İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2016/1874 E. 2017/1749 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2016/1874
- Karar No
- 2017/1749
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/375 KARAR NO : 2024/370 DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/01/2020 KARAR TARİHİ : 29/05/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili firmanın ... işlerinde kullanmak üzere ...-TL bedelle, ...'den satın aldığı ... ... Marka .. Model ... ... seri nolu ... makinasına takılacak ... için gerekli tesisatın çekilmesi için davalı ile anlaştıklarını, bu anlaşma gereğince ... ve ... tarihinde davalı yanın kesmiş olduğu ...-TL ve ...-TL'lik faturalardan da anlaşılacağı üzere makinesine takılacak ... için gerekli tesisatın davalıca çekildiğini, davalı tarafından söz konusu tesisat çekildikten sonra iş bu ihtara konu iş makinesinde ... tesisatından kaynaklı sürekli arıza meydana geldiğini, hatta bu nedenle bir çok defa müvekkil firmanın davalıya ait işletmeyle irtibata geçtiğini ve bu arızanın giderilmesi için iş makinesinin getirildiğini ve arızanın giderildiği söylenerek iş makinesinin geri teslim edildiğini, en son yine ... tarihinde tekrar eden arıza nedeni ile söz konusu iş makinesinin onarım için davalı tarafa götürüldüğünü, iş makinesinin müvekkil firmaya arıza giderildi denmesine ve müvekkil firmaya ...-TL fatura edilmesine rağmen arızanın giderilmemesi sebebiyle ... tarihinde iş makinesi arızanın tespiti ve giderilmesi için ... servisine götürüldüğünü, serviste yapılan ve davalı tarafında hazır bulunduğu inceleme sonucu söz konusu sürekli tekrar eden arızanın davalı tarafından ... tesisatının yanlış çekilmesi nedeniyle meydana geldiğinin tespit edildiğini, davalı tarafında hazır bulunduğu zamanda yapılan arıza tespitinden daha sonraki günlerde söz konusu arızanın giderilmesi ve müvekkil firmanın uğurladığı zararların giderilmesi için davalı tarafa ulaşılmaya çalışsa bile davalı tarafa ulaşılamadığını, davalı tarafın ... için gerekli tesisatın yanlış çekilesinden kaynaklı arızanın onarımı ve zararların tazminin hesaplanması için ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... D.İş sayılı delil tespiti dosyasında hazırlanan bilirkişi raporuna göre mevcut hasarın ...-TL ve söz konusu iş bu ihtara konu araç iş makinesi olduğu ve mevcut arızanın halen devam etmesi nedeniyle iş makinesinin çalışmamasından dolayı zararın ...-TL olmak üzere toplam ...-TL olduğunun tespit edildiğini, müvekkil firmanın daha sonra zararın giderilesi için alternatif uyuşmazlık çözüm yollarından ara buluculuk müessesesine başvurmuş ise de davalı tarafından müvekkil firmanın taleplerini kabul etmemesi nedeniyle anlaşma sağlanamadığını beyanla fazlaya ilişkin haklarının sakla kalmak kaydıyla, davalı tarafın yapmış olduğu ayıplı hizmet sonucu müvekkilinin uğradığı ...-TL maddi zararın ... tarihinden itibaren işlemeye başlayacak faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin hazırladığı ve teslim ettiği ... numaralı servis formundan da anlaşılacağı üzere söz konusu ... sisteminin davaya konu iş makinesine ... tarihinde çekildiğini, denemeleri ve kontrolleri yapılıp davacı şirkete sorunsuz çalışır bir şekilde yazılı olarak teslim edildiğini, yine davacı şirket yetkilileri tarafından imzalanan ... tarihli, ... numaralı servis formuna bakıldığında da davaya konu iş makinesinin ... sisteminin daha verimli çalışması adın ek aparat takıldığını, herhangi bir arızanın mevcudiyeti ve bunun tamirinin söz onusu olmadığını, tüm işlemlerin tamamının yazılı, imzalı bir şekilde servis formları ve kesilen faturalardan açıkça belli olduğunu, davacı şirketin kesilen faturaları teslim aldığını ve ticari defterlerine işlediğini, 8 gün içerisinde yapılan işlere ve faturaların içeriğine itiraz etmediklerini, davacı şirketin yapılan işlemler ve aldığı hizmetler karşılığında iş makinesini çalışır, eksiksiz teslim aldıklarını, davacı tarafın, müvekkilinin tesisatın sözde çalışmadığını ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... D.iş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunun kendisine tebliğ edilmesi ile haberdar olduğunu, bu tespit raporunun müvekkiline ... tarihinde tebliğ olduğunu ve yasa gereği bu tespite itirazını yaptığını, davacı şirketin, iş makinesinin bozulduğunu beyan ettiği ... tarihinden 5 ay sonra başvurdukları delil tespiti gereğince tazminat talep ettiklerini, iş makinesi çalışmıyorsa 5 ay boyunca neyi beklediklerini, davacı şirketin, çalışan ... tesisatını teslim aldığını, fatura içeriklerine itiraz etmediklerini yaklaşık 9 ay sonra tespit talebinde bulunduklarını, davacı şirketin kötü niyetli olduğunu, iş makinesini sistemi düzgün, usulüne uygun bir şekilde teslim aldığını, sorunsuz çalışır şekilde teslim aldığını da yazılı olarak beyan ettiğini beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacı şirketin açmış olduğu davanın reddine karar verilesini talep etmiştir. Dava, ayıplı hizmet ifası iddiasına dayalı olarak oluşan zararların tazmini talebinden ibarettir. Dava dilekçesinde iddianın ileri sürülüşü gereği, uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, işsahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.(TBK m. 370) Dava, dilekçesinde, ayıplı hizmet kavramı kullanıldığı için hizmet sözleşmesinin varlığı bir an için düşünülse de, iddia içeriği, olayın anlatımı dikkate alındığında, taraflar arasında bir astlık üstlük ilişkisi olmadığı, hizmet sözleşmesinin ayırt edici özelliği olan bağımlılık unsurunun olmadığı kabul edilmekle, kabule göre, uyuşmazlık eser sözleşmesinden, özetle; iş makinesine takılan ... için gerekli tesisat çekildikten sonra hizmetin ayıplı olmasından dolayı sürekli arıza meydana geldiği ileri sürülmektedir. ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... D.iş sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilmiş, dosya arasına alınmıştır. (Görevsizlik kararı veren mahkeme dosyasının/müzekkere cevabı başlığının içindedir) Dava, ilk önce, Antalya ... Tüketici Mahkemesinin ... esasına açılmış olup, mahkemece dosya kapsamı ve elde edilen delillere göre, her iki tarafında tacir olduğu, aralarında kurulan işlemin tüketici işlemi olmadığı, davacının ve davalının 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 3/k maddesinde düzenlenen tüketici konumunda olmadığı, görev hususunun kamu düzeninden olup her aşamada resen gözetilmesi gerektiği hususları dikkate alındığında, T.T.K.nun 4 ve 5. Maddeleri gereğince davaya bakma görevinin Ticaret Mahkemelerine ait olduğu anlaşıldığından görevsizlik hükmü kurulmuş, dosya mahkememize tevzi edilmiştir. Tüketici mahkemesi esasen esnaf ve ticaret odası kaydını esas alarak hüküm verdiğinden, mahkememizce tacir sıfatının netleştirilmesi için (görev hususu kamu düzenini ilgilendirdiğinden) vergi dairesi ile de yazışma yapılmış, davalının bilanço usulüne göre defter tuttuğu anlaşılmakla, VUK taki parasal sınırlar da dikkate alınarak, davalının da tacir olduğu anlaşılmıştır. Davacı ise zaten ticaret şirketi olmakla tacirdir. Mahkememiz davada görevlidir. Söylemek gerekir ki; Süresi içinde görevli mahkemeye başvuru halinde, yeni mahkemede görülmeye başlayan dava, görevsiz mahkemede açılan davanın devamıdır. Tarafların görevsiz mahkemede yaptıkları usul işlemleri görevli mahkemede de geçerlidir ancak kural olarak görevsiz mahkemenin yaptığı usul işlemleri geçersizdir. Fakat, görevli mahkeme, görevsiz mahkemenin yapmış olduğu işlemleri, bunların tekrarlanması için bir sebep yoksa kararına esas alabilir.(KURU, Baki/ARSLAN, Ramazan/ YILMAZ, Ejder., Medeni Usul Hukuku, Yetkin Yayınları, Genişletilmiş 16. Baskı, Ders Kitabı, s. 156) Aşamalarda, davacı vekiline süre verilerek, dava konusunun incelenebileceği yer tam olarak sorulmuş ve bildirildiğinde, mahalline talimat yazılarak keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması istenmiştir. Keşif sonucu düzenlenen ... tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; ... seri numaralı ... ... marka ... model ... tarafından çekilen ... tesisatının hatalı çekildiği, kontrol valfine dönen hidrolik yağının hidrolik sistemde oluşturduğu basınç nedeni ile hidrolik hortumların, kontrol valfinin ve hidrolik sistemin zarar gördüğü, tesisat montajının ayıplı olduğu, tesisatın çalışır hale getirilmesi için gerekli bedelin dava tarihi itibariyle ... TL, bu nedenle iş makinesinin verimli kullanılamamasından kaynaklanan iş gücü kaybının da dava tarihi itibariyle ... TL olacağı hususları belirtilmiştir. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, itirazlar/beyanlar alınmıştır. İtirazların/beyanların değerlendirilmesi amacıyla bilirkişilerden ek rapor alınmasına aşamalarda karar verilmiştir. ... tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda özetle; kök rapordaki tespitlerin geçerli ve yerinde olduğu, dava konusu iş makinesine ... tarafından çekilen ... tesisatının hatalı çekildiği, tesisat montajının ayıplı olduğu hususlarının kök raporda belirtildiği, tesisatın yanlış çekildiği iş makinesinde meydana gelen arızalar neticesinde ortaya çıktığından ayıbın gizli ayıp olduğu kanaati bildirilmiştir. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, itirazlar/beyanlar alınmıştır. Aşamalarda taraf tanıkları dinlenmiştir. Davalı tanığı ... tarihli duruşmada; " Ben iş makine ..., 8 yıldır davalının yanında çalışıyorum, davacı bizden ... tesisatı çekmek için servis talep etmişti, ... tesisatını çekmemiz 45 dakika 1 saat arası anca sürer, çektikten sonra denemeleri için oradaki davacının ... ve ... teslim ettik, 2 saat kadar deneme yaptılar, makineyi faal durumda bizden teslim aldılar, bizi sonrasında tekrar servis için çağırdılar, tam hatırlamıyorum ama iki gidiş arasında 1 ay yoktur, bu sefer çağrılmamızın sebebi makineye ek aparat takmamızı istemeleri idi, makinenin hidrolik sisteminde hortum parçaları tespit ettik, bu bastırdıkları hortumun kalitesizliğinden kaynaklıdır, hortum hususu bizim işimiz ile alakalı değildir, ancak davacı tarafı makinenin garanti dışına çıkmaması için bundan söz etmememizi istediler, bizde servis formuna bunu yansıtmadık, ... tesisatında yanlış bir şey olduğunda makine çalışmaz ancak bildiğim kadarıyla en az 3 ay kullandılar, sonra bizden bir daha servis talep ettiler, bizim işlerimiz o ara çok yoğundu, dedikleri zamanda gelemeyeceğimizi söylemiştik, yetkilisi o zaman görüşürüz anlamında birşey söyledi, başka bir firmadan servis talep etmişler, bizim tarafımıza herhangi bir ihtar gelmemiştir, zannederim bilirkişi getirmişler ancak biz orada değildik, bizim bir müdahalemiz olmadı, diğer servis ... servisidir, makinenin alındığı yer de orasıdır" şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı tanığı ... talimat yolu ile ... Asliye Hukuk mahkemesinin ... talimat sayılı dosyasının ... tarihli duruşmasında verdiği beyanda; "Ben ...'dan bu yana çeşitli aralıklarla ...'de çalıştım. Halen çalışıyorum. ... ve ... olarak çalışıyorum. ... -... yıllarında biz ...'den ... tesisatı yaptırdık. ... model ... ... tesisatını yaptırdık. ...-...TL kadar bedel ödendi. Ancak bu tesisat nedeni ile sürekli arıza yaşadık. ... grubu sökülmek zorunda kalındı. Çok sorunlar yaşadık zira geri dönüşümden gelen yağın tanka gitmesi gerekirken valfe bağlamışlar bu nedenle valfe ... gitti. Sıfır makine kullanılamaz hale geldi. Aldığımız tesisatı da başka bir firmaya söktürerek yerine yenisini almak zorunda kaldık makine çalışmadığı için uzunca bir süre iş kaybı da yaşadık. Bu nedenle şirkete maliyeti aşağı yukarı o tarihler için ... -... bulmuştu. Zarara karşılık ödeme yapılıp yapılmadığını ben bilmiyorum muhasebe bilir. Üzerinden çok zaman geçtiği için ...'in ...'ye başka herhangi bir ödeme de bulunup bulunmadığını başka iş yaptırıp yaptırmadığını şu anda hatırlamıyorum. Varsa kayıtları mevcuttur. Muhasebededir. Söyleyeceklerim bunlardan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı tanığı olarak bildirilen ... talimat yolu ile ... Asliye Hukuk mahkemesinin ... talimat sayılı dosyasının ... tarihli duruşmasında verdiği beyanda; "Ben davacı şirket yetkilisiyim dava konusu makineyi biz ... yılında aldık. Davalı ile anlaşmamıza göre makineye kırıcı ve ... tesisatı takacaktı. Davalı takarken hattı yanlış bağlaması nedeniyle bilirkişinin tespitine göre sisteme ... verdi. Bu da makinenin hidrolik sistemine komple zarar verdi. Sisteme ... verilmiş olması nedeniyle makine çalışmadı. Davalıyı biz çağırdık ancak davalı gelmedi. Ayıplı hizmet nedeniyle zarara uğradık. İhracat çalıştığımız için sistemimizi tamamen engelledi. Söyleyeceklerim bunlardan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı tanığı olarak bildirilen ...'ın davacı şirket ... hatta ... olduğu, yine dosya içinde mevcut ... Noterliği tarafından düzenlenen ... yevmiye numaralı noter belgesinden anlaşılacağı üzere temsilcilerden birisi olduğu anlaşılmaktadır. Tüzel kişinin taraf olduğu bir davada, o tüzel kişinin kanuni temsilcisi durumunda bulunan kişiler tanık olarak dinlenemezler ( Prof. Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. baskı, cilt 3, s. 2568). Bir davada taraf ya da kanuni temsilcilerinin vakıalar hakkında beyanı isticvap yolu ile alınabilecektir. (Yargıtay HGK, E. 2006/9-315, K. 2006/465) Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/3-437 esas, 2018/669 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; Mevzuatımızda isticvabın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 169. maddesi; "(1)Mahkeme, kendiliğinden veya talep üzerine taraflardan her birinin isticvabına karar verebilir. (2)İsticvap, davanın temelini oluşturan vakıalar ve onunla ilişkisi bulunan hususlar hakkında olur." hükmünü içermektedir. Tarafların hâkim tarafından her dinlenilmesi ya da açıklamalarının alınması teknik anlamda bir isticvap değildir. isticvabın söz konusu olabilmesi için tarafın bizzat kendisinin kanunda belirtilen isticvap usulüne göre özel olarak sorgulanması ve dinlenmesi gerekir. İsticvapta tarafın vekili dinlenemez, taraf davayı vekil aracılığı ile takip etse dahi, isticvabına karar verilen kimseye bizzat davetiye gönderilir (HMK. m.170/1). İsticvabın konusu, dava ile ilgili belli (davanın temelini oluşturan) vakıalar ve onunla ilişkisi bulunan hususlardır (HMK m. 169/2). İsticvap, isticvap edilecek tarafı bir ikrarda bulunmaya götürebileceğinden ve tarafın gelmemesi hâlinde taraf isticvap