İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2002/1260 E. 2004/1902 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2002/1260
- Karar No
- 2004/1902
- Karar Tarihi
İdare D.Gen.Kur. 2002/1260 E., 2004/1902 K. İdare D.Gen.Kur. 2002/1260 E., 2004/1902 K. AÇILMASI İZNE BAĞLI YERLERE UYGULANACAK İŞLEMLER HAKKINDAKİ YÖNETMELİĞİN İPTALİ İSTİRAHAT VE EĞLENCE YERİ FAALİYETİ İŞYERİ OLARAK GÖZÜKEN YERDE İSTİRAHAT VE EĞLENCE YERİ FAALİYETİNDE BULUNULMASI KAT MALİKLERİNİN OY ÇOKLUĞU KARARI TAPUDA İŞYERİ OLARAK GÖZÜKEN YERDE İSTİRAHAT VE EĞLENCE YERİ FAALİYETİNDE BULUNULMASI YÖNETMELİK İPTALİ DAVASI 634 S. KAT MÜLKİYETİ KANUNU [ Madde 24 ] 634 S. KAT MÜLKİYETİ KANUNU [ Madde 28 ] 634 S. KAT MÜLKİYETİ KANUNU [ Madde 29 ] 634 S. KAT MÜLKİYETİ KANUNU [ Madde 30 ] 634 S. KAT MÜLKİYETİ KANUNU [ Madde 31 ] 634 S. KAT MÜLKİYETİ KANUNU [ Madde 32 ] 2559 S. POLİS VAZİFE VE SELAHİYET KANUNU [ Madde 8 ] "İçtihat Metni" Danıştay Onuncu Dairesinin 2.4.2002 günlü, E:2000/909, K:2002/895 sayılı kararının iptale ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması davalı idare tarafından istenilmektedir. Savunmanın Özeti: Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın iptale ilişkin kısmının usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi Ahmet Arslan'ın Düşüncesi: Temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı Emin Celalettin Özkan'ın Düşüncesi: Temyizen incelenerek bozulması istenilen Daire kararının Savcı düşüncesinde belirtildiği şekilde, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun ilgili maddelerinin bir arada değerlendirilmesinden; tapuda işyeri olarak gözükse bile bu işyerinde dava konusu Yönetmeliğe tabi istirahat ve eğlence yeri açılabilmesinin kat maliklerinin oyçokluğuyla vereceği karara bağlı kılınmasında kamu yararı bulunmaktadır. Bu hususun düzenlendiği Yönetmeliğin 21. maddesinin (c) fıkrasının 3. bendinde mülkiyet hakkına ve çalışma özgürlüğüne aykırılık görülmemiştir. Belirtilen nedenle, davalı idarenin temyiz isteminin kabulüyle, Yönetmeliğin 21. maddesinin (c) fıkrasının 3. bendinin iptaline ilişkin 10. Daire kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunca gereği görüşüldü: Dava, 30.12.1999 günlü, 23922 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Açılması İzne Bağlı Yerlere Uygulanacak İşlemler Hakkındaki Yönetmeliğin 20. maddesinin a fıkrasının 2 ve 3. bentlerinin, yine 20. maddesinin b fıkrasının 5. bendinin, 21. maddesinin c fıkrasının 3. bendinin, 32. maddenin 4 ve 6. paragraflarının ve bu maddeye bağlı 33 ve 34. maddelerinin, 37. maddesinin b bendindeki "bir defaya mahsus" ibaresinin ve bu maddenin c ve d bentlerinin iptali istemiyle açılmıştır. Danıştay Onuncu Dairesi 2.4.2002 günlü, E:2000/909, K:2002/895 sayılı kararıyla, dava konusu 30.12.1999 günlü, 23922 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Açılması İzne Bağlı Yerlere Uygulanacak İşlemler Hakkındaki Yönetmeliğin 20. maddesinin a fıkrasının 2 ve 3. bentleri, 20. maddesinin b fıkrasının 5. bendi, 32. maddenin 4 ve 6. paragrafları ve bu maddeye bağlı 33 ve 34. maddeleri, 37. maddesinin b bendindeki "bir defaya mahsus" ibaresi ve maddenin c ve d bendeleri yönünden hukuka aykırılık görülmediği, yönetmeliğin dava konusu 21. maddenin (c) fıkrasının 3. bendinin iptali istemi yönünden ise, dava konusu Yönetmeliğe dayanak alınan 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun Yasak İşler başlıklı 24. maddesinin birinci paragrafında; anagayrimenkulün, kütükte mesken, iş veya ticaret yeri olarak gösterilen bağımsız bir bölümünde hastane, dispanser, klinik, poliklinik, ecza Labaratuvarı gibi müesseselerin kurulamayacağı, ikinci paragrafında da; ana gayrimenkulun, kütükte mesken olarak gösterilen bağımsız bir bölümünde sinema, tiyatro, kahvehane, gazino, pavyon, bar, kulüp, dans salonu ve emsali gibi eğlence ve toplantı yerleri ve fırın, lokanta, pastane, süthane gibi gıda ve beslenme yerleri ve imalathane, boyahane, basımevi, dükkan, galeri ve çarşı gibi yerler, ancak kat malikleri kurulunun oybirliği ile vereceği kararla açılabileceğinin kurala bağlandığı, madde hükmünden, ana gayri menkulün, kütüğünde mesken, iş veya ticaret yeri olarak gösterilen bağımsız bir bölümünde hastane, dispanser, klinik, polikinik, ecza laboratuvarı gibi müesseselerin kurulamayacağı, ayrıca ana gayri menkulün kütüğünde mesken olarak gösterilen bağımsız bir bölümünde maddenin ikinci paragrafında sayılan faaliyetlere, ancak kat malikleri kurulunun oybirliği ile alacağı bir kararla izin verilebileceği konusunun düzenlendiği, maddede bunun dışında bir sınırlama getirilmediği esasen işyeri niteliğinde olan bağımsız bölümlerin 634 sayılı Kanunun 24. maddesi 2. paragrafı kapsamında bulunmadığının anlaşıldığı, bu durumda, kütüğünde işyeri olarak gösterilen bağımsız bir bölümde, içkisiz istirahat ve eğlence yerinin açılmasının ve işletilmesinin kat maliklerinin oyçokluğuyla verecekleri karara bağlayan Yönetmeliğin 21. maddenin (c) fıkrasının 3. bendi mevzuata, mülkiyet hakkına ve çalışma özgürlüğüne uygun bulunmadığı gerekçesiyle 30.12.1999 günlü, 23922 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Açılması İzne Bağlı Yerlere Uygulanacak İşlemler Hakkında Yönetmeliğin 21. maddesi (c) fıkrası 3. bendinin iptaline, diğer maddelerin iptali istemi yönünden davanın reddine karar vermiştir. Davalı idare, tapuda işyeri olarak gözükse bile bağımsız bir bölümde dava konusu Yönetmeliğe tabi istirahat ve eğlence yeri açılabilmesinin kat maliklerinin oyçokluğu ile vereceği karara bağlı kalınmasında kamu yararının olacağı iddialarıyla kararın iptale ilişkin kısmını temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir. Dava konusu Açılması İzne Bağlı Yerlere Uygulanacak İşlemler Hakkındaki Yönetmeliğin 1. maddesinde, bu Yönetmeliğin amacı umuma açık istirahat eğlence yerlerinin açılması denetimi faaliyetten alıkonulması, kapatılması, işletme izninin iptali ile bu yerleri açacak işletecek ve bu yerlerde çalışacak kişiler hakkında yapılacak işlemlere ilişkin usul ve esasları düzenlemek olarak belirlenmiş, 3. maddesinde de Yönetmeliğin dayanağı Kanunlar sayılmıştır. Umuma açık istirahat ve eğlence yerlerinde ve burayı işletecek ve çalıştıracak kişilerde aranan nitelikler incelendiğinde;, kanun koyucunun amacının, işyerinin fen ve sağlık açısından uygunluğuyla birlikte çevrenin ve toplumun huzur ve güvenliğinin de gözönünde tutmak olduğu anlaşılmaktadır. Yönetmeliğin 21. maddesinin; (c) fıkrasının 3. bendinde; içkisiz istirahat ve eğlence yerinin açılması istemiyle yapılan başvurularda aranacak belgeler arasında, yönetim planında aksine bir hüküm yoksa tapuda işyeri olarak görünen yerlerde içkisiz istirahat ve eğlence yeri açılmasına kat malikleri kurulunun oyçokluğuyla izin verdiğine ilişkin karar tutanağı da sayılmış bulunmaktadır. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 24. maddesinde tapuda mesken olarak görülen yerlerin eğlence, toplantı, gıda, beslenme, galeri, çarşı vb. gibi amaçlarla kullanılabilmesinin kat maliklerinin oybirliğiyle vereceği karara bağlı olduğu kurala bağlanmış, tapuda işyeri olarak görünen bölümlerin belirtilen amaçlarla kullanılabilmesi için açık bir hükme yer verilmemiştir. Ancak, 634 sayılı Kanunun 28, 29, 30, 31, 32. maddelerinin birlikte değerlendirilmesinden, bu kanuna tabi binaların kullanma amaç ve şeklinin yönetim planında gösterileceği ve binanın yönetiminin kat malikleri kurulunca alınan kararlara göre yürütüleceği ve kararların oyçokluğuyla alınacağı anlaşılmaktadır. Durum böyle olunca, tapuda işyeri olarak gözükse bile bu işyerlerinde dava konusu yönetmeliğe tabi istirahat ve eğlence yeri faaliyetlerinin yapılabilmesinin kat maliklerinin oyçokluğuyla vereceği karara bağlı kılınmasında kamu yararı bulunmaktadır. Öte yandan dava konusu yönetmeliğin dayanağını oluşturan Kanunlardan birisi olan 2559 sayılı Polis Vazife ve Selahiyetleri Kanununun Ek 8. maddesinde dinlenme ve eğlence yerlerinin açılmasının mahallin en büyük mülki amirinin iznine bağlı olduğu hükmüne yer verilmiş, bu izinlerin verilmesi dava konusu yönetmelikle objektif ölçütlere bağlanmış olup, bu ölçütler arasında kat malikleri kurulunun oyçokluğuyla izin verdiğine ilişkin karar tutanağının sayılmış olması, kamu güvenliği ve esenliği için getirilmiş bir kural niteliğinde olduğundan hem Yönetmeliğin dayanağı Kanuna hemde Yönetmeliğin amacına aykırı olmadığı sonucuna ulaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, Danıştay Onuncu Dairesinin 2.4.2002 günlü, E-.2000/909, K:2002/895 sayılı kararının iptale ilişkin kısmının bozulmasına, dosyanın adı geçen Daireye gönderilmesine, 25.11.2004 günü oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY Davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile usul ve hukuka uygun bulunan Danıştay Onuncu Dairesinin 2.4.2002 günlü, E:2000/909, K:2002/895 sayılı kararının iptale ilişkin kısmının onanması gerektiği oyuyla karara karşıyım.