İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 1997/103 E. 1997/427 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 1997/103
- Karar No
- 1997/427
- Karar Tarihi
İstemin Özeti: Danıştay Sekizinci Dairesince verilen ve davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin bulunan 15.1.1997 günlü, E:1995/16, K:1996/33 sayılı kararı, davacı temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti: Temyiz isteminin reddi ile daire kararının onanması gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi Nalan Terzi'nin Düşüncesi : Davacının temyiz isteminin kısmen kabulü ile kararın işleme yönelik kısmı ile ilgili yönetmeliğin 34 üncü maddesine ilişkin kısmının bozulması diğer kısmının ise onanması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı Yücel Irmak'ın Düşüncesi : Dava; 3083 sayılı yasanın uygulama yönetmeliğinin 33, 34 ve 36/c maddelerinin ve toprak tahsisine ilişkin isteğinin reddi yolundaki 1.10.1994 gün ve 1218 sayılı davalı idare işleminin iptali istemiyle açılmıştır. Danıştay 8. dairesince davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmiştir. Danıştay 8. dairesinin temyize konu kararında yer alan düşüncemizde ayrıntılı olarak açıklandığı gibi, dava konusu idari işlem ile, yönetmeliğin 34. maddesinin iptali, 33. maddenin iptali isteminin ehliyet, 36/c maddesine yönelik istemin ise süre aşımı yönünden reddi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle ve esas kararda yazılı düşüncemizdeki gerekçelerle temyiz isteminin kısmen kabulü ile, kararın işleme yönelik bölümü ve yönetmeliğin 34. maddesi ne ilişkin kısmının bozulmasına, diğer konulara ait bölümünün ise onanmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunca gereği görüşüldü: Davacının, 3083 sayılı Yasanın 3 üncü maddesi uyarınca tarım reformu uygulama bölgesi olarak belirlenen ... İlçesi ... köyünde toprak dağıtımından yararlandırılma isteminin reddine ilişkin 1.11.1994 gün ve 1218 sayılı Tarım Reformu Genel Müdürlüğü ... Bölge Müdürlüğü işlemi ile 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanununun Uygulama Yönetmeliğinin 33 üncü, 34 üncü maddesi ile 36 ncı maddesinin (c) bendinin iptali istemiyle işlemin 6.11.1994 tarihinde tebliği üzerine 2.1.1995 tarihinde açtığı dava sonucunda, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen ve davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin bulunan 15.1.1997 günlü, E:1995/16, K:1996/33 sayılı kararı, davacı temyiz etmektedir. Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden: Danıştay Sekizinci Dairesince: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 7. maddesinin (1) numaralı fıkrasında, özel yasalarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay'da dava açma süresinin altmış gün olduğu, (4) numaralı fıkrasında, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin ilan gününü izleyen günden başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhime birden dava açabileceklerinin kurala bağlandığı, 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlemesine Dair Tarım Reformu Kanununun 3. maddesi uyarınca 1.9.1989 gün ve 89/14543 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Uygulama Bölgesi ilan edilen ... İli ... İlçesinin ... Köyünde, toprak dağıtım çalışmalarına 24.11.1992 günü dağıtım ilam ile başlandığı, dağıtım ilanının altmış gün askıda kaldığı ve sürenin 22.1.1993 günü sona erdiği, davacının bu süre içerisinde toprak talep beyannamesini doldurarak toprak dağıtımından yararlanmak istemi ile 20.1.1993 günü başvurduğu, ilanın askıdan inmesinden sonra 15.3.1993 günü evlenip, 29.3.1993 günlü dilekçesi ile de evlenmiş olduğunu idareye bildirdiği, geçici hak sahibi olanlar ile olamayanların listesinin 21.10.1993 günü 15 gün süre ile ilan edilerek, 4.11.1993 günü askıdan indirildiği, kesin hak sahibi olamayanların listesinin de 30.12.1993 gününden başlayarak 5 gün süre ile ilan edilerek 4.1.1994 günü ilanın sona erdiği, davacının 20.10.1994 günlü dilekçesi ile hak sahibi olabilmek için yaptığı başvurunun, davalı idarece, evliliğinin toprak dağıtımı ilanının sona erdiği 22.1.1993 gününden sonra gerçekleşmesi nedeniyle reddi üzerine bu davanın açıldığı; davacının, kendisinin yer aldığı geçici ve kesin hak sahibi olamayanlara ilişkin listelerin ilam ile hak sahibi olamayacağını öğrenmesine karşın, bu listelerin askıdan indiği 4.11.1993 ve 4.1.1994 günlerinden başlayarak yasal süre içerisinde dava açmadığının görüldüğü, davacının, toprak dağıtım ilanının yapıldığı 24.11.1992-22.1.1993 günlerinden sonra evlendiğini bildirmiş ise de, evlenme tarihi yönetmeliğin 33. ve 34. maddelerinde öngörülen süreden sonra olduğundan hak sahibi yapılmadığı, davacının da geçici ve kesin listelerle duyurulan bu işlemlere karşı dava açmadığı, bu kez yine evlendiğini öne sürerek yaptığı 20.10.1994 günlü başvurunun davacıya yeni bir dava açma hakkı sağlamayacağı öte yandan, düzenleyici işlemlere karşı, ya ilanlarından ya da bu işlemlerin uygulanmasından başlayarak yasal sürede dava açılması gerektiği, olayda da 3083 sayılı Yasanın Uygulama Yönetmeliğinin, davacıya uygulanması üzerine davaya konu edilmiş olup, toprak dağıtımından yararlandırılmama işlemine karşı açılan davanın süresinde olmaması karşısında, yönetmeliğin ilgili maddelerinin iptali isteminin de süre aşımı nedeniyle incelenmesi olanaklı olmadığından, davanın süre aşımı nedeniyle reddine, karar verildiği anlaşılmaktadır. Davacı bu kararı temyiz etmekte ve davada süre aşımı bulunmadığı iddiasıyla kararın bozulmasını istemektedir. 29.6.1985 günlü 18796 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin, dağıtım ilam başlıklı 33. üncü maddesinde, genel müdürlüğün emrine geçen arazinin hak sahibi çiftçilere yönetmelik hükümlerine göre dağıtılacağı, köy veya belde halkına mahallinde alışılmış usullerle ilan edileceği, bu ilanın bir suretinin mahalli mülki amirlik diğer suretinin de bölge müdürlüğü binalarına asılarak altmış gün süre ile ilan edileceği, ilanlarda dağıtımın yapılacağı köy veya belde, toprak talebinde bulunulacak sürenin başlangıcı ve bitiş günleri, beyannamelerin temin edileceği yer, başvurulacak merci, doldurulacak beyanname ekinde istenilen belgeler ile süresinde talepte bulunmayanların toprak dağıtımından yararlanamayacaklarının belirtilmesi öngörülmüş; 34 üncü maddesinde de, toprak dağıtımından yararlanmak isteyenlerle, zorunlu hallerde bunların kanuni ve iradi mümessilleri, uygulama bölgesi içinde ve dışındaki kendisinin ve aile fertlerinin malik veya zil yed oldukları arazı varlıklarını toprak istek beyannamesinde göstermek suretiyle, toprak dağıtım ilanında belirtilen altmış günlük süre içinde bizzat veya P.T.T. aracılığı ile talepte bulunabilecekleri, 2 nci fıkrasında da, bu süre içinde talepte bulunulmamış olanların toprak dağıtımından yararlanamayacakları hükmüne yer verilmiş; hak sahipliğinin tesbitinde aranacak şartlar başlıklı 36 ncı maddesinde ise, dağıtımda toprağın, toprağı kendisinin işleyeceği ve çiftçilik yapacağını taahhüt eden ve şartları taşıyan kişilere verileceği hükmü yer almış ve bu şartlar arasında da, (c) aile reisi olmak, şartına yer verildiği görülmüştür. Davacının 20.10.1994 tarihinde, evli olarak, yönetmeliğin 36 ncı maddesindeki koşulları taşıdığı iddiasıyla toprak dağıtımından yararlanmak amacıyla yaptığı başvurusu, evliliğinin toprak dağıtımı ilan tarihinin sona erdiği tarihten sonra gerçekleştiğinden bahisle, değerlendirmeye alınmaksızın mümkün olmadığı gerekçesiyle, 1.11.1994 günlü işlemle reddedilmiştir. Bu işlemin ve işlemin dayanağı olduğu düşünülen yönetmelik hükümlerinin iptali istemiyle açılan davada, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 7 nci maddesinin 4 üncü fıkrası hükmü uyarınca düzenleyici işlemin, uygulama işleminin süresine tabi olabilmesi için, uyuşmazlıkta uygulanmış olması gerekmektedir. Bakılan uyuşmazlıkta davacının başvurusu, 33 üncü maddede yer alan dağıtım ilanı, 34 üncü maddede yer alan dağıtım ilanı üzerine ilgililerin toprak talebi başvurulan ve 36 ncı maddenin (c) bendindeki aile reisi olma koşulu ile ilgili hükümler nedeniyle değil; evliliğinin, toprak dağıtımı ilan tarihinin sona erdiği 22.1.1993 tarihinden sonra olduğu gerekçesiyle ve ilanda belirtilen süre içinde talepte bulunmamış olması nedeniyle reddedilmiş bulunmaktadır. Bu noktada da yönetmeliğin 34 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Bu süre içinde talepte bulunmamış olanlar, toprak dağıtımından yararlanamazlar." hükmünün uygulama işlemine dayanak alındığı işlemin ve davalı idarenin savunmalarının incelenmesinden anlaşılmaktadır. Bu durumda da. Danıştay Sekizinci Dairesinin 15.1.1997 günlü, E:1995/16, K:1996/33 sayılı Kararının, 3083 sayılı Yasanın Uygulama Yönetmeliğinin 33, 34/1 ve 36 ncı maddesinin (c) bendinin iptali isteminin süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun bulunmuş ve temyiz dilekçesinde ileri sürülen hususların, kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı görülmüştür. Kararın 1.11.1994 günlü davalı idare işlemi ile bu işleme dayanak alınan ilgili yönetmeliğin 34 üncü maddesinin 2 nci fıkrası hükmünün iptali isteminin süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin kısmına gelince: İşlemde davacının evliliğinin toprak dağıtımı ilan tarihinin sona erdiği 22.1.1993 tarihinden sonra olduğu açıkça vurgulanmakta ve fakat sürenin geçmiş olduğu belirtilmek suretiyle, ilgilinin başvurusu değerlendirmeye alınmamaktadır. Yönetmeliğin 34 üncü maddesinin 2 nci fıkrasında yer alan bu süre içinde talepte bulunmamış olanların toprak dağıtımından yararlanamayacakları yolundaki hükmün, her ne surette olursa olsun, toprak dağıtımı ile ilgili olanların, ilandan sonra hiçbir şekilde başvuruda bulunamayacakları ya da değişen durumlar dikkate alınarak yapılan başvuruların hiçbir şekilde incelenemeyeceği şeklinde anlaşılmasına ve bu şekilde uygulanmasına hukuken olanak bulunmamaktadır. Zira nasıl ki toprak dağıtımından yararlandırılan kişi için, sonradan koşullarda meydana gelen olumsuz ya da aleyhe değişiklikler, dağıtılan toprağın, yönetmelik hükmü gereği geri alınması sonucunu yaratmakta; aynı şekilde dağıtılacak toprağın bulunması ve ilgilisinin hukuksal durumunda dağıtım koşulları yönünden olumlu değişikliklerin meydana gelmesi halinde de ilgilisinin başvurduğu tarihten itibaren, ileriye yönelik olarak, idarece değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu durumda da, davacının 20.11.1994 günlü başvurusu, 2577 sayılı Kanunun 10 uncu maddesi kapsamı içinde düşünülmesi gereken bağımsız bir başvuru olup. Danıştay Sekizinci Dairesince bu şekilde değerlendirilmesi gerekirken işlemin ve dayanağı olan yönetmeliğin 34. maddesinin 2. fıkrası hükmüne yönelik davanın süre yönünden reddedilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kısmen reddi ile Danıştay Sekizinci Dairesinin 15.1.1997 günlü, E:1995/16, K:1996/33 sayılı kararının, yönetmeliğin 33, 34/1 ve 36 ncı maddesi (c) fıkrası yönünden onanmasına, temyiz isteminin kısmen kabulü ile yönetmeliğin 34 üncü maddesi ikinci fıkrası ile 1.11.1994 günlü işlem yönünden bozulmasına, 11.7.1997 günü oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY Danıştay Sekizinci Dairesinin 15.1.1997 günlü, E:1995/16, K:1996/33 sayılı kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen hususların kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından onanması gerektiği oyuyla kararın, bozulmasına ilişkin kısmına karşıyım.