İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2002/1151 E. 2002/922 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2002/1151
- Karar No
- 2002/922
- Karar Tarihi
İstemin Özeti : İçişleri Bakanlığınca; ... Belediye Başkanı ...'in seçilme yeterliliğini kaybettiği ileri sürülerek, belediye başkanlığından düşürülmesinin istenilmesi üzerine, Danıştay Sekizinci Dairesi adına Danıştay Nöbetçi Dairesince verilen ve ilgilinin belediye başkanlığından düşürülmesine ilişkin bulunan 13.8.2002 günlü, E:2002/2278; K:2002/3941 sayılı karara ... Belediye Başkanı ... itiraz etmektedir. Danıştay Tetkik Hakimi T.Tuncay Varlı' nın Düşüncesi : 2577 sayılı Yasanın Ek 2. maddesinde, savunmasını vermesi için ilgiliye tanınan onbeş günlük sürenin, aynı Yasanın 8. maddesi kapsamında olduğu; onbeş günlük savunma süresinin son gününün çalışmaya ara verme zamanına rastlaması durumunda, bu sürenin, çalışmaya ara vermenin sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılacağı gözardı edilerek, savunması alınmadan ilgilinin belediye başkanlığından düşürülmesi yolunda verilen kararda hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Ayrıca; ilgilinin savunması ve sonradan sunduğu ek beyanları ekinde bulunan belgelerden, ... Devlet Güvenlik Mahkemesinin, ilgilinin yeniden yargılanma talebini kabul etmek suretiyle, 4744 sayılı Yasayı dikkate alıp önceki mahkumiyet kararını kaldırarak beraat kararı verdiği ve anılan kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bu durumda ; itirazın kabulü ile ortaya çıkan bu yeni hukuksal durum da dikkate alınarak yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Danıştay Sekizinci Dairesine gönderilmesi gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı F.Gülsevin Olgun'un Düşüncesi : İleri sürülen nedenler, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen ... Belediye Başkanının düşürülmesine ilişkin kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun Ek. 2. maddesi uyarınca itirazın reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunca gereği görüşüldü İçişleri Bakanlığı 4.6.2002 gün ve 54241 sayılı yazısı ile ...Devlet Güvenlik Mahkemesinin 21.11.2000 gün ve E:2000/64; K:2000/307 sayılı kararı ile TCK'nın 312/2 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis ve 1.266.666.- TL. ağır para cezasına çarptırılan yine aynı mahkemenin 13.8.2001 tarih ve 2001/550 D- iş sayılı kararı ile, 4616 sayılı Yasanın 2 nci maddesi ile değişik 4454 sayılı Yasanın 1/1 inci maddesi uyarınca "infazın ertelenmesine" karar verilen ... Belediye Başkanı ...'in 2972 sayılı Kanun'un 9; 2839 sayılı Kanun'un 11 inci maddeleri uyarınca seçilme yeterliliğini kaybettiğinden belediye başkanlığından düşürülmesine karar verilmesini istemiştir. Danıştay Sekizinci Dairesi adına Danıştay Nöbetçi Dairesi 13.8.2002 günlü, E:2002/2278; K:2002/3941 sayılı kararı ile; 2972 sayılı Mahalli İdareler ile Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçimi Hakkındaki Yasanın, "Seçilme Yeterliliği" başlıklı 9. maddesinde, 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Yasasının 11. maddesinde belirtilen sakıncaları taşımamak şartıyla, yirmibeş yaşını dolduran her Türk vatandaşının belediye başkanlığına, il genel meclisi ve belediye meclisi üyeliğine seçilebileceğinin, 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Yasasının 11. maddesinin ( f ) fıkrasının 3. bendinde, affa uğramış olsalar bile TCK'nun 312. maddesinin ikinci fıkrasında yazılı; halkı sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge farklılığını gözeterek kin ve düşmanlığa açıkça tahrik etmek suçlarından mahkum olanların milletvekili seçilemeyeceği kuralının bulunduğu; olayda, belediye başkanı ...'in cezasının infazının ... Devlet Güvenlik Mahkemesinin 13.8.2001 günlü 2001/550-D-iş sayılı kararı uyarınca ertelenmiş olması nedeniyle, 2839 sayılı Kanunun 11. maddesinin ( f ) fıkrasının 3. bendinde belirtildiği üzere T.C.K.nun 313. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca mahkum olanların cezalarının ertelenmesi durumunda seçilme yeterliliğini yitirip yitirmediğinin incelenmesi gerektiği; Basın ve Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesine Dair 4454 Sayılı Kanunun l.maddesinin birinci fıkrasında; 23 Nisan 1999 tarihine kadar sorumlu müdür sıfatı ile işlenmiş suçlar dahil, basın yoluyla veya sözlü veya görüntülü yayın araçlarıyla yahut miting, kongre, konferans, seminer, sempozyum, açık oturum veya panel gibi her türlü toplantılarda yapılan konuşmalarda işlenmiş olup, ilgili kanun maddesinde öngörülen şahsi hürriyeti bağlayıcı cezanın üst sınırı oniki yılı geçmeyen suçlardan dolayı oniki yıl veya daha az şahsi hürriyeti bağlayıcı bir cezaya mahkum edilmiş bulunan kimselerin cezalarının infazının ertelendiği; ikinci fıkrasında da; halen cezalarını çekmekte olanlar hakkında da birinci fıkra hükmünün uygulanacağı hükmüne yer verildiği; "Ertelemenin sonuçları" başlıklı 2. maddesinin birinci fıkrasında, haklarında 1 inci madde hükümleri uygulananların, erteleme tarihinden itibaren üç yıl içerisinde işledikleri, 1 inci madde kapsamına giren kasıtlı bir cürümden dolayı mahkum edildiklerinde, ertelenen cezalarının aynen çektirileceği ve son fıkrasında; üç yıllık süre, 1 inci madde kapsamına giren kasıtlı bir cürümden dolayı yeniden mahkum edilmeksizin geçirildiğinde, ertelenmeden yararlanan hakkındaki mahkumiyetin vaki olmamış sayılacağı ve bu suçtan dolayı kamu davası açılmayacağı, açılmış olan davanın ortadan kaldırılmasına karar verileceği hükmünün bulunduğu; 4454 sayılı Kanunun yukarıda yer verilen hükümlerinin birlikte incelenmesinden, erteleme kararınının ıslah yolu olarak düzenlediği ve verilen mahkumiyet kararının ortadan kaldırılması sonucunu doğurmadığının anlaşıldığı; bu sonucun ,ancak erteleme tarihinden itibaren üç yıl içinde 1. madde kapsamına giren kasıtlı bir cürümden dolayı yeniden mahkum edilmeme durumunda oluşacağı, bu durumda ertelenmiş cezanın ertelenme tarihinden itibaren 3 yıllık süre içinde koşullu olarak var olduğunun kabulü gerektiği; dosyanın incelenmesinden, ... Belediye Başkanı olan ...'in;"halkı sınıf, ırk ve bölge farklılığı gözeterek kin ve düşmanlığa açıkça tahrik etmek" eyleminden dolayı yargılandığı ...Devlet Güvenlik Mahkemesinin 21.11.2000 gün ve 307 sayılı kararı ile Türk Ceza Yasasının 312/2. maddesi uyarırıca 10 ay hapis ve 1.266.666.- lira ağır para cezası ile cezalandırıldığının ve kararın süresinde temyiz edilmeyerek kesinleştiğinin,kesinleşen cezaların infazının, aynı mahkemenin 13.8.2001 günlü, 2001/550-D-iş sayılı kararı ile 4454 sayılı yasanın 1/1. maddesi uyarınca ertelendiğinin anlaşıldığı, erteleme tarihi itibariyle 3 yıllık erteleme süresinin dolmadığı açık olan bu ceza nedeniyle, ilgilinin yukarıda anılan 2839 sayılı Yasanın 11. maddesi ( f ) fıkrasının 3. bendi uyarınca seçilme yeterliliğini yitirdiği gerekçesiyle belediye başkanlığından düşürülmesine karar vermiştir. .. Belediye Başkanı ... anılan kararın itirazen incelenerek kaldırılmasını istemektedir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasına 3622 sayılı Yasanın 26. maddesiyle eklenen Ek 2. maddede; belediyeler ile il özel idarelerinin seçilmiş organlarının organlık sıfatlarını kaybetmelerine ilişkin olarak yetkili mercilerden Danıştay'a gönderilen dosyaların; belediye başkanlarının düşmesi istemine dair ise belediye başkanlarının, belediye meclislerinin veya il genel meclislerinin feshi istemine ilişkin ise meclis başkanvekilinin savunması onbeş gün içinde alındıktan sonra veya bu süre içerisinde savunma verilmediği takdirde sürenin bittiği tarihte tekemmül etmiş sayılacağı ve kanunlarda gösterilen karar sürelerinin bu tarihten itibaren işlemeye başlayacağı; kararın dosya üzerinden verileceği; bu kararlara karşı tebliğini izleyen günden itibaren onbeş gün içerisinde İdari Dava Daireleri Genel Kuruluna itiraz edilebileceği, itirazın bir ay içinde sonlandırılacağı, itiraz üzerine verilen kararın kesin olduğu kurala bağlanmıştır. Yine 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının "Sürelerle İlgili Genel Esaslar" başlıklı 8 inci maddesinde; sürelerin, tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayacağı, tatil günlerinin sürelere dahil olduğu, sürenin son gününün tatil gününe rastlaması halinde, sürenin tatil gününü izleyen çalişma günü bitimine kadar uzayacağı, bu Kanunda yazılı sürelerin bitiminin, çalışmaya ara verme zamanına rastlaması durumunda, bu sürelerin, ara vermenin sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılacağı; 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 86. maddesinde de, Danıştay dairelerinin her sene Temmuz ayının yirmisinden Eylül ayının altısına kadar çalışmaya ara verecekleri kuralı yer almaktadır. Dosyanın incelenmesinden, İçişleri Bakanlığının istemine ilişkin tezkerenin ilgili belediye başkanına 13.7.2002 tarihinde tebliğ edildiği, itirazen incelenen Nöbetçi Daire Kararının da 13.8.2002 tarihini taşıdığı, ilgilinin 10.9.2002 tarihinde savunmasını verdiği anlaşılmaktadır. Bu durumda; 2577 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca tebliği izleyen gün olan 14.7.2002 tarihinde başlayacak olan Ek 2. maddede öngörülen 15 ( onbeş ) günlük savunma süresinin, bu sürenin son gününün çalışmaya ara verme zamanına rastlaması nedeniyle uzayacak olması dikkate alınmaksızın, savunma alınmadan karar verilmesinde hukuk uygunluk bulunmamaktadır. Öte yandan; ilgilinin 10.9.2002 tarihinde kayda giren savunması ile 11.12.2002 tarihinde kayda giren ek beyanı ekinde sunduğu belgelerden, ... Devlet Güvenlik Mahkemesinin 5.11.2002 tarih ve E:2002/206; K:2002/240 sayılı kararı ile, sanık ... hakkında verdiği, E:2000/64, K:2000/307 sayılı mahkumiyet kararını; ilgilinin yeniden yargılanma talebini kabul ederek, 4744 sayılı Yasa ile yeniden düzenlenen TCK'nun 312. maddesi uyarınca kabul ederek kaldırıldığı ve beraat kararı verdiği, kararın süresi içerisinde temyiz edilmeyerek 12.11.2002 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. SONUÇ : Açıklanan nedenlerle; ... Belediye Başkanı ...'in 2577 sayılı Yasanın Ek 2. maddesi uyarınca belediye başkanlığından düşürülmesine ilişkin bulunan 13.8.2002 günlü, E:2002/2278; K:2002/3941 sayılı Danıştay Sekizinci Dairesi kararına karşı yapılan itirazının kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına, ortaya çıkan yeni hukuksal durum da değerlendirilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Danıştay Sekizinci Dairasine gönderilmesine 13.12.2002 günü oybirliği ile karar verildi.