Diğer ·
2005/1582 E. 2007/378 K.
- Mahkeme
- Diğer
- Esas No
- 2005/1582
- Karar No
- 2007/378
- Karar Tarihi
Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı): Kültür ve Turizm Bakanlığı Davalı İdare Yanında Davaya Katılan : Muhsinzade Mehmet Paşa Vakfı Mütevellisi... Vekili: Av.... Karşı Taraf (Davacılar) : 1-... 2-... İstemin Özeti: İstanbul Eminönü, 416 ada, 2 sayılı parselde bulunanMuhsinoğlu Hanının restorasyon projesinin onaylanmasına ilişkin işlemlerin iptali istemiyle açılan davada, İstanbul 3. İdare Mahkemesince dava konusu işlemlerin iptali yolunda verilen 28.2.2003 günlü, E:2002/443, K:2003/197 sayılı kararın, Danıştay Altıncı Dairesinin 30.12.2003 günlü, E:2003/5604, K:2003/7237 sayılı kararı ile bozulması üzerine, bozma kararına uyulmayarak, dava konusu işlemlerin iptali yolundaki ilk kararında ısrar edilmesine ilişkin olarak verilen 31.12.2004 günlü, E:2004/3010, K:2004/2695 sayılı kararın, temyizen incelenerek bozulması davalı idare ve müdahil tarafından istenilmektedir. Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi Yakup Bal'ın Düşüncesi: İdare Mahkemesi kararının ısrara ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı Sedat Larlar'ın Düşüncesi : İstanbul 3. İdare Mahkemesince verilen ve dava konusu işlemin iptaline dair olan 28.2.2003 gün ve E:2002/443, K:2003/197 sayılı kararında ısrarına ilişkin bulunan 31.12.2004 gün ve E:2004/3010, K:2004/2695 sayılı kararı, kararda belirtilen nedenlerle yerinde bulunduğundan, temyiz isteminin reddiyle ısrar kararının onanması gerektiği düşünülmüştür. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca 2577 sayılı Kanunun 17. maddesi uyarınca müdahilin duruşma istemi yerinde görülmeyerek, dosyanın tekemmül etmiş olduğu anlaşıldığından yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeyerek gereği görüşüldü: Dava, İstanbul Eminönü, 416 ada, 2 sayılı parselde bulunan Muhsinoğlu Hanının restorasyon projesinin onaylanmasına ilişkin işlemlerin iptali istemiyle açılmıştır. İstanbul 3. İdare Mahkemesi 28.2.2003 günlü, E:2002/443, K:2003/197 sayılı kararıyla, yerinde yaptırmış olduğu keşif ve bilirkişi incelemesine dayalı olarak dava konusu işlemlerin iptaline karar vermiştir. Anılan karar temyiz incelemesi sonucunda, Danıştay Altıncı Dairesinin 30.12.2003 günlü, E:2003/5604, K;2003/7237 sayılı kararıyla, Muhsinoğlu Hanın sahibi olan Muhsinzade Mehmet Paşa Vakfının mütevellisinin açmış olduğu dava sonucunda İstanbul 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin 3.6.2002 günlü, E:2002/103, K:2002/782 sayılı kararıyla, davacıların dava konusu yapıdan tahliyelerine karar verildiği ve bu mahkeme kararının Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 18.9.2002 günlü, E:2002/5346, K:2002/5686 sayılı kararıyla onandığı, dolayısıyla Muhsinoğlu Hanının restorasyon projesinin onaylanmasına ilişkin işlemlerin davacıların kişisel menfaatlerini ihlal eder nitelikte olmadığı sonucuna varıldığı, bu durumda İdare Mahkemesince, davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerekirken dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle bozulmuş ise de İstanbul 3. İdare Mahkemesi, davanın açıldığı tarih itibariyle davacıların işlemlerin iptalini istemekte menfaati bulunduğu, ikinci derece tescilli korunması gerekli tarihi eser olan dava konusu Muhsinoğlu Han'ın restorasyon projesinin 2863 sayılı Yasa ve Taşınmaz Kültür Varlıklarının Koruma, Bakım ve Onarımlarına ilişkin ilke kararlarına dolayısıyla hukuka uygun olup olmadığının tespitinin sadece davacıların menfaatini ilgilendirmediği, üstün kamu menfaatini de ilgilendirdiği, ayrıca 2577 sayılı Kanunun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca davacıların vatandaş olmak sıfatıyla da tarihi ve kültürel bir değerin korunmasına yönelik menfaatlerinin varlığının kabulü gerektiği gerekçesiyle davacıların dava açma ehliyetinin varlığında ısrar ederek, işin esasına girip dava konusu işlemlerin iptaline karar vermiştir. Davalı idare ve müdahil, İstanbul 3. İdare Mahkemesinin 31.12.2004 günlü, E:2004/3010, K:2004/2695 sayılı, davacıların dava açma ehliyeti yönünden ısrar etmesine ilişkin kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedirler. T.C. Anayasasının 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyetinin Hukuk Devleti olduğu belirtilmektedir. Hukuk Devletinin öğesi olan idarece tesis edilen işlemlerin hukuka uygunluğu ve sonuçta idarenin hukuka bağlılığının yargısal denetimi iptal davaları yoluyla sağlanır. 2577 sayılı Yasanın 2. maddesinin 1. fıkrası (a) bendinde iptal davaları idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlanmıştır. İdarenin eylem ve işlemlerinin hukuka uygunluğunun yargısal denetim yoluyla sağlanmasının en etkin araçlarından biri iptal davaları olduğundan, iptal davalarında "menfaat ihlali" olarak tanımlanan sübjektif ehliyet koşulunun kişiye bağlı sübjektif hak ihlallerinin giderilmesinin yanı sıra idari işlemlerin hukuka uygunluğunun denetlenebilmesi kapsamında da belirlenmesi gerekmektedir. Davacı ile iptali istenilen idari işlem arasında kurulabilecek bir ilişki veya ilgi menfaat ihlali koşulunun varlığı için yeterlidir. Bu itibarla yargısal kararlarda menfaat ihlali koşulu, davacının idari işlemle meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilgisinin kurulması gerektiği şeklinde tanımlanmıştır. Ayrıca; bir menfaatin kişisel menfaat sayılabilmesi iptali istenilen işlemin doğrudan doğruya davacı hakkında alınmasını gerektirmemektedir. Çevre, tarihi ve kültürel değerlerin korunması imar uygulamaları gibi kamu yararını ilgilendiren konularda dava açma ehliyetinin bu durum göz önünde bulundurularak geniş yorumlanmak suretiyle saptanacağı, Danıştay içtihatlarıyla kabul edilmiş bulunmaktadır. Davacıların ikinci derece tescilli korunması gerekli tarihi eser olan dava konusu Muhsinoğlu Hanında kiracı oldukları, Koruma Kurulunca, yapının restorasyon projesinin onayı üzerine vakıf mütevellisi tarafından, davacılar aleyhine tahliye davası açılması üzerine bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Kiracılık ilişkisini devam ettirmek amacıyla, mülkiyet bağlarının da bulunmadığı taşınmazda yapılan restorasyona yönelik olarak bu davayı açan ve söz konusu taşınmazdan yargı kararı ile tahliye edilen davacıların, asıl malik tarafından uygulanmak istenen ve Koruma Kurulunca da uygun bulunan restorasyon projesinin iptalini isteme konusunda, bir menfaatleri bulunmadığından İdare Mahkemesince verilen kararda hukuka uyarlık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle İstanbul 3. İdare Mahkemesinin 31.12.2004 günlü, E.-2004/3010, K:2004/2695 sayılı kararının BOZULMASINA, dosyanın adı geçen mahkemeye gönderilmesine 21.3.2007 gününde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY İstanbul 3. İdare Mahkemesinin 31.12.2004 günlü, E:2004/3010, K:2004/2695 sayılı kararının, davacıların dava açma ehliyetinin bulunduğu yönünden ısrar edilmesine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun görüldüğünden kararın bu kısmının onanması, kararın uyuşmazlığın esası ile ilgili kısmının ise temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın görevli Danıştay Altıncı Dairesine gönderilmesi gerektiği oyuyla karara katılmıyoruz. KARŞI OY X - 2577 sayıl" Kanunun 2. maddesi kapsamında davacıların vatandaş olmak sıfatıyla tarihi ve kültürel bir değerin korunmasına yönelik menfaat varlığının kabulü gerekmekte olup İdare Mahkemesi kararının ısrara ilişkin kısmının onanması, uyuşmazlığın esası ile ilgili olarak inceleme yapılmak üzere dosyanın görevli Danıştay Altıncı Dairesine gönderilmesi gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyorum.