İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2015/10383 E. 2010/636 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2015/10383
Karar No
2010/636
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/730 Esas KARAR NO :2025/392 DAVA:İtirazın İptali DAVA TARİHİ:06/12/2024 KARAR TARİHİ:20/06/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davalılar tarafından 13.07.2023 tarihinde ..., ... Mahallesi, ..... Sokak, No:57 adresinde yapılan çalışma esnasında davalı tarafça gereken dikkat ve özenin gösterilmemiş olması sebebiyle davacı şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiğinin tespit edildiğini, davalılar tarafından hasardan doğan bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine, hasar tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz dahil 3.948,27-TL'nin tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını ve borçluya ödeme emri gönderildiğini, davalılar ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra borca ve icra takibine itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptali ile takibin devamına, davalılar aleyhine hükmolunacak meblağın %20'den az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkum edilmesine. yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafın üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu hasarın davalı idare tarafindan verilen bir hasar olmadığını, söz konusu hasarın gerçekleştiği yerde davar tarafından bizzat herhangi bir çalışma yürütülmediğini, davacının zarar iddiasının yüklenicilerin çalışmalarından kaynaklandığını ispata yarar bir delil sunulmadığını, davacının hasar iddiasını ispat edecek deliller sunmadığını, davaya konu yerde yüklenici ... Şirketi tarafından çalışma yapıldığını, dava konusu hasarın meydana gelmesinde davacının karşılıklı kusur durumunun araştırılması gerektiğini, davacı ... A.Ş.'nin söz konusu hasarın meydana gelmesinde kusurlu olduğu ve yasanın emredici hükmüne rağmen mevcut tesisatını yasada belirlenen şekilde döşemediğini, zaman zaman tesisatlarına zarar verilmesine kendi eylem ve kusuru ile sebebiyet verdiğinin anlaşıldığını, davacı şirketin hasar gördüğünü iddia ettiği alt yapı tesisinin standartlar çerçevesinde tesis edilmiş olup olmadığının bilinmediğini, hasarın oluştuğu iddia edilen sahada davacının alt yapı tesislerini ... Şartnamelerine uygun döşemediği, ikaz ve uyarı amaçlı yazılı ve inşai anlamda gerekli tedbirleri almadığının kuvvetle muhtemel olduğunu, davacı tarafından talep edilen hasar bedelinin rayice ve gerçeğe uygunluğunun şaibeli olduğunu, gerçek hasar bedelinin belirlenmesi gerektiğini, davacının dağıtılamayan enerji bedeli ile eşik kesinti süresi aşım bedelllerini talep edemeyeceğini belirterek davanın reddini, davaya konu yerde yüklenici ... Şirketine davanın ihbar edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacının üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : .... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası, Arabuluculuk son tutanağı, Hasar tespit tutanakları, Hasar dosyası, Altyapı Kazı dosyası, Hizmet alım sözleşmesi, Bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. .... İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı takip dosyası celp edilmiş, incelenmesinde, davalı borçlular hakkında 28/11/2023 tarihinde 3.604,19-TL asıl alacak ve 344,08-TL işlemiş faiz alacağının tahsili amacıyla ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edildiği, davalının süresi içinde borca, faize ve faiz oranına itiraz ettiği, itiraz ile birlikte takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Elektrik mühendisi bilirkişi Mehmet Şen tarafından hazırlanan bilirkişi raporuna göre; Davalı kurum, kazı çalışmalarını kendisi değil, yüklenicilerine yaptırdığını ve kusur ve sorumluluğun yüklenicilerinde bulunduğunu, yüklenicileriyle arasında yaptığı taşeronluk sözleşmesinde üçüncü şahıslara verecekleri zarar ve ziyanı yüklenicilerin karşılaması gerektiğine ilişkin hüküm bulunduğunu ileri sürse; kazı çalışmaları davalı kurumun denetimi altında yapıldığından, yüklenicleri ile yaptığı sözleşmenin tarafı olmayan davacı şirketi bağlamayacağından davalı ... Müdürlüğü'nin hasarın oluşumunda kusurlu ve sorumlu olduğu, ancak, davacı şirketin, %30 müterafik kusuru bulunduğundan, davalı ... Müdürlüğü'nün % 70 oranında kusurlu ve sorumlu bulunduğunun davacı şirketin asıl alacağı 3.449,30-TL, icra takip tarihine kadar birikmiş faiz 329,29,-TL, davacı şirketin toplam alacağı 3.778,59-TL olduğunun, Davacı ... A.Ş.'nin, icra takip tarihi itibariyle .... İcra Müdürlüğü'nün ...sayılı dosyası kapsamında davalı ... Müdürlüğü'nden 3.778,59 TL alacağı bulunduğunun yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ... Müdürlüğü'nün, icra takibine itirazının iptal edilerek, .... İcra Müdürl ün ...sayılı dosyası kapsamındaki İcra takibinin yeni belirlenen 3.778,59 TL üzerinden devam etmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davalı borçlu tarafından gerçekleştirilen haksız eylem neticesinde davacı şirketin tesislerinde oluşan zararın tazmini için başlatılan icra takibine vaki olmuş itirazın İİK'nın 67/1. maddesi uyarınca iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Mahkememiz görevli ve yetkilidir. Tarafların incelenen icra dosyasına göre taraf ve dava ehliyeti vardır. İtirazın iptali davasının yasal dayanağını oluşturan İİK.nun 67/1. maddesinde; takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği öngörülmüştür. İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı). Uyuşmazlık; 13/07/2023 tarihinde " ... İlçesi, ... Mahallesi, 1033. sokak no: 57 " adresinde gerçekleştirilen alt yapı çalışmaları nedeniyle oluşan zarar arasında uygun illiyet bağı olup olmadığı, davalının sorumlu olup olmadığı, var ise tespit edilen zarar kalemlerinin davalıların haksız fiiline nazaran kadri maruf olup olmadığı ve talep edip edemeyeceği, itirazın iptali ve icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı konularında toplanmaktadır. Davacı şirketin, 13/07/2023 tarihinde " ... İlçesi, ... Mahallesi, 1033. sokak no: 57 " adresinde bulunan alt yapı tesislerinin davalı İskinin ihale ile işi verdiği yüklenici dava dışı ... şirketi tarafından hasara uğratıldığı, davacı şirket personeli tarafından düzenlenen hasar tutanağı ile tespit edildiği, çalışma yapan davalı kuruma ait iş makinasının fotoğraflandığı görülmüştür. 15/06/2006 tarih ve 26199 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren "Büyükşehir Belediyeleri Koordinasyon Merkezleri Yönetmeliği" nin 4. Maddesinde tanımlandığı üzere "altyapı" kavramı "içme suyu kanalizasyon projeleri, elektrik doğalgaz, telefon, kablolu televizyon bağlantı hatları gibi telekomünikasyon projeleri hafif yaylı toplu taşıma ve metro projeleri, termal ısınma ve enerji besleme projeleri ve benzerleri gibi raylı toplu taşıma sistemleri ile yollar ve kaplamaları" ifade etmekte ve kazı çalışmalarına başlanılmadan alt yapı kazı müsaadesi alınması zarureti olduğu, yüklenicinin kazıyla ilgili belediyeden alt yapı kazı müsaadesi almadan ve bölgede alt yapısı olabilecek kurumdan gözcü talep etmeden, kabloya hasar verildiği anlaşılmıştır. Yukarıda anlatılan gerekçelerle yüklenicinin kazı çalışmalarına başlanılmadan alt yapı kazı müsaadesi alınması zarureti olduğu, yüklenicinin kazıyla ilgili belediyeden alt yapı kazı müsaadesi almadan ve bölgede alt yapısı olabilecek kurumdan gözcü talep etmeden, alt yapı araştırması yapmadan kazıya başlanılmış olması ve çalışmalar sırasında kazı çalışması yapanın daha dikkatli olması, çalışmalarını ona göre yönlendirmesi ve gerekiyorsa elle kazı yapması gerektiğinden , meydana gelen olayda yüklenicinin kazı yaparken dikkatsiz çalıştığı ve gereken tedbirleri almadığı anlaşılmıştır. Hasar yerine ilişkin fotoğraflar dikkate alındığında; ... Kablo Tesis Şartnamesinde, ‘’ Kablo kanalın açılması, kanal dibine kum serilmesi, kablonun üzerine kum serilmesi, kuınun üzerine tuğla yerleştirilmesi, üzerine tuvanen malzemenin doldurulması, ikaz bandının serilmesi, zeminin eski haline getirilmesi" hükmü olmasına rağmen, dosyadaki arıza yeri fotoğraflarının incelenmesinden dava konusu mahalde davacı şirketin kablonun üstüne ve altına kum sermediği, kablonun üzerine koruyucu tuğla koymadığı, ikaz bandı olmadığı yani kabloyu ... Şartnamesine uygun döşemediği anlaşıldığından davacının %30 oranında davalının %70 oranında kusurlu olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir. Her ne kadar davalı vekilince müvekkiline husumet düşmeyeceği savunulmuş ise de işveren konumunda olan davalı kurumun yüklenici firma tarafından yapılan işlerin yönetmelik ve şartnamelere uygun olarak yapılmasını denetlemek ve kontrol etmekle gözetim ve denetim yetkisi bulunmaktadır. Bu itibarla davalı kurumun sorumlu olduğu anlaşılmakla davalının bu yöndeki itirazlarına itibar edilmemiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; düzenlenen bilirkişi raporu ve mahkememizde görülen emsal dosyalar dikkate alınarak davaya konu hasarlarla ilgili olarak davacı tarafından onarılarak çalışılır hale getirilen işlerin ... birim fiyatlarına göre hesaplama yapıldığı, davacının oluşan hasar tutarı bakımından mahkememizce resen yapılan değerlendirme ile ... birim fiyatlarına göre kablo onarım bedelinin KDV dahil (1.094,68-TL malzeme + 197,04-TL kdv) 1.291,72-TL hesaplandığı, davalının %70 oranında kusurlu olmakla 1.291,72-TL x %70 =904,20-TL hasar bedeli ve ( 13.07.2023-24.11.2023 tarihleri arasında değişen oranlarda avans faiz işletilmesi ile 92,24-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 996,44-TL hasar tutarında sorumlu olduğu, davacı tarafından talep edilen araç, personel ve montaj talebi yönünden Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08/12/2010 tarih 2010/7-530 E. 2010/636 K. Sayılı ilamında da belirtildiği üzere; haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerli olduğu, zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebileceği ve zarar görenin zararı giderebilmek için kendi çalıştırdığı işçilerine ödediği ücretler genel idare giderleri olup haksız fiil meydana gelmese dahi ödenmesi gereken giderler olmakla zararla ilgisinin bulunmadığı, özel olarak adam tutulup çalıştırıldığı kanıtlanmadıkça haksız fiil meydana gelmeseydi dahi yapılacak bu nitelikteki giderler zarar kapsamına dahil edilemeyeceğinden hasarın özel olarak adam tutulup çalıştırılmak suretiyle giderildiğine ilişkin fatura vs. İspatlayıcı belge sunulmadığı anlaşılmakla haksız fiillerde gerçek zarar ilkesinin benimsendiği bu anlamda gerçek zarar olarak nitelendirilemeyeceği anlaşılmakla montaj ve araç ve personel giderleri talebi yönünden alacak kalemi olarak dahil edilmemiş, davacı tarafça talep edilen dağıtılamayan enerji bedeli talebi yönünden Yargıtay 4. HD'nin 2015/10383 E. 2015/12692 K., Yargıtay 3. HD 2012/19781 E. 2012/24032 K.) Sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere;" tüketilmeyen elektrik santrallerde otomatik olarak üretilmeyip ancak kullanıldığı anda üretilerek enerji nakil hatları üzerinden dağıtılan bir enerji türüdür. Kullanılan enerji miktarı günün değişik saatlerinde farklı olduğundan kesinti (inkıta) süresi belirlenemez ve bu sebeple de satılamayan enerji bedeline hükmedilemez." "Hasar nedeniyle enerji nakil enerjisinin beslediği mahalde bir miktar elektrik kesintisinin olduğu muhakkaktır. Davacı elektrik enerjisi üreten bir şirket değildir, sadece dağıtımını yapmaktadır. Dolayısıyla kesinti nedeniyle henüz üreticiden bir elektrik almamıştır. Öte yandan mesken ve işyerlerine kullanılan elektrik miktarı günün değişik saatlerinde farklılık göstermektedir. Kablodaki hasar nedeniyle bir mahaldeki kesintinin hasar görmeyen enerji nakil hattından beslenmesi olanağı da mevcuttur. Kullanılan enerjinin kesinti süresinin kesin olarak belirlenmesinin mümkün olmadığı dikkate alındığında satılamayan enerji bedeli talep edilmesi usul ve yasaya uygun değildir."(İzmir BAM 4. HD 2018/563 E. 2019/524 K.) içtihatlar gereğince gerçek zarar ilkesine göre davacının dağıtılamayan enerji bedeli talebi yönünden alacak kalemi olarak dahil edilmemiş, davacının eşik kesinti süresi aşım bedeli talebi yönünden Elektrik Dağıtımı Ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliğine göre, abonelerin, yıllık eşik değerlerin aşılmasında veya günlük süreleri aşan kesintilerde dağıtım şirketi tarafından ilgili kullanıcıya tazminat ödenmesi gerekmektedir. Yani, sözü geçen yönetmelik, davacı şirketin abonelere tazminat ödemesine ilişkindir. Bu nedenle, davacı şirketin eşik kesinti süresi aşım bedelini davalıdan talep edebilmesi için sözü geçen bedeli ilgili kullanıcılara ödediğini somut belgelerle kanıtlaması gerekmekte olup dosyada bu konuda bilgi ve belge bulunmadığı ve ispatlanamadığı anlaşılmakla gerçek zarar ilkesi gereğince eşik kesinti süresi aşım bedeli talebi yönünden alacak kalemi olarak dahil edilmemiştir. Dava konusu hasar haksız fiil şeklinde gerçekleşmiş olup, haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Faiz bu tarihten itibaren başlayacaktır. 3095 sayılı Yasa’nın 2/3. maddesi uyarınca, gerçek veya tüzel kişi tacirler arasında, haksız eylem dahil her türlü nedenden kaynaklanan alacaklarda, istek halinde T.C.Merkez Bankası’nın kısa vadeli kredilere uyguladığı avans faizi oranında temerrüt faizine hükmedilmesi gerekmekte olup mahkememizce resen hesaplama yapılmıştır. Uyuşmazlığın haksız fiile dayalı olduğu, likit olmayıp kimin ne kadar ve hangi sebeple sorumlu bulunduğu yargılamayı gerektirdiğinden davacı tarafın şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Kabul oranı: % 25,24) HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; a) Davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından 904,20TL asıl alacak ve 92,24TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 996,44-TL alacağa yönelik yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin belirtilen bedeller üzerinden ve takip talebindeki şartlarla DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, b) Alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince 615,40-TL nispi karar harcından peşin yatırılan 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 187,80TL harcın davalıdan n alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan toplam 5.478,40-TL yargılama giderinin kabul oranına göre 1.382,74-TL sinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, artan kısmının üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 996,44-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 2.951,83-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 8-Artan gider avansının karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan sonra yatıran tarafa re'sen iadesine, Dair, miktar yönünden kesin olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 20/06/2025 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2015/10383, K. 2010/636, T. 24.11.2023, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2015-10383-e-2010-636-k-790c0d3d2bb1