İlk Derece Mahkemesi · Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/1552 E. 2024/664 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2014/1552
- Karar No
- 2024/664
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO :
BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI ( TEMLİK ALAN) : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... - DAVACI (TEMLİK EDEN) : ... - ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... - ... VEKİLİ :
DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 04/06/2013 KARAR TARİHİ : 12/09/2024 K. YAZIM TARİHİ : 16/09/2024
Mahkememizde görülen Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; Müvekkiline ait 428 adet 40 litrelik boş asetilen tüplerinin 15.05.2009 tarihinde,.... seri numaralı .... işlem formuyla yapılan işlemler neticesinde....den davalı .... Bölgesinde bulunan şubesine dolum ve bakım amacıyla gönderildiğini, ilgili taşıma işleminin resmi bir evrak olan .... Formunda görüldüğü üzere .... taşıyıcıları Kooperatifine bağl...., ... plakalı çekici ve dorse vasıtasıyla gerçekleştirildiğini, müvekkilinin, davalının ...'da bulunan şubesine bu tüplerin dolum ve bakım için gönderdiğini, bu tüplerin davalın dolum tesisinde müvekkilinin ....ye yapmayı planladığı ihracat işlemleri nedeniyle uzun süre bekletildiğini, ancak 2010 yılı sonlarına gelindiğinde, davalı firmanın kendisinde bulunan tüplerle ilgili olarak müvekkiline yalan beyan vermeye başladığını, daha sonra ise bizde ne kadar tüpünüz var bilmiyoruz elinizde ne tür evraklarınız var gibi cevaplarla müvekkilini oyalama taktiğini içerisine girdiğini, müvekkilinin bu zamana kadar davalı ile aralarındaki ticari münasebete dayanarak kendisine teslim edilen tüplerle ilgili alarak irsaliye düzenlemediğini, davalı tarafın ise bu durumu fırsat bilerek müvekkilinin gönderdiği tüpleri kendi mülküne geçirmeye çalıştığını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmasıyla, müvekkiline ait olan 428 adet 9 Kg'lık asetilen tüplerinin teslim tarihinden itibaren hesap edilecek 1 EURO günlük kullanım bedeli ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, ilgili tüplerin aynen iadesi mümkün değilse, beher tüp bedeli 300 TL'den hesap edilecek bedelin teslim tarihinden itibaren hesap edilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. (sunulan temlik sözleşmesi ile yargılama sırasında ...’ın alacağı temlik aldığı anlaşılmıştır). Davacı vekili 23.02.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile; dava değerini ıslah ederek, müvekkilinin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, tüp bedellerinin 111.315,00-TL, tüp kira bedellerinin 638.685,00-TL olarak ıslah edildiğini, toplam 750.000,00-TL'nin tüplerin davalıya teslim tarihi olan 11.05.2009'dan işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi ekli duruşma gün ve saatini bildirir ihtaratlı davetiye tebliğ edilmiş, taraf teşkili sağlanmış, davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; Müvekkili şirket ile davacı arasında ticarete dayalı hiçbir alışverişin olmadığını, davalı şirketin merkezinin bulunduğu... mahkemelerinin yetkili olduğun, sebepsiz zenginleşmeye dayalı açılan davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirketin böyle bir müşterisinin olmadığını, davacı tarafça müvekkiline 428 adet ve 40 litrelik boş asetilen tüplerinin gönderilmediğini, davacı şirket tarafından dava konusu olan tüplere ilişkin müvekkili hakkında şikayette bulunulduğunu, şikayet üzerine yürütülen ....ının soruşturma no: ..., karar no: ...., 03.04.2013 tarihli kararı ve soruşturma dosyasında kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin takipsizlik kararı verildiğini, bu dosya kapsamında, davacı tarafça tanık olarak bildirilen ..., ....in dinlendiğini, böyle bir teslimatın yapılmadığını ve böyle bir müşterilerinin olmadığını, boş tüp almadıkları, şirket kayıtlarında böyle bir kaydın bulunmadığını beyan ettiklerini, ayrıca; davacı tarafın savcılık şikayet dosyasında tüplerin ...plakalı bir tır ile nakliyesinin yapıldığını iddia ettiğini, bu plakalı aracın trafik kayıtlarında motosiklet olarak göründüğünün ....tespit edildiğini, davacı tarafın delil olarak dayandığı 11/05/2009 tarihli.... taşıma faturasının da huzurdaki davada delil değeri olmadığını, çünkü faturanın her zaman düzenlenebilmekte olduğunu, bu faturanın da davacı ile.... arasındaki ticari dostluk sebebi ile düzenlenmiş olması ihtimalinin olduğunu, kaldı ki bu faturada tüp miktarının 434 adet olduğunu, davada talep edilen miktarın ise 428 adet olup, miktarların farklı olduğunu, faturada yazılı tüplerin dava dilekçesinde iddia edildiği şekilde 40 litrelik asetilen tüpü olduğuna ilişkin bir açıklayıcı ibarenin olmadığını, davacı vekilinin....Müdürlüğünün 11.05.2009 ,,.seri no'lu gümrük beyannamesine delil olarak dayandığını, oysa bu gümrük beyannamesinin seri no'su yazan,... numaranın altında ve beyannamede davacı şirketin adının geçmediğini, davacı şirket kendisine ait olmayan gümrük beyannamesini dosyaya delil olarak sunduğunu, bu gümrük beyannamesinin davada delil olarak kullanılamayacağımı, ayrıca bu beyannamede 584 adet olan malın değerinin .... Euro olarak gösterildiğini, bu miktardaki Euro'nun TL değerinin 16.000 TL civarında olduğunu, davacı tarafında davada talep edilen miktarla arasında oldukça yüksek fark olduğunu, bu durumda davacı tarafın iddiaların gerçek dışı olduğunu, davacının dava dilekçesinde “1 Euro” günlük kullarım bedeli talep ettiğini, bu talebin dayanağının olmadığını ve kabul etmediklerini, kullanım bedelinin hukuki terim olarak karşılığının “kira” olduğunu, müvekkili şirket ile davacın şirket arasında hiçbir ticari ilişki, sözleşme, anlaşma olmadığı gibi böyle bir kiralamanın da bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. ÖN İNCELEME: Mahkememizde yapılan ön inceleme duruşmasında yargı hakkı, görev ve yetki hususları, dava ve taraf ehliyetleri, dava şartları ve ilk itirazlar değerlendirilmiş Mahkememizin görevli ve yetkili olduğu ve dava şartlarının tamam olduğu anlaşılmış; tarafların anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar tespit edilmiş; taraflar sulhe ve arabuluculuğa teşvik edilmiş, ön inceleme duruşmasında hazır bulunan taraf vekilleri sulh olmalarının mümkün olmadığını, arabuluculuğa başvurmak istemediklerini belirtmişlerdir. DELİLLER: Taraf delilleri toplanmış, gümrük kayıtları, SGK kaydı getirtilmiş, ceza dosyasının sonucu beklenmiş, bilirkişilerden rapor alınmıştır. Davacı vekilince fatura, irsaliye, ihtarname ibraz edilmiştir. Mahkememizce talimat yolu ile davalının ticari defter, kayıt ve belgeleri ile üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, SMMM ve makine mühendisi bilirkişi düzenlediği raporunda sonuç olarak; Davalı şirkete ait 2009, 2010, 2011 yıllarına ait ticari defterlerin kapanış tasdikleri yapılmadığından sahibi lehine delil vasfı taşımadığını, 2011-2012 yıllarına ait ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdikleri yapıldığından sahibi lehine delil vasfı taşıdığını, davalı şirket ile davacı...Şti. ile aralarında 2009-2010-2011-2012 ve 2013 yıllarında faaliyetleri gereği gerçekleşmiş olan herhangi bir ticari ilişki kaydının bulunmadığını, davalı şirketin 2009, 2010, 2011, 2012 ve 2013 yılı ...Çizelgelerinin İncelenmesinde davalı şirketin, davacı şirkete herhangi bir dolum hizmeti vermediğini belirtmişlerdir. Mahkememizce ikinci olarak, makine mühendisi, gümrük müşaviri ve hukukçu bilirkişi heyetinden rapor alınmış, düzenlenen raporda sonuç olarak; Davacının 2009 yıl içinde 10 adet geçici ithalat beyannamesi ile 4491 adet basınçlı gaz kaplarını yurda soktuğu ve yurt dışı etmediğinin anlaşıldığı, dava konusu tüplerin nerede olduğu belirlenemediği gibi üzerlerinde her hangi bir inceleme yapılamadığından, davacıya ait olup olmadığının dosya kapsamı itibariyle tespit edilemediği, bu Tüplerin Davalı Şirketin....daki Şubesine Bakım Ve Dolum Için Teslim Edilip Edilmediği incelendiğinde, sevk irsaliyesi, teslim tutanağı, fatura gibi sonradan ibraz edilen ve karşı tarafın ibrazına muvafakat