İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/458 E. 2025/13 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2015/458
Karar No
2025/13
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2015/458 Esas KARAR NO :2025/13

DAVA:Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:29/04/2015 KARAR TARİHİ:13/01/2025

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilleri ... ve ... hakkında alacaklı ... tarafından 11/11/2013 keşide tarihli v e20/05/2014 vadeli 90.000,00-TL bedelli bonoya istinaden ...müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takip konusu bono müvekkillerinden baskı ve tehdit yolu ile alındığını, taraflar arasında borç ilişkisi olmadığını, müvekkilleri ... ve beraber hareket ettiği kişiler hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde yağma ve hürriyetten yoksun bırakma suçlamaları ile şikayet oluşturduklarını ileri sürerek dilekçesinde bildirmiş olduğu diğer nedenlerle; borçlu olmadıklarının tespitine, %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılar ... ve ...'ye karşı, 11.11.2013 keşide tarihli ve 20.05.2014 vadeli, 90.000.00 TL bedel içeren, davacılar tarafından imzalanmış bulunan bonoya istinaden, ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatılmıştır ve bu takibe davacılar tarafından itiraz edildiğini, davacıların dilekçelerinde kısaca borcun aslına ve faizlerine karşı itiraz ettiklerini, takibin durdurulmasını, takibe konu dosyada yer alanı senedin kendisine zorla imzalatıldığını beyan ve iddia ettiklerini, davacılar tarafından yapılan borca-faize itiraz, .... İcra Hukuk Mahkemesi'nde ... E. sayılı dosya ile incelendiğini, .... İcra Hukuk Mahkemesi 19.02.2015 tarihli kararı ile, davacıların şikayetlerini yerinde görmeyerek reddine karar verildiğini, davacılar İcra Mahkemesi'nin bu red kararı üzerine iş bu menfi tespit davasını açtıklarını, davacıların, kambiyo senetlerine özgü olarak başlatmış olduğumuz takibe yaptıkları itirazın haksızlığı, itiraz sebeplerinin gerçeklikten uzak ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu .... İcra Mahkemsi'nce verilen karar ile de ortaya çıkmış olduğunu, davacılar, senette yer alan imzanın kendilerine zorla imzalatıldığını ifade etmiş olduklarını, ancak senedin düzenlenme tarihi (11.11.2013) ile takip tarihi (22.08.2014) arasında geçen 9 ay li gün süre zarfında davacıların bu konuda herhangi bir şikayetleri olmadığını, aynı şekilde davacılar hakkında icra takibine geçilmeden önce ... Bankası A.Ş. aracılığı ile 22.05.2014 tarihli ve ... 58. Noterliğinin onayı ile davacılara gönderilen “ödememe protestosuna” da davacılar tarafından herhangi bir itiraz da yapılmadığını ileri sürerek dilekçesinde bildirmiş olduğu diğer nedenlerle; davanın reddine, %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görüldü. DELİLLER VE GEREKÇE: Davacı taraf delil olarak; icra dosyası, savcılık dosyası, tanık, isticvap ve tüm yasal delillere dayanmıştır. Davalı taraf delil olarak; .... İcra Hukuk Mahkemesi ... E. Sayılı dosyası, 11/11/2013 keşide tarihli ve 20/05/2014 vadeli 90.000,00-TL bedelli bono, ... 58. Noterliği, 22/05/2014 tarihli, ... yevmiye numaralı ödeme protestosu, tanık, bilirkişi incelemesi, yemin, isticvap ve tüm yasal delillere dayanmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Eldeki dava; takibe konu bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti (menfi tespit) davasıdır. ...Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile davalı tarafça davacılar aleyhine 11/11/2013 düzenleme tarihli, 20/05/2014 vade tarihli 90.000,00 TL bedelli bonoya dayanarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe girişildiği, davacıların bononun silahla tehdit edilerek, zorla imzalatıldığını, davalıyla aralarında hukuki ilişki olmadığını, davalıya borçlu olmadıklarını ileri sürdüğü, davalının da davacılar ile aralarında büyükbaş hayvan satın alınması söz konusu olduğunu, davacıların borçlu olduğunu savunduğu anlaşılmıştır. Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6).Fakat, menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK’nın 6. maddesi gereğince davacıya düşer. Örneğin; alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Kuru-El Kitabı, s.370 ilâ 372). Kambiyo senedi ve bononun hukukî niteliğine değinmek gerekirse; bütün mücerret alacaklarda olduğu gibi kambiyo senedi alacağı da kural olarak, uygun bir asıl borç ilişkisine, bir illî ilişkiye dayanır. Bir kambiyo senedi düzenleyip veren ve bu senedi alan herkes, bütün hukukî işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir amaca ulaşmak istemektedir. Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır. Bu genel açıklamadan sonra, hemen belirtmelidir ki, bono, ödeme vaadi niteliğinde bir kambiyo senedi olup, bağımsız borç ikrarını içerir. ... CBS 25/09/2024 2015/... Soruşturma 2024/... Karar sayılı kararı ile; TCK 148/1 ve 148/2'den Yağma suçundan değil yasanın TCK 106/1 Tehdit suçuna vücut verdiği, dolayısıyla Tehdit suçunun üst sınırının 2 yıl olduğu, suçun 2013 tarihinde gerçekleştiği için TCK 66/1-e dava zaman aşımına uğradığı, ayrıca TCK 67/2'deki yazan hallerinde (dava zamanaşımı kesilmesi) dosyada olmadığı, ayrıca Hürriyeti Yoksun Bırakma bakımından dosyanın içerisinde de herhangi bir somut delilin de olmadığı anlaşılmakla; Şüpheliler hakkında kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmıştır. Takibe konu bononun tehditle imzalatıldığına dair her türlü şüpheden uzak somut başkaca bir delil de yoktur. Dolayısıyla davacı senedin tehditle imzalatılıp zorla elinden alındığı iddiasını ispatlayamamıştır. Bonoda şekil şartları TTK'nın 776.maddesinde sayılmıştır. Yerleşik Yargıtay kararlarında ve öğretide de kabul edildiği gibi, bonolara özgü seçimlik unsurlardan biri de, temel borç ilişkisinden kaynaklanan borcun dayandığı nedenin gösterilmesine yönelik "bedel kaydı"dır. "Bedel kaydı" kambiyo senedinin ihtiyari kayıtlarındandır. Bu kayıt keşidecinin (borçlunun), senedin lehdarından (alacaklıdan) karşı edayı aldığını ispata yarar. Aslında kambiyo senetleri hukuku yönünden bu kayıtların bir anlamı ve önemi yoktur. Çünkü, kambiyo senedinin düzenlenmesiyle, soyut bir borç ilişkisi yaratılmaktadır. Bu nedenle de karşı edimin elde edilip edilmediğinin önemi de bulunmamaktadır. Temel borç ilişkisinin bir sözcükle senede yansıtılması, şeklinde ortaya çıkan bedel kaydının varlığı ya da yokluğu senedin bono niteliğini etkilemez. Zira, bono, bağımsız borç ikrarını içeren bir senettir. Bu nedenle bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu iddia eden tarafa aittir. Ancak, bir defa bir mal alışverişine dayandığı "malen" kaydıyla ya da bir alacak borç ilişkisine dayandığı "nakten" kaydı ile senede yazılmışsa, artık buna uyulmak gerekir. Bu kayıtların aksinin savunulması senedin talili (nedene, illete bağlanması) anlamına gelir ki, böyle bir durumda ispat yükü yer değiştirir. Senedi talil eden, savını kanıtlamak yükümlülüğü altına girer. Senette borcun nedeni "mal" ya da "nakit" olarak belirtilmişse, tarafların yazılı borç sebebine dayanmaya hakkı olacağından, ispat yükü bunun aksini ileri süren tarafa ait olacaktır. Eğer yanlardan biri senet metninde yazılı kaydın doğru olmadığını söylüyorsa, lehine olan senet karinesi çürümüş sayılacak, bunun sonucu olarak da, iddiası paralelinde ispat yükünü de üstlenecektir. Buna senedin talili denmektedir. Bu anlamda talil senet metninde açıklanan düzenleme (ihdas) nedenine aykırı beyanda bulunma anlamına gelmektedir (Hukuk Genel Kurulu'nun 17.12.2003 gün, 2003/19-781 E, 2003/768 K. sayılı kararı ) Davacıların senedin bedelsiz olduğuna dair iddiaya ilişkin ispat yükünün kimde olduğunun tespiti açısından da öncelikle davalının, büyükbaş hayvan satışı nedeniyle davacıların senedi kendisine verdiğine yönelik savunması yönünden bu savunmanın senedin talili niteliğinde olup olmadığı hususu değerlendirilmelidir. Somut olayda takibe konu bonoda davacılar keşideci davalı ise lehtardır. Davaya ve icra takibine konu bonoda ihdas nedeni bulunmadığı, bu suretle de davalının bononun hayvan satışı karşılığı düzenlendiği şeklindeki beyanının senet metnini talil ettiği anlamına gelmeyeceği, ispat yükünün yer değiştirmeyip davacıda olduğu, ancak davacı yanın iddiasını yazılı delille kanıtlayamadığı gibi yemin deliline dayanmadığı anlaşılmakla kanıtlanamayan davanın reddine ilişkin aşağıdaki kararı vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gerekli olan 615,40-TL maktu ilam harcının, başlangıçta yatırılan 1.590,00-TL peşin harçdan mahsubu ile fazla alınan 974,60-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınıp davalıya verilmesine, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 HAFTA içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup, usulen anlatıldı.13/01/2025

Katip ... e-imzalı

Hakim ... e-imzalı

Atıf: İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2015/458, K. 2025/13, T. 13.01.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-11-asliye-ticaret-mahkemesi-2015-458-e-2025-13-k-e45b179b2392