İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/1092 E. 2020/395 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2015/1092
- Karar No
- 2020/395
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2015/1092 Esas KARAR NO : 2020/395 DAVA : Maddi Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 16/09/2015 KARAR TARİHİ : 09/09/2020 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan maddi tazminat davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. İDDİA VE TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 07/08/2015 tarihinde sürücü... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın, park halinde bulunan... plakalı aracına binmek üzere olan müvekkili...'a çarpması sonucunda maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, trafik kazası tespit tutanağına göre kazanın oluşumunda... plakalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu, Torbalı Cumhuriyet Başsavcılığının... nolu soruşturma sayılı dosyası üzerinden soruşturmanın devam ettiğini, müvekkilinin söz konusu kaza nedeniyle yaralanarak hayati tehlike atlattığını ve kaza nedeniyle elinde ağır şekilde hasar meydana geldiğini, kazadan sonra iyileşme sürecinde yardıma muhtaç kaldığını, müvekkilinin kaza tarihinde 44 yaşında inşaat işçisi olarak çalıştığını ve tüm geçimini eliyle sağladığını, aylık ortalama gelirinin 1.500,00 TL olduğunu, kaza nedeniyle çalışamadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 28/03/2016 havale tarihli beyan dilekçesinde özetle; 1.000,00 TL'lik maddi tazminat taleplerinin 200,00 TL geçici iş göremezlik, 200,00 TL sürekli iş göremezlik, 100,00 TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri, 200,00 TL bakıcı gideri, 200,00 TL tedavi için ulaşım gideri ve 100,00 TL muhtemel tedavi ve estetik giderinden oluştuğunu beyan etmiştir. CEVAP VE SAVUNMA: Dava dilekçesi ile duruşma gün ve saatini bildirir davetiyenin davalıya tebliğ edildiği, davalının davaya cevap vermediği, davalı vekilinin aşamalardaki beyanlarında davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. DAVA: Dava, 6098 Sayılı TBK'nın 71 ve 2918 Sayılı KTK'nın 85 ve devamı maddeleri kapsamında açılan motorlu araç işletilmesinden kaynaklanan maddi(sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri, bakıcı gideri, tedavi için ulaşım gideri ve muhtemel tedavi ve estetik gideri) tazminat isteğine ilişkindir. DELİLLER: -Torbalı CBS'nin...nolu soruşturma dosyası sureti, -... Torbalı Devlet Hastanesi'nin 12/11/2015 tarihli yazısı ve eki, -EMOT Hastanesi'nin 11/11/2015 tarihli yazısı ve eki, -... plakalı aracın 08/04/2015-08/04/2016 tarihleri arasındaki döneme ait karayolu motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi, -Trafik kusur bilirkişi ...n 05/04/2016 tarihli raporu, -Ege ATK'nın 08/08/2016, 08/02/2019 ve 09/09/2019 tarihli maluliyet raporları, -Mahkememizce kaza mahallinde 05/10/2016 tarihinde yapılan keşif, -Trafik kusur bilirkişi ...ün 03/11/2016 tarihli kök raporu ile 19/12/2016 tarihli ek raporu, -ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin 22/01/2018 tarihli kusur raporu, -Aktüer bilirkişi Av. ...n 26/03/2019 tarihli kök raporu ile 28/05/2020 tarihli ek raporu. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesinde, “İşletenlerin, bu Kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise "işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1.maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd.; Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd). 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanunun 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir. Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hakimin takdirine bırakmıştır. Uygulama ve öğretide de (S. Ünan, “Ergün A. Çetingil ve Rayegan Kender’e 50. Birlikte Çalışma Yılı Armağanı 2007”, s. 1180) bu husus kabul edilmektedir. Sorumluluk hukukunun amacı, zarar görenin uğramış olduğu gerçek zararı gidermek, kaybolan bir değerin yerine, nitelik veya nicelikçe benzer bir değer koymaktır. TBK'nın 54. maddesinde, bedensel zarara uğranılması nedeni ile talep edilebilecek zarar türleri belirtilmekte olup çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ile tedavi giderleri de bu zarar türleri arasında yer almaktadır. Bedensel zarara uğrayan kimse, çalışma gücünü sürekli veya geçici olarak yitirmesinden ve ileride edineceği kazançtan yoksun kalmasından doğan zarar ile bütün giderlerini isteyebilir. Çalışamamaktan kaynaklanan zarar ise geçici iş göremezlik nedeniyle olabileceği gibi; sürekli iş göremezlik biçiminde de olabilir. Geçici iş göremezlik zararı, zararı görenin yaptığı iş ve gelir durumu itibariyle iyileşme süresinde elde edemediği kazançtan ibarettir. Sürekli iş göremezlik zararı ise beden gücü kaybına uğrayan kişinin, zarar görmeden önce yapmakta olduğu iş için daha fazla bir güç (efor) harcaması nedeniyle doğan zarardır. Zarar görenin herhangi bir iş yapmasa dahi, meydana gelen beden gücü kaybı nedeniyle günlük işlerini gerçekleştirmesi sırasında daha fazla güç harcayacağı açıktır. Yukarıda yapılan açıklamalar ve dosya kapsamında toplanan tüm deliller bir arada değerlendirildiğinde; davacının 07/08/2015 tarihinde yaralanması ile neticelenen trafik kazasında kazaya karışan dava dışı ...n sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde 08/04/2015-08/04/2016 tarihleri arasında karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortasının bulunduğu, davaya konu trafik kazasının sigorta poliçesi ile teminat altına alınan dönem içerisinde 07/08/2015 tarihinde meydana geldiği, mahkememizce alınan 05/04/2016 tarihli ilk trafik kusur bilirkişi raporunda davalı sigorta sürücüsünün %15 kusurlu olduğu yönünde bilirkişi görüşünün olduğu, tarafların itirazları üzerine mahkememizce mahallinde keşif yapılarak yeniden kusur raporu alınmasına karar verildiği, bu kapsamda yapılan keşif sonucunda alınan 03/11/2016 tarihli kök rapor ile 19/12/2016 tarihli ek raporda davalı sigorta sürücüsünün %25 kusurlu olduğu şeklinde bilirkişinin görüş bildirdiği, raporlar arasında çelişki bulunması üzerine mahkememizce çelişkinin giderilmesi amacıyla dosyanın Adli Tıp Kurumu Başkanlığı İstanbul Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderildiği, ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan 22/01/2018 tarihli kusur raporuna göre davalı sigorta sürücüsünün %15 oranında kusurunun bulunduğu, poliçe tarihi dikkate alınarak davacının maluliyetinin Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre belirlenmesi için mahkememizce dosyanın Ege Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalına gönderildiği, Ege ATK'dan alınan 08/08/2016, 08/02/2019 ve 09/09/2019 tarihli raporlara göre davacının kaza nedeniyle altı(6) ay geçici iş göremez olduğu, çalışma gücü kaybının %26 olduğu, sürekli olarak bakıma muhtaçlık durumu ile estetik operasyon ihtiyacının ise bulunmadığının tespit edildiği, davacının bakıcı ihtiyacının olup olmadığı yönünden davalı dosyanın ATK ... İhtisas Kuruluna gönderilmesini talep etmişse de davacı vekilinin 21/02/2020 tarihli duruşmada bakıcı giderine ilişkin talebinden feragat ettiği, bu nedenle mahkememizce ATK'dan maluliyet raporu alınmasına lüzum görülmediği, karar tarihine en yakın güncel veriler ile poliçe tarihi dikkate alınarak yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda davacının tazminat taleplerinin pmf yaşam tablosuna göre belirlenmesinin mahkememizce aktüer bilirkişiden istendiği, aktüer bilirkişi tarafından davacı tarafından talep edilebilecek geçici iş göremezlik tazminatının 956,06 TL ve sürekli iş göremezlik tazminatının ise 26.769,55 TL olarak hesaplandığı, aktüer bilirkişi tarafından geçici iş göremezlik tazminatı yönünden yapılan hesaplama doğru ise de sürekli iş göremezlik tazminatında maluliyet raporu tarihi itibariyle davacının yaşına göre %26,2 maluliyet oranına göre yapılan hesaplamanın yerinde olmadığı, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarında, zarar, haksız fiilin gerçekleşmesi ile ortaya çıktığından davacının kaza tarihindeki yaşına göre oluşan %26 maluliyet oranı esas alınarak zarar tespitinin yapılması gerektiği, ancak bu eksikliğin yeniden rapor alınmasını gerektirmediği, bilirkişi tarafından işlemiş gelir dönemi, iskontolu aktif gelir dönemi ve iskontolu pasif gelir dönemi toplamı olarak belirlenen 681.159,09 TL üzerinden %26'lık maluliyet oranı ve davalının %15 kusur oranına göre hesaplama yapıldığında davacı tarafından talep edilebilecek sürekli iş göremezlik tazminatının 26.565,20 TL olduğu, Ege ATK raporuna göre davacının estetik operasyon ihtiyacının bulunmadığı, bu talebin reddi gerektiği, davacının SGK tarafından karşılanmayan tedavi ve ulaşım gideri olduğunu belgelendiremediği ve ispatlayamadığı, bu nedenle bu talebin de yerinde olmadığı, davacının bakıcı gideri talebinden de feragat ettiği, davacı vekilinin 18/06/2020 tarihli dilekçesiyle değer artırım dilekçesi sunduğu, dilekçesinin davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, 6098 sayılı TBK'nın 71, 2918 sayılı KTK'nın 85, 86 ve 91. maddelerine göre davalının meydana gelen zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, ATK Trafik İhtisas Dairesinin kusur raporu, Ege ATK maluliyet raporları ile aktüer bilirkişi raporlarının oluşa ve dosya kapsamına uygun, gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, hükme esas alınabileceği, talep olunan geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının poliçe limiti sınırları içerisinde kaldığı ve davalının dava ile temerrüde düştüğü, davalının ceza soruşturmasında uzlaşma olduğu ve bu nedenle tazminat davası açılamayacağına ilişkin savunmasının aksine soruşturmanın şikayet yokluğu nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığı kararı ile neticelendiği ve iş bu dava yönünden dava engeli oluşturmadığı anlaşılmakla davacının geçici iş göremezlik talebinin kabulüne, sürekli iş göremezlik talebinin kısmen kabulüne kısmen reddine, bakıcı gideri talebinin 6100 sayılı HMK'nın 307. maddesi uyarınca feragat nedeniyle reddine, SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri, ulaşım gideri ve ileride yapılacak estetik operasyon gideri taleplerinin ise ayrı ayrı reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle; DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE KISMEN REDDİNE 1-Davacının geçici iş göremezlik tazminatı talebinin KABULÜ ile 956,06 TL geçici iş göremezlik tazminatının dava tarihi olan 16/09/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 2-Davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin KISMEN KABULÜ ile 26.565,20 TL sürekli iş göremezlik tazminatının dava tarihi olan 16/09/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 3-Davacının bakıcı gideri talebinin 6100 sayılı HMK'nın 307. maddesi uyarınca feragat nedeniyle REDDİNE, 4-Davacının SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri, ulaşım gideri ve ileride yapılacak estetik operasyon gideri taleplerinin AYRI AYRI REDDİNE, 5-Alınması gerekli 1.879,97 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 27,70 TL peşin harç ve 95,00 TL ıslah harcı toplamı olan 122,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.757,27 TL'nin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 6-Davacı tarafından yatırılan 27,70 TL başvurma harcı, 27,70 TL peşin harç ve 95,00 TL ıslah harcı toplamı olan 150,40 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 7-Davacı tarafından yapılan 1.350,00 TL bilirkişi ücreti, 650,50 TL ATK rapor ücreti, 300,00 TL araç ücreti, 206,30 TL keşif harcı ve 389,73 TL müzekkere-tebligat giderinden oluşan toplam 2.896,53 TL yargılama giderinin davanın kısmen kabulü ile kısmen reddi sebebiyle tarafların haklılık oranına göre (27.521,26/28.325,61=0,97) 2.814,27 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 8-Davacı dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan 2020 Yılı AAÜT'nin 13/1. fıkrası uyarınca 4.128,18 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 9-Davalı dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan 2020 Yılı AAÜT'nin 13/1-2. fıkraları uyarınca 804,35 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE, 10-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya İADESİNE, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile ya da tarafların bulundukları yer Asliye Ticaret Mahkemesi vasıtasıyla mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 09/09/2020
Katip ... -e imzalıdır.
Hakim ... -e imzalıdır.