İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 1997/536 E. 1999/457 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 1997/536
- Karar No
- 1999/457
- Karar Tarihi
İstemin Özeti: Davacının. Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu Genel Müdürlüğü ve Yönetim Kurulu Başkanlığından Bakanlık Müşavirliğine atanmasına ilişkin 9.9.1996 günlü, 96/46144 sayılı müşterek kararnamenin iptali, bu nedenle uğradığı maddi kayıplarının ödenmesi istemiyle açılan davada; Danıştay Beşinci Dairesince 233 sayılı KHK'nin Geçici 5. maddesi uyarınca 28.10.1984 günlü 18559 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe konulan Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu Ana Statüsünün 9/1. maddesinde, "Teşekkül Genel Müdürü Yönetim Kurulunun Başkanıdır. Genel Müdür Genel Kurmay Başkanlığının ve Milli Savunma Bakanının teklifi üzerine ortak karar ile atanır" hükmünün yer aldığı, bu hükmün 233 sayılı KHK hükümlerine aykırı olmadığı gibi 308 ve 399 sayılı KHK ile de yürürlükten kaldırılmadığı, her ne kadar Ana Statüde Genel Müdürün görevden alınmasında atamadaki usulün uygulanacağı yolunda bir hüküm yok ise de idare hukukunun önemli ilkelerinden olan usulde ve yetkide paralellik ilkeleri uyarınca atamada uygulanan usulün görevden alma sırasında da uygulanması gerektiği, davacının görevden alınması sırasında Genel Kurmay Başkanlığının ve Milli Savunma Bakanının görüşlerinin alınmadığı anlaşıldığından, Ana Statü hükümleri ile usulde ve yetkide paralellik ilkelerine uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Davalı idareler, 18.3.1997 günlü, E:1996/2327, K:1997/599 sayılı bu kararı temyiz etmekte ve Ana Statüdeki atamaya ilişkin usulün, görevden almada da izleneceğine ilişkin bir hükmün bulunmadığı iddiasıyla bozulmasını istemektedirler. Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi Tuncay Dündar'ın Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi gerekeceği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı Günay Erden'in Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin 1'inci fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir. Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin reddiyle daire kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunca gereği görüşüldü: Davacının, Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu Genel Müdürlüğü ve Yönetim Kurulu Başkanlığından Bakanlık Müşavirliğine atanmasına ilişkin 9.9.1996 günlü, 96/46144 sayılı müşterek kararnamenin iptali, bu nedenle uğradığı maddi kayıplarının ödenmesine hükmedilmesi istemiyle açtığı dava sonucunda, Danıştay Beşinci Dairesince verilen ve dava konusu işlemin iptaline bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının ödenmesine ilişkin bulunan 18.3.1997 günlü, E:1996/2327, K:1997/599 sayılı kararı davalı idareler temyiz etmektedir. Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddine, Danıştay Beşinci Dairesinin 18.3.1997 günlü, E:1996/2327, K:1997/599 sayılı kararının onanmasına, dosyanın dairesine gönderilmesine 9.4.1999 günü oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY Davacı, Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu Genel Müdürlüğü ve Yönetim Kurulu Başkanlığından Bakanlık Müşavirliğine atanmasına ilişkin 9.9.1996 gün, 96/46144 sayılı müşterek kararnamenin iptali istemiyle dava açmıştır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 76. maddesinin 1. fıkrasında "Kurumlar, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68. maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler." hükmüne yer verilmiştir. Bu madde ile memurların naklen atanmaları konusunda idareye takdir yetkisi tanındığı açık olup, bu yetkinin ancak kamu yararı ve hizmet gerekleri gözardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması ya da idari yargı merciince saptanması halinde, sözü edilen bu durumun dava konusu idari işlemin sebep ve maksat yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini gerektireceği yerleşmiş yargısal içtihatlarla kabul edilmiş bulunmaktadır. Davanın konusu bir atama işlemidir. Anılan yasa hükmü doğrultusunda, usulüne uygun olarak "idarece atama işleminin gerçekleştirildiği açıktır. Davacının eski görevine atanma usulünün yeni görevine atanmasında da uygulanması söz konusu olamayacağından, dava konusu işlemin sebep unsurunun incelenerek bir karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle çoğunluk kararına karşıyım.