İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2013/1723 E. 2014/144 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2013/1723
- Karar No
- 2014/144
- Karar Tarihi
Hukuk Bölümü 2013/1723 E. , 2014/144 K. ADLIYE YAZI İŞLERI MÜDÜRÜ OLARAK GÖREV YAPMAKTA IKEN, İLÇE NOTERININ BAŞKA YERE ATANMASI VE NOTERDE KATIP BULUNMAMASI NEDENIYLE ADLI YARGI İLK DERECE MAHKEMESI ADALET KOMISYONU BAŞKANLIĞININ KARARI ILE NOTERLIĞE VEKALET ETMEK ÜZERE GÖREVLENDIRILEN DAVACININ; VEKALET ÜCRETI ÖDENMESI TALEBIYLE YAPTIĞI BAŞVURUNUN REDDINE ILIŞKIN TÜRKIYE NOTERLER BIRLIĞININ IŞLEMININ IPTALI ILE VEKALET ALACAĞININ DAVALI TARAFINDAN ÖDENMESI ISTEMIYLE AÇTIĞI DAVANIN, ADLİ YARGI YERİNDE ÇÖZÜMLENMESI UYUŞMAZLIK MAHKEMESİNİN KURULUŞ VE İŞLEYİŞİ HAKKINDA KANUN (2247) Madde 10 "İçtihat Metni" Davacı : E.Ö. Davalı : Türkiye Noterler Birliği Vekili : Av. R.G. O L A Y : Olay tarihinde Sivrihisar Adliyesi Yazı İşleri Müdürü olan Davacı; dilekçesinde, Eskişehir İli, Günyüzü İlçesi Noterinin tayin olması neticesinde boşalan noterliğe vekaleten bakmak üzere, Eskişehir Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığının 23/12/2009 tarih, 1326 sayılı ve 26/03/2010 tarih ve 298 sayılı kararları uyarınca görevlendirildiğini; 26/03/2010 tarihinde düzenlenen tespit ve teftiş tutanağı ile tarafına teslimat yapılmış olduğundan, fiilen göreve başladığını; Eskişehir Noter Odasının 01/04/2010 tarih ve 2010/313 sayılı yazıları uyarınca aylık brüt 874,25.TL. vekalet ücreti takdir edilerek ödenmesine karar verildiğini; Türkiye Noterler Birliği’nden ücretinin ödenmesi için yazılı talepte bulunması üzerine, 31/05/2010 tarih ve 33.10953-11081 sayılı yazılar uyarınca, sadece 495,41.TL. ödeme yapıldığını; aylık takdir edilen ücretlerinin ödenmesi hususunda sürekli olarak talepte bulunmasına rağmen, kalan toplam 3.816,59 TL. alacağının ödenmediğini; 23/08/2010 tarihinde bu görevini Sivrihisar Zabıt Katibi M.Ö.’a devrettiğini; 26/03/2010 tarihinden 23/08/2010 tarihine kadar vekaleten baktığı bu görevi nedeniyle toplam 495,41 TL. ödeme yapıldığını, talepte bulunmasına rağmen Türkiye Noterler Birliğince 14/09/2010 tarih ve 33.17525-18440 sayılı yazı ile zarar eden noterliklere prensip kararı gereği ödeme yapılamayacağının bildirildiğini; bu görevin kendi rızası ile olmadığını; Devlet Memuru olması nedeniyle Komisyon tarafından resen yapıldığını, İlçeye ulaşım olmadığından gidiş-geliş ve sair giderlerin zorunlu olarak tarafından karşılandığını, mağduriyetinin bulunduğunu, bu nedenle iş bu alacak davasını açmak zaruretinin hasıl olduğunu ifade ederek; Türkiye Noterler Birliğinin 14/09/2010 tarih ve 33.17525-18440 sayılı işleminin iptali ile, bakiye kalan toplam 3.816,59.TL vekalet ücreti alacağının ödenmesine karar verilmesi istemiyle, idari yargı yerinde dava açmıştır. Davalı vekilince birinci savunma dilekçesinde, davanın adli yargının görev alanına girdiği öne sürülerek görev itirazında bulunulmuştur. ESKİŞEHİR 1.İDARE MAHKEMESİ:16.4.2013 gün ve E:2013/320 sayı ile, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinde idari dava türlerinin; idari işlemler hakkında menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar olduğunun hüküm altına alındığı; 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluş ve Görevleri Hakkındaki Kanunun 5. maddesinde, “İdare mahkemeleri, vergi mahkemelerinin görevine giren davalarla ilk derecede Danıştay’da çözümlenecek olanlar dışındaki; a) İptal davalarını, b-) Tam Yargı davalarını, c-) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davaları, d-) Diğer kanunlarla verilen işleri, çözümler. 