Diğer ·

2025/171 E. 2025/201 K.

Mahkeme
Diğer
Esas No
2025/171
Karar No
2025/201
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/171 Esas KARAR NO : 2025/201

DAVA : Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarım Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/09/2025 KARAR TARİHİ : 03/11/2025

Mahkememizde görülmekte bulunan Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarım Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Mücevher ve takı tasarım, imalat ve satışı alanında faaliyet gösteren köklü ve saygın bir firma olduğunu, davacı tasarlayıp ürettiği özgün mücevher ve takı ürünleri için Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tasarım tescil belgesi almakta ve bu ürünleri müşterilerine sunduğunu, bu kapsamda ... tarihli, ...başvuru numaralı çoklu tasarımlar içinde "..." numaralı ürünlerinin de yer aldığı tasarımlar tescil edilmiş olup, 18/04/2024 tarihinde tescil belgesi düzenlenmiştir. Tescil, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında 27/04/2023 tarihinden itibaren beş yıl süreyle koruma sağladığını, buna rağmen davalı ...” isimli resmi Instagram hesabı üzerinden, müvekkile ait tescilli tasarımlardan "..." numaralı tasarımların BİREBİR AYNISINI üretip, müşteriye sergileyip satmaktadır. Müvekkil tarafından yapılan incelemeler neticesinde, davalının söz konusu tescilli tasarımları sosyal medya ve internet sitesi üzerinden tanıttığı, ticari faaliyetlerine konu ettiği ve böylece müvekkilin tasarım hakkına açıkça tecavüz ettiği tespit edildiğini, bu sebeple ihtiyati tedbir talebimizin kabulü ile, dava konusu ürünlerin mağaza ve internet satışlarının tedbiren durdurulmasına, 3. kişi firmalar da dahil olmak üzere satış yapılan tüm platformlardan kaldırılmasına, basılı katalog ve benzeri mecralardan toplatılmasına, ürünlerin toplatılarak imha edilmesine, haklı davanın kabulü ile tecavüzün tespitine, davalının müvekkilin sinai mülkiyet haklarına tecavüz etmesi sebebiyle davalı tarafından yapılan tecavüzün önlenmesine ve durdurulmasına, davalı tarafından paylaşılan tecavüze konu görsellerin erişiminin engellenmesine, fazlaya dair her türlü dava ve talep haklarımız ile maddi, manevi tazminat ile itibar tazminatı isteme haklarımız saklı tutarak yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalıya usulüne uygun tebligat yapıldığı ancak cevap verilmediği anlaşılmıştır. DELİLLER VE GEREKÇE: Davalının müvekkil şirketin tasarım sicili... numaralı tescil belgesine sahip olduğu takı tasarım ürünlerinden ... başvuru tarihi ve ... başvuru numaralı listede yer alan "..." numaralı tasarım ürnlerini birebir taklit ederek üretmesi, satması ve teşhir etmesi nedeniyle, davalının, müvekkil şirketin tasarım tescilinden doğan haklarına tecavüz ettiğine ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesine, tecavüzün tespitine, tecavüzün önlenmesi ile durdurulmasına karar verilmesi, fazlaya dair her türlü talep ve dava hakkımız ile maddi tazminat, manevi tazminat ile itibar tazminatlarını, tecavüzün başladığı günden beri ticari avans faizi ile birlikte ödenmesine ilişkindir. Tahkikat aşamasında davacı vekilinin 23/10/2025 tarihli dilekçesi ile tarafların anlaştıklarını belirten huzurdaki dava dosyasından vazgeçeceği ve birbirlerinden yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmayacağını bildirir protokol sunduğu görülmüştür. Davalı vekilinin 23/10/2025 tarihli duruşmada; davacı taraf ile anlaştıklarını, sulh olduklarını beyan ettiği anlaşılmıştır. HMK'nın 313. maddesi; ''(1) Sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. (2) Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir. (3) Dava konusunun dışında kalan hususlar da sulhun kapsamına dâhil edilebilir. (4) Sulh, şarta bağlı olarak da yapılabilir.'' aynı Kanunun 315. maddesi ise '' (1) Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir. '' şeklinde düzenlenmiş olup dosyaya sunulan 25/03/2025 tarihli protokol kapsamında davacı ve davalı tarafın sulh ile uyuşmazlığı sona erdirdikleri anlaşılmış olup HMK'nın 313. ve 315. maddeleri uyarınca davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dâir aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Tarafların anlaşarak sulh oldukları görülmekle, KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Yargılama giderinin taraflar üzerinde bırakılmasına, 3-Vekalet ücreti talebi olmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 4-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL ilam harcından yatırılan 563,56 TL peşin harcın mahsubu ile eksik 51,84-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ödeyen tarafa iadesine, Dâir; davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 03/11/2025

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Diğer undefined, E. 2025/171, K. 2025/201, T. 03.11.2025, www.arakarar.com/karar/diger-karar-2025-171-e-2025-201-k-0f789172e255