İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2014/23172 E. 2014/31069 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2014/23172
- Karar No
- 2014/31069
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DOSYA NO:2024/713 KARAR NO:2025/61 DAVA:MENFİ TESPİT (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:14/11/2024 KARAR TARİHİ:27/01/2025 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen MENFİ TESPİT davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davalının müvekkilinin 2013 yılında boşandığı eşi olduğunu, müvekkilinin kendisine ait şirkette kilim satışı işi ile iştigal ederken 2004-2005 yılları arasında ticareti terk ettiğini, yaklaşık 20 yıl öncesine dayalı, halı satışı sebebiyle müvekkilin müşterisi olan ... düzenleyip müvekkiline verdiği senetlerin, müvekkili tam anlamıyla hatırlayamamakla beraber (ekteki wp yazışmalarından da müvekkilin bahse konu senetleri hatırlayamadığı görülecektir) 20 yıl önce müşterisi olan ... senetlerinin tahsilatı için ulaşılamadığı ve müvekkilin mağazasını kızının doğumu nedeniyle bırakacak olması hasebiyle 3 adet senedin tahsili adına davalı eski eşi ...'ın müvekkiline senetlerin arkalarını ciro etmesini istemesi üzerine ciro ettiğini, ne var ki o tarihte davalının, müvekkilinin eşi olması sebebiyle bu hususu problem etmediğini, önemsemediğini, bu nedenle aslında bahse konu senetlerin gerçek ve resmi hamilinin müvekkili olmasına karşın davalı tarafından senetlerin sonradan kendisine ciro edildiğini ve tarih kısımlarında oynama yapıldığını, zira senetlerdeki düzenleme tarihine bakıldığında düzenleyen/borçlu ...'in yazısıyla benzerlik göstermediğini ve sonradan eklendiğinin anlaşıldığını, alacaklı/davalı, takip konusu senetlerde borçlu/düzenleyen olan dava dışı ...'e karşı ödememe protestosu çekmiş olup çekilen bu protestolar üzerine borçlu/düzenleyen dava dışı ... tarafından .... Asliye Hukuk Mahkemesi ... E. Sayılı dosyası ile menfi tespit davası açıldığını, bahse konu menfi tespit davasına davalı olarak müvekkilinin de dahil edilmesi üzerine davalı ... hakkında belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından dolayı ... Cumhuriyet Başsavcılığında ... Sor. Numarası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, senetler incelendiğinde mal karşılığı yani halı/ kilim satışı ve ticaret nedeni ile düzenlendiğinin anlaşıldığını, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasında ...'in beyan ettiği üzere kendisinin 10 yıldır parkinson hastası olduğunu, bu hastalığa sahip bir kişinin 2023 yılında senet imzalayarak 537.000 TL borç altına girmesinin mümkün olmadığını, öyle olsa bile 10 sene önce boşanmış olan müvekkilinin davalıya (eski eşine) bu senetleri ciro etmesi için hiçbir sebep/gerekçe bulunmadığını, 2024 yılı Mayıs ayında müvekkilinin hayatına bir adam girmesi ile müvekkilinin eski eşi olan davalı ...'ın tabiri caizse deliye döndüğünü, müvekkiline "elimde senetlerin var bana geri dön yoksa bu senetlerle seni mahvedecegim", "Tarihler açık, işleme koymadım daha" şeklinde envai çesit tehditlerde bulunduğunu, senetlerin takibe konmadan önce tarihlerinin boş olduğunu ikrar ettiğini (EK-1 Whatsapp yazışmaları) Akabinde müvekkile sadece müvekkilin cirosunun olduğu senet yüzünü göstermesine karşın, ön yüzünü göstermediğini, atılan fotoğrafların davalı tarafından hemen silindiğini, senetlerin .... İcra Dairesi ... E. sayılı dosyasında takibe konulduğunu, bahse konu senetlerde oynama/doldurma/ tahrifat yapıldığının davalı tarafça ikrar edilmiş olup, senetlerin tarihler dışında kalan kısımları için de bilirkişi tarafından tahrifata ilişkin inceleme yapılması gerektiğini, süresi içinde davalı tarafından sadece senet borçlusu ...'e ödeme protestosu çekildiğini, müvekkile TTK m. 713 ila 716 maddeleri gereğince protesto gönderilmediğini, bu nedenle davalının müracaat hakkının bulunmadığını, alacağını kambiyo senedi olarak ileri süremeyeceğinin kabulü gerektiğini, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek, müvekkilinin davalıya borçlu bulunmadığının tespitine, asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydı ile davalı yanın kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, .... İcra Dairesi ... E. sayılı dosyasına konu takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kötü niyetli olduğunu, keşideciye çekilen protestonun yeterli olduğunu, borçtan kaçınılarak müvekkilinin mağdur edildiğini, senette tahrifat bulunmadığını, davacının itirazlarının da ....İHM.nin ... E.dosyasında reddedildiğini, imzaya itiraz bulunmadığını, bur an için tarih kısımlarının boş bırakıldığı düşünülse bile kambiyo senedinin geçerliliğini koruduğunu (Emsal Yargıtay 12.HD.nin 22.12.2014 T.ve 2014/23172 E. 2014/31069 K.), iddiaları kabul etmediklerini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava; dava konusu bononun bedelsiz olduğu, sonradan kötü niyetle doldurulduğu iddiasına dayalı olarak, eski eşi davalı ile aralarında hiç bir borç ilişkisi bulunmadığından borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkin, İİK.nun 72/3.maddesine göre açılmış Menfi Tespit davasıdır. 2004 sayılı İİK’nın 72.maddesi gereğince; Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir. Davalının .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile 03.09.2024 tarihinde, davacı aleyhine, 20/08/2023 tanzim tarihli, 14/08/2024 vade tarihli, 179.000,00 TL bedelli 12-13-14.08.2024 vade tarihli 3 adet senede dayanarak, 537.000,00.-TL asıl alacak, 15.679,66.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 552.679,66.-TL üzerinden kambiyo senetlerine (çek, poliçe ve emre muharrer senet) özgü haciz yolu ile icra takibi başlattığı, (Örnek No:10) ödeme emrinin borçlu/davalıya 12.09.2024 tarihinde tebliğ edildiği, davacının da 14.11.2024 tarihinde 552.679,66.-TL toplam takip miktarı üzerinden huzurdaki Menfi Tespit davasını açtığı anlaşılmaktadır. Yargılama devam ederken ön inceleme duruşmasından önce davacı vekili tarafından 24/01/2025 tarihinde dilekçe sunularak, taraflarca imzalanan 24/01/2025 tarihli protokol üzerine davadan tüm sonuçlarıyla beraber feragat ettiklerini, dosyada mevcut tedbirlerin kaldırılmasını ve yatırılan teminatın kendilerine iade edilmesini, davalıdan herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinin bulunmadığını, feragat beyanları doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekilince de 24/01/2025 tarihinde dilekçe sunularak, müvekkili ile davacı tarafın uzlaşmaya vardığını, uzlaşmaya dair 24/01/2025 tarihli protokolü sunarak tarafların birbirlerinden işbu yargılamaya ilişkin yargılama gideri veya avukatlık ücreti taleplerinin olmadığını belirtmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun feragate ilişkin 307 ve devamındaki maddelerine göre; feragat, davacının, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmaksızın talep sonucundan kayıtsız-şartsız vazgeçmesidir. Hükmün kesinleşmesine kadar yapılabilen feragat, kesin hüküm gibi sonuç doğurur. Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Yukarıda yazılı yasal düzenlemeye göre davanın, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikteki davalardan olduğu, davacı vekilinin talep sonucundan kayıtsız, şartsız ve tamamen vazgeçtiği, incelenen vekaletnamesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu dikkate alınarak, basit yargılama usulüne tabi olan davada kesin hüküm oluşturan feragat nedeniyle aşağıdaki şekilde davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davanın feragat nedeniyle REDDİNE, 1-Alınması gerekli 615,40-TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 9.438,39-TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 8.822,99-TL harcın KARAR KESİNLEŞTİĞİNDE DAVACIYA İADESİNE, 2-Mahkememizin 03.01.2025 tarihli ara kararı ile konulan İHTİYATİ TEDBİR KARARININ KALDIRILMASINA, İhtiyati tedbir nedeniyle yatırılan teminatın, HMK.nun 392/2. Maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden 1 ay sonra dosyaya teminatın iade edilmemesi yönünde dosyaya bir talepte bulunulmadığı takdirde DAVACIYA İADESİNE, 3-Talep gibi, taraflar lehine/aleyhine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin KENDİ ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, 5-Taraflarca yatırılan avansın kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde ilgili tarafa İADESİNE, 6-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin, 6183 sayılı Kanuna göre davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, tarafların yokluğunda, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK. 341.maddesi uyarınca İstanbul BAM. nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.27/01/2025 KATİP ... HAKİM ...