İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2005/374 E. 2007/103 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2005/374
Karar No
2007/103
Karar Tarihi

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekilleri: Av. - Karşı Taraf (Davalılar): 1-Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Vekili: Av.... 2-Hacettepe Üniversitesi Rektörlüğü Vekilleri: Av. "Av.... İstemin Özeti : Hacettepe Üniversitesi Beytepe Tıbbı ve Tedavi Giderleri Bölümünde Şef olarak görev yapan davacının, "Yükseköğretim Kurumları Yönetici Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliği" nin ll/b-(6) maddesi uyarınca "Kamu görevinden çıkarma" cezasıyla cezalandırılmasına İlişkin Yükseköğretim Kurulu Yüksek Disiplin Kurulu'nun 31.5.2000 günlü, 2000/31 sayılı kararının iptali ve bu nedenle -yoksun kaldığı tüm parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi İstemiyle açtığı dava sonucunda; Ankara 6, İdare Mahkemesince verilen ve Danıştay Sekizinci Dairesinin 30,10.2004 günlü, E:2004/2805, K:2004/3930 sayılı bozma kararına uyulmayarak davanın reddi yolundaki ilk kararında ısrar edilmesine ilişkin bulunan 27.12.2004 günlü, E;2004/3447, K;2004/2505 sayılı kararı, davacı temyiz etmekte ve bozulmasını İstemektedir. Davalı İdarelerin Savunmalarının özeti :İdare Mahkemesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi Muhsin Yıldızın Düşüncesi:Temyiz İsteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savası Erkan Cantekîn'in Düşüncesi : İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi İçin, 25 sayılı idari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir, Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, İstemin reddi İle temyiz edilen ' Mahkeme ısrar kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, 2577 sayılı idari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17.maddesi gereğince davacının duruşma istemi kabul edilmeyerek dosya incelendi, gereği görüşüldü. Dava, Hacettepe Üniversitesi Beytepe Tıbbi ve Tedavi Giderleri Bölümünde Şef olarak görev yapan davacının "kamu görevinden çıkarma" cezasıyla cezalandın İmasına İlişkin Yükseköğretim Kurulu Yüksek Disiplin Kurulu'nun 31.5.2000 günlü, 31 sayılı kararının iptali ve bu nedenle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmedilmesi istemiyle acıtmıştır, Ankara 6. İdare Mahkemesi 30.3.2001 günlü, E:2000/799, K:20Q4/415 sayılı kararıyla; Hacettepe Üniversitesi Beytepe Tıbbı ve Tedavi Giderleri Bölümünde Şef olarak görev yapan davacının aynı yer Ayniyat 5aymanlrğı'nda hizmetti olarak görev yapan bir personelin vefat eden ve Kuruma sağlık karnesi iade edilen annesi adına hasta sevk belgesi düzenlediği ve adı geçene alt heyet raporunu da eklemek suretiyle Sağlık Merkezi Tabipliğine başvurduğu ve ilaç yazdırdığı, reçete edilmiş olan ilaçların eczaneden alınması sonucu, eczane tarafından ilaç bedeli olarak fatura edilen 4.938.732.000 liranın Üniversiteden tahsili aşamasında sahte olma ihtimali gözetilerek ilaç bedelinin ödenmediği ve konu hakkında soruşturma açıldığı, davacının soruşturmacıya verdiği İfadesinde çok fakir olan ve hiç bir sosyal güvencesi olmayan böbrek hastası bir tanıdığına yardım edebilmek için ilaç yazdırdığını, olayda maddi menfaat gözetmediğini ve ...'in vefat etmiş olduğunu bilmediğini belirttiği, soruşturma sonucu elde edilen bilgi ve delillere göre Yükseköğretim Kurumları Yönetici Öğretim Semanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliği'nin ll/b-6. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarma cezası ile cezalandırılması yolunda getirilen teklif doğrultusunda dava konusu ceza ile cezalandırıldım m anlaşıldığı, davacının eyleminin somut olarak tespit edilmiş olması nedeniyle işlemde mevzuatı aykırılık görülmediği gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Davacı tarafından, verilen kararın usul ve hukuka uygun olmadığı ileri sürülerek yapılan temyiz başvurusu Danıştay Onikinci Dairesinin 22.9.2003 günlü, E:2001/1SH K:2003/2114 sayılı kararıyla reddedilerek îdare Mahkemesi kararı onanmıştır. Ancak, davacının kararın düzeltilmesi dilekçesinde öne sürdüğü nedenler 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 54.maddesine uygun bulunarak Danıştay Sekizinci Dairesinin 20.10.2004 günlü, E:2004/2S05, K:2004/3930 sayılı kararıyla, Danıştay Onikinci Dairesinin temyiz incelemesi sonucu verdiği karar kaldırılarak uyuşmazlığın esası