Diğer ·

2024/548 E. 2024/548 K.

Mahkeme
Diğer
Esas No
2024/548
Karar No
2024/548
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/548 Esas - 2025/543 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2024/548 KARAR NO : 2025/543

.... DAVA : Marka YİDK Kararının İptali ile Hükümsüzlük DAVA TARİHİ : 26/12/2024 KARAR TARİHİ : 31/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 31/12/2025 Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Marka YİDK Kararının İptali ile Hükümsüzlük istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dilekçeleriyle özetle, Davacı vekili, dava ve replik dilekçelerinde özetle; müvekkilinin 1986 yılında kurulduğunu, pek çok tanınmış markaya hizmet sağladığını, pek çok ödül aldığını, sektöründe ve tüketiciler nezdinde tanınır olduğunu,.... sayılı markaların müvekkiline ait olduğunu, markalar arasında iltibas ihtimali bulunduğunu, markaların aynı sınıflara yönelik olduğunu, markaların tanınmış olduğunu, ....” ibaresinin aynı zamanda müvekkilinin ticaret unvanı olduğunu ve bu sebeple de tescil engeli bulunduğunu, dava konusu başvurunun kötüniyetli olduğunu beyan ederek ....sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesinin talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu markanın.... olarak okunacağını, markaların benzer olmadığını, hedef tüketici kitlesinin dikkat düzeyinin yüksek olduğunu, markalar arasında iltibas ihtimali bulunmadığını, SMK’nın 6/5. Maddesinde sayılan hallerin gerçekleşeceğinin ispatlanamadığını, kötüniyetin ispatına yönelik yeterli delil sunulmadığını, kurum kararının yerinde olduğunu ifade ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili dilekçeleriyle özetle; markalar arasında benzerlik bulunmadığını, hedef tüketici kitlesinin dikkat düzeyinin yüksek olduğunu, markaların aynı seriden algılanmayacağını, SMK 6/1 ve 6/6. madde koşullarının oluşmadığını, markaların benzer olmaması karşısında SMK’nın 6/5 ve 6/9. maddelerinin uygulama şartlarının oluşmadığını ifade ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davanın açılmasını müteakip davaya katılan tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını ve bilirkişi raporları alınmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. GEREKÇE : Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının iddiaları karşısında, .... Kararının iptali ile davalı markasının hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. İşlem dosyasının tetkikinde, .... başvuru numaralı ”bny enerji mühendislik" ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ....ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali, tanınmışlık ve kötü niyet gerekçeleriyle 6769 s. SMK’nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir.… Bu çerçevede yapılan değerlendirme sonucunda, işbu başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markalar bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimali dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer bulunmamıştır. Bu nedenle, markalar arasında ilişkilendirilme/karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkmayacağı kanaatine varıldığından bu yöndeki itiraz yerinde görülmemiştir. … Somut olay açısından, itiraza konu başvurunun tescilinin 6769 s. SMK’nın 6/5 maddesi hükmünde belirtilen koşulların oluşmasına yol açabileceği yönünde kanaat oluşmadığından, tanınmışlık gerekçesine dayalı itiraz da haklı bulunmamıştır. … Kurul belirtilen tespiti paylaşmaktadır ve incelenen başvuruyu oluşturan işaretle itiraz gerekçesi markaların benzer olduğu iddiasını» tek başına, başvurunun kötü niyetle yapıldığı ispatlayan bir husus olarak kabul etmemektedir. İtiraz sahibinin, markaların benzer olduğu iddiasının ötesinde, kötü niyet hususunu ispatlar nitelikte herhangi bir kanıt sunmaması dikkate alındığında ve Kurul'da başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönünde kanaat oluşmadığından kötü niyet gerekçeli itiraz haklı bulunmamıştır. … Sayılan nedenlerle, işbu