İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2013/65 E. 2013/1480 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2013/65
- Karar No
- 2013/1480
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : VEKİLİ : Av. ... - DAVALI : ... - VEKİLİ : Av. ... - DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/05/2017 KARAR TARİHİ : 13/02/2018 KARAR YAZIM TARİHİ : 05/03/2018 Mahkememize tevzi edilen İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirket ile davalı borçlu arasında 30/04/2015 tarihli cari hesap gereği 5.288,47 Tl alacaklı olduğunu, davalı şirket tarafından borcun ödenmemesi üzerine Bursa 4. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasıyla takibe geçildiğini, davalı tarafa gönderilen ödeme emri 20/06/2016 tarihinde tebilğ edilmiş olduğunu, davalı tarafından 24/06/2016 tarihinde itiraz edildiğini, bundan dolayı davalının itirazının iptalini sağlamak için mahkememize başvurma zorunluluğu doğduğunu, borçlunun yetkiye ilişkin itirazının haksız olduğunu, HMK md. 10 sözleşmeden kaynaklanan alacakların sözleşmedeki edimlerin ifa edileceği yerde icra takibine geçilebilmesine imkan tanıdığını, borçlu ifa ile yükümlü olduğu para borcunu alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ödemekle yükümlü olduğunu, bundan dolayı müvekkilinin yerleşim yerinde bulunan Bursa 4. İcra Müdürlüğünün yetkili olduğuna karar verilmesi gerektiğini, davalının haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğini davalı borçlu tarafın itirazının iptaline karar verilmesini ve icra takibinin devamına karar verilmesi talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davalı yan ile aralarında sözleşem mevcut olmadığını, temelde var olan ticari ilişkininde olmadığını, icra ve dava yönünden yetkili yer mahkemesinin TTKda ve yerleşik Yargıtay kararlarında açıkça belirtildiği üzere borçlunun ikametgahı yer olup, icraya ve davaya bakmaya yetkili yer mahkemesi İzmir Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, müvekkilinin davacı alacaklı tarafa icra dosyasına da bildirildiği üzere herhangi bir borcunun bulunmadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların beyanı, Bursa 4 İcra Müdürlüğünün... sayılı icra takip dosyası, yazılan müzekkere cevapları. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından cari hesap alacağına dayalı olarak 11/05/2016 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri 20/06/2016 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde 24/06/2016 tarihinde borca ve yetkiye itiraz etmiştir. Dava dilekçesinin davalıya 08/07/2017 tarihinde tebliğ edildiği, davalının HMK.nun 127.maddesinde belirtilen süre içerisinde 16/08/2017 tarihinde cevap dilekçesi verdiği ve HMK.nun 117.maddesine uygun olarak yetki ilk itirazında bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacı vekilinin icra müdürlüğünün yetkisine yönelik itirazı yönünden dosya değerlendirildiğinde, davalının icra takip dosyasına sunduğu yetki itirazında dosyanın borçlunun ikametgah mahkemesinde açılmak zorunda olduğunu, takibe yönelik olarak yetki itirazının mevcut olduğu beyan edilmiş olup borçlu davalının takip talebindeki adres, tebliğ edilen adres ve itiraz dilekçesinde bildirilen adreslerin farklı olduğu anlaşılmakla açıkça hangi icra müdürlüğünün yetkili olduğu bildirilmediğinden icra müdürlüğünün yetkisine yönelik itirazın usulune uygun yapılmadığı anlaşılmakla reddine karar vermek gerekmiştir. Mahkememizin yetkisine yönelik yapılan ilk itiraz yönünden dosya değerlendirildiğinde, Bilindiği üzere tüm davalar için uygulanan yetki kuralı, genel yetki kuralı olup; buna göre genel yetkili mahkeme davalının ikametgahı mahkemesidir. (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.6/1; mülga 1086 sayılı HUMK m.9/1) Bazı davalarda ise genel yetkili mahkeme yanında başka yer mahkemeleri de yetkili kılınmıştır ki bu da özel yetki kuralıdır. Öte yandan davacının genel yetki ile özel yetki kuralı arasında seçimlik hakkı vardır. 6100 sayılı HMK'nun 10.maddesinde (mülga 1086 sayılı HUMK m.10) sözleşmeden doğan davalar için özel yetki kuralı öngörülmüş olup; sözleşmeden maksat ise konusu mal varlığı hakkı olan Borçlar Hukuku'na ilişkin sözleşmelerdir. (Yargıtay HGK 23/10/2013 gün ve 2013/65 E. 2013/1480 K.) Taraflar arasındaki uyuşmazlık mal varlığına ilişkin olmayıp bir hizmetin verilmesine ilişkindir. Yetki Sözleşmesi de bulunmadığına göre somut olayda Sözleşmenin İfa Yerinin yetkili olduğuna ilişkin HMK.nun 10.maddesinin uygulama yeri bulunmamaktadır. TBK.nun 89 (Mülga 818 sayılı Borçlar Kanununun 73.) maddesinde para borçlarının alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edileceği belirtilmektedir. Bilindiği üzere borçlar, sözleşmeden, haksız fiilden ya da sebepsiz zenginleşmeden doğar. Bu üç borcun kaynağına göre yetkili mahkeme ayrı ayrı düzenlenmiş olup, genel yetkili mahkeme ise HUMK.nun 9.(6100 sayılı HMK.nın 6.) maddesi gereğince davalının ikametgahı mahkemesidir. Yetkiye ilişkin diğer düzenlemeler, bu düzenlemenin yanında özel düzenlemeler olup, genel düzenlemeyi ortadan kaldırıcı nitelikte değildir. Türk Borçlar Kanununun 89.maddesinde yer alan düzenleme ile para borçlarının ifa yerine göre yetkili mahkemeyi belirleme esası getirilmiştir. O halde toplanan delillerden yukarıdaki açıklamalar ışığında, somut olaydaki uyuşmazlık, iş sağlığı ve iş güvenliği hizmetinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. İş sağlığı ve iş güvenliği hizmetinden kaynaklanan davacının alacağının hizmet sözleşmesi kapsamında para alacağı olduğu, sözleşmenin asli unsurunun hizmet ediminin yerine getirilmek olduğu, karz akdi olmadığından sözleşmenin ifa yerinin yetkili olduğu belirtilen HMK' 10. Maddesinin uygulanma olanağının bulunmadığı kaldı ki sözleşmeye konu hizmetin davalı işyerin de yapıldığından sözleşmenin ifa yeri mahkemesi ile davalının ikametgahının aynı olduğundan mahkememizin yetkisiz olduğu anlaşılmakla genel yetkili davalının yerleşim yeri mahkemesi yetkili olup davalının ikametgahının (muamele Merkezi) bulunduğu yerin İzmir olması nedeniyle usulune uygun yapılan yetki ilk itirazının kabulu ile mahkememizin yetkisizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davalının icra müdürlüğünün yetkisine yönelik itirazının usulüne uygun yetki itirazında bulunulmadığından reddine, 2-Davalının mahkememize yönelik yetki ilk itirazının kabulü ile, mahkememizin yetkisizliğine, İzmir Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğuna, 3-HMKnun 20 maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde talep halinde dosyanın İzmir Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, talep olmadığı takdirde dosya üzerinden davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmesine, 4-HMK'nın 331. Maddesine göre yargılamanın yetkili mahkemede devam etmesi halinde yargılama giderlerin yetkili İzmir Asliye Ticaret Mahkemesince taktirine, yargılamanın yetkili mahkemede devam etmediği taktirde talep üzerine mahkememizce dosya üzerinden yargılama giderlerinin tespiti ve hükmedilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 13/02/2018 Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır.