İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2016/10172 E. 2019/10217 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2016/10172
Karar No
2019/10217
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/402 Esas KARAR NO : 2024/1154 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 31/07/2019 KARAR TARİHİ : 19/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;17/11/2018 tarihinde sürücüsü ...'un sevk idaresindeki... plaka sayılı otomobilin Kuşadası istikametinden Menderes istikametine doğru seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sebebiyle Develi Mahallesinde giden alt yola düşmesi sonucu maddi hasarlı yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin bu kazada yolcu konumunda bulunduğunu, iş bu kaza sonrası Menderes C.Başsavcılığı olaya ilişkin ... esas sayılı soruşturma sürecini başlattığını, müvekkilinin söz konusu kazanın oluşumunda kusurunun olmadığını, kusuru olmadığı gibi,... plaka sayılı otomobilin bu kazanın oluşumunda tam kusurlu olduğunu, müvekkilinin kaza neticesinde ağır yaralandığını tetkik ve tedavi için Gaziemir Nevvar Salih İşgören Hastanesine sevk edildiğini, gerekli müdahalelerin yapılarak tedavi altına alındığını, bu kaza sonucu müvekkilinin uzun bir süre günlük hayatını sürdüremediğini, çalışamadığını, kendi ihtiyaçlarını karşılayamadığını bakıcıya muhtaç hale geldiğini ve ömür boyu sürecek maluliyetlerin ortaya çıktığını, kaza nedeniyle meydana gelen sakatlanma neticesinde oluşan maddi zararın meydana gelmesine sebebiyet veren... plaka sayılı aracın ... Sigorta A.Ş. Bünyesinde sigortalandığını, zorunlu trafik sigortası kapsamında tazmin bedellerinin karşılanması amacıyla davalı sigortaya 01/03/2019 tarihinde yazılı başvuruda bulunduklarını, davalıya 15 gün içerisinde cevap verilmediği takdirde dava yoluna başvurulacağının ihtar olduğunu, ancak 15 günlük başvuru sürecinin olumlu şeklinde sonuçlanmadığını,20.03.2019 tarihinde Gaziantep Arabuluculuk Bürosuna başvuru yapıldığını,... başvuru numaralı dosya üzerinden görüşmelerin gerçekleştiğini, ancak 14/05/2019 tarihinde ... arabulucu numaralı ... dosya numaralı arabuluculuk sürecinin anlaşmama şeklide sonuçlandığını belirterek müvekkilimizin beden gücü kaybına bağlı olarak belirlendiği anda arttırılmak üzere şimdilik 1.000,00-TL sürekli iş görmezliğe ilişkin maddi tazminatın davalıya ön başvuru yapıldığı tarihten itibaren işletilecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacı müvekkiline verilmesine, müvekkilinin yaşamış olduğu tedavi süreci kapsamında beden gücü kaybına bağlı olarak belirlendiği andan arttırılmak üzere şimdilik 1.000,00-TL geçici iş görmezliğe ilişkin davalıdan alınarak davacı müvekkilline verilmesine tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi özetle; kazaya sebebiyet veren davacının malul kalmasına neden olduğu iddia edilen... plakalı aracın müvekkili sigorta nezinde trafik sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacının meydana gelen kazada malul olmak nedeniyle 24/07/2019 tarihinde 12.085,20-TL ödeme yapıldığını, davacının başvuruda adli tıp raporunu sunmadığı için yapılan bu ödemenin medikal eksperimizin belirlediği oran üzerinden yapılan %20 hatır taşıması indirimi uygulanarak yapıldığını, medikal inceleme ve aktüer raporu ile ödeme dekontunu ekte sunduklarını, bu şekilde mevcutta ödenen tazminatın ikinci kez ödenmesinin istenilmesinin başka bir deyişle tekrar talep etmesinin hukukun kötüye kullanılması ve hak edilenden fazla bir miktar tazminat alınmasına yol açmak olduğunu, davacının ilk başvuruda hesaplanan tazminat miktarını kabul ederek, müvekkili şirketten başka alacağı olmadığını beyan etmiş olmasına rağmen sonrasında müvekkili şirkete karşı dava açarak ödeme yapılmasını talep etmesinin tamamıyla haksız kazanç sağlamak amacıyla hukuka aykırı ve kötü niyetli bir talep olduğundan davanın reddinin gerektiğini, geçici işgöremezlik tazminatı taleplerinin trafik sigortası genel şartları, poliçe özel şartları ile karayolları trafik kanunu hükümleri itibariyle, poliçe teminatına dâhil olmadığını, belirterek davanın esastan reddine,herhangi bir kabul beyanı olmamak kayıt ve şartıyla yukarıda açıklandığı üzere müvekkil şirkete ait poliçenin "tedavi masrafları" ve "bedeni tazminat talepleri" sorumluluğunun, poliçe teminatı dahilinde ve sigortalısının kusuru ile sınırlı olduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır. Dava, trafik kazası sebebiyle sürekli geçici ve kalıcı iş görmezliğe ilişkin maddi tazminat istemine ilişkindir. Davacı 17/11/2018 tarihli trafik kazasında ... plakalı otomobilde yolcu olup, davalı aynı aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyendir. KTK' nın 97. Maddesi gereği başvuru şartı incelendiğinde, davalıya yazılan müzekkereye verilen yazı cevabına göre davacının başvurusu üzerine hasar dosyasının açıldığı ve 12.085,20 TL (24/07/2019 tarihinde) kısmi ödemenin yapıldığı görülmüştür. Davalının sorumluluğu değerlendirildiğinde; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesine göre “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”. Kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.3 maddesinde de “sigortacı poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde genel şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür." şeklinde sigorta şirketin sorumluluğunun kapsamı ifade edilmiştir. Bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. 6098 Sayılı TBK'nun 54. maddesinde çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar ile kazanç kaybı, bedensel zararlar kapsamında sayılmış olup, geçici iş göremezlik zararları da bu kapsamdadır. Sürücü ve işletenin, zarar görenin geçici iş göremezlik zararlarından sorumlu olması nedeniyle, aracın sigortalı olması halinde 2918 Sayılı Yasanın 90. maddesi gereğince (sigortanın sorumluluğu TBK hükümlerine göre belirleneceğinden ve geçici iş göremezlik zararları da 2918 Sayılı Kanunun 92. Maddesinde sigorta teminatı dışında tutulmadığından) davalıdan talep edilebilir. Diğer yandan geçici iş göremezlik zararı tedavi gideri olmadığı gibi SGK'nun sorumluluğunu düzenleyen, 2918 Sayılı Yasanın 98. maddesinde geçici iş göremezlik zararlarının SGK'nun sorumluluğunda olduğuna ilişkin düzenleme de yer almamaktadır. Nitekim, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi tarafından geçici iş göremezlik zararları tedavi gideri kapsamında görülmediği gibi, Yargıtay 10. H.D.'nin 2016/10172 E. - 2019/10217 K. Sayılı ve 24.12.2019 tarihli kararında, "6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenlemede; trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin karşılanacağı belirtilmiş olup, geçici iş göremezlik ödemeleri yasa kapsamı içerisinde bulunmamaktadır." denilerek, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin içtihatlarından farklı bir değerlendirme yoluna gidilmemiştir. Geçici iş göremezlik zararlarının, TBK'nun 54. maddesi kapsamındaki zararlardan olması ve araç işletenin sorumluluğunda bulunması, kaza tarihinde yasanın 92. maddesinde açıkça sigorta teminat dışında sayılmaması nedeniyle geçici iş göremezlik zararları davalının sorumluluğundadır. Genel Şartlarda sigorta primine esas alınan bu zararların SGK sorumluluğunda olduğu belirtilmiş ise de, 2918 Sayılı Yasanın 98. maddesine aykırı şekilde SGK'nın sorumluluğunda olduğunun düzenlenmesi, davalının geçici iş göremezlik zararlarından sorumlu olmadığı sonucunu doğurmaz. Genel şartlar ile sorumluluğu kanun ile belirlenen SGK'nın, aktarılan prim sebebiyle geçici iş göremezlik ödemesinden de sorumlu olacağına ilişkin düzenleme, SGK yönünden bağlayıcı olmadığından, zarar görene karşı da ileri sürülemez. Bu nedenle