2- Özel kanunlarda Danıştay’ın görevli olduğu belirtilen ve İdari Yargılama Usulü Kanunu ile idare mahkemelerinin görevli kılınmış bulunduğu davaları çözümler.” hükmünün yer aldığı; öte yandan 1512 sayılı Noterlik Kanununun 1. maddesinde, "Noterlik bir kamu hizmetidir. Noterler, hukuki güvenliği sağlamak ve anlaşmazlıkları önlemek için işlemleri belgelendirir ve kanunlarla verilen başka görevleri yaparlar." hükmüne yer verilmiş; aynı Kanunun 163. maddesinde de, Noterlik meslekinin amaçlarına uygun bir şekilde görülmesini, meslekin gelişmesini ve meslektaşlar arasında birlik ve yardımlaşmayı sağlamak üzere, kamu kurumu niteliğinde ve tüzel kişiliğe sahip, Türkiye Noterler Birliğinin kurulacağının düzenlenmiş olduğu; uyuşmazlığa konu olayda, davacı tarafından, Günyüzü Noterliğine vekaleten bakması nedeniyle vekalet ücreti ödenmesi talebiyle yaptığı başvurunun, Türkiye Noterler Birliğinin 14/09/2010 tarih ve 33.17.525-18440 sayılı işlemiyle reddedilmesi üzerine bu işlemin iptali ile 3.816,59 TL vekalet alacağının davalı tarafından ödenmesi istemiyle bakılan davanın açıldığının anlaşıldığı; aktarılan hükümler birlikte değerlendirildiğinde, Noterlik mesleğinin bir kamu hizmeti olduğunun düzenlendiği; söz konusu kamu hizmeti gereklerinin amaçlarına uygun bir şekilde yerine getirilmesi için de tüzelkişiliğe sahip Türkiye Noterler Birliğinin öngörülmüş olduğunun görüldüğü; dava konusu olayda, davacının Günyüzü Noterliğine vekaleten bakması nedeniyle vekalet ücreti ödenmesi talebiyle yaptığı başvurunun Türkiye Noterler Birliğince reddedilmesinden kaynaklanan uyuşmazlığın 1512 sayılı Yasa çerçevesinde çözümlenmesi gerektiği anlaşıldığından, noterliğe vekalet edilmesi nedeniyle vekalet ücreti isteminin reddine ilişkin işlemlerin bir idari İşlem niteliğini taşıdığında kuşku bulunmadığı; bu durumda, kamu görevlisi olan davacının kamu hizmetini yerine getiren Noterliğe vekalet etmesi nedeniyle vekalet ücreti ödenmesi talebiyle yaptığı başvurunun Türkiye Noterler Birliğince reddedilmesine ilişkin işlemin, 2577 sayılı Yasa'nın 2.maddesi kapsamında sayılan iptal davasının konusunu oluşturan kamu gücüne dayalı, re'sen ve tek yanlı irade açıklaması sonucu tesis etmiş olduğu idari işlem niteliğinde bulunduğu anlaşıldığından, işbu uyuşmazlığın görüm ve çözümünde idari yargı yerlerinin görevli bulunduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle; davalı vekilinin görev itirazının reddine, bu davaya bakmaya Mahkemelerinin görevli olduğuna karar vermiştir. Davalı vekilince süresi içinde verilen dilekçe ile olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılması istemiyle başvuruda bulunulması üzerine dilekçe, dava dosyası örneği ile birlikte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmiştir. