İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2016/11963 E. 2018/3664 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2016/11963
- Karar No
- 2018/3664
T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DOSYA NO : 2020/240 KARAR NO : 2021/299 DAVA : ZAYİ BELGESİ VERİLMESİ DAVA TARİHİ : 30/06/2020 KARAR TARİHİ : 21/04/2021 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen Zayi Belgesi Verilmesi davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Temsilcisi olduğu ... A.Ş.'ye ... tarihinde kayyum atandığını, daha sonra TMSF'nin kayyımlık görevinin denetim kayyımlığına çevrildiğini, ... tarihinde yaşanan hırsızlık olayında 2019 yılı envanter, yevmiye ve kebir defterleri ile bazı malzemelerin zayi olduğunu belirterek zayi belgesi verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Dava hasımsızdır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava; Yevmiye, Envanter ve Defter-i Kebir defterlerinin çalınması nedeniyle zayi belgesi verilmesi isteminden ibarettir. Zayi belgesi verilmesi TTK.nun 82/7.maddesinde düzenlenmiş olup, anılan maddede ...Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir...." hükmü bulunmaktadır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 16/05/2018 tarih ve 2016/11963 E. 2018/3664K.sayılı kararında ve benzer pek çok ilamında da değinildiği gibi, TTK'nın 82/7 maddesine göre zayi belgesi verilebilmesi için bu maddede belirtilenler gibi olağanüstü hallerden birinin olayda mevcut olması gerekir. Tacirin saklamakla mükellef olduğu ticari defter ve kayıtlarını özenle muhafaza etmesi zorunludur. Dosyada ... ...'ın, ... Memurluğuna ... olay numarası ile ... tarihinde "..." adresinde bulunan ... A.Ş.nin sahibi olduğunu belirterek hırsızlık şikayetinde bulunduğuna ilişkin ifade tutanağı bulunmaktadır. Yine aynı kişinin, aynı karakola ... olay numarası ile ... tarihinde ... yaptığını belirterek adresini "... A.Ş." olarak belirterek hırsızlık şikayetinde bulunduğuna ilişkin ifade tutanağı bulunmaktadır. Yine aynı kişinin, aynı karakola ... olay numarası ile ... tarihinde erdiği ifadesinde ... isimli işyerinin sahibi olduğunu belirterek, ... adresinde bulunan işyerinin kapalı olduğunu, işyerinin bitişiğinde bulunan duvarları sac ile kapatılmış iş yeri deposunun doğu tarafındaki sacın 75 cm genişliğinde vidaları sökülerek açıldığını, bir takım eşyaların çalındığını söylemiştir. Davacının ünvanı ... Olup dava tarihi ...'dir. Öyleyse davada belirtilen hrsızlık olayı ... (Karakol) olay numaralı hırsızlık olayına ilişkin değildir. Zira olay tarihleri davamızdan sonradır ve hırsızlığın meydana geldiği şirket isimleri farklıdır. Öyle ise davaya konu defterlerin kayboluşuna dayanak hırsızlık olayı ... (Karakol) onay numaralı hırsızlık olayına ilişkindir. Bu hırsızlık olayı nedeniyle ...vekili Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinde söz konusu şirketin defterlerinin çalındığı iddiasıyla Zayi Belgesi verilmesi istemiyle dava açmış, açılan dava mahkemenin ... tarih ve ... K.sayılı kararı ile ispat edilemediğinden reddine karar verilmiştir. Huzurdaki davaya konu edilen defterlerin de işte bu hırsızlık olayına konu yerde bulunduğu iddiasına dayanmaktadır. Diğer bir anlatımla, davacı şirketin defterlerinin ...nin ... (Karakol) onay numaralı hırsızlık olayına konu deposunda, bu şirketin defterleri ile birlikte saklandığı iddia edilmektedir. Oysa, aynı kişiye ait işyerlerinin adresleri farklı farklıdır. Her bir işyerinde ayrı ayrı hırsızlık meydana geldiği iddiasıyla şikayette bulunulmuş, soruşturma açılmıştır. Ancak davacı şirketin işyerinde hırsızlık olmamış, ona ait defterlerin başka yerde olduğu iddia edilmiştir. Şirket sahibinin karakol ifadesinde defter ve belgelerin de çalındığı yönünde bir beyanı yoktur. Olaydan günler sonra bu durumun fark edilmiş olması inandırıcı bulunmamıştır. Bu nedenle davanın ispatlanamadığından reddine karar vermek gerekmiş olup şağıdaki hüküm kurulmuştur H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davanın REDDİNE, Alınması gerekli ...-TL harçtan, peşin olarak alınan ...-TL harcın mahsubu ile kalan ...-TL harcın DAVACIDAN ALINMASINA, Davacı tarafça yapılan tüm yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalanının karar kesinleştiğinde talebi halinde DAVACIYA İADE EDİLMESİNE, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda HMK'nun 345 maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulünce anlatıldı.21/04/2021 KATİP ... (E-imzalıdır) HAKİM ... (E-imzalıdır)