup, iş bu dava tarihine kadar herhangi bir ihbar bulunmadığından faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini, bu sebeplerle davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dosyada tüm deliller toplanmış, Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyası celp edilmiş, dosya tarafların kusur oranlarının tespiti için, Ankara Adli Tıp Kurumuna gönderilmiş, mahkememize sunulan ... tarihli raporda, Sürücü ...'ın %75 (yüzde yetmişbeş) oranında kusurlu olduğuna, Yaya ...'nun %25 (yüzde yirmibeş) oranında kusurlu olduğunu bildirir rapor sunulmuştur. Dosya taraf vekillerinin Adli Tıp raporuna karşı itirazları üzerine İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmiş ve talimat mahkemesinde alınan ... tarihli raporda, Davalı sürücü ...'ın 75 oranında asli kusurlu olduğu, Davacı yaya ...'nun %25 oranında tali kusurlu olduğunu bildirir rapor sunulmuştur. Dosya aktüerya bilirkişiye tevdi edilmiş ve bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu ... tarihli raporda, ... tarihinde trafik kazası sonucu hayatını kaybeden ...'nun geride kalan hak sahibi; Davacı eşi ...'nun toplam destekten yoksun kalma zararı ...(TL) olup, davalı taraf %75 kusuruna isabet eden miktar ...(TL) olarak hesaplandığını bildirir rapor sunmuştur. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, TBK 49 vd. Maddelerine dayalı haksız fiil niteliğindeki ölümlü trafik kazası nedeniyle kusurlu olduğu belirtilen işleten-sürücü ve ZMMS aleyhine açılan destekten yoksun kalma tazminatı ile sigorta şirketi dışındaki işleten-sürücü aleyhine açılan manevi tazminat istemine ilişkindir. Destekten yoksun kalma tazminatı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 53. Maddesinde düzenlenmiş olup, aynı maddede ölüm halinde ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları zararların tazmin edilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır. Görülmektedir ki, destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Ancak, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle, ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir. Türk Borçlar Kanunu’nun 53.maddesinde sözü geçen destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır; sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. O halde destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülür. Bununla birlikte destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır. Genel olarak bakım ihtiyacı, sosyal düzeye uygun olan yaşamın devamını sağlamak için gerekli olanaklardan yoksun kalmayı anlatır. Eğer ölenin eylemli olarak baktığı davacı, ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç bulunma koşulu gerçekleşmiş sayılır. Burada önemli olan, destekten yoksun kalan kimsenin ve ailesinin temsil ettiği sosyal ve ekonomik düzeye göre normal karşılanan giderlerdir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 21.04.1982 gün, 979/4-1528 E., 1982/412 K. sayılı kararı). Diğer taraftan, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 06.03.1978 tarih ve 1/3 sayılı kararının gerekçesinde de: "Destekten Yoksun Kalma Tazminatının eylemin karşılığı olan bir ceza olmayıp, ölüm sonucu ölenin yardımından yoksun kalan kimsenin muhtaç duruma düşmesini önlemek ve yaşamının desteğin ölümünden önceki düzeyde tutulması amacına yönelik sosyal karakterde kendine özgü bir tazminat olduğu” hususu vurgulanmış; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 30.11.2005 gün ve 2005/4-648 E.-2005/691 K. sayılı ilamında da aynı esaslar benimsenmiştir. Aynı kanunun 55.maddesinde de, "Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz..." şeklinde tazminatın belirlenmesine ilişkin esaslar belirtilmiştir. Somut olay yukarıdaki açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde; davalı/sürücü ...'ın yönetimindeki aracın kusuruyla davacının desteğinin ölümüne sebebiyet verdiği, meydana gelen kaza nedeniyle davalı sürücünün ve sigorta şirketinin davacı ...'ye karşı sorumlu olduğu kanaatine mahkememizce varılmıştır. Mahkememizin bu kabulü doğrultusunda; hüküm kurmaya ve denetime elverişli oluşa ve yasaya uygun, kusur ve aktüerya bilirkişi raporları sonucu davacının kaza nedeniyle maddi zararının, ... TL olduğunun kabulüne karar vermek gerekmiştir. Cenaze gideri yapıldığına ilişkin delil sunulamadığından bu talebin reddine karar verilmiştir. Manevi tazminat davası yönünden değerlendirme: 6098 sayılı TBK'nun 49. maddesinde ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' Aynı yasanın 56/2 maddesine göre ''...ölüm hâlinde...ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.'' Hakimin manevi zarar adı ile zarar görene verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin Duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370) Yukarıdaki kanun maddesi, emsal içtihat ve açıklamalarda belirtilen ilkeler çerçevesinde davalının kazadaki asli kusuru, davacıların kaza sonucu 1. Derece yakınlarını kaybetmesi nedeniyle uğradığı acı birlikte değerlendirilerek Davacı ... için ... TL , Davacı ... için ... TL, Davacı ... için ... TL, Davacı ... için ... TL olmak üzere toplam ... TL manevi tazmina karar vermek gerekmiştir. Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde maddi tazminat davası ile manevi tazminat davasının kısmen kabulüne kısmen reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE , 2-Davacı ...'nun maddi tazminat davasının kısmen kabulü kısmen reddi ile , ... TL destekten yoksun kalma tazminatının, davalı sigorta şirketi açısından poliçe limitleriyle sınırlı kalmak kaydıyla ve temerrüt tarihi olan ... tarihinden; davalı gerçek kişiler açısından kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının cenaze gideri tazminatı talebinin reddine, 3-Manevi tazminat davasının kısmen kabulü kısmen reddi ile, Davacı ... için ... TL , Davacı ... için ... TL, Davacı ... için ... TL, Davacı ... için ... TL olmak üzere toplam ... TL manevi tazminatın sigorta şirketi harici davalılardan kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, Maddi tazminat davası yönünden 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ... TL den peşin ve ıslah ile alınan ... TL nin mahsubu ile eksik alınan ... TL nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına, 5-Davacının iş bu dava nedeniyle yapmış olduğu ilk yargılama gideri, posta ve müzekkere ücreti ile bilirkişi ücretinden ibaret toplam ... TL nin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan ... TL sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalı ... ve davalı ...'ye verilmesine, Manevi tazminat davası yönünden, 8-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ... TL den peşin alınan ... TL nin mahsubu ile eksik alınan ... TL nin sigorta şirketi harici davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, 9-Davacının manevi tazminat davası yönünden yapmış olduğu posta ve müzekkere ücretinden ibaret toplam ... TL nin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan ... TL nin sigorta şirketi harici davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, 10-Yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan ... TL vekalet ücretinin sigorta şirketi harici davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, 11-Yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, kendisini vekille temsil ettiren davalı ...'e verilmesine, 12-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansı ve varsa teminatın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/11/2020
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır