İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2000/445 E. 2003/692 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2000/445
- Karar No
- 2003/692
- Karar Tarihi
İstemin Özeti : Danıştay Onuncu Dairesinin 23.11.1999 günlü, E:1997/2180, K: 1999/6211 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması davacı tarafından istenilmektedir. Savunmaların Özeti : Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi Mustafa Karabulutun Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı Ayla Berktaş'ın Düşüncesi: Emekli olan davacının 657 sayılı Yasanın 37. maddesi uyarınca bir derece verilmesi istemiyle vaki başvurunun reddine ilişkin işlem ile dayanağı olan 16.8.1995 tarih ve 22376 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 139 Seri Nolu Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliğinin 1. maddesinin iptali istemiyle açılan dava sonunda iptali istenilen tebliğ hükmünün 657 sayılı Yasadaki düzenlemeye uygun olduğu uygulama işleminde de mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yolundaki Danıştay Onuncu Daire kararı dayandığı hukuki ve yasal nedenlerle yerinde görülmüş olup ileri sürülen iddialar sözü geçen kararın bozulmasını sağlayacak durumda değildir. Açıklanan nedenle temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerekeceği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunca gereği görüşüldü: Dava, emekli olan davacının 657 sayılı Yasa'nın 37. maddesi uyarınca tarafına derece verilmesi istemiyle yapmış olduğu başvurunun reddine ilişkin işlemin ve dayanağı olan Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliğinin 1. maddesinin iptali istemiyle açılmıştır. Danıştay Onuncu Dairesinin 23.11.1999 günlü, E: 1997/2180, K: 1999/6211 sayılı kararıyla 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 243 sayılı KHK ile değişik 37. maddesinde, "Bu kanun hükümlerine göre öğrenim durumları, hizmet sınıfları ve görev unvanları itibariyle azami yükselebilecekleri derecelerin dördüncü kademesinden aylık almaya hak kazanan ve son altı yıllık sicil notu ortalaması doksan ve daha yukarı olanlardan son sicil notu olumlu bulunanların kazanılmış hak aylıkları kadro şartı aranmaksızın bir üst dereceye yükseltilir." hükmüne yer verildiği, sicillerin not esasına göre değerlendirilmesinin 657 sayılı Yasanın 113. maddesi ile kabul edildiği, not usulünün nasıl uygulanacağını göstermek üzere aynı yasanın değişik 121. maddesi uyarınca çıkarılan yönetmeliğin 26.7.1979 tarih ve 16708 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe konulduğu, ancak uygulamasının 26.12.1979 tarih ve 16851 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan kararname ile ertelendiği, 7.2.1981 tarih ve 17244 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan kararname ile de yürürlükten kaldırıldığı, bu suretle, yasanın 113. maddesinde öngörülmesine karşın memurların liyakat derecelerinin not esasına göre değerlendirilmesi usulünün hiçbir şekilde uygulama olanağı kazanmadığı ve sicilin düzenleme zamanı ve şekli konusunda uygulamada ortaya çıkan boşluğun 21.7.1961 günlü, 13437 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan "Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı ile İlgili Memur ve Hizmetlilerin Sicilleri Üzerine Emekliye Şevkleri Hakkında Tüzük" hükümleri uygulanarak doldurulduğu, bu uygulamanın 18.10.1986 günlü, 19255 sayılı Resmi Gazetede Yayımlanan "Devlet Memurları Sicil Yönetmeliği" yürürlüğe girinceye kadar devam ettiği, dolayısıyla sicillerin not esasına göre doldurulup değerlendirilmesinin 14.7.1965 tarihinde kabul edilen 657 sayılı Yasanın 113. maddesinde öngörüldüğü, 37.maddesinde 29.11.1984 günlü, 243 sayılı KHK ile yapılan değişiklikle memurlardan 6 yıllık sicil notu ortalaması 90 ve daha yukarı olanların bir derece ilerlemesi uygulamasına olanak tanındığı halde yeni sistemin uygulamaya konulabilmesinin ancak 18.10.1986 tarihinde mümkün olabildiği, 657 sayılı Yasanın kimi maddelerinde değişiklikler yapan 243 sayılı KHK'nin 31.12.1984 tarihinde yürürlüğe girdiği, Yasanın 37 veya 64. maddelerinde yapılan değişikliğin daha sonraki bir tarihte yürürlüğe gireceği yolunda bu Kanun Hükmünde Kararnamede istisnai bir hükme yer verilmediği, bu nedenle 37. ve 64. maddelerin değişik metni 21.12.1984 tarihinde yürürlüğe girmiş olduğuna göre, maddelerde sözü geçen "altı yıllık sicil notu ortalaması" ibaresinin ilk uygulaması yönünden değerlendirilmeye esas alınacak devrenin 31.12.1984 tarihinden önceki altı yıl olduğu konusunda kuşkuya yer bulunmadığı, her ne kadar, 1986 yılından önceki dönemde sicillerinin not esasına göre doldurulmadığı için 37 veya 64. maddenin uygulaması açısından ortaya bir boşluk çıktığından söz edilebilirse de Devlet Memurları Sicil Yönetmeliğinin geçici 2. maddesinin bu boşluğu giderici nitelikte hükme yer verdiği, dava konusu edilen 139 seri nolu Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliği'nin 1. maddesinde de 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 37 veya 64. maddelerinin ilgililer hakkında uygulanmasında, 31.12.1984 tarihinden önceki altı yıllık (1979 -1984 yılları) sicil raporlarının değerlendirmeye alınmasının öngörüldüğü, bu haliyle dava konusu Tebliğin 1. maddesinin 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa aykırı bulunmadığı, davacının 11.5.1983 günlü Müdürler Kurulu kararıyla emekliye ayrıldığı ve 24.2.1997 tarihli dilekçeyle başvurarak tarafına 657 sayılı Yasanın 37. maddesi uyarınca bir derece verilmesini istediği, bu isteminin 1979 yılından sonra emekli olduğu tarihe kadar altı yılı doldurmadığından 657 sayılı Yasanın 37 veya 64 üncü maddelerine göre yapılacak bir işlem bulunmadığından bahisle reddedildiğinin anlaşıldığı, 657 sayılı Yasanın 37 ve 64 üncü maddelerinde değişiklik yapan 243 sayılı KHK'de yapılan değişikliklerin daha önceden emekliye ayrılan kişiler hakkında uygulanacağı yolunda bir düzenlemeye yer verilmediğinden uygulama işleminde de mevzuata aykırı bir husus görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı, 1983 yılından önceki altı yıllık sicillerinin çok iyi olduğunu, eşitliğe aykırı uygulamanın düzeltilmesi gerektiğini ileri sürerek kararı temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir. Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davacının temyiz isteminin reddine, Danıştay Onuncu Dairesinin 23.11.1999 günlü, E:1997/2180 K:1999/6211 sayılı kararının onanmasına, 9.10.2003 günü oybirliği ile karar verildi.