İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 1996/651 E. 1997/500 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 1996/651
- Karar No
- 1997/500
- Karar Tarihi
İstemin Özeti: Davacıdan ecrimisil istenilmesine ilişkin ihbarnamenin iptali istemiyle açılan davada, Adana 1. İdare Mahkemesince verilen, dava konusu ecrimisil ihbarnamesinin iptaline ilişkin karar. Danıştay Altıncı Dairesinin 16.10.1995 günlü, E:1995/2532, K:1995/3698 sayılı kararı ile bozulmuş ise de; mahkemenin bozmaya uymayarak ilk kararında ısrarı üzerine, davalı idare bu kez 27.6.1996 günlü, E:1996/109, K:1996/913 sayılı ısrar kararını temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir. Savunmasının Özeti : Temyiz isteminin reddi ile mahkeme kararının onanması gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi Nal an Terzi'nin Düşüncesi: Davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile ısrar kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı Tülin Özgenç'in Düşüncesi: ... parsel sayılı hazinenin de paydaşı olduğu taşınmazın 83 m² ²'lik kısmının işgal edilmesi nedeniyle 2886 sayılı yasanın 75. maddesi uyarınca 1.1.1985-31.12.1992 dönemi için 2.399.000 lira ecrimisil istenilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan dava sonucunda, dava konusu işlemin iptali yolunda Adana 1. İdare Mahkemesince verilen kararı, temyiz incelemesi sonucu bozan Danıştay 6. Dairesinin bozma kararına uymayarak dava konusu işlemin iptali yolundaki ilk kararında ısrar eden idare mahkemesinin 27.6.1996 günlü ve E:96/109, K:96/913 sayılı kararının davalı idare tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Danıştay 6. Dairesince verilen bozma kararı usul ve kanuna uygun bulunduğundan, mahkemece verilen ısrar kararının bozma kararı doğrultusunda bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunca gereği görüşüldü. ... Defterdarlığı Milli Emlak Müdürlüğünce düzenlenen ecrimisil ihbarnamesinin iptali istemiyle açılan dava sonucunda; Adana 1. İdare Mahkemesince verilen 30.11.1993 günlü, E:1993/731, K:1993/1232 sayılı, dava konusu ecrimisil ihbarnamesinin iptaline ilişkin karar, temyiz incelemesi sonucunda, Danıştay Altıncı Dairesinin 16.10.1995 günlü, E:1995/2532, K:1995/3698 sayılı kararı ile bozulmuş ise de: mahkeme bozmaya uymayarak iptal kararında ısrar etmiştir. Davalı idare, Adana 1. İdare Mahkemesinin 28.6.1996 günlü, E:1996/109, K:1996/913 sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir. Adana 1. İdare Mahkemesince; 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 75 inci maddesinde devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malların gerçek ve tüzel kişilerce işgali üzerine fuzuli sagilden bu kanunun 9 uncu maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle 13 üncü maddesinde gösterilen komisyonca takdir ve tespit edilecek ecrimisilin istenileceği, ecrimisil talep edilebilmesi için Hazinenin işgalden dolayı bir zarara uğramış olmasının gerekmediği ve fuzuli şagilin kusurunun aranmayacağı hükmünün yer aldığı; öte yandan Türk Medeni Kanununun 623 üncü maddesinde, birden ziyade kimseler şayian bir şeye malik olur ve hisseleri bilfiil taksim edilmemiş bulunursa onların o şeyin hissedarları olduğu, hissedarların şayi hisselerinin birbirine müsavi olmasının asıl olduğu, hissedarların her birinin kendi hisseleri hakkında malik hak ve mükellefiyetlerini haiz olup hisselerini temlik veya terhin edebilecekleri, alacaklıların da bu hisseyi haczettirebilecekleri hükümlerine yer verildiği; 2886 sayılı Kanunun 75 inci maddesinde ecrimisilin devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmazlardan istenebileceğinin belirtildiği, dava konusu olayda taşınmazın doğrudan devlete ait olmayıp hisseli taşınmaz olduğu, hisseli taşınmazların kullanım esaslarının ise yukarıda anılan Medeni Kanunun 623 ve devamı maddelerinde açıklandığı ve her hissedarın malik hak ve yetkilerini kullanabileceğinin belirtildiği, davacı kendi hissesi kadar bir yerde ev yaparak taşınmazı kullanmakta olup, hazinenin de hissesi bulunan taşınmazda davacının fuzuli şagil olarak nitelendirilmesinin hukuka aykırı olduğu, fuzuli şagil olarak nitelendirilebilmek için kullanılan taşınmazla mülkiyet yönünden bir bağın bulunmaması gerektiği bu nedenle davacıdan ecrimisil istenilmesinin mümkün olmadığı, ecrimisil ihbarnamesinin iptali gerektiği gerekçesiyle bozma kararına uyulmayarak ilk kararda ısrar edilmiştir. Danıştay Altıncı Dairesinin 16.10.1995 günlü, E:1995/2532, K:1995/3698 sayılı bozma kararında da açıklandığı üzere; 743 sayılı Türk Medeni Kanununun 623 ila 631 inci maddelerinde müşterek mülkiyet ile iştirak halinde mülkiyete ilişkin esaslar düzenlenmiş olup: anılan yasa maddeleri uyarınca paydaşlardan her biri, paydaşlık giderilmediği sürece taşınmazın her noktası üzerinde payı oranında hak sahibi olduğundan, herhangi bir paydaşın, kendi payını gerekçe göstererek hisseli taşınmazın kendisine göre belirlediği bir bölümünü işgal ederek kullanma olanağı bulunmamaktadır. Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; uyuşmazlık konusu taşınmaza hissedar olan davacının, ev yapmak suretiyle taşınmazın 83 m² ²'lık kısmım işgal ettiği, söz konusu taşınmaza hazinenin de hissedar olması nedeniyle davalı idarece davacıdan işgal edilen yerin tamamı için ecrimisil istendiği anlaşılmaktadır. Danıştay Altıncı Dairesince verilen bozma kararında da belirtildiği gibi davacı, söz konusu taşınmazın paydaşı olduğuna göre kendisinden işgal ettiği yerin tamamı için ecrimisil istenilmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Ancak davacı, kendi payından daha az bir miktardaki arsayı işgal etmekte ise de, müşterek mülkiyete konu taşınmazlarda paydaşlar, taşınmazın her noktasında payları oranında malik bulunduklarından, davacının da işgal ettiği yerdeki hazine payı yönünden fuzuli şagil durumunda olması nedeniyle, bu kısma ilişkin olarak ve hazine payı oranında 2886 sayılı Kanunun 75 inci maddesi uyarınca ecrimisil istenmesinde hakkaniyete ve müşterek mülkiyet esaslarına aykırılık bulunmadığından, idare mahkemesince, hazinenin de paydaşı bulunduğu taşınmazların diğer paydaşlar tarafından işgal edilmiş bulunması halinde işgal edilen kısımdaki hazine payına ilişkin olarak, ecrimisil istenebileceği hususu gözönüne alınarak yeniden bir karar verilmesi gerekirken, ısrar kararı verilerek davacıdan ecrimisil istenilmesinin yasal olarak mümkün olmadığı gerekçesiyle ecrimisil ihbarnamesinin iptal edilmesinde hukuka uyarlık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Adana 1. İdare Mahkemesinin 27.6.1996 günlü, E:1996/109, K:1996/913 sayılı kararının Danıştay Altıncı Dairesinin tozma kararı doğrultusunda bozulmasına ve bozma kararı uyarınca karar verilmek üzere dosyanın Adana 1. İdare Mahkemesine gönderilmesine, 17.10.1997 günü oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY Adana 1. İdare Mahkemesince verilen 27.6.1996 günlü, E:1996/109, K:1996/913 sayılı ısrar kararının, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen sebeplerin, bu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından; davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile idare mahkemesi kararının onanması oyuyla aksine verilen karara karşıyım.