itirazın reddi" ne karar verildiği anılan kararın ilgililere tebliğ edildiği ve yasal süresi içerisinde işbu davanın açıldığı belirlenmiştir. DEĞERLENDİRMELER; Markalar arasındaki benzerliğin değerlendirilmesi, markada yer alan kelime ya da şekil unsurlarının birbirlerinden bağımsız olarak tek tek ele alınması yoluyla değil, markada yer alan tüm unsurların birlikte yarattığı bütüncül izlenime göre yapılmalıdır. Markanın bütün olarak bıraktığı izlenim itibari ile diğerlerinden ayırt edici nitelikte olması gereklidir. Bu nedenle markanın içerisinde yer alan unsurlardan sadece birisine bakılarak ve diğer unsurlar ihmal edilerek ayırt ediciliğin varlığına veya yokluğuna hükmedilemez. Markanın bir bütün olarak bıraktığı izlenime göre karar verilmesi gerektiği çeşitli Yargıtay kararlarında da şu şekilde ifade edilmektedir; “Bir markayı oluşturan unsur, o markanın başka markalardan ayırt edilmesini sağlayan kelime, harf, sayı vs den oluşan şekil olup, marka birden fazla unsuru ihtiva ediyorsa, asıl unsuru markanın bütünü itibariyle bıraktığı izlenim, tümüne hakim olan görünüş ve ayırıcılığını vurgulayan imajda aramak lazımdır.” Dava konusu .... ibarelerine yer verilerek, tüm kelimeler ve harfler aynı puntoda, renkte ve yazı stilinde oluşturulmuş olduğu, bu tertip tarzı itibariyle markada ön plana çıkarılan bir kısım bulunmadığı, vurgunun markanın tamamına yapıldığı, markanın bir bütün olarak okunup algılanacağı, davalı markada farklı bir bütünsellik yaratıldığı, farklı kullanımların esas unsur olarak yer aldığı, davalı markanın “....” olarak telaffuz edileceği, söz konusu kullanımlar ya da benzerinin davacı markalarında yer almadığı, bu durumun markaları sadece görsel olarak değil, işitsel ve anlamsal düzeyde de birbirinden ayırdığı, davalı markasında yer alan unsurların bir araya getirilmesiyle, davacı markasından farklı bir birlik ve bütünsellik içerisinde tüketiciye sunulduğu, incelemenin bu bütünsellik üzerinden yapılması gerektiği, bir bütün olarak okunup algılanacak davalı markası ile davacı markası arasında, ilgili tüketicilerin ilişki kurmasının mümkün olmadığı, Ortalama tüketici kitlesinin, bunu davacı markalarıyla karıştırmalarının mümkün olmadığı, yine ortalama tüketici kitlesinin davacı markalarını taşıyan ürünleri satın almak isterken davalı markasına yönelmeyecekleri, aksi kabulün hayatın olağan akışına aykırı olacağı, markalar arasında ayırt ediciliğin sağlandığı, markalar arasında benzerlik ve iltibas ihtimalinin olmadığı, Davacının itiraza mesnet markalarının ...." ibareli markalar olduğu, davacı markalarında farklı kelime, şekil ve renk unsurlarına esas unsur olarak yer verildiği, markaların farklı bir tertip tarzı içerisinde tüketiciye sunulduğu, markalarda kullanılan esas unsurların farklı olduğu, markaların tasarımları ve yarattıkları bütünsel algının da farklı olduğu, kullanılan ibarelerin de farklı olduğu, davalı markasında yer alan ibarelerin davacı markasında yer almadığı, kaldı ki davacı markalarının bir kısmında yer alan ....” olarak telaffuz edilmekteyken davalı markasında bu şekilde telaffuz edilen bir kelimenin bulunmadığı, davalı markasının ....” olarak telaffuz edilecek kısım ile de davacı markalarının farklı olduğu, bu farklılığın sadece işitsel olarak değil, görsel ve anlamsal düzeyde de devam ettiği, taraf markaları arasında bu yönüyle de bir benzerlik ve ilişki bulunmadığı, markaların arasında benzerlik veya herhangi bir bağlantı kurulmayacağı, iki marka arasındaki belirgin farklar karşısında, tüketicilerin, iki farklı marka karşısında olduklarının farkına varabileceği, markaların farklı üreticilere ait markalar olduklarını anlayabilecekleri ve üreticileri arasında idari veya ekonomik bir bağ kurmayacakları, mevcut farklar karşısından markaların birbirinin serisi olarak algılanmayacağı, aralarında benzerlik bulunmayan davalı markasının, davacıya ait markalara zarar vermeyeceği ve sulandırmayacağı, bu kapsamda somut olayda 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun başta 6/1 ve 6/6 hükmü olmak üzere, 6’ncı maddesinin uygulanma koşullarının gerçekleşmediği, İltibas ihtimali değerlendirilirken, mal/hizmetlerin ortalama tüketici kitlesinin dikkat ve özeni esas alınmalıdır. Ortalama tüketiciler, “aceleci bir geri zekalı” değil, aksine konu hakkında makul seviyede bilgilenmiş, özenli ve dikkatlidirler. Ortalama tüketici kitlesinin dikkat ve algı düzeyi, mal ve hizmetin niteliğine, türüne, fiyatına göre değişebilmektedir. İltibasa konu olduğu ileri sürülen markayı taşıyan mal/hizmetler özel bir alıcı çevresine hitap ediyorsa, iltibas tehlikesinin saptanmasına bu özel alıcı çevresinin yanılma ihtimali dikkate alınır. Malın son alıcısı uzmanlar ise, markalar arasında iltibas tehlikesi azalır. Çekişme konusu 11, 35 ve 42. sınıfta yer alan mal ve hizmetlerdir. Davalı marka başvurusuyla tescil edilmek istenen mal ve hizemtler dikkate alındığında yüksek düzeyde titiz alıcılara hitap ettikleri, sık alınmayan, günlük alışverişe göre daha özenli davranılarak alınan ve nispeten yüksek meblağlı mal ve hizmetlerdir. Bunların niteliği itibari ile alıcılarının özen ve dikkat seviyesinin oldukça yüksek olduğu, markaların içerdikleri farklı unsurlar, yarattıkları bütünsel algı ve kapsamlarında yer alan malların niteliği birlikte göz önüne alındığında, aralarında iltibas ihtimalinin bulunmadığı, zira davalı markasının farkı bir bütünsellik içerisinde tüketiciye sunulmuş olduğu, dava konusu mallar kapsamında ortalama tüketicilerin markaları karıştırma ihtimali bulunmadığı, Tanınmışlık iddiaları; Farklı markaların farklı veya aynı sınıfta yer alan emtialarda tesciline engel bulunmamaktadır. Bir markanın tanınmış marka olduğu varsayılması ve hatta bu durumun tescilli olması dahi marka başvurusunun farklı sınıflarda tesciline engel olması için tek başına yeterli olmadığı, tanınmış markanın farklı mal ve hizmetlerde de tescile engel olabilmesi için tescil durumunda, davalı markasının, davacı markalarının Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yarar sağlayabileceği, davacı markanın itibarına zarar verebileceği ya da ayırt edici karakterini zedeleyebileceği ihtimallerinden birinin de bulunmasının gerektiği, bu hallerden en az birinin mevcut olması halinde sonraki markanın tescil başvurusu reddedilir. Bu durumun ispatının da iddia eden davacı tarafa ait olduğu, dosya kapsamına sunulan delillerin tanınmışlık iddialarının kabulü için yeterli olmadığı, esasen markaların benzerde olmadığı, Kötü niyet iddiaları; Davacının dosyaya kazandırmış olduğu delillerin; davalının marka ticareti yapmak, yedekleme veya şantaj yahut davacıyı engelleme, pazara girişini güçleştirmek veya davacıya zarar verme kastıyla hareket ettiğini kabule yeterli olmadığı, Netice itibariyle, Markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı, Davacının tanınmışlık ve kötü niyet iddialarını ispat edemediği, .... sayılı kararının hukuka uygun olduğu iptali koşullarının oluşmadığı sonuçlarına ulaşılmış aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

H Ü K Ü M : Davanın reddine, Alınması gereken 615,40.-TL harçtan, peşin alınan 427,60.-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 187,80.-TL maktu ilâm harcının davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, Davalı kurum ile şahıs kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 55.000,00.-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, Davalı kurumun yapmış olduğu bir gider olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, Davalı şahıs yapmış olduğu bir gider olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333), Dair, davacı vekili ve davalı kurum ile diğer davalı vekillerinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.

Kâtip Hâkim .... ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır

Atıf: Diğer, E. 2024/548, K. 2024/548, T. 31.12.2025, www.arakarar.com/karar/diger-karar-2024-548-e-2024-548-k-d82f4374867c