İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2008/3750 E. 2008/10489 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2008/3750
- Karar No
- 2008/10489
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DOSYA NO : 2019/567 KARAR NO : 2020/644 DAVA : MENFİ TESPİT (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/10/2019 KARAR TARİHİ : 09/12/2020 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, davalının yetkilisi ve sahibi olduğu ... Ltd Şti. isimli şirketinde satış temsilcisi olarak ücretli çalıştığını, şirketten aldığı ürünleri şahıslara ulaştırarak satışını yaptığını, elde edilen paranın şirkete aktarıldığını, davalı tarafından müvekkile şirketine ait belli miktarlarda mal verilmesi nedeniyle malların karşılığı olarak kendisine zorla senet imzalattırıldığını, davalının alkolün etkisiyle dava konusu senedi zorla müvekkilinden aldığını, taraflar arasında bu konuda tartışmalar olduğunu, müvekkilinin darp edildiğini, gömleğinin yırtıldığını, davalının aldığı senet üzerine yalnızca imza atmak istemeyen müvekkilinin, düzenlenme tarihinin de senet üzerine yazılmasını istediğini ve senedin ... tarihinde müvekkili tarafından teminat olarak zorla imzasının alındığını, bu teminat senedine ....-TL yazıldığını, ödeme tarihinin ise müvekkilinin tüm ısrarlarına rağmen yazılmadığını, taraflarca sözlü olarak ... tarihinin ödeme tarihi olarak kararlaştırıldığını, lehtar kısmının da boş bırakıldığını, taraflar arasında bir alacak verecek ilişkisi olmadığını, teminat senedi bedelinin davalının ve oğlu ...' ün hesabına çeşitli tarihlerde gönderildiğini, ödemeler için açıklama kısımlarına da "..." yazdığını, senedin iade edilmediğini, müvekkilinin, davalının yetkilisi olduğu şirketten ayrılıp kendi işini kurduğunu, davalının iade etmediği (vade tarihi yazmayan ancak bedeli müvekkilce ödenen) teminat senedinin üzerine lehtar olarak kendi adını ve vade olarak da ... tarihini ekleyerek kötü niyetle bankaya ibraz ettiğini, bankadan gelen mail üzerine durumun anlaşıldığını, davalı hakkında Antalya Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, senedin bedelsiz kaldığını, icra takibine konu edilmemesi için ihtiyati tedbir talebinde bulunulduğunu, Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D. İş Sayılı dosyasından ... TL Teminat karşılığında işbu senet dolayısıyla İcra takibi yapılmamasına dair karar verildiğini, tedbirin devamına karar verilmesini, müvekkkilinin borçlu olmadığının tespitine ve bedelsiz senedin iptaline, haksız ve kötü niyetli davalının % 20' den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Uyuşmazlık; dava konusu bononun teminat senedi olarak verildiği, senedin çalışırken zorla alındığı, davalı ile aralarında hizmet (işçi) ilişkisi dışında hiç bir ticari ilişki bulunmadığından borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkin Menfi Tespit davasıdır. Davacı taraf, davalının eski işvereni olduğunu, sahibi olduğu şirkette aylık sabit ücretli satış temsilcisi olarak çalıştığını, dava ve takip konusu senedi teminat senedi olarak verdiğini, işten ayrıldıktan sonra icra takibine konulduğunu iddia etmektedir. Davalı taraf davaya cevap vermemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 1/1. maddesi uyarınca mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması zorunludur. Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunundan doğan hukuk davalar ticari dava sayılmıştır. Aynı yasanın 5.maddesi ise nispi ticari davaları açıklamaktadır, Somut olayda; tarafların işçi işveren ilişkisi içerisinde olduğu, dava konusu bononun da bu ilişki sebebiyle teminat olarak verildiğine ilişkin iddiadan kaynaklanmaktadır. Bu durumda uyuşmazlığın çözümünde iş hukukuna ilişkin kuralların uygulanması gerekmektedir. Nitekim benzer bir olayda Yargıtay 19.Hukuk Dairesi 04.11.2008 tarih ve 2008/3750 E. 2008/10489 K.sayılı kararı da bu yöndedir. (aynı şekilde emsal; aynı dairenin 06/11/2018 tarih ve 2016/20406 E. 2018/5506 K. - 25/02/2019 tarih ve 2017/1563 E. 2019/1147 K.vb.içtihatları) Bu nedenle davaya bakmaya iş mahkemelerinin görevli olması nedeniyle görevsizlik kararı vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçeler ışığında; Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Açılan davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle HMK.114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava dilekçesinin usulden REDDİNE, 6100 sayılı HMK.nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra iki haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli ANTALYA NÖBETÇİ İŞ MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, İki haftalık süre içinde dosyanın gönderilmesi için talepte bulunulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA, 6100 sayılı HMK.nun 331.maddesi gereğince harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece, davaya bir başka mahkemede devam edilmemesi ve davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde ise yargılama giderlerinin mahkememiz dava dosyası üzerinden KARARA BAĞLANMASINA, Varsa artan gider avansının dosyasına AKTARILMASINA, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nun 345 maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulünce anlatıldı.09/12/2020 KATİP ... (E-imzalıdır) HAKİM ... (E-imzalıdır)