yeniden incelenmiş ve gerek soruşturma sırasında davacının olaya ilişkin ifadelerinde samimi davranması ve ilaç bedellerim kendisinin ödemiş olması nedeniyle Kurumun herhangi bir zarara uğramaması, gerekse davacının geçmiş yıl sicillerinin olumlu olduğu dikkate alındığında bir alt cezayla cezalandırılması gerekirken, bu yola gidilmeksizin tesis edilen işlemde ve davayı reddeden idare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmediği, öte yandan idare mahkemesince bozma kararı üzerine yapılacak yargısal değerlendirmelerde davacının adli yargıda yapılan yargılamasının sonucunun da dikkate alınacağının tartışmasız olduğu gerekçesiyle bozulmuş ise de, Ankara 6. İdare Mahkemesi, ilgili hakkında adlı soruşturmanın açılmadığını belirledikten sonra Danıştay Sekizinci Dairesinin anılan bozma kararına uymayarak, davanın reddi yolundaki ilk kararında ısrar etmiştir. Davacı, Ankara 6.İdare Mahkemesinin 27.12.2004 günlü. E: 2004/3447, K:2004/25Û5 sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir. Davacı tarafından, 5525 sayılı "Memurlar ile Diğer Kamu Görevlilerinin Bazı Disiplin Cezalarının Affı Hakkında Kanun"un 2. maddesi uyarınca süresi içinde verilen dilekçeyle "davaya devanı edilmesinin istenildiği anlaşıldığından, işin esasının incelenmesine geçildi. Yükseköğretim üst kuruluşları ile yükseköğretim kurumlan yönetici ve öğretim elemanları ile memur ve diğer personelinden yasa,'tüzük ve yönetmeliklerin kendilerine yüklediği ödevleri yurt İçinde ve yurt dışında yerine getirmeyenlere, uyulmasını zorunlu kıldığı husustan yapmayanlara, yasakladığı İşleri yapanlara veya meslek vakar ve haysiyetine uymayan davranışta bulunanlara verilecek disiplin cezalarını göstermek üzere 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 53. maddesi ile 65. maddesinin (a) fıkrasının (9) numaralı bendi gereğince hasırlanarak 2LS.1932 günlü, 17789 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe konulan "Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliği'nin Üniversite Öğretim Mesleğinden veya Kamu Görevinden Çıkarma" başlıklı değişik (7.11.1998 günlü, 23516 sayılı Resmi Gazete) 11. maddesinde, üniversite öğretim mesleğinden veya kamu görevinden çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller tek tek sayılmış, anılan maddenin (b) bendinin (6) numaralı fıkrasında, "Kamu hizmeti veya öğretim elemanı afatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede Yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" bu fiil ve haller arasında sayılmıştır. Aynı yönetmeliğin 33. maddesinde, disiplin cezası vermeye yetkili olan amir ve kurullar sayılmış, aynı maddenin (d) bendinde, "Üniversite öğretim mesleğinden veya l^ ^mu görevinden çıkarma cezası disiplin amirlerinin bu yoldaki isteği üzerine Yüksek Disiplin Kurulu kararı ile verilir." hükmü yer almış. Yönetmeliğin "İyi Halin Değerlendirilmesi" baslığını taşıyan 16, maddesinde ise, "Geçmiş hizmetten sırasında çalışmaları olumlu olan ve iyi veya çok iyi derecede sicil alan yönetici ve öğretim elemanları ile memurlar ve diğer personel için verilecek cezalarda bir derece hafif olanı uygulanabilir" kuralına yer verilmiştir Dosyanın incelenmesinden Hacettepe Üniversitesi Beytepe Tıbbı ve Tedavi Giderleri Bölümünde şef olarak görev yapan davacının, aynı yer Ayniyat Sayman lığı'nda hizmetli olarak görev yapan bir personelin öten ve sağlık karnesi Kuruma iade edilen annesi adına Kurumdan 21.12.1999 tarihinde çıkışı yapılan hasta sevk belgesi düzenlediği, hasta sevk kağıdına adı geçene ait heyet raporunu da ekleyerek üniversitenin Sağlık Merkezi Tabipliğine başvurduğu ve reçeteye 20 kutu EPREX -400 6 Flakın X LM adlı ilacı yazdırdığı, reçete edilmiş olan ilaçların ... Eczanesinden alınması sonucu bu eczane tarafından ilaç bedeli olarak fatura edilen A.933.732,000. TL'nin üniversiteden tahsili aşamasında, reçete edilen ilaç bedelinin fazla olması ve bu haliyle sahte olabileceği gözetilerek ilaç bedelinin ödenmediği, konu hakkında Hacettepe Üniversitesi Rektörlüğü1 nün 6.1.2000 tarihli oluru ile soruşturma açıldığı, davacının soruşturmacıya verdiği iradesinde, çok fakir olan ve hiçbir sosyal güvencesi de bulunmayan ve böbrek hastası olan bir köylüsüne yardım edebilmek için. Ayniyat Saymanlığı hizmetlisi olan ve sürekli görüştüğü arkadaşı ...in bakmakla yükümlü olduğu annesinin böbrek hastası olması nedeniyle _ adına düzenlenen sevk kağıdına "insaniyet namına" ilaçları yazdırdığını, olayda hiçbir maddi menfaat gözetmediğini, ,,.'in olaydan önce vefat etmiş olduğunu ve ilaç bedellerinin de bu kadar yüksek olduğunu bilmediğini, zaten eczane tarafından fatura edilen ilaç bedellerini ilgili eczaneye kendisinin ödediğini belirterek affını istediği, daha sonra, vekili Av.... tarafından 24.5.2000 tarihinde verilen yapılı savunmada da, söz konusu olayın tamamen insani yardım ve iyi niyetten kaynaklandığı, sevk belgesi düzenlenmesinde ...'in haberdar edildiği ve rızasının alındığı, menfaat temini yoluna gidilmediği ve Kurumun zarara uğranmadığı, bu nedenle sicilleri, samimi ikrarı da gözetilerek hafif bir ceza ile cezalandırılması gerekeceğinin savunulduğu, ancak soruşturma sonucu elde edilen bilgi ve delillere göre 14 Şubat 1999 tarihinde vefat eden ve Rektörlüğe 25 Şubat 1999 tarihinde sağlık karnesi iade edilen ... adına 21.12.1999 tarihinde düzenlenen hasta sevk kağıdına alt ilaçların davacı tarafından Beytepe Sağlık Merkezinde görevli Doktor ".'a yazdırıldığı ve böylece ölmüş bir kişi adına hasta sevk kağıdı tanzim ederek reçete, heyet raporu ve fatura yoluyla kurumdan para tahsili yapılacağı kanaatine varıldığı gerekçesiyle Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin yönetmeliğinin ll/b-(6) maddesi uyarınca "Kamu Görevinden Çıkarma" cezası ile cezalandırmasının teklif edildiği; dosyanın aynı Yönetmeliğin 33. maddesi gereğince karara bağlanmak üzere Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'na sunulduğu, Yüksek Disiplin Kurulunun 31.5.2000 günlü, 2000/31 sayılı kararıyla suçun niteliği itibariyle Yönetmeliğin 16, maddesinin uygulanamayacağı sonucuna varılarak davacının "Kamu Görevinden Çıkarma" cezası iile cezalandırıldığı anlaşılmaktadır. "Yükseköğretim Kurumlan Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliğinin metni yukarıya alınan 16. maddesinde; geçmiş hizmetleri sırasında çalışmaları olumlu olan ve İyi veya çok iyi derecedendi alan memurlara bir derece hafif olan cezanın uygulanabileceği konusunda takdir yetkisi tanınmış, ancak bu yetkinin filim niteliği ve ağırlık derecesine göre kullanılacağına dair bir hükme yer verilmemiştir. Bu duruma göre, disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurulların öncelikle; ilgililerin geçmiş hizmetleri İle sitil durumlarına göre bir alt ceza ile- cezalandırılıp cezalandırmayacağı konusunda bir değerlendirme yapmaları ve bu değerlendirmenin sonucuna göre ceza vermeleri gerektiğinden, bu durum gözardı edilerek tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığından, İdare Mahkemesinin davanın reddi yolundaki ısrar kararında hukuki isabet görülmemiştir, Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile Ankara ö.İdare Mahkemesinin 27.122004 günlü, E;2004/3'H7, K:20(H/2505 sayılı ısrar kararının, yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMA5INA, dosyanın adıgeçen Mahkemeye gönderilmesine, 22,2.2007 günü esasta ve gerekçede oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY Davacının temyiz isteminin reddi İle usul ve hukuka uygun bulunan Ankara 6, İdare Mahkemesinin ısrar kararırım onanması gerektiği görüşüyle, karara katılmıyoruz. KARŞI OY X - Dosyanın eki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının İlgili eczane ile anlaşarak bir menfaat temin edip etmediğinin, hasta olan bir yakını için ilaç yazdırdığım belirtmesine karşın böyle bir yakınının bulunup bulunmadığının, ayrıca davacının görevi itibariyle sevk kağıdı düzenleme yetkisinin olup olmadığının tespit edilmediği, diğer bir anlatımla eksik soruşturmaya dayalı olarak ceza verilmesi yoluna gidildiği; öte yandan davacının geçmiş hizmetten ile sicillerine göre alt ceza verilip verilmeyeceği yönüyle bir değerlendirmenin yapılmadığı anlaşıldığından, tesis edilen işlemde hukuki İsabet bulunmadığı ve İdare Mahkemesi kararının belirtilen gerekçeyle bozulması gerektiği görüşüyle, karara gerekçe yönünden katılmıyorum. KARSI OY XX - Davacının temyiz isteminin kabulü ile Ankara 6.İdare Mahkemesinin ısrar kararının Danıştay Sekizinci Dairesinin 20.10,2004 günlü; E;2004f2805, K:2004/3930 sayılı bozma kararı doğrultusunda bozulması gerektiği oyuyla, karara gerekçe yönünden katılmıyoruz.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2005/374, K. 2007/103, T. 21.12.1999, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2005-374-e-2007-103-k-0c94a3819d8b