İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2015/3357 E. 2017/1838 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2015/3357
Karar No
2017/1838
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/611 Esas KARAR NO : 2024/558 DAVA : Alacak (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/09/2021 KARAR TARİHİ : 11/07/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının eşi olan dava dışı 3. şahis ... ...'in bankaya ... garantili Kobi Değer Kredisi almak için başvuruda bulunmuş olduğunu, davalı banka tarafından yapılan çalışmalar neticesinde davacının kefaleti alınmak koşulu ile ... Kobi Değer Kredisi verilebileceğinin bildirildiği, söz konusu durum üzerine 3. şahıs ... ...'in 01/02/2019 tarihinde kredi sözleşmesi imzaladığını, davacının 04/02/2019 tarihinde kullanılan 250.000,00 TL bedelli ... Kobi Değer Kredisi'ne müteselsil kefil olduğunu, 13/02/2019 tarihinde ... nolu 250.000,00 bedelli ... Kobi Değer Kredisi dava dışı 3. Şahıs ;... ...'in ... Yubesi nezdindeki ... İBAN nolu hesabına aktarıldığını, davalı bankanın ... ...'e 36 ay vadeli bir ödeme planı çıkarmış olmasına rağmen, ... ...'in kredi bedeli ile planlamış olduğ ticari yatırımından vazgeçmiş kullanmış olduğu ... nolu 250.000,00 TL bedeli ... garantili Kobi Değer Kredisi'ni 13/04/2020 tarihinde davalı bankaya ödemek koşulu ile kapattığını, dava dışı 3. Şahıs ... ...'in ticari faaliyeti Covid-19 salgını sebebiy ile bozulması ile birlikte ... ... davalı banka tarafından adına tanımlanan kerdi kartı ticari kredi hesapları ve 5941 sayılı çek kanunu uyarınca davalı bankanın sorumlu olduğu bedeller sebebi ile davalı bankaya borçlandığını, davalı banka dava dışı 3. şahıs ... ...'den olan alacağını tahsil etmek amacı ile .... İcra Dairesi'nin 2021/... esas sayılı dosyası üzerinden asıl borçlu sıfatı ile ... ... aleyhine kefil sıfatı ile davacının aleyhine takip başlatıldığını, davacı tarafça takibe itiraz edildiğini, davalı bankanın .... ATM'nin 2021/... d.iş sayılı dosyası üzerinden ihtiyati haciz kararı aldığını, davacının tüm taşınır taşanmazlarının banka hesaplarının haczedilmesi üzerine davacının davacıya toplam 222.410,00 TL ödeme yapmak zorunda kaldığını, belirterek davanın kabulü ile davacının haciz tehdidi altında ödemiş olduğu 222.410,00 TL'nin 220.730,00 TL'sinin ifa tarihi olan 27.04.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, 777,00 TL'sinin ifa tarihi olan 03.05.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, 910,00 TL'sinin 05.05.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davalı bankadan alınarak davacıya verilmesine, dava değerinin %20'sinden az olmamak kaydı davalı banka aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine,tüm yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalı banka üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davalı banka dava dışı ... ... arasında 04/02/2019 tarihli ve 250.000,00 TL bedelli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi ekdedildiğini ve davacıda bu Genel Kredi ve Teminat Szvleşmesined müştereken ve müteselsilen kefil olduğunu, davacıya tek sayfada ibaret kefalet sözleşmesi imzalatıldığını, davacının iddialarının doğru olmadığını, davacının eşi ile imzalanan Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesinden bilgisinin olmadığı iddiasının doğru olmadığını, davacının kefil olarak söz konusu sözleşmeye imza attığıını, ... ... tarafından borçlar ödenmeyince öncelikle ... Noterliğinin 01 Mart 2021 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi çekilerek hesap kat edilmiş ve borç ödenmeyenci .... İcra Müdürlüğü'nün 2021/... esas sayılı dosaysı ile icra takibine geçildiğini ve borcun davacı tarafından ödenerek kapatıldığını belirterek davanın reddine, davacının asıl alacağın yüz yirmisinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE Taraflara usulüne uygun davetiye tebliğ olunmuş sözleşme, dekontlar, .... ATM'nin 2021/... d.iş sayılı dosyası, .... İcra Dairesi'nin 2021/... esas sayılı dosyasının UYAP sureti, dava konusu kerdi sözleşmesinin hesap döküm kayıtları ve hesap hareketleri dosya arasına alınmıştır. Dosya grofolog bilirkişiye tevdi olunmuş düzenlenen 05/10/2022 tarihli raporda inceleme konusu sözleşme ön bilgi formu sayfası aslında "... ..." ismine atfen atılmış imzanın davacı ... ...'in el ürünü olduğu kanaatinde olduğunu belirtilmiştir. Dosya yeniden bilirkişiye tevdi olunmuş düzenenen 24/04/2024 tarihli raporda incelem konusu ... Bankası A.Ş'nin ... müşteri numaralı 04/02/2019 tarihli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi Ön Bilgi Formu aslında "... ..." ismine atfen atılmış imzanın davacı ... ...'in el ürünü olduğu belirtilmiştir. Dosya bankacı bilirkişiye tevdi olunmuş düzenlenen 07/05/2024 tarihli raporda davalı banka ile dava dışı kredi borçlusu/kredi lehtarı (asıl borçlu)... ...- ... şahıs firması arasında Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği, işbu sözleşmeyi davacı kefilinde müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olduğu, anılan sözleşme kapsamında kullandırılan ticari nitelikli kredilerin öngörülen süre içinde ödenmemiş oldukları nazara alındığında, davalı bankanın davacı hakkında takip ve dava hakkının bulunduğu kanaati edinildiği, Davacı/Kefillerin Sorumluluğu: Davacı kefilin/lerin kefalet sözleşmesinde gösterilen kefalet limitlerinin 250.000,00 TL olduğu, temerrüt tarihi itibariyle hesaplanan asıl borç toplamının 165.742,02 TL olduğu, dolayısıyla hesaplanan asıl borcun kefalet limitinden daha düşük seviyede olması nedeniyle,davacı kefilin/lerin kendi temerrüdü ve bunun hukuki sonuçlarından dolayı kefalet limitiyle sınırlı olmaksızın (Emsal, Y.19. HD. 07.12.2015 T. 2015/3357 E. ve2015/16301 s. K.) borcun tamamından müteselsilen sorumlu sayılabileceklerinin söylenebileceği (Lütfen bkz: TBK 589 m. mülga B.K 490.m'nın sayın yargı makamınca değerlendirilebilineceği aşikardır) fazlaya ilişkin 14.349,15 TL (184 200,73 -169.851,58z) reddi durumunda, TAKİP TARİHİNDENi tibaren 123.522,53 TL asıl alacak (ticari krediler için) tutarı tamamen tahsiledilinceye kadar yıllık 444,30 oranında; 42.219,49 TL asıl alacak (KMH*4Businesskart için) tutarı tamamen tahsil edilinceye kadar yıllık 425,08 oranında işleyecektemerrüt faizi ve bu faiz üzerinden 5 gider vergisi (BSMV) ile birlikte istenilebileceği,3.Davacı, dosya içeriğindeki 30.04.2021 tarihli EFT dekontuna göreicra dosyasına 209.585,96 TL tutarında ödeme yapmıştır. Böylece kredi borcunun tamamının ödenmiş olduğu davalının da kabullerindedir. Başka birdeyişle davacının davalı bankaya herhangi bir borcu kalmamıştır.Yukarıda (İV) bent altında etraflıca irdelendiği üzere; Davacı kefilyukarıda özeti sunulmuş olan emsal içtihatlara göre 1. ve 6. Sıradakikredilerden her ne kadar sorumlu olmadığı değerlendirilmekte ise de,davacının kefalet akdi bölümünde (yani kefalet imzasının hemen üstündeki şerhe göre) belirtilen “ İşbu sözleşme tahtında vermiş olduğum kefalet, kefalettarihinden önceki borçları da kapsamaktadır. “ hükmünü içermekte olduğundan, davacı kefilin 1. ve 6.sıradaki kredi borçlarından da müteselsilensorumlu sayıldıkları kanaati edinilmiştir. Böylece davacı kefilin tüm krediborçlarından müteselsilen sorumlu olduğu ortaya çıkmaktadır. Bu durumTBK'nun 589 m. 3.fıkrasının 2.bendi uyarınca yasal mevzuat açısından dadesteklenmektedir O halde davacı kefilin dava tarihi itibariyle sorumlu olduğu borcun 204.822,97 TL olduğu, bu durumda davacının istirdaden talep edebileceği herhangi bir alacağın bulunmadığı belirtilmiştir. Dava istirdat davasıdır. Yapılan yargılama, bilirkişi rapor ve ek raporları, icra takip dosyası ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 583/1. Maddesine göre, kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır. TBK'nın 582. Maddesine göre de kefalet sözleşmesi, mevcut ve geçerli bir borç için yapılabilir. Ancak gelecekte doğacak veya koşula bağlı bir borç için de bu borç doğduğunda veya koşul gerçekleştiğinde hüküm ifade etmek üzere kefalet sözleşmesi kurulabilir. TBK'nın 589. maddesi gereğince kefil, asıl borç ve