İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2015/8407 E. 2016/12396 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2015/8407
Karar No
2016/12396

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLLERİ : Av. Av. DAVA : Çek İstirdatı (TTK’nun 792. Maddesine dayanan) DAVA TARİHİ : 26/12/2022 KARAR TARİHİ : 23/12/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 25/12/2024 Mahkememizde görülmekte olanÇek İstirdatı (TTK’nun 792. Maddesine dayanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinden özetle; Müvekkilinin hamili olduğu T.C. Ziraat Bankası Kayseri Şubesine ait 30/11/2022 keşide tarihli 250.000,00 TL bedelle çekin zayi olması nedeniyle Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının çek iptali davası açtığını, mahkemece çek hakkında ödeme yasağı kararı alındığını ve dava devam ederken Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 02/12/2022 tarihli ... D.İş sayılı yazılı ile iptali istenen çek hakkında ihtiyati haciz kararı alındığının mahkemeye bildirildiğini, bunun üzerine istirdat davası açmak üzere 2 haftalık kesin süre verildiğini, davalının yasal olmayan ve kötü niyetli bir şekilde söz konusu çeki takibe girdiğini, davanın kabulü ile TC Ziraat Bankası AŞ Kayseri Şubesine ait 30/11/2022 keşide tarihli 250.000,00 TL bedelle çekin gerçek hamil olan müvekkiline iadesine karar verilmesin talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinden özetle; Öncelikle davacının açılmasında hukuki yarar olmadığını, müvekkili şirketin birçok ticari işlem gerçekleştiğini, her kambiyo senedi yönünden borcun doğumuna sebebiyet veren hukuki ilişkiyi araştırmasının beklenemeyeceğini, dava konusu çek için imza itirazının bulunmadığının ve davacının ikrar ettiği üzere dava konusu çekin kambiyo senedi vasfına sahip olduğunu, TTK'da kambiyo senetlerinin devri için ciro ve zilyetliğinin getirilmesinin yeterli olduğunu belirtildiğini, müvekkili şirketin iyi niyetli hamili ve hak sahibi olduğu çekin tahsili için hukuki haklarının kullandığını belirterek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine kötü niyetli olarak yapılan itiraz nedeniyle %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER Kayseri 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 226/12/2022 tarih ... Görevsizlik kararı verildiği, davanın görevli mahkemeye gönderilmesine ilişkin talepte bulunulması üzerine dosyanın Mahkememize tevzi edilerek Mahkememizin ... esas sırasına kaydı yapıldığı, mahkememizin ... esas sayılı dosyasından 06/06/2023 tarih, ... karar sayılı ilamı ile Arabulucuya başvurulmadan açılan davanın dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verildiği görülmüştür. Mahkememizin 06/06/2023 tarih ve ... Esas ... sayılı kararı, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nin 6 H.D.'nin 09/11/2023 tarih ve ... sayılı ilamı ile''...TTK’nin 792. maddesi “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür” şeklindedir. Anılan madde hükmüne göre açılan davada davacının talebi, bir miktar paranın ödenmesi, alacak veya tazminat değil kıymetli evrak olarak çeki haksız olarak elinde bulundurduğu iddia edilen hamilden çekin iadesidir. Bu itibarla TTK’nin 792. maddesi kapsamında açılan çek istirdadı davasında arabulucuya başvurmak dava şartı değildir. Bu itibarla ilk derece mahkemesinin çek istirdadı davasında arabulucuya başvurulmasının dava şartı olduğu yönündeki değerlendirmeleri yerinde değildir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2020/6031 Esas 2021/3835 Karar, 2019/3048 Esas 2020/1093 Karar) Bu durumda ilk derece mahkemesince işin esasına girilip bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın usulden reddine karar verilmesi doğru görülmediği'' gerekçesiyle kaldırılmasına karar verilmekle, mahkememizin ... sırasına kaydı yapılarak işbu dosya üzerinden yargılamaya devam olunmuştur. ... A.Ş'ye yazılan müzekkereye cevap olduğu, çek suretinin dosyamız arasına celp edildiği görüldü. Davacı tanığı ...nın: " Ben davacı ...ile ... Boya isimli şirkette çalışıyorduk, birlikte iş yapmış olduğumuz ... bana birden fazla evrak getirdiği bir günde 250 bin TL bedelli çekin kimin lehine verildiği kısmın doldurulmasını istedi, bende çeklerle ilgilenmediğimi söyledim, bu çek ve bunun dışında birkaç çekle birlikte belgeleri Hasan Karatut'a teslim ettim, ben teslim ettiğimde çekin kimin lehine verildiğine ilişkin kısım boştu, daha sonradan çekin kaybolduğunu duydum, ancak nasıl kaybolduğunu bilmiyorum, birden fazla çek vardı ve olayın üzerinden uzunca bir zaman geçmiştir, ancak hatırladığım kadarı ile 250 bin TL bedelli çek Vakıfbank'a aitti" şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, 6102 sayılı TTK’nun 792. maddesine dayalı çek istirdadı talebine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Ziraat Bankası A.Ş. Kayseri Şubesi'ne ait, 30/11/2022 keşide tarihli, ... çek nolu, 250.000,00-TL bedelli çekin hamili olduğunu, çekin kaybolduğunu, bunun üzerine çek iptali talebiyle Kayseri 2. Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında dava açıldığını, ardından çeke ilişkin ihtiyati haciz kararı alındığının öğrenilmesi nedeniyle iş bu çek istirdatı davasının açıldığını beyan ettiği görülmektedir. Davalı vekili, yasal süresi içinde verdiği cevap dilekçesinde, müvekkilinin iyiniyetli hamil olduğunu savunarak davanın reddine kararı verilmesini ve alacağın %20 oranından az olmamak üzere davacının tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Yargılama sürecinde davalı ... A.Ş. davaya konu çeke ilişkin haklarını Gelecek Varlık Yönetim A.Ş.'ye temlik etmiş olup, temlikname dosya kapsamına sunulmuştur. Taraflar arasında uyuşmazlık konuları dava konusu çekin istirdatı koşullarının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Davaya konu olayda davacının zayi nedeniyle kambiyo senedinin iptali istemiyle açtığı davanın yargılaması sırasında hamilin bulunması üzerine davacıya verilen süre içerisinde iş bu davanın açıldığı görülmüştür. 6102 Sayılı TTK'nun 757/1 maddesi uyarınca, iradesi dışında poliçe elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatabın poliçeyi ödemekten men edilmesini isteyebilir. Aynı yasanan 758/1 maddesi uyarınca poliçeyi eline geçiren kişi bilindiği takdirde mahkeme dilekçe sahibine iade davası açması için uygun bir süre verir. TTK'nun 790.maddesi uyarınca cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı taktirde yetkili hamil sayılır. Aynı yasanın 792.maddesi uyarınca çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür. Kıymetli evrakın yetkili hamili olduğunu ve istem dışı elinden çıktığını ileri süren davacı, halen kıymetli evrakın hamili konumunda olan kişilere karşı istirdat isteminde bulunabilir. Böyle bir iddiada bulunan davacının söz konusu davadaki kanıt yükü, kendisinin davaya konu ettiği kıymetli evrakın son yetkili hamili olduğu ve hali hazırda hamil konumunda olan davalının kıymetli evrakı iktisabında kötüniyetli yahut ağır kusurlu olduğunu ortaya koymak olmalıdır. Buna göre hali hazırda hamil durumunda olan davalının kötüniyet ya da ağır kusurunu ispat zımmında, ciro zincirindeki bir kopukluk, çalıntı olduğu bilinmesine rağmen kıymetli evrakın devralınması gibi unsurlar belirleyici olabilecektir. (Benzer Yargıtay 11.HD.12/12/2014 Tarih, 2014/13735 Esas 2014/19653Karar Sayılı Kararı) Davacı lehtar çekin rızası hilafına elinden çıktığını ileri sürerek işbu davayı açmış, davalı ise çekin yetkili hamili olduğunu savunmuştur. Çekin ciro yoluyla devri için ciro silsilesinin görünüşte düzgün olması yeterlidir. Ayrıca, davalının yetkili hamil olması için ciro silsilesinde imzası bulunanların imzalarının gerçek cirantalara ait olup olmadığını tahkik zorunluluğu yoktur. Somut olaya gelince, dava konusu çekte de mevcut ciro silsilesi içerisinde bu anlamda bir kopukluk bulunmamakta olup, ayrıca ciro silsilesinde ismi geçen lehtar ve cirantaların kaşe ve imzası sahte olsa bile bu durum davalının yetkili hamil olduğu gerçeğini değiştirmez. Davalı tarafın ancak TTK’nın 792. maddesinde öngörüldüğü üzere, kötü niyetle çeki iktisap ettiği veya iktisabında ağır kusurlu olduğu kanıtlandığı takdirde sorumlu olacağı kuşkusuzdur. Tüm dosya kapsamı incelenmeke; davaya konu edilen Ziraat Bankası A.Ş. Kayseri Şubesi'ne ait, 30/11/2022 keşide tarihli, ... çek nolu, 250.000,00-TL bedelli çek yönünden, davalı bankaya karşı istirdat talebinde bulunulmuş olup, davacı tarafça tanık deliline dayanılmış ve tanığın beyanı alınmış ise de tanık beyanı ile davalının kötüniyetli olduğu hususu ispatlanamamıştır. Hemen burada belirtmek gerekir ki eldeki dava yönünden tarafların ticari defter ve kayıtlarında inceleme yapılmasının da sonuca bir etkisi olmayacaktır. Nitekim taraflar tacir dahi olsa kambiyo senetlerinin deftere kayıt zorunluluğu bulunmamaktadır. (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 2015/8407 E. 2016/12396 K. sayılı ile Yargıtay 19.Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 2016/17145 E. 2018/1865 K. sayılı kararı da aynı yöndedir.) Kaldı ki davacı şirketin ciro silsilesinde adının yer almadığı, davalı bankanın ise çeki elinde bulunduran yetkili hamil olduğu görülmekle aralarında ticari ilişki olması da beklenilemez. Son olarak davacı tarafından yemin deliline başvurulmuş ise de HMK.226/1-c maddesi gereği yemine konu edilemeyecek vakalardan olduğu anlaşılmakla davalının kötü niyetle çeki iktisap ettiği veya iktisabında ağır kusurlu olduğu kanıtlanamamış olup, buna göre dava konusu çekte ciro silsilesinde bir kopukluk da bulunmaması dikkate alınarak ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. Dava İİK'nun 72. maddesi uyarınca açılan bir istirdat davası olmadığından iş bu dava yönünden reddedilmesi halinde tazminata hükmedilemeyeceği kanaati ile davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine dair karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-DAVANIN REDDİNE, 2-Davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine, 3-Alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcının dava açılırken davacıdan alınan 4.269,38-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 3.841,38-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde yatıran davacıya iadesine, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama harç ve giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, 5- Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı lehine A.A.Ü.T. 13/1. Maddesi uyarınca 40.000,00-TL nispi vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştikten sonra yatıran ilgili tarafa iadesine, Dair davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 23/12/2024 Katip ¸E-imzalıdır Hakim ¸E-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2015/8407, K. 2016/12396, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2015-8407-e-2016-12396-k-6b60298f5d3f