etmediği delillerin ve tanık beyanlarının kabul edilmesi h.... K. nolu ilamı ile verilen “mahkumiyet” kararının takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu, Mahkemece davacı talebinin kabulü gerektiği kanaatine varılması halinde dava konusu tüplerin davalı tarafından davacıya iadesi, bu mümkün değilse, tüplerin rayiç bedellerinin belirlenerek, bu bedelin davalı tarafından davacıya ödenmesi gerektiği, davalı ile davacı arasında tüplerin kiralanmasıyla ilgili bir sözleşme bulunmadığından davacının, davalıdan tüpler için bir kira bedeli isteme hakkı doğmadığı, taraflar arasında yazılı sözleşme olduğunun dosya kapsamı itibariyle kanıtlanamadığı, tüplerin davalıda olduğunun dosya kapsamı itibariyle kanıtlanamadığı belirtilmiştir. Mahkememizce üçüncü olarak işletme-ticaret uzmanı bilirkişi heyetinden rapor alınmış, düzenlenen raporda sonuç olarak; Davacı iddiasını kanuni defter kayıtlarına ve bir sözleşmeye dayandıramamış, ancak bu tüplerle ilgili Gümrük Beyannamesi, Sevk İrsaliyesi, Nakliye Faturası, Teslim Tutanağı ve tanık beyanıyla iddiasını ispata çalışmış olduğunu, tanık beyanlarının muteber sayılıp sayılmayacağının takdiri Sayın Mahkemeye ait olduğunu, “Davacının geçici ithal ederek, bakım ve dolum için 06/05/2009 tarihli irsaliye ile davalı'ya gönderdiğini iddia etmiş olduğu tüplerle ilgili olarak, .... tarafından 07/10/2010 tarih ve....yevmiye ile teminatının irad kaydedilmiş olmasına rağmen, bu tüplerin yeniden ihracına teşebbüs etmiş olmaması ve aradan yıllar geçtikten sonra davalı'ya göndermiş olduğunu iddia ettiği tüplerle ilgili olarak 05/07/2012 tarihli ihtarmame ile müracaatta bulunmasının anlaşılamadığını, Mahkemece tanık ifadelerine ve dosyaya sunulan delillere itibar edilmesi durumunda 428 adet basınçlı asetilen tüpünün davalıya teslim edildiğinin kabulünün mümkün olmakla beraber, tanık ifadeleri ile dosyaya sunulan deliller Mahkemece yeterli görülmediği takdirde davacının iddiasını ispat edememiş olacağını, 428 adet basınca dayanıklı 9 Kg hacimli ...nün dava tarihi itibariyle gümrüklenmemiş değerinin 64.234 24 TL olabileceğini belirtmişlerdir. Bilirkişi heyeti ek raporunda sonuç olarak; Kök raporda belirtilen diğer hususlar aynı kalmak üzere, davacı tarafından dolum için Davalıya teslim edildiği iddia edilen 428 adet asetilen tüpün 01 Ocak 2013 fiyatı 111.315.- TL ve kanuni faizle birlikte 19 Mart 2021 tarihi itibariyle 193.693.- TL olarak hesaplandığını, Mahkeme öyle takdir ederse 428 tüp için davacı tarafından istenen günlük 1 Euro üzerinden hesaplanan kira bedeli, 428 tüp için 2999 gün / 1.- Euro üzerinden - 1.283.572.- Euro olarak hesaplandığını, 01 Ocak 2013 tarihinde 1.- Euro — 2,3118 TL 1.283.572.- Euro X 2,3118 TL - 2.967.362.-TL Kira bedeli talebi olduğunu, bu bedel üzerine 19 Mart 2021 tarihine kadar geçen 2999 gün için toplam %73,95 faiz ile birlikte 2.976.362.- TLXÜ.7395 - 4 2.976,362 TL - 2.201 020.- TL + 2976.362.- TL- 5.177.382.- TL olarak bulunduğunu belirtmişlerdir. MAHKEMENİN GEREKÇESİ: Dava, taraflar arasındaki ticari ilişkiye dayalı, davalıya dolum ve bakım için teslim edilen...nin iade edilmemesi nedeniyle, aynen iade(olmadığı takdirde tüplerin değerinin tahsili) ile kira bedelinin tahsiline yönelik alacak davasıdır. Her ne kadar davalı vekili yetki itirazında bulunmuş ise de; HMK’nun 14/1.maddesine göre “Bir şubenin işlemlerinden doğan davalarda, o şubenin bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir.” hükmüne göre, davalının ....ne yapılan teslimle ilgili açılan davada....Mahkemelerinin yetkili olduğu anlaşılmakla, davalının yetki itirazının reddine karar verilmiştir. Her ne kadar davalı vekili zamanaşımı def’i ileri sürmüş ise de; Taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu ve zamanaşımı süresinin TBK’nun 146.maddesine göre 10 yıl olduğu dikkate alındığında, 2009-2010 yılında meydana gelen ilişkide dava tarihi itibariyle zamanaşımı dolmadığından zamanaşımı itirazının reddine karar verilmiştir. Dava dilekçesi içeriğine göre, davacı vekili, müvekkiline ait 428 adet 40 litrelik boş ...inin 15.05.2009 tarihinde.... seri numaralı... işlem formuyla yapılan işlemler neticesinde davalı firmanın ....’da bulunan şubesine dolum ve bakım amacıyla gönderildiğini, ilgili taşıma işleminin resmi bir evrak olan ....nda görüldüğü üzere...ne bağlı çekici ve dorse vasıtasıyla gerçekleştirildiğini, ancak sonrasında davalının tüplerin kendisinde olmadığı iddiası ile dolum ve bakım için bırakılan tüpleri mal edinmeye çalıştığını belirterek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmasıyla, müvekkiline ait olan 428 adet 9 Kg'lık ...rinin teslim tarihinden itibaren hesap edilecek 1 EURO günlük kullanım bedeli ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, ilgili tüplerin aynen iadesi mümkün değilse, beher tüp bedeli 300 TL'den hesap edilecek bedelin teslim tarihinden itibaren hesap edilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş; 23.02.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile; dava değerini ıslah ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, tüp bedellerinin 111.315,00-TL, tüp kira bedellerinin 638.685,00-TL olarak, toplam 750.000,00-TL'nin tüplerin davalıya teslim tarihi olan 11.05.2009'dan işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. (sunulan temlik sözleşmesi ile yargılama sırasında ...’ın dava konusu alacağı temlik aldığı anlaşılmıştır). Davalı vekili ise cevap dilekçesi ile, taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığını, davacının iddialarının yerinde olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Taraflar arasındaki anlaşmazlık; taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, davaya konu tüplerin davalı şirkete teslim edilip edilmediği, davacının tüplerin iadesi ve olmadığı takdirde bedelinin ve kira bedelinin tahsili iddialarının yerinde olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. Mahkememizce alınan SMMM, makine mühendisi, gümrük müşaviri ve hukukçu, işletme-ticaret uzmanı bilirkişilerin düzenledikleri raporların usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, yeterli ve gerekçeli olduğu görülmüştür... ve ..., suçun hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma olduğu, yapılanyargılama neticesinde “ … Sanık .... hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma (TCK.nun 155/2 maddesi) suçundan dava açılmış ise de, atılı suçun uzlaştırmaya tabi olduğu ve sanık ile müştekinin uzlaştıkları anlaşıldığından sanık hakkındaki davanın CMK.nun 253, 254 ve 223/8 maddeleri uyarınca düşmesine, karar verilmiş; Sanık...nin katılan şirkete ait işyerlerinde işletme müdürü olarak görev yaptığı, doldurulmak üzere kendisine bırakılmış 468 adet tüpü teslim edilmiş gibi göstererek kendi uhdesinde bıraktığı, ayrıca 213 adet boş tüpü teslim etmeyip kendi uhdesinde kaldığı, dolayısıyla 681 adet boş tüpü sanığın kendisine mal edindiği, ayrıca görevli olduğu dönemde katılan şirketin dolum tesislerinde mutat firenin dışında 25/05/2012 16/06/2012 tarihleri arasında toplam 62.869,95 TL lik gazın kaybedilmiş gibi gösterilerek sanığın uhdesinde kaldığı, böylece sanık ....'nin üzerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği mahkememizce sabit görülmüş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.” gerekçesiyle sanık ....i'nin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir. Öncesinde .... incelemesinden geçen kararın uzlaştırma yönünden bozulduğu, sanığı uzlaştırma hükümlerini yerine getirmediği ve yukarıda belirtilen esas ve karar no.su ile aynı mahiyette yeniden cezalandırma hükmü kurulduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafından, davalı adına düzenlenen ve “teslim eden” “teslim alan” bölümleri isim yazılmadan imzalanan 06.05.2009 tarih ve .... nolu sevk irsaliyesine göre; 428 adet ... “ihraç edilmek üzere dolum için gönderilen” tüp teslim edilmiştir. 