Diğer ·
2025/212 E. 2025/268 K.
- Mahkeme
- Diğer
- Esas No
- 2025/212
- Karar No
- 2025/268
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/212 Esas KARAR NO : 2025/268
DAVA : Markanın hükümsüzlüğü DAVA TARİHİ : 23/01/2025 KARAR TARİHİ : 26/11/2025
Mahkememize markanın hükümsüzlüğü yönünden açılan dosya 2025/16 esas sayılı dosyasından Tefrik Edilerek, dava mahkememizin 2025/212 esas sırasına kayıtlanmış olup yapılan açık yargılama sonunda : GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket tarafından kullanılan “...” ibaresinin haksız rekabetin ve müvekkili şirket tescilli markasına tecavüzün tespitini, davalı tarafından kullanılan “...” ibaresinin ticaret sicilinden terkini talep edilmekte olduğunu, zira terkini talep edilen ibare kullanımı müvekkili şirket tarafından uzun yıllardır kullanılan 05.10.2015 tarihli ... ve 23.03.2020 tarihli ...tescil numaralı “...” ibareli markası ile haksız rekabet ve iltibas yaratmakta olduğunu, müvekkili şirkete ait tescilli “...'' ibareli markalara tecavüzün önlenmesini, durdurulmasına ve bu suretle tecavüzün giderilmesine, taklit edilen ve müvekkili şirket adına tescil edilmiş markalı ürünlere el konulmasına ve imhasına, Davalı şirket tarafından kullanılan ve davalı şirket yetkilisi adına tescilli ...tescil numaralı “...” markasının hükümsüzlüğüne, davalı şirket ticaret unvanının müvekkili şirket tescilli markalarına tecavüz oluşturması sebebiyle ticaret unvanından carinos” ibaresinin terkinine,... ile ... hesabı ve çeşitli sosyal medya platformlarında haksız kullanımının engellenmesine, belirsiz alacak davası olarak şimdilik; 1.000,00 TL maddi tazminatın ve 200.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalıya ait marka ile davacıya ait marka ismi ve görselleri karşılaştırıldığında "..." harfleri dışında diğer kompozisyon unsurları bakımından -özellikle de davalı markasının beyaz renkte "..." ve kırmızı renkte çizili olması instagram ve diğer mecralarda da aynı ismi kullanması, markanın çocuk özel gün giysi markası olmasından yola çıkarak küçük kırmızı papyon amblemi kullanması ve bunun vurgulanması ve davacıya ait markanın ... olup farklı yazı tipi ve sarı renkte karakter içermesi ve çocuk vurgusunun olmaması, ürünler arasındaki konsept farkı, markanın görsel yerleşim tarzı itibariyle herhangi bir karışıklığa yol açacak şekilde benzerlik bulunmadığını, müvekkilinin markasının ve amblemlerinin özgünlüğünün mahkememizce de görüleceğini, markaların ürün yelpazesine bakıldığında da "..." olmaları dışında iki markanın konseptleri arasında hiçbir benzerlik bulunmadığını, ürün çeşitliliğine, ticari faaliyetlerin farklı illerde, farklı yaş gruplarında, farklı ürün grupları ile yapıldığı dikkate alındığında müvekkilinin davacı tarafın müşteri kitlesi ile alakası olmadığını, davacının öncelikle ihtiyati tedbir taleplerinin reddini, hükümsüzlük davasında husumet münhasıran hükümsüzlüğü talep edilen marka sahibine yöneltilmesi gerektiğini, bu nedenle de davalı müvekkili şirkete ve davalı ...'ya davadaki tüm taleplerin birlikte yöneltilmesi hukuka ve usule aykırı olduğunu, davalı şirkete hükümsüzlük davasının yöneltilmesinin mümkün olmadığını, tüm talepler yönünden her iki müvekkili açısından da pasif husumet itirazında bulunduklarını, iş bu davanın genel yetki kuralı gereği davalıların yerleşim yerinde ya da iddia edilen hukuka aykırı fiilin gerçekleştiği yahut bu fiilin etkilerinin görüldüğü yer mahkemesi olduğunu, eldeki davanın da görülmesi gereken yetkili mahkemenin ... FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ olduğunu, Davanın hak düşürücü süre, yetkisizlik, zamanaşımı ve husumet yokluğundan esasa bile girilmeden öncelikle usulden reddini, “Carino's Kids” markasının hükümsüzlüğünü ve iptali talepleri ile dava dilekçesindeki diğer tüm taleplerin reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava konusu uyuşmazlık: tefrik edilen huzurdaki dosya yönünden, Davalı ...'ya ait ...nolu "..." ibareli markanın hükümsüzlüğü kapsamında açılmıştır. Davanın açılmasını müteakip davacının dava, davalının cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, duruşmada hazır olanlar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, arabuluculuk kurumundan faydalanmak istenilmediğinden tahkikat duruşmasına devam olunmuş, davalı tarafından yetki itirazında bulunulmuş olması gözetildiğinde markanın hükümsüzlüğü istemi yönünden bu talep yerinde görülmüştür. Mahkememiz 20/11/2025 tarihli duruşma zaptının 3. Nolu maddesinde; -SMK 156/5 maddesi açık olup Marka Hükümsüzlük/İptal davalarında yetkili mahkeme " sınai mülkiyet hakkı sahibi olan davalının yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesi " şeklinde tanımlama getirildiği gibi HMK 110.ncu maddede de dava yığılması olabilmesi için " taleplerin tamamı bakımından ortak yetkili bir mahkemenin bulunması " şartı somut olayda gerçekleşmediğinden (buna göre marka tecavüzü davasının SMK 156/3 maddesine göre "davacının yerleşim yeri veya hukuka aykırı fiilin gerçekleştiği yahut bu fiilin etkilerinin görüldüğü yer " şeklinde seçimlik yerlerde dava açılabileceği belirtilmesine rağmen, marka hükümsüzlüğü/iptali davasında ise "sınai mülkiyet hakkı sahibi olan davalının yerleşim yerinin bulunduğu yer " olarak davalının yerleşim yerinin bulunduğu yerde bu dava açılabileceği belirtildiğinden ve diğer yönden HMK 110.ncu maddedeki " taleplerin tamamı bakımından ortak yetkili bir mahkeme " şartı ise somut olayda gerçekleşmediğinden her biri dava sebebi yönünden yetki itirazının ayrı ayrı ele alınması gerektiği gözetilmiş olup: Diğer yönden SMK 156/3 maddesinde marka tecavüzündeki "davacının yerleşim yeri veya hukuka aykırı fiilin gerçekleştiği yahut bu fiilin etkilerinin görüldüğü yer " ile SMK156/5 maddesinde marka hükümsüzlüğü/iptali davasında ise "sınai mülkiyet hakkı sahibi olan davalının yerleşim yerinin bulunduğu yer " şeklinde ayrı tanımlama yaparak yetki açısından bir davada sınai mülkiyet hak sahibinin birden fazla olması halinde HMK 110.ncu maddedeki ortak yetkili mahkeme olmadığı sürece taraflardan birinin yetkili mahkeme hakkının diğerinin yetkili mahkeme hakkına üstünlük tanınacağı ayrımı da yapılmadığı; Aksi halde 2 ayrı sınai mülkiyet sahibinden birinin yok farzedileceği düşüncesini doğuracağı ve tarafın hukuki /savunma güvenliğinin sarsılacağı; Tüm bu nedenlerle yetki itirazı açısından ;Marka Hükümsüzlüğü davası tecavüz istemli davadan tefrik edilerek tefrik edilen esas üzerinden yetkisizlik kararı verilmesi gerekmiştir. 6769 sayılı SMK'nun, Görevli ve Yetkili Mahkeme Başlıklı 156. Maddesinin 5. fıkrasında "Üçüncü kişiler tarafından sınai mülkiyet hakkı sahibi aleyhine açılacak davalarda yetkili mahkeme, davalının yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesidir. Sınai mülkiyet hakkı başvurusu veya sınai mülkiyet hak sahibinin Türkiyede yerleşim yeri bulunmaması hâlinde, dördüncü fıkra hükmü uygulanır." şeklinde düzenlenen hükme göre; sınai mülkiyet hakkı sahibi aleyhine açılacak hükümsüzlük davalarında yetkili mahkemenin davalının ikametgahında bulunan mahkeme olduğu açık ve net olarak belirlenmiştir. Yine 6100 sayılı HMK.'nın 6.Maddesi uyarınca "genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi" olduğu gibi 4721 sayılı TMK. Uyarınca da " tüzel kişinin yerleşim yeri kuruluş belgesinde başka bir hüküm bulunmadıkça işlerinin yönetildiği yerdir" hükmü olduğu ve davalının adresinin İzmir Adliyesi sınırları içerisinde olduğu, yetkili mahkemenin İzmir Fikri ve Sınai Hukuk Mahkemeleri olduğu gözetildiğinde mahkememizin Yetkisizliğine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-Davalı ... adına kayıtlı ... tescil nolu markanın gerek davalının ikamet adresi gerek markanın tescil belgesindeki adres gözetilerek SMK 156/5 maddesi ile HMK 6/1 maddesine göre yetki itirazının kabulü ile; HÜKÜMSÜZLÜK TALEBİ YÖNÜNDEN MAHKEMEMİZİN YETKİSİZLİĞİNE, Kararın kesinleşmesine mükteakip talep halinde dosyanın yetkili ve görevli ... FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK Mahkemesine gönderilmesine, 2-6100 sayılı HMK.nun 20. maddesi uyarınca kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içinde talep halinde dosyanın yetkili Mahkemeye gönderilmesine, 3-HMK 331. maddesi gereğince; yargılama harç, masraf ve ücreti vekaletin görevli ve yetkili mahkemece karar altına alınmasına, davaya yetkili mahkemede devam edilmemesi durumunda, mahkemece talep üzerine dosya üzerinden durumun tespiti ile yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretinin hüküm altına alınmasına, Dair Mahkememizin 2025/16 esas sayılı dosyasının 20.11.2025 tarihli celsenin 4 ve 5 nol u ara kararları gereğince taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 HAFTA içerisinde İSTİNAF YASA yolu açık olmak üzere karar verildi. 26/11/2025
Katip ¸
Hakim ¸