davalının geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olduğuna kanaat getirilmiştir. Kazaya karışan ... plakalı araç 13.06.2018-2019 tarihleri arasında zorunlu mali sorumluluk trafik sigortası ile davalıya sigortalıdır. Kaza 17/11/2018 tarihinde meydana gelmiş olup, risk periyodu içerisinde olduğundan davacının talep ettiği maddi tazminat kalemlerinden davalı araç sürücüsünün kusuru oranında sigorta şirketi sorumlu olacaktır. TBK' nın 50. maddesi uyarınca davacı zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Bu sebeple davacı bilirkişi deliline dayanmış olup mahkememizce, maluliyet ve maddi zarar bedelinin belirlenmesi için raporlar aldırılmıştır. KUSUR YÖNÜNDEN; davaya konu trafik kazasına ilişkin kolluk görevlileri tarafından tutulan kaza tespit tutanağında kazanın tek taraflı olduğu, davacı/zarar görenin arka koltukta bulunduğu ve kazanın oluşumunda dava dışı sigortalı araç sürücünün tam kusurlu olduğu belirtildiğinden mahkememizce davacının yolcu konumunda bulunması ve kazanın tek taraflı meydana gelmiş olması hususları birlikte değerlendirildiğinden dava dışı sigortalı araç sürücünün tam kusurlu olduğu ve davacının kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığı kanaatine varılmıştır. MALULİYET ORANI VE İYİLEŞME SÜRESİNE YÖNELİK; Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde alınan 30/03/2022 adli sağlık kurulu raporunun sonuç kısmına göre; "Mahkeme dosyasına kazandırılan bulunan ... Hastanesi'nin 25/10/2020 tarihli... nolu Merkez Sağlık Kurulu raporunun fotokopisi incelendiğinde; G46.8 -Serebrovasküler Hastalıklarında Beyin Diğer Vasküler Sendromlar '160-167) ,G63.2 -Diyabetik Polinöropati (E10-E14 ortak Dördüncü Karakter 4 ile ) tanıların olduğu, nörolojik muayanesinde, bilincinin açık .koopere -oryanete olduğu, diyabetik nöropatiye sekoder eldiven çorap duyu kusuru olduğu, yaygın aksonal ve demiyelizan sensorimator polinörapatisinin ve sol siyatalijisinin olduğu kayıtlı olup şahsın geçirdiği 17.11.2018 tarihli trafik kazasına bağlı bulgu belirtilmemiş ve mevcut bulguları şahsın kendinden kaynaklı hastalıkları (diyabetes, melitus, lomber radikülopati ve sol siyatalaji) ile ilişkilendirilmiştir. *-Bu bulgurlara dayanılarak 22.08.1951 doğumlu ... 'ın 17/11/2018 tarihli trafik kazasına bağlı olarak oluşan engelilik oranı, istem yazınızda belirtilen"Engellilik Ölçütü Sınıflandırılması ve Engellilere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik " ( Resmi Gazete .Mart 2013 tarihli 28603 sayılı ) dikkate alınarak değerlendirildiğinde; şahsın olayla illiyet bağı kurulan yaralanmalarının engellilik oranına neden olacak bir arızaya yol açmadığı, dolayısıyla davaya konu kazaya bağlı engellilik oranının %0 (yüzde sıfır) olduğu, *-Geçirdiği kaza nedeniyle tıbbi iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 3(üç) hafta olarak kabulünün uygun olacağı mütalaasına varılmıştır" şeklinde rapor sundukları görülmüştür. Sunulan rapora karşı davacı tarafın itirazları bulunduğundan İstanbul Adli Tıp Kurumu' ndan rapor aldırılmasına karar verilmiş olup ATK' nın ... İhtisas Kurulu'ndan alınan 10/07/2023 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "Mevcut belgelere göre; ... oğlu,... doğumlu, ...’ın 17/11/2018 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmeliği dikkate alındığında; Kulak, Burun, Boğaz, D. Yüz, Sınıf 1. Yüzdeki anormallik daha çok cilt yapısındaki bozukluklar ve dış görünümle sınırlı olduğu; 1.Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %5 (yüzdebeş) olduğu, 2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) haftaya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur."şeklinde rapor sundukları görülmüştür. Mahkememizce aldırılan her iki rapor arasında açık çelişki mevcut olduğundan çelişkinin giderilmesi için İstanbul Adli Tıp Kurumu... Üst Kurulu'ndan alınan 08/02/2024 tarihli raporun sonuç kısmına göre; " ... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler İkinci Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde; Mevcut belgelere göre;... oğlu,... doğumlu ...’ın 17/11/2018 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının; A-)30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmeliği dikkate alındığında; I-Kulak Burun Boğaz, D. Yüz, Sınıf 1. Yüzdeki anormallik daha çok cilt yapısındaki bozukluklar ve dış görünümle sınırlı olduğu; Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %5 (yüzdebeş) olduğu, B-) İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) haftaya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur."şeklinde rapor sundukları görülmüştür. Sunulan raporlar kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre hazırlandığından ve mahkememizce aldırılan ilk iki rapor tartışılarak değerlendirildiğinden çelişki de giderilmiş olduğundan hükme esas alınmıştır. ZARAR KALEMLERİNİN HESAPLANMASI İÇİN Aktüerya Bilirkişiden alınan 09/09/2024 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "17.11.2018 tarihinde yaralanan ...”ın; -Geçici iş göremezlikten kaynaklı maddi zararının 1.015,63 TL olduğu, -Sürekli maluliyetten kaynaklı maddi tazminat alacağının 86.574,20 TL olduğu, önceden yapılan ve güncelleştirilen bedelin (17.744,09 TL) mahsubu sonrası alacağının 68.830,11 TL olacağı, Davacının toplam maddi tazminat alacağının ise 69.845,74 TL'ye tekabül ettiği, Davalı ... şirketinin teminat sorumluluğunun teminat limiti dahilinde olduğu ve ZMMS poliçesi kapsamında teminat limitinin 360.000,00 TL olduğu kanaatiyle,"şeklinde rapor sunduğu görülmüştür. Mahkememizce aldırılan raporda bilirkişi tarafından bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu (Bknz. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi' nin 14.01.2021 tarih ve 2020/2598 Esas 2021/34 Karar sayılı İlamı) ile hesaplamalarda progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi suretiyle (Bknz. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi' nin 14/01/2021 tarih ve 2019/3292 Esas 2021/1848 Karar sayılı ilamı) asgari ücret baz alınarak ve davalının dava tarihinden önce yapmış olduğu ödeme de nazara alınarak mahkememiz ara kararını karşılar nitelikte hesaplama yapıldığından rapor hükme esas alınmıştır. Davacı vekili bedel artırım dilekçesi ile 1.000,00-TL kalıcı işgörmezlik maddi tazminatı 67.830,11-TL artırarak 68.830,11-TL, 1.000,00-TL geçici iş görmezlik maddi tazminatı 15,63-TL artırarak 1.015,63-TL ücretin davalı sigortaya başvuru yapıldığı tarihten itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde hatır taşımasına yönelik savunmada bulunduğundan bu savunma ve müterafik kusur resen inceleneceğinden (Yargıtay 4. H.D. 2022/105 Esas, 2022/11099Karar) dosya sunulan ve toplanan deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı TBK’nın 51. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hatır taşımasından ya da kullanmadan söz edebilmek için yaralanan ya da ölen karşılıksız taşınmış olmalıdır. Taşınan veya kullananın yararının söz konusu olduğu durumda hatır taşıması ilişkisi gündeme geleceğinden işletenin sorumluluğu genel hükümlere göre değerlendirilecek ve tazminattan indirim yapılacaktır. Bu bakımdan hatır taşıma ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma ya da kullanmanın kimin çıkar ve yararına olduğunun saptanması önemlidir. Yarar ekonomik olabileceği gibi, ortak toplumsal değerleri de ilgilendirebilir. Ancak taşıma ve kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir çıkarı veya yararının bulunması halinde hatır taşımasından söz edilemeyecektir. Ayrıca hakim tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda değilse de, bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi, indirim yapacak ise de %20 oranında hatır taşıması indirimi yapması gerekmektedir. Dosya arasında yer alan kazaya ilişkin yürütülen soruşturma dosyasında dava dışı sürücünün 17/11/2018 tarihli ifadesi dikkate alındığında; davacının ve dava dışı şahısların eğlenmek maksadıyla birlikte araca bindikleri sabittir. O halde hatır taşıması yönünden indirim yapılması gerekmiş, aracın sınıfı ve davacının araçta arka koltukta oturması sebebiyle emniyet kemerine ilişkin ayrıca indirim yapılmasına gerek görülmemiştir( Yargıtay 4. H.D. 2021/3759E. , 2021/4961K.). Yasal düzenlemeler gereği, TBK'nun 51. ve 52. maddelerinden kaynaklanan hakkaniyet ve takdiri indirimler nedeniyle, davanın kısmen reddedilmesi halinde, indirimden dolayı reddedilen kısım için davalı yararına vekalet ücreti takdir edilemeyeceği ve yargılama giderleri yönünden taraflar arasında paylaştırmaya gidilemeyeceği göz önüne alınarak mahkememizce hesaplama yapılmıştır. Tüm bu nedenler ile; 17/11/2018 tarihli tek taraflı trafik kazasında ... plakalı aracın sigorta şirketi, dava dışı sürücünün kusuru oranında sorumlu olacak ise de, kazanın tek taraflı olması ve davacı zarar görenin yaşanan trafik kazasında yolcu konumunda bulunması sebebiyle dava dışı sürücü mahkememizce tam kusurlu olarak kabul edilmiş, davacının maluliyet ve iyileşme süresine yönelik sunulan 08/02/2024 tarihli rapor kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre hazırlandığından ve iş bu rapor dayanak alınarak aktüerya bilirkişisi hesaplama yaptığından rapora itibar edilerek sonuç bedelden davacının yolcu konumunda bulunduğu araç sürücünün 17/11/2018 tarihli ifadesi nazara alınarak tüm maddi tazminat kalemlerinden hatır taşıması indirimi (%20 oranında) uygulanarak davanın kısmen kabulüne, kabul edilen maddi tazminat kalemine davalı ... başvuru tarihinden (07/02/2019) itibaren 8 iş günü sonunda temerrüte düşeceğinden bu tarihten itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekmiştir. Arabuluculuk ücreti yönünden; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/23273 Esas, 2022/901 Karar sayılı ilamı aynı doğrultudadır.) Eldeki davada, dava öncesi davalı ... şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davacı tarafça karşılanması gerekmektir (İzmir BAM ... H.D. ...Karar ). HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; -812,50 TL geçici işgöremezlik, 51.515,27 TL kalıcı işgöremezlik olmak üzere toplam 52.327,77 TL maddi tazminatın davalı ... şirketinden (bakiye kalan 347.914,80 TL poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) 20/02/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine, -Fazlaya ilişkin istemin hatır taşıması nedeniyle reddine, 2-Alınması gereken 3.574,50 TL karar ve ilam harcının yatan 334,40 TL peşin harç ve tamamlama harcından mahsubu ile eksik kalan 3.240,10 TL' nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 3-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 334,4 TL peşin harç, 44,40 TL başvurma harcı ve 6.500,00 TL ATK fatura bedeli, 865,83 TL posta ve diğer giderler ile 2.500,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 10.244,63 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-ATK fatura bedeli olup ödenmeyen 3.345,00 TL' nin suç üstü ödeneğinden karşılanmasına, suç üstü ödeneğinden karşılanacak olan bedelin de davalıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına, 5-Davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 7-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına, 8-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı diğer davalının yokluğunda tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/12/2024 Katip ... E imza Hakim ... E imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2016/10172, K. 2019/10217, T. 14.01.2021, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2016-10172-e-2019-10217-k-507abb629d1d