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCISI; Davanın konusunun, Günyüzü Noterliğinin, mevcut Noter'in başka yere tayin olması nedeniyle boşalması ve Noterliğe vekalet edebilecek Noter katibinin bulunmaması nedeniyle, 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 33. maddesi uyarınca ilgili savcılığın bildirimi üzerine Eskişehir Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığı kararı ile Sivrihisar ilçesi adliye yazı işleri müdürünün geçici olarak görevlendirilmesi sonucu, 26/03/2010 ile 23/08/2010 tarihleri arasında noter vekili olarak görev yaptığı döneme ait noterlik gider ve vekalet ücreti alacağına ilişkin olduğu; 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 33. Maddesinin 2 ve devam eden fıkralarının "(Değişik fıkra: 16/11/1989 - 3588/5 md.) (Değişik cümle: 02/03/2005 - 5309 S.K./3.mad) *1* Noterlikte bu işi görecek kâtip bulunmadığı takdirde, Cumhuriyet savcılığının bildirmesi üzerine, adalet komisyonu tarafından atanacak icra müdürü, icra müdür yardımcısı veya yeterli bir adalet memuruna bu iş gördürülür. İşin yürütülmesinde yetersiz kaldığının denetimlerde belirlenmesi halinde vekil her zaman değiştirilebilir. / Yukarıki fıkralar gereğince noterliği yürüten görevliye, kendi aylık veya ücretinden az olmamak üzere, noter odası tarafından tayin olunacak ücret, noterlik gelirinden ödenir. Ancak, bu ücret noterliğin aylık safı gelirinin yarısından fazla olamaz. / (Değişik fıkra: 16/11/1989 - 3588/5 md.) Vekilin daire dışında bizzat yapacağı işlemlerden alınacak yol ödeneği dahil noterliğin, aylık gayri safi gelirinden, noterlik aidatı vekilin ücreti ve noterliğin diğer giderleri ayrıldıktan sonra kalanı, gelir ve giderin müfredatlı listesi ile birlikte en geç müteakip ayın onbeşine kadar vekil tarafından Türkiye Noterler Birliğine gönderilir." hükümleri ile davaya konu görevlendirmenin yasal dayanağının oluşturulduğu ve davacının hak ettiği ücret ve alacakların ödeme usulü ile niteliğinin belirlendiği; Noterlik Kanununun 1. maddesinde Noterlerin, hukuki güvenliği sağlamak ve anlaşmazlıkları önlemek için işlemleri belgelendirir ve kanunlarla verilen başka görevleri yapma görevleri tanımlanırken, Noterliğin bir kamu hizmeti olduğunun da hüküm altına alındığı; Kanunun 44 ve 45. Maddelerinin, Noter katibi olacak kişilerin 657 sayılı Devlet Memurları Hakkındaki kanunda bulunan şartları taşımaları gerektiğini belirttiği; ancak, davaya konu olayda, boşalan Noterlikte bu görevi yürütecek katip ya da başka bir görevli bulunmaması nedeniyle, Adli Yargı İlk Derece Adalet Komisyonu tarafından geçici olarak görevlendirilen Noter vekili'nin özlük haklarının söz konusu olduğu; aynı Kanunun, 33. maddesinde bu kişilerin hakettikleri ücretin, Noterlik gelirlerinden ödeneceği hükmünün bulunduğu; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun 4/b maddesine göre bir hizmet akdine bağlı olmadan kendi nam ve hesabına çalışanların 5510 sayılı Yasa kapsamında değerlendirildiği; 1512 sayılı Kanunun 33. maddesine göre yapılan görevlendirme sonrasında, davacının tıpkı Noter gibi Noterlik hizmeti yürütürken elde ettiği kazanç üzerinden, kendi ücretine hak kazandığının anlaşıldığı; 5510 sayılı Yasanın 101. Maddesine göre de, bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görüleceği; nitekim, Yargıtay 4. H.D.sinin 11/02/2013 gün ve 2012/4263 E, 2013/2086 K, Yargıtay 3. H.H.sinin 12/10/2010 gün ve 2010/11671 E, 2010/6352 K sayılı emsal kararlarından da anlaşılacağı gibi, Noter vekilinin ücret alacağına ilişkin davaların adli yargı yerinde görüldüğünün de anlaşıldığı; 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 71. maddesi 2. fıkrasında ise, Noter vekilinin, Noterlik gelirlerini, ilgili hesaplara aktardığı sırada, kendisine isabet eden ücreti alıkoyacağının belirtilmekte olduğu; açıklanan hükümlere göre, Noter vekilinin, görevinin kamu hizmeti olmasına ve görevlendirilmesinin kamu hukuku kuralları çerçevesinde yapılmış olmasına karşılık, 5510 sayılı Kanunun anılan hükümleri ve 1512 sayılı Kanunun 33, 71. madde hükümlerine göre, belirli bir hizmet akdi bulunmaksızın, ücretini, Noterlik gelirlerinden almak üzere çalıştığı, ücret ve giderlerden kaynaklanan sorunun ise özel hukuk hükümlerine göre adli yargı yerinde çözülmesi gerektiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle; 2247 sayılı Kanun'un 10. ve 13. maddeleri gereğince, olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılmasına ve dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığına gönderilmesine karar vermiştir. Başkanlıkça, 2247 sayılı Yasa’nın 13. maddesine göre Danıştay Başsavcısının yazılı düşüncesi de istenilmiştir. DANIŞTAY BAŞSAVCISI: Anayasanın 125 inci maddesinin son fıkrasında, “idare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.” kuralına yer verilmiş olduğu; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2 nci maddesinde; / “a) İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları, / b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları”nın idari dava türleri arasında sayıldığı; 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 1. maddesinde "Noterlik bir kamu hizmetidir. Noterler, hukuki güvenliği sağlamak ve anlaşmazlıkları önlemek için işlemleri belgelendirir ve kanunlarla verilen başka görevleri yaparlar." kuralının yer aldığı; aynı Kanunun 33. maddesinde boşalan noterliğe vekalet etme usul ve esaslarının düzenlendiği ve bu hususta: "Her ne sebeple olursa olsun boşalan birinci, ikinci veya üçüncü sınıf bir noterliği, atanan noter göreve başlayıncaya kadar o noterlikte çalışan ve stajının altı ay'ını tamamlamış olan stajyer, bu durumdaki stajyerler birden fazla ise kıdemlisi, o noterlikte bu durumda stajyer yoksa noter odasının uygun bulacağı ve görevlendireceği aynı durumdaki stajyer, bunlardan hiç birisi bulunmadığı takdirde o noterliğin başkatibi, onun da engelli bulunduğu hallerde en kıdemli katibi vekaleten yönetir. / Noterlikte bu işi görecek kâtip bulunmadığı takdirde, Cumhuriyet savcılığının bildirmesi üzerine, adalet komisyonu tarafından atanacak icra müdürü, icra müdür yardımcısı veya yeterli bir adalet memuruna bu iş gördürülür. İşin yürütülmesinde yetersiz kaldığının denetimlerde belirlenmesi halinde vekil her zaman değiştirilebilir. / Yukarı ki fıkralar gereğince noterliği yürüten görevliye, kendi aylık veya ücretinden az olmamak üzere, noter odası tarafından tayin olunacak ücret, noterlik gelirinden ödenir. Ancak, bu ücret noterliğin aylık safı gelirinin yarısından fazla olamaz. / Vekilin daire dışında bizzat yapacağı işlemlerden alınacak yol ödeneği dahil noterliğin, aylık gayri safi gelirinden, noterlik aidatı vekilin ücreti ve noterliğin diğer giderleri ayrıldıktan sonra kalanı, gelir ve giderin müfredatlı listesi ile birlikte en geç müteakip ayın onbeşine kadar vekil tarafından Türkiye Noterler Birliğine gönderilir." düzenlemesinin getirildiği; olayın yukarıda değinilen mevzuat hükümleriyle birlikte değerlendirilmesinden, 1512 sayılı Noterlik Kanunu hükümleri uyarınca, Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığı tarafından kurulan işlemle, bir kamu hizmeti olan noterliğe vekalet etmek üzere görevlendirilen davacının, bu vekaletten doğan alacağının verilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin Türkiye Noterler Birliğinin 14.09.2010 tarihli işleminin iptali ile 3,816,59 TL tazminata hükmedilmesi istemiyle Türkiye Noterler Birliği'ne karşı açtığı tazminat davasının, idari yargının görev alanında düzenlenen iptal ve tam yargı davaları kapsamında bulunduğu, bu haliyle dava konusu uyuşmazlığın çözümünde idari yargının görevli olduğu gerekçesiyle; 2247 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi uyarınca yapılan başvurunun kabulüne hukuki olanak bulunmadığı yolunda yazılı düşünce vermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Serdar ÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında, Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Sıddık YILDIZ, Nurdane TOPUZ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’un katılımlarıyla yapılan 3.3.2014 günlü toplantısında; l-İLK İNCELEME: Dosya örneği üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; davalı vekilinin anılan Yasanın 10/2 maddesinde öngörülen yönteme uygun olarak yaptığı görev itirazının reddedilmesi ve 12/1. maddede belirtilen süre içinde başvuruda bulunması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nca, 10. maddede öngörülen biçimde olumlu görev uyuşmazlığı çıkarıldığı anlaşılmaktadır. Usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığından, görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim Taşkın ÇELİK’in, davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN’ın adli yargı, Danıştay Savcısı Mehmet Ali GÜMÜŞ’ün ise davada idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, Sivrihisar İlçesi Adliye Yazı İşleri Müdürü olarak görev yapmakta iken, Günyüzü İlçesi noterinin başka yere atanması ve noterde katip bulunmaması nedeniyle Eskişehir Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığı'nın 23.12.2009 tarih ve 1326 sayılı ve 26.3.2013 tarih ve 298 sayılı kararı ile Günyüzü Noterliğine Vekalet etmek üzere görevlendirilen Davacının; Noterliğe vekaleten bakması nedeniyle vekalet ücreti ödenmesi talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin Türkiye Noterler Birliğinin 14.09.2010 tarih ve 33.17.525-18440 sayılı işleminin iptali ile 3.816,59 TL vekalet alacağının davalı tarafından ödenmesi istemiyle açılmıştır. 1512 sayılı Noterlik Kanununun “Noterlik Mesleği” başlıklı 1. maddesinde "Noterlik bir kamu hizmetidir. Noterler, hukuki güvenliği sağlamak ve anlaşmazlıkları önlemek için işlemleri belgelendirir ve kanunlarla verilen başka görevleri yaparlar." Hükmüne; “Boşalan noterliğin vekaleten yönetimi” başlıklı 33. maddesinde “ Her ne sebeple olursa olsun boşalan birinci, ikinci veya üçüncü sınıf bir noterliği, atanan noter göreve başlayıncaya kadar o noterlikte çalışan ve stajının altı ay'ını tamamlamış olan stajiyer, bu durumdaki stajiyerler birden fazla ise kıdemlisi, o noterlikte bu durumda stajiyer yoksa noter odasının uygun bulacağı ve görevlendireceği aynı durumdaki stajiyer, bunlardan hiç birisi bulunmadığı takdirde o noterliğin başkatibi, onun da engelli bulunduğu hallerde en kıdemli katibi vekaleten yönetir. (Değişik birinci cümle: 2/3/2005-5309/3 md.) Noterlikte bu işi görecek kâtip bulunmadığı takdirde, Cumhuriyet savcılığının bildirmesi üzerine, adalet komisyonu tarafından atanacak icra müdürü, icra müdür yardımcısı veya yeterli bir adalet memuruna bu iş gördürülür. (Değişik: 16/11/1989 - 3588/5 md.) İşin yürütülmesinde yetersiz kaldığının denetimlerde belirlenmesi halinde vekil her zaman değiştirilebilir. Yukarıki fıkralar gereğince noterliği yürüten görevliye, kendi aylık veya ücretinden az olmamak üzere, noter odası tarafından tayin olunacak ücret, noterlik gelirinden ödenir. Ancak, bu ücret noterliğin aylık safi gelirinin yarısından fazla olamaz. (Değişik: 16/11/1989 - 3588/5 md.) Vekilin daire dışında bizzat yapacağı işlemlerden alınacak yol ödeneği dahil noterliğin, aylık gayri safi gelirinden, noterlik aidatı vekilin ücreti ve noterliğin diğer giderleri ayrıldıktan sonra kalanı, gelir ve giderin müfredatlı listesi ile birlikte en geç müteakip ayın onbeşine kadar vekil tarafından Türkiye Noterler Birliğine gönderilir.” Hükmüne; “Aylık ve yıllık iş cetvelleri verilmesi” başlıklı 71.maddesinde “ Noterler, her ayın en geç onuna kadar, bir evvelki ay içinde dairelerine gelen ve çıkan işlerin niteliğini ve sayısını ve bunlardan aldıkları ücret, harç, vergi ve diğer resimlerin miktarını ve giderlerini gösterir bir cetvel düzenleyerek Türkiye Noterler Birliğine gönderirler. Notere vekalet halinde vekil, birinci fıkrada gösterilen hususlardan başka, kendisine ödenen ücret tutarı ile 34 üncü madde gereğince noterlik gelirinden alıkoyduğu ve notere ödediği kısımları ve alıkonulan parayı yatırdığı bankanın isim ve hesap numarasını da cetvelde gösterir. Noterler ayrıca her yılın Mart ayı sonuna kadar, geçen yıla ait gelir, gider ve teminat tutarını gösteren bir cetvel düzenleyerek, Adalet Bakanlığına ve Türkiye Noterler Birliğine gönderirler.” Hükmüne; “Türkiye Noterler Birliği” üst başlıklı 163.maddesinin birinci fıkrasında “ Noterlik meslekinin amaçlarına uygun bir şekilde görülmesini, meslekin gelişmesini ve meslekdaşlar arasında birlik ve yardımlaşmayı sağlamak üzere, kamu kurumu niteliğinde ve tüzel kişiliğe sahip, Türkiye Noterler Birliği kurulur. Birliğin merkezi Ankara'dır.” Hükmüne; 1512 sayılı kanunun uygulanmasına yönelik hazırlanan “Noterlik Kanunu Yönetmeliği”nin “Noter Vekillerinin Denetimi, Ücretleri, Görev ve Yetkileri başlıklı 133.maddesinde ise “ (Değişik madde: 02/10/1984 - 18533 S. R.G./Yön.) Noterin izin ve hastalık hallerinde bu noterliğe vekalet edecek kimse, esas noterin denetim ve gözetimine tabidir. Bu sırada noterliğin zarar etmesi halinde zarar, mazeretli noterin kendisine aittir. İşten el çektirildiği veya tutuklu bulunduğu dönemdeki zarardan da aynı şekilde noter kendisi sorumludur. Boşalan noterliklerle noteri geçici olarak işten çıkarılan noterliklerin ve bu noterlikleri tedvir eden vekillerinin hesaplarının denetim ve gözetimi Türkiye Noterler Birliğinin yetkili kılacağı görevliler tarafından yapılır. Noterlik Kanununun 33, 34 ve 35 inci maddeleri gereğince, boşalan veya noteri