İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 1940/7 E. 2003/7 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
1940/7
Karar No
2003/7

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/190 KARAR NO : 2020/225 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 08/05/2019 KARAR TARİHİ : 17/06/2020 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; ... günü ... de sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletin müvekkilinin idaresindeki ... plakalı motosiklete çarpması sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, kaza tespit tutanağında ...'ın tam kusurlu bulunduğunu, kaza sonucu müvekkilinin malul olduğunu, çalışamayıp geçimini de sağlayamadığını beyan ederek; maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Mahkememizce aşamalarda taraf teşkili sağlanmıştır. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, görev itirazında bulunduklarını, müvekkilinin motosikletin verdiği hasardan sorumlu olmadığını, gerekli incelemelerin yapılması gerektiğini beyan ederek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava konusu kazayla/olayla ilgili olarak, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının .../... soruşturma, .../... karar numaralı soruşturma dosyası, dosyamız arasına alınmıştır. Soruşturma dosyasına bakıldığında, suç konusunun taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma olduğu, şikayetçinin iş bu davanın davacısı ... olduğu, şüphelinin ise iş bu davanın davalılarından olan ... olduğu anlaşılmaktadır. (Aynı dosyada şikayetçinin ..., şüphelinin ... olduğu, Taksirle Bir Kişinin Yaralanmasına Neden Olma, Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma suçundan yürütülen soruşturmada da ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir.) Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; "Şüpheliye isnat edilen suçun TCK'nun 89/1 maddesinde tarif edilen "Taksirle Bir Kişinin Yaralanmasına Neden Olma" suçunu oluşturduğu, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasına yeter suç şüphesinin bulunduğu, Şüpheli hakkında isnat edilen suçun 5271 sayılı Kanunun 253 üncü maddesi uyarınca “uzlaşma “ kapsamındaki suçlardan olduğu, Cumhuriyet Başsavcılığımızca yapılan soruşturma sırasında tarafların CMK'nın 253/1. maddesi gereğince uzlaşmaya tabi suçlar yönünden uzlaşma iradelerini Uzlaştırmacıya bildirmeleri üzerine Uzlaştırmacı olarak Antalya Barosu/Cumhuriyet Başsavcılığı Uzlaştırmacı Listesinden görevlendirilen Uzlaştırmacının hazırladığı uzlaştırma raporunu süresi içinde ibraz ettiği, uzlaştırma raporunda uzlaşmanın sağlandığı ve uzlaştırma giderlerinin CMK'nın 253/22. maddesi gereğince soruşturma gideri olarak devlet hazinesi tarafından karşılandığı anlaşılmakla; Şüpheli hakkında CMK'nın 172/1 ve 253/19. maddeleri gereğince kovuşturma yapmaya yer olmadığına" karar verilmiştir. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı dosyasının uzlaşma nedeniyle kapandığı anlaşılmaktadır. Dosyada ... tarihli ve ... tarihli taraflara ait, uzlaştırmacı ... tarafından düzenlenen "uzlaşma teklif formları" mevcuttur. Her iki taraf da uzlaştırmayı kabul etmişlerdir. Söz konusu belgede CMK'nun 253 ve 254 maddesi çerçevesinde davacıya uzlaşmayı kabul ya da reddetmenin hukuki sonuçları anlatılmış, teklif formunun (D) bendinin (16) alt bendinde;uzlaşmanın sağlanması halinde mağdur, soruşturma/kovuşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açamaz, açılmış bir dava varsa feragat etmiş sayılır hükmü mevcuttur. Davacının uzlaştırma teklifini kabul etmek suretiyle formun altını imzaladığı, Cumhuriyet Başsavcılığınca da uzlaşma nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği görülmüştür. 5271 sayılı CMK' nun 253/17. bendinde; "Cumhuriyet savcısı, uzlaşmanın, tarafların özgür iradelerine dayandığını ve edimin hukuka uygun olduğunu belirlerse raporu veya belgeyi mühür ve imza altına alarak soruşturma dosyasında muhafaza eder. " CMK' nun 253/19. bendine göre ise "... Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. Şüphelinin, edimini yerine getirmemesi halinde uzlaşma raporu veya belgesi,9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 38 inci maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden sayılır." hükmü yer almakta olup,anılan Kanun maddesinin 253/19. bendine göre uzlaşmanın sağlanması halinde soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz, açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır.Bu yasal düzenleme ışığında da uzlaşma raporunu düzenlenmekle davalının tazminat davası açma hakkı bulunmamaktadır.Uzlaşma raporu da ilam mahiyetinde olacağından aksinin aynı kuvvetteki belge ile ispatlanması gerekir. Tüm bu nedenlerle uzlaşma raporu ilam mahiyetinde olduğundan ve uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamayacağından açılan davanın reddine karar verilmesi gerekir.(Bu konuda emsal ilam; Yargıtay 17. Hukuk Dairesi., 2016/13482 esas, 2019/3613 karar; ilama konu ilk derece mahkemesi davasında davalılar arasında ... şirketi ile ... da vardır) Tüm bu açıklamalar ışığında, somut olayda, soruşturma aşamasında uzlaşma sağlandığı anlaşıldığından, yukarıdaki açıklamalar gereği, davacının davasının reddine karar vermek gerekmiştir. Dosyada, ...'e daha önce tebligat yapılmıştır ancak aşamalarda aldırılan kusur raporu tebliğ edilememiştir. Yukarıdaki kabul, usul ekonomisi, makul sürede yargılanma hakkı düşünülerek, kusur raporunun tebliğine çalışmaktan vazgeçilmiş ve dosya karara çıkarılmıştır. Üst yargı denetimine elverişlilik açısından bu husus burada belirtilmiştir. HÜKÜM/Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Davacı tarafça yatırılan ... TL başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına, harcın davacı üzerinde bırakılmasına, 3-Hükmün niteliği ve tarihi dikkate alınarak alınması gerekli ... TL maktu karar harcının davacı tarafça yatırılan ... TL harçtan mahsubu ile hazineye gelir kaydına, harcın davacı üzerinde bırakılmasına, bakiye arta kalan harcın karar kesinleştiğinde istek halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafça dosyada yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalılarca yapılan bir gider olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davalı ... davacının maddi tazminat talebi yönünden kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; AAÜT m. 5 ve m. 13/2 hükümleri de dikkate alınarak, ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... na verilmesine, 7-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, karardan sonra tebligat ve benzeri masraflar için gider avansının kullanılması davacı tarafından istenirse tebligat ve benzeri için yapılacak masraflar düşüldükten sonra arta kalan miktarının UYAP üzerinden kontrolü sağlanarak karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, (6100 sayılı HMK m. 333) ;12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu gereğince dava açılırken mahkeme veznesine yatırılacak olan gider avansının miktarı ile avansın ödenmesine ilişkin usul ve esasları belirten, "Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesi" göz önünde tutularak; her hangi bir bankaya ait hesap numarası ve/veya herhangi bir banka hesabına ait IBAN numarası verilmesi halinde taraflara ait artan gider avansının bildirdikleri hesaba aktarılmasına, davalı tarafından yatırılan gider avansının aynı şekilde istek halinde iadesine, 8-Kararın Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği m. 58 gereği talep ve masraf bulunması halinde taraflara ve/veya Teb. K. m. 11 ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., 22/01/2003, 2003/1-25 E., 2003/7 K., ,Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı., 10/07/1940, 1940/7 E., 1940/75 K. nolu kararları gereği vekil ile temsil edilen tarafın vekiline tebligata çıkartılmasına,(RUHİ, Ahmet Cemal., Tebligat Hukuku., 2008, 6. Baskı, s. 127); taraflardan birisi tarafından kanun yoluna başvurulması halinde bu hususun tebliğ isteği olarak değerlendirilerek, gerekçeli kararın tebliğe çıkarılmasına, Dair, davacı vekili ...'in yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/06/2020 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 1940/7, K. 2003/7, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-1940-7-e-2003-7-k-8bd365b0f186