konusu vakıayı ikrar etmiş sayılacağından bir taraf, ancak kendi aleyhine olan vakıalar hakkında isticvap edilebilir; yoksa, kendi lehine olan vakıalar için isticvap edilemez. Yani, davacının iddiasını dayandırdığı vakıa hakkında davalı; davalının savunmasını dayandırdığı vakıa hakkında davacı isticvap olunur. Bir taraf, kendi lehine olan vakıalar hakkında ancak HMK'nın 144 veya 31. maddelerine göre dinlenebilir (Kuru B./Arslan R./Yılmaz E.; Medenî Usul Hukuku, Ankara 2016, s. 370). Bu açıklamalar ışığında bakıldığında; Dosyada isticvap yapılmasını gerektirir, bir başka deyişle kanuni temsilcinin isticvap usulü ile dinlenmesini gerektirir bir durum da görülmediğinden, ... isimli kişinin beyanları kanuni temsilcinin mahkemeye hitaben beyanları şeklinde anlaşılmıştır. Dosyada aldırılan bilirkişi raporlarında ayıbın gizli ayıp olduğu belirtilmiştir. Dava dilekçesi ekinde de yer alan ... numaralı servis formundan anlaşılacağı üzere, söz konusu ... sistemi davaya konu iş makinesine ... tarihinde çekilmiştir. Formda da açıkça ... tesisatının kontrolleri yapılıp teslim edildiği yazmaktadır. Kural olarak belirtmek gerekir ki; Eser sözleşmesinin eksik veya ayıplı ifa edilip edilmediği, eksik iş ve ayıplardan dolayı talep haklarının ne olduğu ve hangi koşullarla istenebileceği yönünden, sözü edilen eksik ve kusurların eksik iş, açık ayıp ve gizli ayıp olup olmadığının saptanması gerekir. Eksik iş, sözleşme ve eklerine göre yapılması gerektiği halde yapılmayan (noksan bırakılan) işleri ifade eder. Eksik işlerin bedeli, teslim tarihine bu işlerin ikmâl edilebileceği sürenin ilavesiyle bulunan tarihteki rayiç bedellerle talep edilebilir. Eksik işler bedelinin istenebilmesi için teslim sırasında ihtirazi kayıt konulmasına ya da ihtar çekilmesine gerek bulunmamaktadır. Eksik işler yönünden BK’nın 359 ve 362. maddesindeki hükümler uygulanmaz. Açık ayıp, eserde dikkatli bir inceleme sonunda görülebilen ve anlaşılabilen bozuklukları, gizli ayıp ise dikkatli bir inceleme ile ortaya çıkmayan ve sonradan kullanılmakla ortaya çıkan ayıpları ifade eder. Yüklenicinin açık ayıplar nedeniyle sorumlu tutulabilmesi için teslimden itibaren makul sürede (işlerin olağan akışına göre geç sayılmayacak bir zaman süreci içinde) eserin muayenesini yaptırıp varsa ayıplarını ihbar etmesi gerekir (BK.md.359). Aksi halde yüklenici ihtirâzi kayıtsız eseri kabul etmiş sayılacağından ayıba bağlı hakları yitirir (BK.md.362). Sonradan ortaya çıkan gizli ayıpların da ayıba vakıf olunur olunmaz DERHAL bildirilmesi gerekir. Aksi halde iş sahibi eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılır ve ayıba bağlı hakları düşer (BK.md.362). Sözleşmede garanti (teminat) süresi kararlaştırılmışsa ayıp ihbarı bu süre içinde de yapılabilir. Süresinde ayıp ihbarı yapılmışsa, açık ayıplı imalatın bedeli eserin teslim edildiği ve ayıp ihbarının yapıldığı, gizli ayıplı imalatın bedeli de gizli ayıbın ortaya çıktığının anlaşıldığı tarihteki rayiçlerle istenebilir. Şayet sözleşmede özel düzenlemeler varsa öncelikle sözleşme hükümlerinin uygulanması gerekir. (Yargıtay 15. HD., 2016/1874 E., 2017/1749 K.) Bu genel açıklamalar ışığında dosyaya bakıldığında; Eser sözleşmelerinde teslim, yüklenicinin tamamladığı eseri sözleşmeyi ifa etmek niyetiyle iş sahibinin fiili hakimiyetine geçirmesi olarak tanımlanmaktadır. ( Yargıtay 15. HD 20.03.2017 tarih ve 2017/526 E- 2017/1199 K) ... tesisatının çekilip teslim tarihi ...'dir. Ayıp, eser sahibine teslim edilen eserin/işin niteliklerinde, sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına göre teslim edilmesi gereken eserin/işin özellikleriyle karşılaştırıldığında, ortaya çıkan sapmadır. Kısaca ayıp, teslim edilenle, yapılanla, teslim edilmesi/gereği gibi yapılması gereken arasındaki farktır (YAVUZ, Nihat: Ayıplı İfa, Seçkin Yayınevi, 2. Baskı, Ankara 2010, sh. 437-438-447). Yukarıda da bahsedildiği üzere; TBK'nın 477/1. maddesi gereğince gizli ayıplar açısından ise, ayıbın varlığı zaman aşımı süresi içerisinde vakit geçirilmeksizin yükleniciye bildirilmelidir. Ayıp ihbarının yazılı olarak yapılması zorunlu olmayıp süresinde ayıp ihbarının yapıldığı her türlü delille ve tanık beyanıyla dahi kanıtlanabilir. (YHGK'nın 02.02.1979 gün 1977/11-393 E. 1979/80 K. sayılı ilamı). YHGK'nın 13.05.2009 tarih ve 13-160 E., 185 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere, ayıp ihbarı kural olarak şekle tabi bulunmayıp içeriği itibariyle ayıptan karşı tarafın haberdar olmasını sağlamaya elverişli hertürlü ihbarın, ayıp ihbarı olarak kabulü mümkündür. Dava dilekçesinde özetle; söz konusu tesisat çekildikten sonra sürekli olarak arıza meydana geldiği ve bir çok defa müvekkilinin davalı ile iletişime geçtiğini belirtilmektedir. En son ... tarihinde makinenin onarım için davalıya götürüldüğü belirtilmektedir. İddia içeriği, bu tarihten önce arızanın ortaya çıktığını, sürekli olduğunu göstermektedir. Ayıba (gizli ayıba) kurulumdan sonra vakıf olunduğu anlaşılmaktadır ve bahsedilen bir çok defa davalıya başvuru hukuki durumu (ihbar), bunun kanun gereği derhal yapıldığı davacı tarafça ispat edilmelidir. Her ne kadar davalı vekili, bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde davacının ayıbı ... tarihinde öğrendiğini beyan ettiğini ileri sürse de davacının bu yönde bir beyanı yoktur. Ayıbın çok önceden fark edildiği, en son ... tarihinde makinenin onarım için davalıya götürüldüğü iddia edilmektedir. Ayıp ihbarı yapılması hukuki bir işlem değil "hukuki işlem benzeri bir fiil" olması nedeniyle süresi içerisinde ayıp ihbarının yapıldığının, tanık da dahil olmak üzere her türlü delille kanıtlanması mümkündür. (Yargıtay 15. HD., 2018/1965 E., 2018/2595 K.) Davacı tanığının bunu ispata yarayan bir beyanı da yoktur. Delil tespiti başvurusu ve ihtarat ise zaten daha sonradır. Davalı tarafın hazır olduğu ortamda üçüncü kişi firma tarafından durumun tespit edildiği iddiası ise davalı tarafça kabul edilmemiş olup, bunu ispata yarayan bir delil de dosyada mevcut değildir. Tüm dosya kapsamı, yukarıdaki açıklamalar gereği, süresinde ayıp ihbarı olmadığından ispatlanamayan davanın reddi gerekmiştir. HÜKÜM/Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE; 2-Davacı tarafça yatırılan ... TL başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına, harcın davacı üzerinde bırakılmasına, 3-Hükmün niteliği ve tarihi dikkate alınarak; alınması gerekli ... TL peşin harcın, davacı tarafça başlangıçta yatırılan ... TL peşin harç ve aşamalarda yatan ... TL ıslah harcı toplamı olan ... TL harçtan mahsubu ile hazineye gelir kaydına, arta kalan harcın karar kesinleştiğinde istek halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin (delil tespiti dosyası dahil) davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafça dosyada yapılan ve uyap sisteminden kontrol edilen posta-tebligat ücreti toplamı ... TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Zorunlu arabuluculuk gideri ... TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, Dair, davacı vekili ... ve davalı vekili ...'nin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/05/2024 Katip ... ,e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır