İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 1940/7 E. 2014/679 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
1940/7
Karar No
2014/679
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/106 KARAR NO : 2020/581 DAVA : Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) DAVA TARİHİ : 08/06/2016 KARAR TARİHİ : 11/11/2020 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: 1.Davacı dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin ..., ..., ... nolu elektrik abonesi olduğunu, kendisine gönderilen faturaları düzenli olarak ödediğini ve borcu olmadığını, ancak davalının haksız yere kayıp kaçak bedeli, perakende satış hizmet bedeli, iletim bedeli, dağıtım bedeli ve sayaç okuma bedil tahsil ettiğini, ayrıca kayıp kaçak bedeli üzerinden haksız yere enerji fon bedeli, ... payı bedeli ve belediye tüketim vergisi bedeli de tahsil ettiğini, bunun dışında haksız yere tahsil edilen bedeller üzerinden yine haksız yere KDV alındığını, alınan bu bedellerin hukuki bir dayanağının bulunmadığını, taraflar arasında imzalanan sözleşme incelendiğinde bunun tek taraflı hazırlanan bir sözleşme olduğunu, davalının kayıp kaçak bedelinin 2011 yılından itibaren faturalarda yer vermeye başladığını, daha sonra bu uygulamayı değiştirdiğini, gelen tepkiler üzerien kayıp kaçak bedeli ibaresinin karşısını boş bırakmış, bu nedenle kendisinden ne miktarda haksız bedel tahsil edildiğinin tespit etme imkanı bulanmadığını, bu nedenle belirsiz alacak davası açtıklarını, EPDK 'nın kayıp kaçak bedeline ilişkin duyurusunda 2011 yılından sonraki faturalarda kayıp kaçak bedelinin faturalarda ayrı kalemler halinde gösterildiğinin açıklandığı, bu nedenle geçmiş 10 yıla ilişkin bedelleriyle ilgili olarak; fazlaya ilişkin hakları saklı olarak geriye dönük 10 yıla lişikin haksız yere tahsil edilen toplam ... TL'nin iadesine kara verilmesini talep ve dava etmiştir. 2.Davalı cevap dilekçesinde; sebepsiz zenginleşmeye dayalı dava nedeniyle 2 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği, ... tarihinden itibaren dagıtım ve perakende satış faaliyetlerinin ayrıştırıldığından bahisle husumet itirazlarının bulunduğu, mevcuz yasal düzeneme kapsamında EPDK'nın tarifelerine uygun davranıldığını,hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini savunmuştur. 3.Taraflar arasındaki uyuşmazlık; abonelik nedeniyle haksız tahsil edilen bedelin iadesi isteminden kaynaklanmaktadır. 4.Öncelikle dava, Antalya ... Tüketici Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyasında görülmüş ve mahkemece "karar verilmesine yer olmadığına" dair hüküm verilmiş, hüküm istinaf incelemesine götürülmüş, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... HD'nin .../... E., .../... K sayılı ilamı ile özetle; "Davacı 3 ayrı abonelik için talepte bulunmuştur. Dosyada mevcut belgelerden davacı ile davalılardan ... İle yapılan sözleşmenin (... nolu aboneliğe ilişkin) mesken aboneliğine ilişkin olduğu ve Tüketici mahkemesinin davada görevli olduğu anlaşılmakta ise de; davalı ... İle yapılan sözleşmenin (... nolu aboneliğe ilişkin) ticarethane aboneliği olduğu, bu durumda Tüketici Mahkemesinin davada görevli olmadığı, davaya bakma görevinin Asliye Ticaret Mahkemesine ait olduğu, dava dilekçesinde bahsi geçen ... ve ... nolu aboneliğe ilişkin belge ve kayıtların celp edilmediği, bu durumda söz konusu aboneliklerin mesken aboneliği olması halinde tüketici mahkemesinin görevli olacağı aksi halde tüketici mahkemesinin görevli olmadığı, bu nedenle mahkemece eksik belgeler getirtilerek tüketici mahkemesi görev alanına girmeyen abonelikler yönünden tefrik kararı verilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden ve görev hususu kamu düzenine ilişkin olduğundan taraf vekillerinin sair istinaf sebepleri incelenmeksizin istinaf başvurusunun kabulü" kararı vermiştir. 5.Dava dosyası, Antalya ... Tüketici Mahkemesinin .../... Esas sırasına kaydı yapılmıştır. ... tarihli celsede BAM ilamı doğrultusunda dosyanın davalı ... yönünden tefrik edilerek yeni bir esas sırasına kaydının yapılmasına karar verildiği, dosyanın tefriki ile mahkemenin .../... Esas numarasını almıştır. 6.Bu süreçten sonra, usulüne uygun olarak dosya mahkememizin iş bu esasına kaydedilmiş aşamalarda alınması gerekli harçlar alınmıştır. 7.Süresi içinde görevli mahkemeye başvuru halinde, yeni mahkemede görülmeye başlayan dava, görevsiz mahkemede açılan davanın devamıdır.(KURU, Baki/ARSLAN, Ramazan/ YILMAZ, Ejder., Medeni Usul Hukuku, Yetkin Yayınları, Genişletilmiş 16. Baskı, Ders Kitabı, s. 156) Bu nedenle, iş bu dava tarihi, ...'dır. 8.Dava, haksız alındığı iddia edilen kayıp kaçak, sayaç okuma, dağıtım, perakende satış hizmeti bedeli, iletim hizmeti kullanım bedeli iadesi talebinden ibarettir. 9.Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2016/16560 esas, 2017/1012 karar sayılı emsal ilamında da açıkça belirtildiği üzere; uyuşmazlıkla ilgili yargılama sırasında 17.06.2016 Tarih 29745 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren geçmişe de etkili 6719 sayılı kanunun 21. maddesi ile 6446 Sayılı kanunun 17. maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları ile altıncı fıkrasının (a), (ç), (d) ve (f) bentleri değiştirilmiş ve aynı maddeye eklenen 10. bend ile; "Kurum tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında belirlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda; tüketici hakem heyetleri ile mahkemelerin yetkisi, bu bedellerin, Kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır." hükmü getirilerek Tüketici Hakem Heyetlerinin ve Mahkemelerin bu konularda açılacak davalarda inceleme ve araştırma yetkileri geçmişe de etkili olarak sadece bu dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedellerinin Kurumun bu konulardaki düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlanmış, bu bedellerin alınmasında esas olan ilgili tarifelerin düzenlenmesinde EPDK.nun Kanundaki yetkileri genişletilerek yukarıda sözü edilen bedeller maliyet unsuru kapsamına dahil edilmiştir. 10.Yine, 6719 sayılı kanunun 26. maddesi ile 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'na eklenen; 11.Geçici madde 19; "Bu maddeyi ihdas eden Kanunla öngörülen düzenlemeler yürürlüğe konuluncaya kadar, Kurul tarafından yürürlüğe konulan mevcut yönetmelik, tebliğ ve Kurul kararlarının bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam olunur." hükmünü, 12.Geçici madde 20; "Kurul kararlarına uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedelleri ile ilgili olarak açılmış olan her türlü ilamsız icra takibi, dava ve başvurular hakkında 17 nci madde hükümleri uygulanır." hükmünü içermektedir. 13.Her dava, açıldığı tarihteki fiili ve hukuki sebeplere ilişkin koşullara göre hükme bağlanır. Ne var ki, dava açıldıktan sonra meydana gelen bir olay nedeniyle dava konusunun ortadan kalkması ve tarafların, davanın esası hakkında karar verilmesinde hukuki yararının kalmaması gibi hallerde işin esası hakkında infaz kabiliyeti olan bir hüküm kurulmamaktadır. 14.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Esastan Sonuçlanmayan Davada Yargılama Gideri” başlıklı 331.maddesinin 1.fıkrasında; davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği düzenlenmiştir. Bu durumda mahkemenin yargılamaya devam ederek dava açıldığı zaman hangi tarafın haksız olduğunu tespit etmesi ve tutumuyla dava açılmasına sebep olan tarafı yargılama gideri ile mahkum etmesi gerekmektedir. 15.Mahkememizce konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiştir. 16.Dava açıldığı tarihte, davacı taleplerinde haklıdır. Davacı tarafın dava açıldığı tarihteki mevzuat, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.05.2014 tarih ve 2013/7-2454 Esas 2014/679 K. Sayılı kararı gereği içtihat durumuna göre dava açmakta haklı olduğu, bu kapsamda kayıp kaçak ve diğer bedellerin tahsilini talep edebileceği dikkate alındığında, dava açıldıktan sonra yürürlüğe giren geçmişe etkili yasa değişikliği ya da içtihadı birleştirme kararı gereği davacı aleyhine yargılama gideri hükmetmemek, lehine yargılama gideri hükmetmek gerekmiştir. EMSALEN: "......Dairemize gelen bir dava dosyasında, yerel mahkemece, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve davacı yararına maktu vekalet ücreti takdiri ile yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline dair verilen karar, Dairemiz uygulaması doğrultusunda kaldırılarak, davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına yönelik olarak tesis edilen ... tarih ve .../... E, .../... K sayılı kararımız, davacı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay ... Hukuk Dairesinin ... tarih ve .../... E, .../... K sayılı ilamı ile, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ... tarih ve .../...-... Esas .../... Karar sayılı ilamına göre kayıp-kaçak, dağıtım, iletim, perakente satış hizmeti ve sayaç okuma bedellerinin tüketiciden alınmasının hukuka uygun olmadığı, ancak 17/06/2016 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 6719 sayılı yasa ile 6446 sayılı yasada yapılan yeni düzenleme ile davanın konusuz kaldığı, fakat ... tarih ve .../...-... Esas, .../... Karar sayılı YHGK kararında da belirtildiği gibi, mevzuat ve içtihat durumuna göre dava açıldığı anda haklı olan davacının yasa ya da içtihat değişikliği nedeniyle haksız duruma düşmesi halinde yagılama giderlerinden sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, olayda davaya konu bedelleri tahsil eden davalının dava açılmasına sebebiyet vermiş olduğu vurgulanarak, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve davacı yararına maktu vekalet ücreti takdiri ile yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline dair kaldırılan yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun bulunduğu belirtilerek bozulmuştur......" (Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi., 2017/3204 esas, 2018/220 karar ) 17.Yukarıdaki tüm açıklamalar, mevzuat, içtihat durumu dikkate alınarak, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurmak, davacı lehine yargılama giderlerine hükmetmek gerekmektedir. HÜKÜM/Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Dava KONUSUZ KALDIĞINDAN KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Davacı tarafça yatırılan ... TL başvurma harcı ve ... TL karar harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına, başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen toplam ... TL harç bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafça dosyada yapılan ve mahkememizce uyap sisteminden kontrol edilen (denetime elverişlilik açısından, uyap ekranında harç-masraf bölümü altında tahsilat reddiyat bilgileri başlığının içeriğinde masraflar açıkça yazmaktadır) posta-tebligat ücreti gideri toplamı ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, AAÜT m. 13/2 hükmü de dikkate alınarak, ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, karardan sonra tebligat ve benzeri masraflar için gider avansının kullanılması davacı tarafından istenirse tebligat ve benzeri için yapılacak masraflar düşüldükten sonra arta kalan miktarının UYAP üzerinden kontrolü sağlanarak karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, (6100 sayılı HMK m. 333) ;12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu gereğince dava açılırken mahkeme veznesine yatırılacak olan gider avansının miktarı ile avansın ödenmesine ilişkin usul ve esasları belirten, "Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesi" göz önünde tutularak; her hangi bir bankaya ait hesap numarası ve/veya herhangi bir banka hesabına ait IBAN numarası verilmesi halinde taraflara ait artan gider avansının bildirdikleri hesaba aktarılmasına, 7-Kararın Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği m. 58 gereği talep ve masraf bulunması halinde taraflara ve/veya Teb. K. m. 11 ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., 22/01/2003, 2003/1-25 E., 2003/7 K., ,Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı., 10/07/1940, 1940/7 E., 1940/75 K. nolu kararları gereği vekil ile temsil edilen tarafın vekiline tebligata çıkartılmasına,(RUHİ, Ahmet Cemal., Tebligat Hukuku., 2008, 6. Baskı, s. 127); taraflardan birisi tarafından kanun yoluna başvurulması halinde bu hususun tebliğ isteği olarak değerlendirilerek, gerekçeli kararın tebliğe çıkarılmasına, Dair, davacı vekili ... nin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar KESİN olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.11/11/2020 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 1940/7, K. 2014/679, T. 21.05.2014, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-1940-7-e-2014-679-k-e06052e7a2d9