İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2016/1271 E. 2019/1566 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2016/1271
Karar No
2019/1566
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2016 KARAR NO : 2019

HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... - DAVALI : VEKİLİ : Av. ... - DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/09/2016 KARAR TARİHİ : 28/11/2019 KARAR YAZIM TARİHİ : 10/12/2019

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; Davalı şirketin Bursa 2. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası üzerinden müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, Takibin kesinleştiğini, davacının haczedilen gayrımenkullerinin satış aşamasında olduğunu, takibe dayanak senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığını, beyanına göre böyle bir senet vermemiş olup senetteki imza da kendisine ait olmadığını, bundan emin olduğu için aldatıldığını, daha önce itirazda bulunmadığını, müvekkilinin asıl borcu icra veznesine bloke etmeye ve teminat yatırmaya hazır olduğunu, İİK.nun 72/3.maddesi kapsamında icra veznesindeki paranın dava sonuna ve hükmün kesinleşmesine değin alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yargılamanın icrası ile icra takibine dayanak senetten dolayı davacının borçsuzluğunun tespitine, senedin ve takibin iptaline, davalıdan kötü niyet tazminatı ile yargılama giderleri ve vekillik ücretinin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile; Davanın zamanaşımına uğradığını, davaya konu bonolar hakkında Bursa 2. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, dolayısıyla davacının takipten 2011 yılında haberdar olduğunu, zamanaşımından davanın reddi gerektiğini, davacının bono altındaki imzanın kendisine ait olmadığını iddia ettiğini, bu iddiasını da icra takibinin başladığı 2011 yılının üzerinden 6 yıla aşkın bir süre geçtikten sonra itiraz etmiş olmasının düşündürücü olduğunu, bu süreçte icra dosyalarından defalarca işlem yapıldığını, borçlunun mallarının haczedildiğini, taşınmazlarının satışa çıkartıldığını ve satıldığını, bu süreçte imzanın kendisine ait olmadığını hiç ileri sürmediğini, takip konusu bonolardaki imzaların borçluya ait olduğunu düşündüklerini, borçlunun müvekkili ile ticaret yaptığı dönemde tüm işlerini kardeşi ...'in vekâleten yürüttüğünü, bonodaki imza borçluya ait değil ise muhtemelen ...’e ait olduğunu, dolayısıyla imza incelemesi yapılacak ise borçlu ...’in kardeşi ...’e vekâlet verip vermediğinin, bu vekâletname ile işlem yapıp yapmadığının noterliklerden, vergi dairelerinden, bankalardan diğer tüm kurum ve kuruluşlardan araştırılmasını, davacı itirazında haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacının dava açmakta haksız ve kötü niyetli olması sebebiyle asıl alacağın %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesini, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. KANITLAR: İcra dosyası, imza örnekleri, bilirkişi raporu, vs. KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME : Dava, davalı tarafından, davacı aleyhine Bursa 2. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında yapılan icra takibinin dayanağı olan senetlerdeki imzanın davacıya ait olup olmadığı, bu senetlerden dolayı davacının davalıya borçlu olup olmadığı tespiti istemine ilişkindir. Mahkememizce; Grafoloji uzmanı bilirkişinin resen seçilerek, icra takibine konu senetteki imzanın davalının eli ürünü olup olmadığı hususunda rapor alınmasına karar verilmiştir. Alınan 24/04/2018 tarihli bilirkişi raporunda; (1. 2, 3 ve 4) numaralarıyla tanımlanmış tetkik konusu senet belgelerin on yüzleri "ÖDEYECEK" bölümlerinde "... EKMEK FABRİKASI-... SEN" adına atılı bulunan imzalar ile ...'in Kurtdereli Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 17.01.2017 tarihli üst yazısı ekinde gönderilmiş, 27.10.2009 işlem tarihlî ve 65321 sayılı "KURTDERELİ VERGİ DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜ BALIKESİR" başlıklı dilekçe üzerindeki samimi mukayese imzası arasında yapılan inceleme ve karşılaştırma neticesinde, İmzaların genel şekli ve işleklik derecesi, İmzaların başlangıç ve bitim el hareketlerinin yapılışı ve açısal özelliği, İmzalar içerisindeki buklesel el hareketlerinin yapılışı, Kaligrafik ve karakteristik özellikler yönünden benzerlikler görülmüş olup, (1, 2, 3 ve 4) numaralarıyla tanımlanmış tetkik konusu senet belgelerin ön yüzleri "ÖDEYECEK" bölümlerinde "... EKMEK FABRİKASI-..." adına atılı bulunan imzaların, 27.10.2009 işlem tarihli ve 65321 sayılı "KURTDERELİ VERGİ DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜ BALIKESİR" başlıklı dilekçe üzerindeki samimi mukayese imzasına istinaden, ... eli ürünü olduğu değerlendirildiği, bildirilmiştir. Mahkememizce; Grafoloji uzmanı bilirkişinin resen seçilerek, icra takibine konu senetteki imzanın davalının eli ürünü olup olmadığı hususunda yeniden rapor alınmasına karar verilmiştir. Alınan 05/07/2019 tarihli bilirkişi raporunda; İnceleme ve bulgular başlığı altında imza incelemesi bölümünde maddeler halinde belirttiği, benzerlikleri fotoğraflar ve diğer uygun görüntü teknikleriyle işaretlemeler yaparak desteklediği inceleme ve bulgular neticesinde; (1 - 11) numara ile tanımlandırdığı inceleme konusu senetler üzerinde ödeyecek "... EKMEK FABRİKASI ......" kaşe izi üzerinde atılı bulunan imzaların ...'e ait karşılaştırmaya esas örnek imzaları arasında gözlediği tersim biçimi, işleklik derecesi, seyir, sürat, istif, itiyatlar ve baskı unsurları yönünden de saptadığım benzerliklere atfen, ... eli ürünü olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Dava İİK’nın 72. maddesine göre açılan icra takibine konu bonodan dolayı borçlu bulunulmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davacı dava dilekçesinde dava konusu bonodaki imzanın kendisine ait olmadığını belirterek bono nedeniyle herhangi bir borcunun bulunmadığını ileri sürmüştür. Mahkememizce davaya konu bonodaki imzanın davacıya ait olup olmadığı yönünde deliller toplanıp bilirkişi incelemeleri yaptırılmış, aldırılan bilirkişi raporlarına göre bonoların üzerinde atılı bulunan imzaların davacı ...'e ait karşılaştırmaya esas örnek imzaları arasında gözlediği tersim biçimi, işleklik derecesi, seyir, sürat, istif, itiyatlar ve baskı unsurları yönünden de benzerliklere atfen, ... eli ürünü olduğu kanaatine varıldığı bildirildiğinden davanın reddine, mahkememizce verilen tedbir kararı gereği dosya kapsamında teminat yatırılmadığı, bu suretle tedbir kararının infaz edilmediği anlaşıldığından davalının tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın REDDİNE, 2-Mahkememizce verilen tedbir kararı gereği dosya kapsamında teminat yatırılmadığı, bu suretle tedbir kararının infaz edilmediği anlaşıldığından davalının tazminat talebinin REDDİNE, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 44,40 TL nispi karar ve ilam harcının peşin alınan 454,27 TL'den mahsubu ile artan 409,87 TL fazla harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Kararın niteliği gereği davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan posta, tebligat gideri 215,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davalı yararına ölçümlenen 3.192,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dair; davacı vekili ile davalı şirket yetkilisinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 28/11/2019

Katip ... ¸E-imzalıdır.

Hakim ... ¸E-imzalıdır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2016/1271, K. 2019/1566, T. 28.11.2019, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2016-1271-e-2019-1566-k-84a79a17dc5c