İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2014/16398 E. 2015/1464 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2014/16398
- Karar No
- 2015/1464
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/556 Esas KARAR NO :2024/884 DAVA:Şirketin İhyası DAVA TARİHİ:25/09/2024 KARAR TARİHİ:18/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı kurum sigortalılarından ... T.C. Kimlik numaralı ... adlı sigortalının 11/03/2018 tarihinde geçirdiği trafik iş kazası sonucu sürekli iş göremez duruma düştüğünü, sigortalının iş kazası sonucu sürekli iş göremez duruma gelmesi nedeniyle Kurumca bağlanan gelirlerin, yapılan ödeme ve tedavi masraflarının tahsili amacıyla .... İş Mahkemesi'nin ... Esasına kayden TASFİYE HALİNDE ... ANONİM ŞİRKETİ ( Vergi No : ... ) aleyhine dava açıldığını, yargılama sırasında davalı şirketin ticaret sicilden resen terkin edildiğinin anlaşıldığını ve mahkemenin 20/09/2024 tarihli TENSİP ile verilen ara kararı ile TASFİYE HALİNDE ... ANONİM ŞİRKETİ ’nin ihyası talebi ile dava açılması için taraflarına 2 haftalık kesin süre verildiğini, ihyasını talep ettikleri TASFİYE HALİNDE ... ANONİM ŞİRKETİ ( Vergi No : ... )'nin ticaret sicilinden 02/06/2022 tarihinde terkin edilmiş olup terkin edilmeden önceki şirket adresi ... Apt. No:2-4/312 Fatih / İstanbul olduğunu, Türk Ticaret Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca kurulmuş bir şirketin fesih veya infisah halinin vukuu ile başlayan tasfiye süreci , tasfiye işlemlerinin tamamlanması akabinde şirket kaydının ticaret sicil kayıtlarından silinmesi ile sona ermekte ve ve bu sürecin tamamlanması ile şirket tüzel kişiliği ortadan kalktığını, şirketin bu sürecin tamamlanmasından sonra ortaya çıkan borçlarının tahsilini teminen şirketin geçici olarak canlandırılmasına yönelik ihya davası açılması gerektiğini, hukuk sisteminde tasfiye işlemleri bittikten ve şirkete ait hak ve borçların ortaya çıkması halinde ihya davası açılmasını engelleyecek bir düzenlemenin bulunmadığını, bu nedenlerle TASFİYE HALİNDE ... ANONİM ŞİRKETİ ’nin ihyası için işbu davanın açılması gereğinin hasıl olduğunu belirterek ... vergi numaralı TASFİYE HALİNDE ... ANONİM ŞİRKETİ ’nin terkin kaydının kaldırılarak ihyasına ve tesciline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün, TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün, Ticaret Sicili’ne tescil konusundaki taleplerini, ilgili yasanın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirdiğini ve sonuca bağlandığını, yargı merci gibi hareket edemediğini, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirketin tasfiye memurunda olduğunu, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan şirketin korucusu ve tasfiye memuru olan tasfiye sürecinde açılan davaya rağmen şirketin ticaret sicilinden silinmesini talep eden tasfiye memurunun kusurundan dolayı ticaret sicili müdürlüğünün sorumluluğunun kalmadığını, Mahkememizce dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, TTK m. 547/2'ye göre, mahkemece istemin yerinde olduğuna kanaat getirilmesi durumunda şirketin ek tasfiye amacıyla ticaret siciline yeniden tescili ile birlikte bu işlemlerin yapılması için son tasfiye memurlarının veya yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanması gerektiğini, zira Kanun'un gerekçesinde de ifade edildiği üzere, önceki tasfiye memurlarının görevi terkin işlemiyle birlikte sona erdiğini, bir başka husus olarak da, ek tasfiye kapsamındaki işlemlerin gerçekleştirilmesi maksadıyla atanacak tasfiye memurunun/memurlarının TTK m. 536'da düzenlenen şartları haiz olması gerektiğini, buna göre Mahkememizce atanacak temsile yetkili tasfiye memurlarından en az birinin Türk vatandaşı olması ve yerleşim yerinin Türkiye'de bulunmasının şart olduğunu, davalının davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekalet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını, davalı sicil müdürlüğünün, dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, tasfiye sürecinde, eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabının tasfiye memurları olduğunu, bu nedenle “yasal hasım” konumunda bulunan davalının, “yargılama masrafları”ndan sorumlu tutulamayacağını, davanın açılmasına sebebiyet vermeyip de davanın niteliği gereği ”Yasal hasım” konumunda bulunan davalı aleyhine yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini, nitekim, Yüksek Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 09.02.2015 tarih, 2014/16398 E. ve 2015/1464 K. , 29.01.2007 tarih, 2005/14259 E. ve 2007/927 K. gibi çok sayıda ilamı ve yerleşik uygulama da bu yönde olduğunu belirterek davalı yönünden açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ihyası istenilen şirketin ticaret sicil kayıtları dosyamız içerisine alınmıştır. İhyası istenen TASFİYE HALİNDE ... ANONİM ŞİRKETİ ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde; şirket ana sözleşmesinin 20/3/2014 tarihinde tescil edildiği, şirketin son yetkilisinin ... olduğu, şirketin son tescilini 02/06/2022 tarihinde yaptırdığı, şirketin tasfiyesinin sona erdiği 02/06/2022 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin edildiği görülmüştür. Dava, ek tasfiye mahiyetinde şirket ihyası davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, sicilden terkin edilen şirketin davacının taraf olduğu alacak davasına mahsus taraf teşkili amacıyla ihyası noktasında toplandığı, 6102 sayılı TTknun 547.maddesinde; "(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir. " denilmekte olup, davacının ihyası talep edilen şirketler ile karşılıklı davası olduğu yaklaşık olarak ispat edildiğinden, anılan yasa hükmü gereğince davacının ihya talebinin anılan dava ile sınırlı olmak üzere davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir. Şirket kayıtlarının geçmişe dönük incelenmesinden, davalı ...'ın şirketin son yetkililerinden olduğu, bu kimsenin tasfiye memuru tayin edilmesi maslahata uygun görülerek tasfiye memuru olarak atanması gerekmiştir. Davalı ... sicil müdürlüğü kanuni hasım olduğundan, diğer davalıların da eksik tasfiye yapıp yapmadığı .... İş Mahkemesi'nin ... Esas sayılı davasındaki yargılama neticesinde belli olacağından, yargılama masraflarının davacı üzerinde bırakılmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, ... Müdürlüğü nezdinde ... sicil numarasıyla kayıtlı Tasfiye halinde ... A.Ş'nin .... İş Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasındaki iş ve işlemlere münhasır olarak ihyasına, Tasfiye memuru olarak ... T.C numaralı ...'ın tayinine, Karar kesinleştiğinde Ticaret Sicil Müdürlüğüne bildirilmesine, 2-Davacı kurum 492 Sayılı Harçlar Kanunu 13/j bendi uyarınca harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-... Memurluğunun yasa gereği hasım olması nedeniyle ücreti vekalet ve yargılama giderleriyle sorumlu tutulmamasına, 6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı,davalı tarafın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 Hafta süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/12/2024 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır