İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2012/523 E. 2013/3371 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2012/523
- Karar No
- 2013/3371
- Karar Tarihi
Özeti : 1- 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesi uyarınca, ilanı gereken düzenleyici işlemlerin uygulanması üzerine, ilgililerin düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabileceklerinin açık olduğu, 2- Bu bağlamda, düzenleyici işlemi temel alan işlemden hukuk durumu etkilenen kişilerin, üye olduğu dernek, sendika gibi tüzel kişilerin de bu bağlamda uygulama işlemi yönünden 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinde yer alan "ilgili" kavramı kapsamında yer aldığı ve tüzel kişilerin, üyelerinin hukuki durumunu etkileyen uygulama işlemlerinin dayanağı olan düzenleyici işlemler için uygulama işlemi üzerine 7. madde hükmü uyarınca açtıkları davada süre aşımı bulunmadığı hakkında. Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Sendikası Vekili : Av. … Karşı Taraf (Davalılar) : 1- Başbakanlık 2- Sağlık Bakanlığı Vekilleri : 1- Av. … 2- Hukuk Müşaviri … İstemin Özeti : Danıştay Beşinci Dairesi'nin 25/10/2011 günlü, E:2011/5084, K:2011/5866 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması, davacı tarafından istenilmektedir. Savunmaların Özeti : Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : Volkan Çakmak Düşüncesi : 2577 sayılı Kanun hükümleri uyarınca bir düzenleyici işlemin uygulanması niteliğinde, bir başka ifadeyle düzenleyici işlemi temel alan bir işlem tesis edildiğinde, bu işleme temel olan düzenleyici işlem için dava açma süresinin uygulama işleminin tesisi ile yeniden başlayacağı açık olup, ilgililerin salt bu düzenleyici işlemin iptali için de dava açabilmesi mümkün olduğundan ve düzenleyici işlemi temel alan işlemden hukuki durumu etkilenen kişileri bünyesinde barındıran tüzel kişilerin de bu bağlamda uygulama işlemi yönünden "ilgili" kavramının kapsamında yer aldığının kabulü gerektiğinden, Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'ı temel alan 2011 yılı tip Hizmet Sözleşmesi'nin ihdası üzerine Sözleşmenin dayanağı olan Esaslar'ın Ek 3.maddesinin iptali istemiyle açılan davanın, Ek 3.maddenin düzenlenme tarihi dikkate alınarak süre aşımı nedeniyle reddinde hukuka uyarlık bulunmadığı ve temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava; 06/06/1978 tarihli ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslara, 29/03/2009 tarihli ve 27184 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 02/03/2009 tarihli ve 2009/14799 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile eklenen Ek 3. maddenin (b) bendinde yer alan "vizeli olduğu birimde fiilen en az bir yıl çalışmış olması, geçiş yapacağı hizmet biriminde aynı unvan ve niteliği haiz boş pozisyon bulunması ve" ibaresinin iptali istemiyle açılmıştır. Danıştay Beşinci Dairesi'nin 25/10/2011 günlü, E:2011/5084, K:2011/5866 sayılı kararıyla; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinde, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay’da ve idare mahkemelerinde altmış gün olarak öngörüldüğü ve ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağının hükme bağlandığı, 29/03/2009 günlü, 27184 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslarda Değişiklik Yapılmasına Dair Esasların 5. maddesi ile söz konusu Esaslara eklenmiş olan dava konusu Ek 3. maddenin iptali istemiyle, bu tarihi izleyen günden itibaren altmış gün geçtikten sonra 20/01/2011 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle incelenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Davacı Sendika, bu kararı temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava Açma Süresi" başlıklı 7. maddesinde, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay’da ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı ve bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabileceği hüküm altına alınmıştır. Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Sendikası Tüzüğü'nün 2.,3. ve 6. maddeleri uyarınca sağlık hizmetinin sunumu alanında görev yapan kamu kurumlarında çalışan kamu görevlilerini üye olarak kabul eden davacı Sendikanın amaçları arasında, üyelerinin özlük haklarının, hak ve menfaatlerinin korunması, tüm resmi iş ve işlemlerde üyelerine mevzuata uygun davranılmasının sağlanması yer almaktadır. 2577 sayılı Kanun'un alıntısı yapılan hükümleri uyarınca, bir düzenleyici işlemin uygulanması niteliğinde, bir başka ifadeyle düzenleyici işlemi temel alan bir işlem tesis edildiğinde, bu işleme temel olan düzenleyici işlem için dava açma süresinin uygulama işleminin tesisi ile yeniden başlayacağı açık olup, ilgililerin salt bu düzenleyici işlemin iptali için de dava açabilmesi mümkündür. Bu noktada, yasa metninde yer alan "ilgili" kavramı değerlendirildiğinde, düzenleyici işlemi temel alan işlemden hukuki durumu etkilenen kişileri bünyesinde barındıran tüzel kişilerin de bu bağlamda uygulama işlemi yönünden "ilgili" kavramının kapsamında yer aldığının kabulü gerekmektedir. Somut olayda, "Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar" temel alınarak davalı idarelerce 2011 yılı tip Hizmet Sözleşmesi'nin düzenlendiği, bu sözleşmenin 10. maddesinde, sözleşmeli personelin bir başka kurumda çalışması yönünden Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların Ek 3. maddesine atıf yapıldığı ve sözleşmenin son maddesinde, sözleşmenin 181 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar uyarınca akdedildiği belirtilmiştir. Sözleşme içeriğinden de anlaşıldığı üzere, tip Hizmet Sözleşmesinin Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasları temel aldığı, dolayısıyla anılan Esasların uygulanması niteliğinde bir işlem olduğu ve bu haliyle davacı Sendika üyesi sözleşmeli personelin ve bu bağlamda da Sendikanın hukuki durumunu etkilediği açıktır. Bu duruma göre, Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'ı temel alan ve 10. maddesinde, Esasların iptali istenen Ek 3. maddesine atıfta bulunulan tip Hizmet Sözleşmenin tesis edildiği tarihten itibaren, Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar için de dava açma süresi yeniden işlemeye başlayacağından; uygulama işlemi niteliğindeki Hizmet Sözleşmesinin tesis edildiği tarih gözetilerek dava açma süresinin değerlendirilmesi gerekirken, Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların iptali istenen Ek 3. maddesinin Resmi Gazete'de yayınlandığı tarih dikkate alınarak verilen davanın süre yönünden reddine ilişkin temyize konu kararda hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; davacının temyiz isteminin kabulüne, Danıştay Beşinci Dairesi'nin 25/10/2011 günlü, E:2011/5084, K:2011/5866 sayılı kararının bozulmasına, kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 31.10.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.