borçlunun kusur ve temerrüdünden kefalet limiti ile, kendi temerrütünün hukuki sonuçlarından ise kefalet limiti ile sınırlı olmaksızın sorumludur (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi’nin 07.03.2017 tarihli 2016/13721 E., 2017/1838 K. sayılı ve 21.12.2016 tarihli 2016/6502 E., 2016/16085 K. sayılı emsal kararları). Bir başka anlatımla kendi temerrütü oluştu ise bu aşamadan sonra limit ile sınırlı olmaksızın kendi sorumluluğu başlar. Kefil, kefili olduğu genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borçtan sorumlu olmakla birlikte banka tarafından yeni bir sözleşme düzenlenerek kredi kullandırılması durumunda yeni sözleşmede, ilk sözlemeye kefalet eden kefilin imzası bulunmaması ve ilk sözleşmede yeni imzalanan sözleşmeye atıfta bulunulmaması halinde bu yeni kullandırılan krediden dolayı ilk sözleşmeye kefalet edenin sorumluluğundan söz edilemeyecektir . Somut olayda davacı ... ... ile Davalı banka ile dava dışı asıl borçlu ... ... arasında 01/02/2019 tarihli 1.850.000,00-TL limitli genel kredi sözleşmesi akdedilmiş ve davacı sözleşmeyi 04.02.2019 tarihinde 250.000,00-TL limiti ile sınırlı olmak üzere müteselsil kefil olarak imzalamıştır. Kefalet sözleşmesinin, 6098 sayılı TBK'nın 583. maddesindeki geçerlilik koşullarını taşıdığı tespit edilmiştir. TBK 589. maddesine göre, kefil, kefalet sözleşmesinde belirtilen azamî miktarla sınırlı olmak üzere, asıl borç ile borçlunun kusur veya temerrüdünün yasal sonuçlarından sorumlu olduğu gibi kendi temerrüdünün sonuçlarından ayrıca sorumludur. Davacının kefalet akdi bölümünde (yani kefalet imzasının hemen üstündeki şerhe göre) belirtilen “İşbu sözleşme tahtında vermiş olduğum kefalet, kefalet tarihinden önceki borçları da kapsamaktadır.“ hükmünü içermekte olduğundan, davacı kefilin 1. ve 6.sıradaki kredi borçlarından da müteselsilen sorumlu sayıldığı, yine Önbilgi Formu: Yukarıda belirtilen 16.08.2012; 12.11.2014, 13.11.2018 ve 04.02.2019 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi akdinden önce özellikte 04.02.2019 tarihli sözleşmeden dolayı 01.02.2019 tarihinde taraflar arasında Ön Bilgi Formu imzalanıp sözleşme içeriğinin tetkiki için sözleşmenin bir sureti kredi lehtarına ve kefillerine sunulmuş olduğu anlaşılmaktadır. Sözleşme içeriklerinin tetkik edilip uygun bulunması sonucunda anılan Genel Kredi Sözleşmesinin imzalarımış olduğu görülmektedir. Dolayısıyla sözleşme akdinden önce sözleşme içeriğini tetkik etme olanağı sağlanmış olduğu için, sözleşme içeriğinin davacı yanca kabul edilmiş olması üzerine sözleşme akdinin kurulmuş olduğu anlaşılmaktadır. (TBK 20-28 m). O halde davacı kefilin dava tarihi itibariyle sorumlu olduğu borcun (vekalet ücreti/tahsil harcı hariç) 204.822,97 TL olduğu, bu durumda davacının istirdat talebinin yerinde olmadığı anlaşılmakla davanın reddine, yine şartları oluşmadığından Kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davanın REDDİNE, Kötü niyet tazminat talebinin reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 3.370,61 TL harcın yatıran tarafa iadesine, 3-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T göre hesaplanan 35.362,00 TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderini kendi üzerine bırakılmasına, 5-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığı için bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına, 7-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsiliyle Hazine adına gelir kaydına, 8-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, 5235 sayılı Kanun'un 33-(1), 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341-(1) ve devamı maddeleri uyarınca, gerekçeli kararın usulen taraflardan her birine tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre dahilinde, Mahkememize dilekçe ile başvurmak suretiyle ... Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/07/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2015/3357, K. 2017/1838, T. 01.02.2019, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2015-3357-e-2017-1838-k-02f568878d97