İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2010/308 E. 2013/106 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2010/308
- Karar No
- 2013/106
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) ESAS NO:2020/31 Esas KARAR NO:2021/400 DAVA:Menfi Tespit (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:21/01/2020 KARAR TARİHİ:12/10/2021 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sanayi, inşaat ve lojistik alanında faaliyet gösteren firma olduğunu, müvekkili şirketin davalı tarafa herhangi bir borcu bulunmamasına karşı davalı tarafından .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından icra takibi yapıldığının öğrenildiğini, yapılan haksız haciz nedeniyle müvekkilinin ciddi zararlara uğradığını, davalının haksız ve hukuksuz iş ve işlemleri sonucu meydana gelen zararların önüne geçebilmek adına tedbir müracaatında bulunulduğu. ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... sayılı dosyasından verilen 02.12.2019 tarihli kararla, teminat mukabilinde, icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi konusunda tedbir kararı verildiğini, davalı tarafından icra dosyasına sunulu evraklardan, icra takibinin/takibe konu rücu alacağı iddiasının, davacı şirkete ait ... Limanından yükleme yapılan ... gemisindeki bir kısım yükün hasarlanmasına dayalı olduğunun anlaşıldığını, ... gemisindeki söz konusu yükün hasarlanmasından dolayı davacı şirketin hiçbir hukuki sorumluluğunun bulunmadığını, yükleme (istifleme, takozlama / lashing v.b.) tamamen kaptanın talimatı ile gerçekleştiğini, dava konusu olayda da bu şekilde olduğu, dava dışı .... ve Tic. A.Ş.'ne ait yükler, kamyonlardan, limana ait vinçlerin yardımı ile gemiye, kaptanın yükleme (istifleme, takozlama/lashing v.b.) talimatına uygun şekilde yüklendiğini, yüklemenin (istifleme, takozlama/lashing v.b.) sorunsuz, talimatlara uygun, temiz bir şekilde yapıldığı "clean on board" kaydı düşülerek, hem bıll of ladıng hem de yükleme ordînoları'nda açıkça yazıldığı, kaptan tarafından da onaylanmış olduğunu, dolayısıyla, yüklerin gemiye kaptan talimatına uygun şekilde yüklenmesinden sonra, yüke ilişkin herhangi bir hasar ve zıya sorumluluğu oluşursa, bu durum tamamıyla taşıyanın sorumluluğunda olacağını, davacı şirketin sorumluluğunu doğuracak hukuki ve fiili hiçbir hal mevcut olmadığını, davacının, davalı şirkete hiçbir şekilde herhangi bir borcunun bulunmadığını, dava ikame edilmezden evvel, uyuşmazlık arabuluculuk dava şartına tabi olduğundan, arabuluculuk yoluna başvurulduğu ancak anlaşma sağlanamadığını beyanla müvekkili şirketin davalı şirkete ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasında borçlu olmadığının tespiti ile %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini ve vekalet ücretinin Avukatlık Kanunun 329 maddesi uyarınca hesaplanması, aksi takdirde Avukatlık Kanunun 169 maddesine göre vekalet ücreti takdir edilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından, sigortalı ... ve Paz. A.Ş.'ye ait ... emtiasının 20.10.2018 yükleme ve 12.11.2018 tahliye tarihli ... isimli Gemi ile taşınması sırasında emtiada meydana gelen hasar nedeniyle Alıcı Ek Sigortalı Cari ... ... 23.487,89 USD ödeme yapıldığını, ödeme sebebiyle taşıma sırasında emtianın hasarlanmasma sebep olan hasar sorumlularının her birine 23.487,89 USD tutarındaki alacağın icra masrafları, vekalet ücreti ve faizi ile birlikte davacı ... San. Ve Tic. A.Ş. ve dava dışı diğer sorumlular tarafından ödenmesi talebiyle .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi açıldığını, icra takibine Davacı ... tarafından yasal 7 (yedi) günlük süre içerisinde itiraz edilmediğinden Davalı Şirket aleyhine işbu haksız menfi tespit davasının açıldığını, ..'ya ait Muhtelif ..., ...'da mukim Cari ... ... firmasına satıldığını ve davalı Şirket tarafından ... Poliçe Numaralı Nakliye Emtia Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, 20.10.2018 tarihinde ... Türkiye Limanında ... isimli gemiye Davacı Borçlu ... işçileri tarafından yüklendiğini ve Yükleme Limanı acentesi ... Acenteliği ve Gemi Kaptanı tarafından " clean on board" olarak yüklendiği yükleme ordinolarında imza altına alındığını, 12.11.2018 tarihinde tahliye limanı acentesi tarafından çelik emtiada çoğunlukla fiziksel hasar ve pas meydana geldiğinin fark edilmesi üzerine geminin ... Kulübüne çağrı yapılarak "Tahliye Gözlem Raporu" tutulduğunu, davacı hasarın meydana gelmesine hatalı yükleme ve istifleme yapması nedeniyle sebebiyet vermiş olmakla hasardan sorumlu olacağını, davalı Şirket Sigortalısı ... ... tarafından Davacı ..., yükleme limanında emtianın yüklenmesi ile görevlendirildiğini Bu iş için ... tarafından davacıya 60.751,08 TL ödeme yapıldığını, ... isimli gemi Kaptanı tarafından yükleme ve istiflemeye refakat edildiği ve yükleme sonunda "clean on board" şerhi düşülerek emtianın gemiye yüklendiğinde güvertede temiz bir yükleme yapildiği ve hiçbir hasarı olmadığını belirtildiğini, ... şerhinin davacı tarafından yapılan yüklemenin doğru olduğunu değil, emtianın gemiye yüklendiğinde sağlam ve kuru olduğunu gösterdiğini, tahliye sırasında ise hasar oluştuğunun gözlenmesi ve tahliye esnasında Tahliye Gözlem raporunda; Katlar arasında her 6 m ve 12 m için 2 ila 3-4 sıraya kadar istifleme kalasları uygulandığını, istifleme kirişleri genişliğinin sınırlı/düşük olması nedeniyle, ağırlığın doğru bir şekilde yayılması için katmanlar arasına yetersiz sayıda istifleme kalası uygulandığını, düzleşme, ince duvarlı kısımların genel olarak istifin alt bölgesine yerleştirilmesi gerçeğine bağlanabileceğini, bu da, istiflenmiş yükün lokal olarak sıkıştırıldığını (20 veya daha fazla katmandan oluşan istif), ve lokal yetersiz/uygunsuz istifleme kalası kullanıldığım (sert ve küçük ahşap kirişler) gösterdiğini, hasarın altında ek yük ağırlığının sıkıştırmasından kaynaklandığı ve bu da uygun olmayan bir istifleme' olarak kabul edildiğini beyanla haksız ve dayanaksız menfi tespit davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, davacı şirkete ait liman işletmesinde yapılan yükleme faaliyeti esnasında davalı sigorta şirketi sigortalısına ait emtiaların hasarlanması iddiasıyla dava dışı sigortalı şirkete ödenen hasar tazminatının davacıdan rücuen tahsili talepli icra takibi nedeniyle davacının borçlu bulunmadığının tespiti talepli menfi tespit davası olup, Uyuşmazlığın konusunun; davalı sigorta şirketinin sigortalı emtiaların hasarlanması iddiası ile davacının kusur ve sorumluluğunun bulunup bulunmadığı ve buna göre davacı borcunun olup olmadığı hususlarında toplandığı anlaşılmıştır. ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas numaralı icra takip dosyası incelendiğinde, alacaklı ... A.Ş. Vekili tarafından borçlular ... Ve Tic. A.Ş. Yetkilileri ..., ... San. Ve Tic. A.Ş. ... Limited, ... ;...d. ... aleyhine 21/10/2019 tarihinde 23.873,22USD (144.979,68.TL)'nin tahsili için icra takibine başlandığı, davacı borçlu ... San. Ve Tic. A.Ş.'ye ödeme emrinin 09/11/2019 tarihinde tebliğ edildiği, işbu Menfi Tespit davasının 21/01/2020 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler ... tarafından tanzim edilen 06/09/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Emtianın istiflenmesindeki hata sebebiyle yolculuk sırasında davaya konu hasarın meydana geldiği anlaşılmış olup davacının somut olayda sadece liman altyapı ve vinç hizmeti gibi yükleme hizmeti verdiği ve gemi ambar içi istif hizmetinde bulunmadığı düzenlenen faturalar ile sabit olup bu bakımdan davacının olayda bir kusurunun olmadığı belirtilmiştir. Davaya konu uyuşmazlık; davalı sigortalısı dava dışı .... A.Ş.'ye ait Muhtelif ..., ... emtiasının 20/10/2018 yükleme ve 12/11/2018 tahliye tarihli ... isimli Gemi ile taşınması amacıyla davacı şirkete ait ... Limanından yükleme yapılan ... gemisindeki bir kısım yükün hasarlanmasına dayalı rücu talebine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Bu kapsamda davacı vekilinin talebi doğrultusunda, dava dışı sigortalı ... AŞ'ne uyuşmazlığa konu ... gemisine 20/10/2018 tarihinde yüketilen yüklerin istif, sabitleme ve lashing hizmetlerinin kim tarafından verildiği hususunun sorulmasına ilişkin müzekkere yazılmış ve gelen müzekkere cevabında ise , yüklerin istif, sabitleme ve lashing hizmetlerinin dava dışı ... AŞ tarafından, yükleme hizmetlerinin ise ( vinç, işçilik dahil) davacı tarafından yapıldığının belirtildiği anlaşılmıştır. Doya kapsamında düzenlenen bilirkişi raporunda açıklandığı hali ile; yüklerin ticaret gemileriyle taşınması durumunda, yükün mutlaka güvenceye alınması gerektiği, zira, yükler geminin devinimi nedeniyle istiflendiği yerden oynama eğiliminde olduğu, bu duruma denizcilikte "istifin bozulması" dendiği anlaşılmaktadır. Yükün, çeşitli