İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2014/9316 E. 2014/9764 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2014/9316
Karar No
2014/9764
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/368 Esas KARAR NO : 2024/360 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/06/2023 KARAR TARİHİ : 23/05/2024 Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde, ... A.Ş. tarafından ... no.lu Otel Paket Sigorta Poliçesi ile sigortalı olan, ... Mah. ... Cad. ... No:... ... riziko adresinde bulunan sigortalı makine (fırın), davalının hizmet kusuruna bağlı voltaj dalgalanması sebebiyle zarara uğradığını, hasar nedeniyle, müvekkili tarafından, ... nolu hasar dosyası kapsamında, sigortalı ... marka elektrikli kombi fırın için, ... tarihinde, ...,... Euro tutarında hasar ödemesi yapıldığını ,davalı, elektrikli cihaz ve makinelerde arızaya sebep olacak voltaj düşüklülüğü veya yüksekliği ve voltaj dalgalanmalarından sorumlu olduğunu, müvekkili tarafından sigortalıya ödenen tutar, ödeme tarihi itibariyle Türk Lirasına çevrilerek 16.613,09-TL asıl alacak ve işlemiş faiz üzerinden davalıya karşı Antalya ... İcra Müdürlüğü ... Esasına kayden ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak borca itiraz edildiğini bu nedenlerle borcun likit olması nedeniyle, borçlunun borçlu olduğu tutarı bilmesi ve itirazında kötü niyetli olması hususunun nazara alınarak, alacağın %20’ sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesini, davalarının kabulü ile davalının haksız ve hukuka aykırı borca itirazının iptaline ve takibin devamına, borcun likit olması karşısında, alacağın %20’ sinden az olmamak kaydıyla davalının icra inkar tazminatı ödemesine, Antalya ... İcra Müdürlüğü ... E. say. Dosyasında ödenen 86,82-TL peşin harcın mahsubuna, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davayı reddettiklerini, iddia edilen alacak zamanaşımına uğradığını, davacı tarafın taleplerine karşı zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını ve davanın öncelikle usule ilişkin itirazları nazara alınarak usulden reddine karar verilmesini, alacaklı tarafından yokluklarında alınan ekspertiz raporunu, dosyaya sunulan belgeleri ve diğer değerlendirmeleri kabul etmediklerini, söz konusu tarihlerde zararın doğduğu iddia edilen otelin elektrik aldığı hatta herhangi bir arıza meydana gelmediğini, zarar gören otelin kullanımında bulunan elektrikli alet sayısı göz önüne alındığında elektrik arızasından kaynaklanan bir durumun olması durumunda diğer elektrikli aletlerinin de bu arızadan zarar görmesi gerekeceğini, davanın ... A.Ş.'ye ihbarına, usule ve esasa ilişkin cevaplarımız gözetilerek huzurdaki hukuki mesnetten yoksun davanın reddine, davacı tarafın müvekkili aleyhine başlattığı haksız icra takibine binaen işbu haksız davayı ikame etmesi sebebiyle de icra takibinin konusu olan meblağın % 20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Aşamalarda, talep gereği ihbar yapılmıştır. ... Şti, ..., ... A.Ş. 'ne yazılan müzekkerin yazı cevapları dosyamız arasına alınmıştır. Antalya ... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır. Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası incelendiğinde; davacı alacaklı ... Şirketi tarafından, davalı borçlu ... Şirketi aleyhine 16.613,09TL Asıl Alacak (İstenen: Yıllık Reeskont Avans), 675,95TL Faiz 1 ...-... arası ... Gün %15,75, 74,41TL Faiz ...-... arası 15 Gün %10,75, 17.363,45TL toplam alacak olduğu, borçlunun itirazı üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Davacı taraf, ... numaralı Otel Paket Sigorta Poliçesi ile sigortalı olan, ... Mah. ... Cad. ... No:... .../... riziko adresinde bulunan dava dışı firmaya ait sigortalı makinenin(fırın), davalının hizmet kusuruna bağlı voltaj dalgalanması sebebiyle zarara uğradığını, ... nolu hasar dosyası kapsamında, sigortalı ... marka elektrikli kombi fırın için, ... tarihinde hak sahibi olan dava dışı ... A.Ş.’ye 933,11 £ tutarında hasar ödemesi yapıldığını ve bu suretle zarar görenin haklarına halef olduğunu, dava dışı şirkete ödenen zarar bedelinin kusurlu hizmet nedeniyle davalıdan tahsilini talep etmektedir. Taraflar arasında uyuşmazlık noktalarının, dava dışı firmaya ait sigortalı makinenin(fırın), hangi elektrik hattı ile beslendiği, beslendiği elektrik hattının bakım ve onarımının davalı taraf sorumluluğunda olup olmadığı, dava dışı firmaya ödenen zarar miktarının rayice uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Davacı taraf, ... Mah. ... Cad. ... No:... .../... riziko adresinde kaim ve adreste otel işleten dava dışı ... A.Ş.’ye ... numaralı Otel Paket Sigorta Poliçesi ile sigortalı olan makinenin(fırın) zarara uğraması nedeni ile 933,11 £ ödeme yaptığı havale dekonttu ile sabittir. Bu suretle davacının, dava dışı ... A.Ş.’nin haksız fiilden dolayı sahip olduğu haklara halef olduğu mahkememizce kabul edilmiştir. TTK'nın madde 1472/1’de düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. (Yargıtay 17. H.D.'nin 2014/9316 E., 2014/9764 K.; 2015/1543 E., 2015/10091 K. ve 2014/20835 E., 2016/11086 K.). Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nisbetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücu davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'î haleftir. Sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanunî halefi olacağı, ilke olarak 31.03.1954 gün ve 1953/18 E. - 1954/11 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtilmiştir. 17.01.1972 tarih ve 1970/2 E. - 1972/1 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da, sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücû davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise, o hakka sahip olacağı vurgulanmıştır. (Antalya BAM ... HD, ... Esas, ... Karar ) Bu açıklamalar, davanın niteliği ve tarafların sıfatı dikkate alındığında, mahkememiz davada görevlidir. (Antalya BAM ... HD, ... E, ... K) Kusursuz sorumluluk ile ilgili olarak: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2020/1899 E., 2020/4058 K. Nolu 14/09/2020 tarihli ilamında da vurgulandığı üzere; Kusur aranmaksızın sorumluluğun düzenlendiği haller, kusursuz sorumluluk halleri olarak ifade edilmektedir. Doktrinde kusursuz sorumluluk halleri olağan sebep sorumluluğu-tehlike sorumlu- luğu şeklinde ikili ayırıma tabi tutulurken, TBK tarafından açıklanan hakkaniyet sorumluluğu- özen (sebep) sorumluluğu-tehlike sorumluluğu şeklinde ayırıma tabi tutulduğu görülmektedir. Denetleme ve gözetimde özen (cura in custodio) gereği, kusur unsur olarak aranmaz. Özen sorumluluğuna dayalı kusursuz sorumluluğun düzenlendiği TBK .69. maddesi gereğince "…imal olunan her hangi bir şeyin maliki, o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazadaki kusurundan dolayı mesul olur." TBK'nın 71/1.maddesine göre de; "Önemli ölçüde tehlike arzeden bir işletmenin faaliyetinden zarar doğduğu takdirde, bu zarardan işletme sahibi ve varsa işleten müteselsilen sorumludur." Belirtilen yasal düzenlemeler gereğince, davalı, zarar- landırıcı sonucun doğmasına yol açan enerji hattının yapım ve bakım eksikliklerinden kaynaklanan zarar- lardan sorumludur. Sorumluluktan kurtulmanın olumsuz koşulu ise, zarar ile yapım bozukluğu ve bakım eksikliği arasındaki nedensellik bağının kesilmiş olmasıdır. Sorumlu kişi veya işletmenin, kusurlu olup olmaması, özen ödevini yerine getirip getirmemesi, işletme veya nesnede (şeyde) bir bozukluk veya noksanın bulunup bulunmaması, meydana gelen zararın tazmin borcu yönünden bir etkiye sahip değildir. Zira, bunların sebep oldukları zararlarda, kusurun bulunup bulunmadığı ya da rolünün olup olmadığı çoğu zaman bilinemediği veya ispat edile- mediği gibi, sorumlu kişi veya işletme, her türlü özeni gösterse, gözetim ve denetim ödevini yerine getirse, gerekli bütün tedbirleri alsa bile, yine de çoğu zaman zararın meydana gelmesini önlemek mümkün değildir. Bu sebeple, sorumluluğunun bağlandığı olgu ile zarar arasında uygun illiyet bağı kurulduğu zaman, sorumluluk da gerçekleşmiş olacağından; bu işletme veya nesnelerin sahip veya işletenleri, bunların sebep oldukları zararı gidermek zorundadır. (Prof. Dr. Fikret Eren, Borçlar Hukuku Genel Hükümler 1991 Baskı Cilt 2 sf: 14-15) Kusursuz sorumlulukta, zarar gören kişinin kusurun varlığını ispat etmek zorunluluğu yoktur. Aksine kusursuz sorumlu olan davalının, olayla zarar arasında illiyet bağının bulunmadığını kanıtlaması gerekir. Sorumluluk hukukunun önemli öğelerinden biri de zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunmasıdır. İlliyet bağının kesildiği durumlarda kusursuz sorumlu olan kişi sorumlu tutulmayacaktır. Uygun illiyet bağı ancak, üç halde kesilir. Bunlar; mücbir sebep, zarar görenin ağır kusuru ve üçüncü kişinin ağır kusurudur. Somut olaya gelince uyuşmazlığın çözümü adına elektrik mühendisi ve makine mühendisi bilirkişilerden oluşan heyetten bilirkişi raporu alınmıştır. Bilirkişi heyeti 28/04/2024 tarihli raporunda; “Dava dışı firmaya ait tesisin, elektrik dağıtım sistemine OG seviyesinden bağlı olduğu, 1600 kVA gücünde özel trafolu abone olduğu, dava konusu zarara uğrayan ... marka Elektrikli Kombi Fırının dava dışı firmaya ait otelin mutfağında kullanıldığı, Otelin ... mevcut olduğu, olayın yaşandığı aya ait (...) ... Aylık Kontrol Formunun doldurulmuş ve imzalanmış olduğu, Elektrik Şebeke Yönetmeliğinin 8. maddesine göre İletim Sistemi için Normal İşletme Koşullarında müsaade edilen Voltaj(Gerilim) değişimleri Nominal Gerilimin +-% 10 u kadar olabileceği, (Sistem arızalarında %12,5 a kadar müsaade edilmektedir.) Dağıtım Sisteminin, İletim Sistemi ile bağlantılı bir şebeke olduğu, dolayısıyla Dağıtım Şebekesinde hiçbir arıza olmasa bile İletim Sistemindeki bu +-% 10luk işletme aralığı otomatikman Dağıtım Şebekesinin de bu aralıkta işletilmesi sonucunu oluşturmakta olduğu, Elektrik Dağıtımı ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliği'nin “Teknik kalitenin şartları” bölümü 23. maddesinde de Voltaj değişimleri için +-%10'a müsaade edildiği, Buna göre davalı kuruma ait elektrik trafosu saatlik OSOS verileri incelendiğinde ... tarihinde Dağıtım Şebekesindeki saatlik Voltajların Yönetmelikte belirlenen sınırlar içinde kaldığı, ... tarihinde ... beslendiği ... A.Ş sorumluluğundaki Dağıtım Şebekesinde Voltaj Dalgalanması yaşandığını dair bir bulguya rastlanmadığı, Davacı Şirketin sigortalısı olan ...'in 34,5 kV Enerji Nakil Hattı üzerinden enerjili 34,5/0,4 kV 1600 özel trafolu abone olduğu, bu tür abonelerin hat ve trafolarının mülkiyet, bakım ve onarımlarının abonelerin kendilerine ait olduğu, otelin kendi iç elektrik tesisatı, Dağıtım şebekesinden enerji aldığı branşman hattı, özel trafosu, ... sorumluluğunda olduğunu, Dağıtım Şirketi, branşman noktasına kadarki teknik kaliteden ( dava konusu olay açısından bakarsak gerilim değerinin Yönetmelikteki sınır değerler arasında tutulmasından) sorumlu olduğu, Dava konusu ... marka Elektrikli Kombi Fırın arızası için Ekran Kartı ve Kontaktör hasarı meydana geldiğinde tamirinin mümkün olmadığını, yenisi ile değiştirilmesinin teknik açıdan uygun olduğu, Ekran Kartı ve Kontaktör değişimi için yapılan harcamanın piyasa rayiçlerine uygun olduğu,” bildirilmiştir. Bilirkişi raporunun yargı ve mahkeme denetime uygun olarak hazırlandığı, rapordan; kazaya konu olan fırının yine dava dışı firmanın mülkiyetinde olan özel bir elektrik trafosundan beslendiği, özel elektrik trafosunun bakım ve onarımının mülkiyet sahibi dava dışı firmada olduğu, somut olayda elektrik dağıtım hizmeti yönünden tehlike sorumluluğu türü olarak kusursuz sorumluluk halleri şartlarının oluşup oluşmadığının önem arz ettiği, özel trafoya enerji sağlayan ve davalının bakım ve onarım sorumluluğunda bulunan ana elektrik hattının ise olay anında herhangi bir voltaj dalgalanmasına neden olmadığı, zararın dava dışı firmanın mülkiyetinde olan özel bir elektrik trafosu kaynaklı olduğu, zararın oluşmasında davalının herhangi bir kusurunun bulunmadığı, zarar ile davalının sunduğu hizmet arasında herhangi bir illiyet bağının blunmadığı anlaşılarak davanın reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre alınması gereken 427,60 TL maktu harçtan davacının yatırdığı 209,71 TL peşin harcın mahsubu ile kalan 217,89 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; arabuluculuk gideri olan 3.120,00 TL’nin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Davacı tarafından yapılan ve UYAP sisteminde dökümü bulunan toplam 11.642,75 TL masrafın davacı üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının resen HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra masrafı kendisine ait olmak üzere davacının göstereceği bir IBAN/hesap numarasına yatırılmasına ancak hesap numarası bildirilmemiş veya bildirilmez ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan ve UYAP sisteminde dökümü bulunan toplam 87,00 TL masrafın davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, artan gider avansının resen HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra masrafı kendisine ait olmak üzere davalının göstereceği bir IBAN/hesap numarasına yatırılmasına ancak hesap numarası bildirilmemiş veya bildirilmez ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine, 6-Davalı kendini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT ye göre hesaplanıp takdir olunan 17.363,45 TL nisbi vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.23/05/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2014/9316, K. 2014/9764, T. 17.01.1972, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2014-9316-e-2014-9764-k-ab1dfbea6eed