Diğer ·

2015/13577 E. 2017/1513 K.

Mahkeme
Diğer
Esas No
2015/13577
Karar No
2017/1513
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/207 KARAR NO : 2023/200 DAVA : Marka ve Tasarımdan Doğan Haklara Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti, Önlenmesi ve Durdurulması DAVA TARİHİ : 13/09/2022 KARAR TARİHİ : 05/07/2023 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/07/2023 Mahkememizde görülmekte bulunan Marka ve Tasarımdan Doğan Haklara Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti, Önlenmesi ve Durdurulması davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili şirketin ülkemizin köklü ve önde gelen markalarından biri olan "..." markasının sahibi olduğunu, aynı zamanda davaya dayanak "... ..." markasının da sahibi olduğunu, yine müvekkil şirketin "... ..." markanın kullanıldığı çikolata ürününün ambalajının da müvekkili adına tescilli bir tasarım olduğunu, müvekkili şirket çalışanlarının iş faaliyetlerinin konusuna ilişkin olarak organize edildiği için gezdikleri ... Merkezinde 31/08/2022-03/09/2022 tarihleri arasında düzenlenen "..." adlı fuar alanında bulunan davalı şirketin tanıtım ve satış standında, müvekkiline ait "... ..." markası ile ambalaj tasarımının benzer ve hatta aynı görünümde "çikolata" emtiasını içeren ürünleri "..." ve "..." markaları altında teşhir ettiğini tespit ettiklerini, aynı zamanda müvekkili şirket adına tescilli tasarım belgesi ve tasarı yenileme belgesi muhteviyatında yer alan ambalaj deseni ve çikolata tasarımı ile şüpheden uzak ve kesin bir biçimde benzer ve hatta aynı görünümde çikolata emtiasını içeren ürün ambalajları ile karşılaştıklarını, davalı şirketin ve davalı taraf yetkilisi olduğu tespit olunan ...'ın müvekkili şirkete karşı hukuka aykırı şekilde marka ile tasarım hakkına tecavüz haksız fiilinde bulunduğunu, davalının haksız eyleminin Bakırköy .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin ... değişik iş sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporu ile de tespit edilmiş olduğunu, davalı hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Fikri ve Sınai Haklar Bürosu ... soruşturma sayılı ceza soruşturma dosyası vasıtasıyla müvekkili şirket adına şikayette bulunulmuş olup, davalı taraf hakkında ilgili ceza soruşturmasının devam ettiğini, davalı eyleminin müvekkilinin marka hakkına tecavüzün yanı sıra TTK m. 55/1/a/4 uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğini, davalının müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve tasarım hakkına tecavüzünün tespiti, önlenmesi, durdurulması ile haksız rekabet teşkil eden eylemlerin tespiti, önlenmesi, durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesi ile, müvekkili şirketin 2022 yılında ülkemizde açılmış bir şirket olduğunu ve bu tarihten itibaren ticari faaliyete başlamış bir şirket olduğunu, müvekkilinin gerçekleştirmiş olduğu ticari faaliyetler uyarınca Türk Patent ve Marka Kurumuna başvuruda bulunduğunu ve dava konusu sisteminde kayıtlı olan markaları adına tescil ettirmiş olduğunu, müvekkilinin, ... "..." ibareli markayı 30. ve 35. Sınıflarda adına tescil ettirmiş olduğunu, müvekkilin piyasanın gereksinimlerini öğrenmek adına 31.08.2022-03.09.2022 tarihlerinde gerçekleşen ... fuarına katılmış olduğunu, zira, müvekkilinin henüz üretmediği ve satmadığı bir kısım ürünlerin talep ve beğeni durumunu öğrenmek istediğini, yapılan fuarda müvekkilinin sunduğu görsel ve ürünler satışı yapılmayan ve üretimi olmayan ürünler olup sadece o fuar için gerçekleştirilmiş olduğunu, yapılan tespitte de ürün numunesinden başka emtiaların fuarda yer almadığını, sadece ambalajların yer aldığı çikolata ve benzeri ürünleri "..." markası ile fuarda sergilenmiş olduğunu, ancak, iş bu ürünün iltibas oluşturduğu iddiasıyla müvekkili aleyhine Bakırköy ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... değişik iş sayılı dosyasıyla tespit yapılmış olduğunu ve tespite itiraz ettiklerini, müvekkiline ait işlem hacminin çok büyük kısmının ihracat olup Türkiye pazarında yer almamakta olduğunu, yurt dışına ihraç edilen ürünler TürkPatent sisteminde kayıtlı olan tescilli markalar ile gerçekleştirilmekte olduğunu, tespit isteyen taraf bakımından herhangi bir zarar doğmamış olup müvekkilinin tespit isteyen tarafın marka haklarını ihlal etmediğini ve haksız rekabet teşkil eden bir eylemde bulunmadığını, taraflara ait markalar iligli ortalama tüketici nezdinde bir iltibasa neden olmadığını, zira, müvekkili markaları ile karşı tarafın markalarının birbirlerinden görsel, işitsel ve kavramsal olarak farklı olduğunu, tespit isteyen tarafın ürün tasarımı halihazırda yurt dışında birçok kişi tarafından kullanıldığını ve satışa sunulmakta olduğunu, karşı tarafa ait tasarımın yenilik şartını sağlamadığını, kabul etmemekle birlikte bir an için taraflara ait tasarımların benzer olduğu düşünülse dahi müvekkilinin zaten ticari hayatta söz konusu tasarımı kullanmadığını ve bu nedenle bir zarara sebebiyet vermediğini, müvekkilinin kullandığı tasarım ve markaların Kurum nezdinde tescilli olduğunu, müvekkilinin gerçekleştirmiş olduğu herhangi bir hak ihlali bulunmadığını, haksız ve mesnetsiz olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan davacı adına kayıtlı ... tescil numaralı markasının ve ... tescil numaralı tasarımının tescil belgeleri; Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyası uyap üzerinden celp olunmuştur. Bakırköy ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... değişik iş sayılı dosyası celp olunmuş, tetkikinde, talep edenin ..., karşı tarafın ... olduğu, tespit sonucu alınan raporda "Tespit isteyen tarafın ... tescil numaralı ... ... markasını 30.Sınıfta tescil ettirmiş olduğu, ... tescil numaralı tasarımın da "Ambalaj Deseni" için tescil edildiği, tasarımın 26/08/2019 tarihinde yenilendiği, Aleyhine tespit talep olunan şirketin ..., ... ve ... markaları kullandığı tespit edilmiştir. Bu ibarelerin TPMK veri tabanında ... tescil numaralı LMF ... ve ... tescil numaralı LMF ... ibareleri ile tescile bağlanmış olduğu, Tespit mahallinde 02/09/2022 tarihinde yapılan incelemede ..., ... ve ... ibarelerinin ürünler üzerinde kullanıldığı, Tespit isteyen tarafa ait ... markası ile aleyhine tespit talep edilen tarafça kullanılan ..., ... ve ... ibareli markalar birebir aynı olmamakla birlikte Özellikle ürün ambalajlarında kullanılan ..., ... ve ... ibarelerinin yazı karakteri, tertip tarzı, kullanılan renkler bakımından tespit isteyen tarafın ambalajlarına benzediği, bu anlamda iltibas yoluyla marka hakkı ihlali ve haksız rekabetin gerçekleştiği, Tespit isteyen tarafa ait ... tescil numaralı tasarım bakımından yapılan değerlendirmede, yerinde inceleme esnasında tespit edilen ve karşı tarafa ait olan "..." marka çikolata ürününün tescil içeriğindeki 2 numaralı tasarım ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu, "..." marka ambalaj tasarımının ise aynı tescil içerisindeki 1 numaralı ambalaj deseni ile benzer olduğu" hususlarının tespit edildiği görülmüştür. Dosya, davalının, davacıya ait ... tescil numaralı markasından ve ... tescil numaralı tasarımından doğan haklarına tecavüzünün ve haksız rekabetinin bulunup bulunmadığı hususlarında rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişiler 28/05/2023 tarihli raporlarında; "... tescil numaralı markasının 30. sınıfta "çikolatalar" için davacı adına tescil edilmiş olduğu, davalının ...’daki fuar standında ve markaları çikolata ürün teşhir ettiğinin ihtilafsız olduğu, taraf markalarının esas unsuru olan "...", "..." ve "..." ibareleri birebir aynı olmasa da davalıların markalarında kullandığı zemin rengi, yazı stili ve rengi vasıtasıyla markasını davacı markasına benzettiği, bu durumun ilişkilendirme ihtimali dahil karıştırma ihtimaline sebebiyet verebileceğinden davacının marka hakkına tecavüz şartları olduğunun kabul