işten ayrılan noterlikleri ücret karşılığı yönetmek üzere, dairede çalışan personelden birinin ya da dairede yetenekli eleman bulunmaması nedeniyle bir adalet memurunun vekil olarak görevlendirilmesi halinde vekile, noterliğin bağlı bulunduğu noter odası tarafından; iş yoğunluğu ve yüklenilecek sorumluluk gözetilerek bir ücret takdir ve tespit edilir. Bu ücret vekilin asıl görevinden aldığı aylık veya ücretinden az, noterliğin safi gelirinin yarısından fazla olamaz. Vekil, adalet memuru ise almakta olduğu maaşı, noterlik personeli ise, noterle yaptığı sözleşmedeki (yan ödemeler hariç) ücreti, asıl görevinden aldığı aylık ve ücret sayılır. Noterliğin aylık safi geliri, noter odalarında vekile takdir olunan ücretten çok olduğu aylarda takdir olunan ücret, az olduğu aylarda ise safi gelirin yarısı ücret olarak ödenir. Bu durumdaki vekilin vekalet dönemindeki safi gelir tutarının yarısı, o döneme ilişkin takdir edilen ücret tutarından çok olduğu takdirde noksan olarak ödenen miktar safi gelirin yarısını aşmamak üzere tamamlanır. Ancak, engelli notere vekalet eden adalet memurunun ücretinin tamamı, noterlik zarar etse dahi asıl noter tarafından ödenir. Noter vekilleri, yasalar, yönetmelikler ve genelgeler ile noterlere verilmiş görevleri yapmak, aylık iş cetvelleri ile aidatları yasal süreler içinde Noterler Birliğine vesair ilgili mercilere göndermek zorundadırlar. Boş ve noteri geçici olarak işten çıkarılmış olan noterlikleri yöneten noter vekilleri ayrıca, her ayın gelir ve giderini gösterir bir cetvel ile gidere ilişkin belge örneklerini ve cetvelde gösterilen safi geliri, o ayı izleyen en geç 15 gün içinde Birliğe göndermeye mecburdur. Boşalan ve noteri geçici olarak işten çıkarılan noterliklerde noter vekilleri, görevin derhal, zamanında ve noksansız görülebilmesi için zorunlu olan personel ücretleri, daire kirası, Birlik Yönetim Kurulunca her yıl belirlenecek miktarı aşmayan kırtasiye, posta, basılı kağıt vesair konulardaki harcamaları yapmaya yetkilidirler. Vekiller yeni personel, daktilo, hesap makinası, mefruşat, demirbaş gibi eşyalar almaya, kira sözleşmesini yenilemeye, kirayı arttırmaya yetkili değildirler. Ancak, Türkiye Noterler Birliğinden izin almak koşuluyla ayrılan personelin yerine, Birlikçe belirlenecek ücretle yeni personel alabilirler. Ve diğer harcamalarda bulunabilirler. Vekaleten yönetilen boş noterliklerde çalışan personele, ayrılan noterle yaptıkları sözleşmede yazılı ücret vesair yan ödemeleri aynen ödenir. Ancak, sözleşme süresi sona eren personelin ücret ve yan ödemelerinde arttırma yapmaya, Türkiye Noterler Birliği Yönetim Kurulu yetkilidir. Vekaleten yönetilen noterliklerde çalışanlara ödenen ücretlerden gerekli vergilerin kesilerek süresinde ilgili daireye yatırılması, Bölge Çalışma ve Sosyal Sigortalar Kurumu Müdürlüklerine verilecek bildirgelerin düzenlenmesi, süresi içinde ilgili mercilere verilmesi, sigorta primlerinin kesilip yatırılması ve benzeri işlerden noter vekilleri sorumludur. Vekaleten yönetilen boş noterliğin gayrisafi gelirinin daire kirasını, personel giderlerini (vekil ücreti hariç) kırtasiye gibi normal giderleri karşılamaması suretiyle zarar etmesi halinde, Birlik Yönetim Kurulunun muvafakatı ile vekil, derhal zararı önleyici tedbirleri almaya ve uygulamaya mecburdur. Zarar eden böyle bir noterlikteki personelin işine iş mevzuatı hükümlerine göre son verilmesi gerektiğinde veya kendiliğinden ayrılmak istemeleri halinde bunların ihbar önelleri, ihbar ve kıdem tazminatları Birlikçe ödenir. Ayrıca, noterliğin zararı da, Birlik tarafından karşılanır. Zarar eden noterlik üçüncü sınıf ise dördüncü sınıfa indirilmesi için Bakanlığa Birlikçe teklif yapılır.” Hükmüne yer verilmiştir. Dava dosyasının incelenmesinden; Davacının Sivrihisar İlçesi Adliye Yazı İşleri Müdürü olarak görev yapmakta iken, Günyüzü İlçesi noterinin başka yere atanması ve noterde katip bulunmaması nedeniyle Eskişehir Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığı'nın 23.12.2009 tarih ve 1326 sayılı ve 26.3.2013 tarih ve 298 sayılı kararı ile Günyüzü Noterliğine Vekalet etmek üzere görevlendirildiği; davacının, görevlendirildiği tarihler arasında kendi olanakları ile gidiş geliş yapıp, noterlik bürosunun giderlerini kendi bütçesinden karşıladığını, bu giderler ve hizmetine karşılık toplam 495,41 TL. ödeme yapıldığını, Eskişehir Noter Odasının takdir ettiği aylık 874,25 TL vekalet ücretinin ödenmediğini, kendisine ödeme yapılması yolundaki taleplerinin, davalı Türkiye Noterler Birliğince 14/09/2010 tarih ve 33.17525-18440 sayılı yazısı ile, “vekalet dönemi itibariyle noterliğin zararda olduğu dikkate alınarak, Yönetim Kurulunca alınan prensip kararı gereğince vekalet ücreti ödenmeyeceğine karar verildiği” gerekçesiyle reddedildiğini belirterek; Türkiye Noterler Birliğinin anılan işleminin iptali ile, bakiye kalan toplam 3.816,59.TL vekalet ücreti alacağının ödenmesine karar verilmesi istemiyle dava açtığı anlaşılmıştır. Somut olay ve mevzuat hükümleri birlikte irdelendiğinde; kamu görevlisi olan davacının 1512 sayılı Noterlik Kanunu hükümleri uyarınca, Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığı tarafından kurulan işlemle, bir kamu hizmeti olan noterliğe vekalet etmek üzere görevlendirildiği; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununda tanımını bulan bu işlemin dava konusu edilmediği görülmektedir. Buna karşılık noterliğe vekalet eden davacının, görev yaptığı süreye ilişkin vekalet ücretini talep ettiği; Kanunda noterlerin, yapılan hizmetlerden aldıkları ücretin, kendi gelirlerini oluşturduğunun anlaşıldığı; aynı şekilde Kanunun 33. maddesinde, noterliği vekaleten yürüten görevliye, kendi aylık veya ücretinden az olmamak üzere, noter odası tarafından tayin olunacak ücretin, noterlik gelirinden ödeneceği hükmünün bulunduğu; bir başka anlatımla, davacının belli bir hizmet akti bulunmaksızın, ücretini Noterlik gelirlerinden almak üzere çalıştığı gözetildiğinde; ücret ve giderlerden kaynaklanan uyuşmazlığın, özel hukuk hükümlerine göre adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen nedenlerle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nın başvurusunun kabulü ile Eskişehir 1. İdare Mahkemesinin Görevlilik Kararının kaldırılması gerekmiştir. SONUÇ : Davanın çözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nın BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Eskişehir 1.İdare Mahkemesinin 16.4.2013 gün ve E:2013/320 sayılı GÖREVLİLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 3.3.2014 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.