nedenlerle devinip tehlike yaratmasının önlenmesi için alınacak önlemlerin, " yükün netası" olarak tanımlandığı; bu önlemler ise; -Lashing (bağlama ) -Tahta daneç (dunnage) kullanarak sabitleştirme (tahta takozlarla payandalama,dayaklama,destekleme) -Kaynakla tutturma şeklinde olduğu bilirkişilerce belirtilmiştir. Ağır metal ürünlerin deniz yolu ile taşınması esnasında maruz kalınacak dış kuvvetlerden en az etkilenmesi (Geminin sağa-sola yalpa yapması durumlarında) için yükün uygun istiflenmesinin büyük önem arz etmesi nedeniyle öncelikle çelik boruların aynı hizada, alabandadan alabandaya, aralarında boşluk kalmayacak şekilde dunnage tahtası kullanılarak istif yapılması ve yükler arasında oluşan boşluklar nedeniyle oluşan yatay kuvvetlere karşı kaymayı önleyici ve dayanıklı malzemeden yapılmış kereste veya muadili malzeme kullanılarak yastıklar ile gerekli tüm boşlukların doldurulması zorunludur. ... gemisinin Antwerp limanında yük tahliyesi esnasında gemi üzerinde yapılan gözetim sonucu hazırlanan BOŞALTIM ve DENETİM raporuna göre, emtia üzerinde oluşan fiziki hasarların İstifleme emniyetinin güvensiz ve yetersiz olmasından kaynaklandığı değerlendirilmesi de dikkate alındığında, yükün dosyaya mübrez fotoğraflarının incelenmesi sonucunda, emtianın gemiye sefer başlamadan önce yanlış istiflendiği ve yetersiz dunnage (istif tahtası) kullanıldığı ve yükün gemi ambanndaki hareketini engelleyici aralarındaki tüm boşluklarının yetersiz ağaç malzemeyle doldurulduğu anlaşılmakta olup, yolculuk sırasında başlangıçtaki hatalı istiflemeden kaynaklı yük üzerinde kaymaya bağlı olarak hasarlanmaların oluştuğu anlaşılmaktadır. Yukarıdaki bilgiler ışığında, dosyaya mübrez bilgi belge ve fatura detayları incelediğinde davacı ... San. ve Tic. A.Ş.nin yükün yüklenmesine ilişkin gerekli liman altyapı ve vinç hizmeti verdiği, yükün gemi ambarı içinde istifine (Lashing (bağlama), dunnage vb) yönelik bir hizmet vermediği ve böyle bir işleme nezaret etmediği, istif ve sabitleme işlemlerinin dava dışı ... AŞ tarafından yerine getirildiği dosya kapsamından anlaşılmış olduğundan davacının meydana gelen hasarda bir kusurunun ve sorumluluğunun bulunmadığı mahkemece kabul edilmiştir. Benzer bir uyuşmazlık bakımından mahkememizce verilen 2010/308 E. 2013/106 K. Sayılı Liman İşletmesi bakımından sorumluluğu bulunmadığından bahisle verdiği red kararının, Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin 2013/15039 E. 2014/17925 K ve 19/11/2014 tarihli ilamı ile onandığı görülmüştür. Açıklanan nedenlerle ve dosyaya sunulan bilirkişi raporundaki tespitler mahkemece denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmuş ve dayandıkları gerekçeler ile ulaştıkları tespitler ise mahkemece dosya kapsamı ve deliller ile uyumlu bulunduğundan bilirkişi raporu da hükme esas alınarak davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Davacı vekilince HMK 329 maddesi uyarınca işlem yapılması, aksi takdird Avukatlık Kanunu 169 maddesi uyarınca tarifenin 3 katı oranda vekalet ücretine hükmedilmesi talep edilmişse de, yük sigortacısı olan davalının davaya konu icra takibinde kötü niyetli olduğuna ve dava açılmasına kötü niyetle sebep olduğuna ilişkin dosya kapsamında herhangi bir delil bulunmadığından, davacı vekilinin talebi yerinde görülmemiştir. HÜKÜM: 1-Davanın KABULÜ ile, davacının ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyası nedei ile borçlu bulunmadığının TESPİTİNE, -Şartları oluşmadığından davacı vekilinin İİK 72/5 maddesi gereğince tazminat talebinin REDDİNE, 2-Karar harcı olan 9.635,46 TL'den peşin alınan 2.408,87 TL'nin mahsubu ile bakiye 7.226,59 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye İRAD KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan ( 2.471,07 TL ilk harç 207,00 TL posta ücreti ve 3.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam) 5.678,07TL'nin davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Davacı vekili için takdir edilen 17.350,23 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE, 6-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davanın kabulüne karar verildiğinden davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 7-Bakiye gider avansının kesinleşmeye müteakip talep halinde taraflara İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/10/2021 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır