İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2015/15331 E. 2017/2581 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2015/15331
Karar No
2017/2581
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO :2025/47 Esas KARAR NO:2025/65 DAVA:Zayi Belgesi Verilmesi DAVA TARİHİ:21/01/2025 KARAR TARİHİ:27/01/2025 KANUN YOLU :İSTİNAF Mahkememizde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı dava dilekçesinde özetle; tüm hisleri kendi adına kayıtlı bulunan ve kapanış talebi 22/04/2016 Tarihli Resmi Gazetede tasfiye girişi ilanı bulunan ... adresinde hizmet veren ... Şirketi'ne ait diğer gerekli kapama işlemlerinin yapılabilmesi için imza sirküsü ve karar defteri talebi yapıldığını ancak bu belgelerin kayıp olduğu ve bulunamaması sebeple bu iş bu davayı açmak zorunda kaldığını belirterek ... Şirketi'ne ait imza sirküsü ile şirket karar defterinin zayiliği kararı verilmesini talep etmiştir. Dava, zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir. Taraf ehliyeti hukuki ilişkinin sujesi olabilme ehliyetidir. 6100 sayılı HMK'nin 50. maddesinde "Medenî haklardan yararlanma ehliyetine sahip olan, davada taraf ehliyetine de sahiptir." şeklinde açıklanmıştır. Davada taraf ehliyetinden maksat bir davada davacı veya davalı olarak yer alabilme ehliyetidir. Bu kavram medeni hukuktaki hak ehliyetinin, medeni usul hukuku alanındaki uzantısını oluşturur. (Tanrıver, S., Medeni Usul Hukuku, C.I, 2016, S.485). Kişinin taraf ehliyetinin bulunması, taraf olarak yer aldığı davasını yürütebilmesi için tek başına yeterli değildir; kişinin dava ehliyetine de sahip olması gerekir. (Erişir, E., Medeni Usul Hukukunda Taraf Ehliyeti, 2007, S.57). Dava ehliyeti ise bir kişinin bizzat ya da tayin edeceği temsilcisi aracılığı ile dava açabilmesi, davayla ilgili usul işlemleri yapabilmesi ve kendisine karşı dava açılması halinde hakkını koruyucu beyanlarda bulunabilme yani savunma yapabilme ehliyeti olarak tanımlanabilir ve HMK'nın 51. maddesinde "Dava ehliyeti, medenî hakları kullanma ehliyetine göre belirlenir." şeklinde düzenlenmiştir. Buna göre medeni hakları kullanma ehliyetine yani fiil ehliyetine sahip olanlar dava ehliyetine de sahiptirler. Sıfat ise davanın esasına yani maddi hukuka ilişkin bir kavram olup dava konusu talep bakımından kimin hak sahibi, kimin yükümlü olduğunu ifade eder. Davada davacı ve davalı olarak yer almakla taraf olarak gösterilenlerin maddi hukuk bakımından gerçekten bu niteliği taşıyıp taşımamaları tümüyle birbirinden farklı kavramlardır. Sıfat, tarafın bir özelliği olmadığı gibi usule ilişkin bir kavram da değildir. Aksine sıfat, davanın taraflarının ihtilaflı maddi hukuk ilişkisinin gerçek süjesi olup olmadığı ile ilgilidir (Pekcanıtez Usul, S.607). Sıfat, nihai karar verildiğinde, davanın haklı veya haksız olduğunu ifade eder. Dava takip yetkisi ve sıfatın davadaki durumunu belirtmek bakımından, davanın yürütülmesi ve karara ulaşmasındaki sürecin dava takip yetkisini, bu sürecin sonunda maddi hukuka yönelik sonucun ise sıfatı karşıladığı söylenebilir (Pekcanıtez Usul, S.612). Bir sübjektif hakkı dava etme yetkisi (dava hakkı) kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bu nedenle, o hakka ilişkin bir davada davacı olma sıfatı (aktif husumet ehliyeti) o hakkın sahibine aittir. Hakim kendisine sunulan dava malzemesinden (davalı veya davacının bildirdikleri vakıalardan yani dava dosyasından) bir itiraz sebebinin varlığını (sıfat yokluğunu) öğrenirse, bunu kendiliğinden gözetir. (Medeni Usul Hukuku El Kitabı, Prof. Dr. Baki Kuru, Av. Burak Aydın, C.I, S.332, 333, 334) TTK'nın 82/7. maddesinde ise; "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir." hükmü düzenlenmiştir. Bu itibarla somut olaya bakıldığında; dava dışı şirkete (... Ltd. Şti.) ait ticari defter ve belgeler (karar defteri) hakkında zayi belgesi verilmesi talep edilmesine rağmen, eldeki davanın, davacı asil tarafından gerçek kişi olarak ve kendi adına açıldığı, dava dilekçesinde gerçek kişi ...'in davacı olarak yer aldığı, dava dışı (... Bakım ve Spor Okulları Tic. Ltd. Şti.) şirketin dava dilekçesinde davacı olarak bulunmadığı, nihayetinde zayi belgesi verilmesi davasının, zayi olduğu iddia olunan ticari defter ve belgelerin sahibi tarafından açılması gerektiği, bu suretle ayrı bir tüzel kişiliği bulunan şirket yerine yetkilisinin kendi adına bu tür bir davayı açmasına olanak bulunmadığından davacı ...'in aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Nitekim, konuya ilişkin yargı uygulamasına bakıldığında: YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ 2015/15331 E. 2017/2581 K. sayılı ilamında: "...iptali istenen defter ve kayıtların bir kısmı, dava dışı ... ... Ticaret Ltd. Şti’ye ait olup, davacı gerçek kişi kendi adına dava açmıştır. Bu durumda ... ... Şti’ye ait ticari defter ve kayıtları yönünden davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi gerektiğinden..." İSTANBUL BAM 14. HUKUK DAİRESİ 2023/1270 E. 2023/1373 K. sayılı ilamında: "...Davacı asil, dava dışı şirkete ait 2013-2023 yıllarına ilişkin tüm defterlerin ve faturaların çuval içinde iken kaybolup zayi olduğunu iddia etmektedir. Davanın zayi belgesi verilmesi talebini içerdiği, davanın, davacının yetkilisi olduğu şirket tüzel kişiliği adına açılması gerekirken doğrudan şirket yetkilisi tarafından şahsı adına açılmış olduğu, şirket tüzel kişiliği adına açılan bir davanın bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davacı gerçek kişinin temsilcisi olduğu şirketin ticari defter ve belgelere ilişkin zayi belgesi talep etmekte somut olay açısından aktif dava ehliyeti olmadığı anlaşıldığından ..." İSTANBUL BAM 13. HUKUK DAİRESİ 2021/688 E. 2021/778 K. sayılı ilamında: "... zayi belgesi verilmesi davasının, zayi olduğu iddia olunan ticari defter ve belgelerin sahibi tarafından açılması gerekir. Ayrı bir tüzel kişiliği bulunan şirket yerine yetkilisinin kendi adına bu tür bir davayı açmasına olanak bulunmamaktadır. ..." İSTANBUL BAM 43. HUKUK DAİRESİ 2024/482 E. 2024/1722 K. sayılı ilamında: "...davacı şirket defter ve kayıtlarını bulunduğu çantasının çalındığı idiasıyla şirket kuruluş defterleri, pay defteri, genel kurul toplantı ve müzakere defteri ve karar defteri için zayii belgesi verilmesi talep edilmektedir. Dava dilekçesi ekindeki imza sirküsü ve incelenen ticaret sicil gazetesine göre davacının talebe konu şirketin yetkili müdürü ise de davacı eldeki davayı şirket adına değil kendi adına açmış olup bu hali ile eldeki davada aktif husumeti bulunmadığından mahkemece davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır...." İSTANBUL BAM 14. HUKUK DAİRESİ 2021/1142 E. 2022/893 K. sayılı ilamında: "...Dava dışı ...Reklam Hizmetleri Ltd.Şti'nin 04.11.2019 tarihinde tasfiyesinin sona erdiği ve tasfiyenin sona erdiğinin 05.11.2019 tarihinde tescil edildiği, ...'ın tasfiye memuru olarak atandığı anlaşılmaktadır. Eldeki davanın 05.04.2022 tarihinde ... tarafından verilen vekaletnameye istinaden; terkin olunan şirket adına değil, ...'ın kendisi adına açıldığı görülmüştür. Dava dışı şirketin karar tarihinden önce ticaret sicilden terkin edildiği davacının, sözkonusu şirkete zayi belgesi verilmesi talebiyle kendi adına dava açamayacağı davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar vermesinde herhangi bir hukuka aykırılık yoktur...." şeklindedir. Yapılan açıklamalar karşısında emsal nitelikteki Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi kararları uyarınca, eldeki davanın ... tarafından gerçek kişi olarak ve kendi adına açıldığı, dava dilekçesinde davacının ... olduğu, ancak hem dava dilekçesi içeriğinde hem de talep sonucunda dava dışı ... Ltd. Şti. ait ticari defterler hakkında zayi belgesinin verilmesinin talep edildiği, bu halde davacının defter sahibi olan ... Ltd. Şti. olması gerektiği, şirket temsilcisi olan ...'in doğrudan ve şahsı adına dava açmasının mümkün olmadığı, somut olayda zayi belgesi verilmesi talep edilen şirket bakımından açılmış bir dava bulunmadığı, zayi belgesi verilmesi davasının zayi olduğu iddia olunan ticari defter ve belgelerin sahibi tarafından açılması gerektiği, bu suretle ayrı bir tüzel kişiliği bulunan şirket yerine yetkilisinin kendi adına bu tür bir davayı açmasına olanak bulunmadığından eldeki davada davacı ...'in aktif dava (husumet) ehliyeti olmadığı anlaşılmakla davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : (Ayrıntısı ve Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere); 1-Davanın aktif husumet yokluğundan REDDİNE, 2-Harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-HMK 333. maddesi hükmü uyarınca davacı tarafından yatırılan ancak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen davacıya İADESİNE, Dair, davacının yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.27/01/2025 Katip ... E- İmza Hakim ... E- İmza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2015/15331, K. 2017/2581, T. 05.04.2022, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2015-15331-e-2017-2581-k-ca2a8d6ba9ab