İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2008/3750 E. 2008/10489 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2008/3750
Karar No
2008/10489
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DOSYA NO : 2019/586 KARAR NO : 2020/645 DAVA : MENFİ TESPİT (İş Hukukundan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/11/2019 KARAR TARİHİ : 09/12/2020 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen Menfi Tespit (İş Hukukundan Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalıya hiçbir borcu olmadığı gibi kendisini de tanımadığını, hiçbir ticari alış-verişi olmadığını, icra takibi konusu senedi müvekkilinin teminat senedi olarak dava dışı ve aynı zamanda eski işvereni ...'a verdiğini, müvekkilinin, onun işlettiği özel ... otobüsünde ... ile ... tarihleri arasında sürücü olarak çalıştığını, işe girdikten bir süre sonra işvereni tarafından Antalya ...icra Müdürlüğünün ... sayılı icra takibine dayanak olan bononun teminat senedi olarak alındığını, bononun kenarına “arabada çalıştığından dolayı teminat senedidir” şeklinde yazıldığını, borçlu ismi, rakam, düzenleme tarihi müvekkili tarafından yazılıp imzalandığını, diğer kısımların anlaşmaya aykırı olarak sonradan doldurulduğunu, müvekkilinin ... tarihinda işten çıkarıldığı zaman senedin iade edilmeyerek kötü niyetli bir şekilde müvekkilinin işçilik alacaklarını bertaraf etmek için elde tutulduğunu, taraflar arasındaki olayların Antalya Cumhuriyet Başsavcılığına intikal etmiş olup soruşturmasının devam ettiğini, öncelikle dava sonuna kadar icra takibinin ihtiyati tedbirle durdurulmasına, Antalya ...icra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasından kaynaklanan borcun olmadığının tespitine, icra takibinin iptaline, davalı icra takibini yapmakta kötü niyetli olduğundan %20’dan az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı davaya cevap vermemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Uyuşmazlık; dava konusu bononun teminat senedi olarak verildiği, borçlu ismi, rakam, düzenleme tarihi, imza dışındaki kısımların anlaşmaya aykırı olarak doldurularak icra takibine konu edildiği iddiasına dayalı olarak, davalı ile aralarında hizmet (işçi) ilişkisi dışında hiç bir ticari ilişki bulunmadığından borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkin Menfi Tespit davasıdır. 2004 sayılı İİK’nın 72.maddesi gereğince; Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Davalı alacaklının Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile ... tarihinde dayanak ... TL bedelli ... Tanzim Tarihli, ... Vade Tarihli Senet nedeniyle ....-TL, asıl alacak olmak üzere toplam ...-TL üzerinden icra takibi başlattıktan sonra (Örnek No:10) ödeme emrinin borçlu/davacıya ... tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Davacı taraf, davalının eski işvereni olduğunu, ... otobüsünde şöför olarak ... ile ... tarihleri arasında çalıştığını, dava ve takip konusu senedi teminat senedi olarak verdiğini, bu hususu senedin kenarına yazdıklarını, bu kısmın kesilerek icra takibine konulduğunu iddia etmektedir. Davalı taraf davaya cevap vermemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 1/1. maddesi uyarınca mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması zorunludur. Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunundan doğan hukuk davalar ticari dava sayılmıştır. Aynı yasanın 5.maddesi ise nispi ticari davaları açıklamaktadır, Somut olayda; tarafların işçi işveren ilişkisi içerisinde olduğu, dava konusu bononun da bu ilişki sebebiyle teminat olarak verildiğine ilişkin iddiadan kaynaklanmaktadır. Bu durumda uyuşmazlığın çözümünde iş hukukuna ilişkin kuralların uygulanması gerekmektedir. Nitekim benzer bir olayda Yargıtay 19.Hukuk Dairesi 04.11.2008 tarih ve 2008/3750 E. 2008/10489 K.sayılı kararı da bu yöndedir. (aynı şekilde emsal; aynı dairenin 06/11/2018 tarih ve 2016/20406 E. 2018/5506 K. - 25/02/2019 tarih ve 2017/1563 E. 2019/1147 K.vb.içtihatları) Bu nedenle davaya bakmaya iş mahkemelerinin görevli olması nedeniyle görevsizlik kararı vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçeler ışığında; Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Açılan davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle HMK.114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava dilekçesinin usulden REDDİNE, 6100 sayılı HMK.nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra iki haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli ANTALYA NÖBETÇİ İŞ MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, İki haftalık süre içinde dosyanın gönderilmesi için talepte bulunulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA, 6100 sayılı HMK.nun 331.maddesi gereğince harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece, davaya bir başka mahkemede devam edilmemesi ve davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde ise yargılama giderlerinin mahkememiz dava dosyası üzerinden KARARA BAĞLANMASINA, Varsa artan gider avansının dosyasına AKTARILMASINA, Dair taraf vekillerinin yokluğunda, davacı asilin yüzüne karşı, HMK'nun 345 maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulünce anlatıldı.09/12/2020 KATİP ... (E-imzalıdır) HAKİM ... (E-imzalıdır)

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2008/3750, K. 2008/10489, T. 04.11.2008, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2008-3750-e-2008-10489-k-864b0c7a5db7