04.11.2014 tarih ve ... yevmiye nolu İhbarname başlıklı belgede;”ihbar eden...tarafından ;... tarafından 06.05.2009 tarih ve ... nolu sevk irsaliye ile dolum için gönderilen 428 adet asetilen gazı çelik tüpleri, ....i. nin ....tesisine .... Atalan tarafından teslim edildiğini, kendisi işten ayrılana kadar tüplerin Esenyurt firmasına iade edilmediğini,şirket sahiplerinin talimatları çerçevesinde tüplerin peyder pey şirketin Denizli Merkez ve İzmir Pınarbaşı tesislerine yollandığını,mal giriş irsaliyesi düzenlenmemesi için kendisine talimat verildiğini,” beyan etmiştir. İ tarafından, davac....şirketi adına düzenlenen 11.05.2009 tarih ve.... nolu faturada;”miktarı; 434 adet 26.200kg; cinsi; basi çlı tüp nakli- ...” tutarı;1.888,00TL” açıklamasına yer verilmiştir. “Teslim alan ve teslim eden” sıfatı ile imzalanan 12.05.2009 tarihli Teslim Tutanağına göre;..Kooperatifine ait ....plakalı çekici ve ... plakalı dorse ile gelen tüpleri şube müdürü ...., şoför ...en teslim almıştır. Davalı firmanın incelenen ticari defter ve kayıtlarında, taraflar arasındaki ticari ilişkinin yer almadığı, davacı vekilinin de duruşmada alınan imzalı beyanında davacı defterlerinde de yer almadığından defterlerini ibraz etmediklerini belirttiği görülmüştür. Her ne kadar davalı vekili yukarıda belirtilen ve davacı vekili tarafından 03/12/2014 tarihli dilekçesi ekinde sunulan fatura, irsaliye, teslim tutanağı ve ihbarnamenin ibrazına yeni delil mahiyetinde olmakla muvafakat etmediklerini belirtmiş ise de; İbraz edilen delillerin davacının dava dilekçesindeki iddialarını tevsik eder mahiyette oldukları, davacının yeni bir iddiada bulunmadığı ve bu nedenle sunulan belgelerin yeni delil olarak değerlendirilemeyeceği anlaşılmıştır. Dosyaya sunulan yukarıda içeriği belirtilen fatura, irsaliye, teslim tutanağı ve ihbarnameye göre, ayrıca ceza dosyasında dinlenen tanık, müşteki beyanlarına göre davacının ithal ettiği tüpleri bakım ve dolum için o tarihte davalı şirketin çalışanı olan ....’ye teslim ettiği ve bu kişi tarafından uhdesinde tutularak davacıya iade edilmediği hususunun sabit olduğu, davalı... nin katılan sıfatıyla ceza dosyasına çalışanı ....tarafından tüplerin mal edinildiği hususunun beyan edildiği, dava konusu 428 adet asetilen tüpünün nerede olduğunun bilinmediği ve davacıya tesliminin mümkün olmadığı, tüplerin dava tarihi itibariyle değerinin ise 64.234,24 TL olup davacının bu bedeli talep edebileceği, eylemin haksız fiil içeriği de dikkate alındığında tüplerin teslim tarihi olan 12/05/2009 tarihinden itibaren davacının faiz talebinde bulunabileceği, ıslah dilekçesi ile istenen faiz türünün ticari faiz olarak belirtildiği ve tacir olan taraflar arasındaki ticari ilişkide ticari faiz talebinin yerinde olduğu, dava konusu tüplerin davalı tarafından kullanımı söz konusu olmadığından davacının kira talebinde bulunamayacağı anlaşılmakla; Davanın kısmen kabulü ile, 64.234,24 TL'nin 12/05/2009 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle, Davanın KISMEN KABULÜ İLE, 64.234,24 TL'nin 12/05/2009 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, Alınması gereken 4.387,84 TL harçtan peşin alınan 1.827,30 TL harç ve 10.980,84 TL ıslah harcının mahsubu ile fazla alınan 8.420,30 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde hesap numarası bildirmiş ise iadenin elektronik ortamda hesaba aktarılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise masrafın avanstan karşılanmak üzere ... merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine, Davacı tarafından peşin yatırılan 1.855,35 TL harç ve 10.980,84 TL ıslah harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan ve ayrıntısı UYAP sistemi üzerinde gösterilen toplam 3.214,00 TL yargılama giderinden 257,12 TL’sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan ve ayrıntısı UYAP sistemi üzerinde gösterilen toplam 261,00 TL yargılama giderinden 240,12 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 102.007,21 vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dair; Taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ... Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/09/2024
Başkan ... ¸[e-imza] Üye ... ¸[e-imza] Üye ... ¸[e-imza] Katip ... ¸[e-imza]