edilebileceği, tespit isteyen tarafa ait ... tescil numaralı tasarım bakımından yapılan değerlendirmede, tespit edilen ve karşı tarafa ait olan "..." marka çikolata ürününün tescil içeriğindeki 2 numaralı tasarım ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu, "..." marka ambalaj tasarımının ise aynı tescil içerisindeki 1 numaralı ambalaj deseni ile benzer olduğu, ancak tasarımın ticari anlamda satışı ve sipariş sözleşmesi olmadığı için tasarımın niteliği hususunun değerlendirmesinin Mahkemeye ait olduğu, Mahkemece dava konusu eylemin davacıların marka ve tasarım hakkına tecavüz kapsamında olduğu kanaatine varılacak olursa, benzer markanın ve tasarımın kullanılması suretiyle bir çıkar elde etmiş olmak TTK m. 55/1/a/4 uyarınca davacının emeğinden haksız faydalanma olarak haksız rekabet kapsamında değerlendirilebileceği" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir. Davalı vekili 02/06/2023 tarihli dilekçesi ile, marka benzerlik değerlendirmesinin hatalı gerçekleştirildiğini, müvekkiline ait marka ile davacıya ait markanın okunuş-yazılı ve genel görünüm olarak birbirinden tamamen farklı olduğunu, müvekkili markasında yer alan "..." ibarelerinin belirleyici olduğunu, aynı zamanda "..." ve "..." ibarelerinin de markanın ayırt edici unsuru olduğunu, buna karşılık davacı markasının "... ..." ibaresinden oluştuğunu, bu markanın asli unsurunun ... ve ... ibareleri olduğunu, her iki ibare arasında herhangi bir ortak unsur olmadığını, ayrıca ...-... ibarelerinin de kavram-yazılış ve okunuş itibariyle birbirlerinden tamamen farklı olduğunu, hitap edilen tüketiciler nezdinde de ibarelerin karıştırılmalarının mümkün olmadığını, gerek yasada gerek Yargıtay içtihatları nezdinde, markanın kullanımına dair "tescil edildiği haliyle kullanım" şartı yerine "asli unsurlarıyla kullanım" kabul edildiğini, müvekkilinin gerçekleştirmiş olduğu marka kullanımı itibariyle de asli unsurlarıyla markasal kullanım şartını yerine getirdiğini, bu sebeple marka hakkının ihlal edildiğine dair yapılan tespite katılmadıklarını, bilirkişinin marka incelemesinde davacıya ait marka ambalajlarını karşılaştırdığını, bu hususun hatalı olduğunu, davacının da tescil aldığı marka ile kullandığı markanın farklı olduğunu, bizzat markaların benzemediği tespit edilmiş iken, markaların kullanıldıkları zemin ve stillerin benzemesi sebebiyle ihlal oluştuğuna dair yapılan tespitin hukuka aykırı olduğunu, itiraz ettiklerini, müvekkilinin ürünü üretmediği, satmadığı, ticari hayata sunmadığı aşikar iken ve marka ibareleri farklı iken, marka hakkı ihlali koşullarının oluştuğunun tespitinin hukuka aykırı olduğunu, haksız rekabet eylemi teşkil edecek bir eylemin müvekkilince gerçekleştirilmediğini, davacıya ait tasarım ile müvekkili ürünün farklı olduğunu, davalı adına tescil edilen ürünün kıvrımlı bir çikolata görseli olduğunu, müvekkiline ait ambalaj görselinde ise işbu çikolata görselinin kullanılmadığını, ürün incelemesinin bilgilenmiş kullanıcı nezdinde yapılmadığını, genel bir şekil olan çikolata ürünü üzerindeki farklı çizgi ve dalgaların ürüne farklı bir görünüm verdiğini, "detay" olarak belirtilen işbu farkın ürünün genel görünümü etkileyecek nitelikteki büyük bir fark olduğunu, açıklanan nedenlerle, aleyhlerine düzenlenen, denetime elverişli olmayan ve hatalı bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini, yeniden heyet oluşturulması ve itirazları uyarınca rapor tanzimine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, davalının, davacıya ait ... tescil numaralı markadan ve ... tescil numaralı tasarımından doğan haklarına tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespiti, önlenmesi ve durdurulması talebine yöneliktir. Markadan doğan haklara tecavüzün tespiti davası yönünden yapılan değerlendirmede; SMK'nun 6/1 md'sinde nisbi red nedeni olarak düzenlenen karıştırma ihtimali, aynı kanunun 7/2 md'sinde marka hakkına tecavüz hali olarak yer almaktadır. SMK'nun 6/1 md'sine göre, önceki marka ile tescil başvurusu yapılan marka aynı ya da benzer ise sınıflar da aynı ya da benzer ise bu başvuru itiraz üzerine red edilir. SMK'nun 25/1 md'si gereğince hem 5.md'de yazılı mutlak red nedenleri , hem de 6.md'de yazılı nisbi red nedenleri birer hükümsüzlük nedenidir. Marka koruma kapsamına ilişkin SMK'nun 7/2-b md'sine göre ise, marka sahibi "tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerde aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılmasını engelleyebilir ve bu durum aynı zamanda marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmektedir. Karıştırılma ihtimali ortalama tüketicilerin her iki işaret arasında bir şekilde bağlantı kurmasıdır. Eğer mal veya hizmetin aynı işletmeden ileri geldiği yönünde bir algılama ortaya çıkıyor, yani bir işletmeye ait mal veya hizmet başka bir işletmeye ait mal veya hizmet ile karıştırılıyor ve bu nedenle satın alınıyor ise doğrudan karıştırma ihtimali; eğer mal veya hizmetin markası birbirinden ayırd ediliyor ancak bunların aynı işletmenin markaları olduğu ya da bu mal veya hizmetin aralarında ekonomik bağlantı bulunan işletmelerden geldiği biçiminde bir algılama oluşuyor ise bu halde de dolaylı karıştırma ihtimalinden söz edilecektir. Taraf markalarının tescilli olduğu mal ve hizmetler yönünden hitap ettikleri tüketici kitlesi "ortalama tüketici" olarak kabul edilmelidir. Ortalama tüketici, satın aldığı söz konusu mal ve hizmetler yönünden özel bir eğitim, bilgi ve dikkat düzeyi bulunmayan, ürünü satın alma sürecine ortalama düzeyde zaman ayıran tüketicidir. Yine taraf markalarının tescilli olduğu hizmet ve emtialar yüksek fiyatlı olmayan, nadir tüketilmeyen ürünlerdir. Buna göre bu ürünlerin "kolayda mallar" olarak nitelendirilmesi mümkündür. Y.11. H.D'nin 14/03/2017 tarih ve 2015/13577 E., 2017/1513 K.sayılı ilamına göre; "kolayda mallar, diğer mallara nazaran daha sık alınan, görece düşük fiyatlı mallardır. Bu malların satın alınmasında refleksler, malları satın almadan önce herhangi bir plan yapmamak ve bu malları düzenli olarak satın almak şeklindedir. Söz konusu kriterler ışığında taraf markalarının tescilli oldukları sınıflar bakımından ortalama tüketiciye hitap eden kolayda mallar üzerinde kullanıldığı, karıştırma ihtimalinin de buna göre değerlendirilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Somut olayda davacının, davaya dayanak "... ..." ibareli marka ile davalının "...", "..." ve "..." şeklindeki markasal kullanımlarının yukarıda anılı kanuni düzenlemeler ışığında görsel, işitsel ve kavramsal kıyaslamasında, taraf markalarının işitsel olarak kısmi benzerlik içerdiği, ancak zemin rengi, yazı stili ve yazı karakterlerinin rengi itibariyle görsel olarak benzerliğin yüksek olduğu, marka benzerliği değerlendirmesinde esas alınması gereken markanın "bütüncül" olarak hitap edilen tüketici kitlesi nazarında oluşturduğu izlenim olduğu ve taraf markalarının genel izlenim ve bütüncül değerlendirmede birbirini çağrıştırdığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu sonuca ulaşırken davalının fiili markasal kullanımlarının davacı markası ile sınıfsal ayniyet içermesi, söz konusu ayniyet sebebiyle davalıdan markasını diğer unsurları itibarı ile daha fazla ayrıştırmasının beklenebileceği, hitap olunan müşteri kitlesinin "ortalama tüketici", ürünlerin ise "kolayda mallar" olmasının ise yine karıştırma ihtimalini arttırdığı hususları özellikle dikkate alınmıştır. Tasarımdan doğan haklara tecavüzün tespiti davası yönünden yapılan değerlendirmede; SMK'nun 55.md'sine göre tasarım, ürünün tümü veya bir parçasının ya da üzerindeki süslemenin çizgi, şekil, biçim, renk malzeme veya yüzey dokusu gibi özelliklerinden kaynaklanan görünümüdür. Burada kanun koyucu patent ve faydalı modelden farklı olarak fonksiyona değil, görünüme koruma bahsetmiştir. Bu nedenle tecavüz iddiaları da ürünün "görünümü" nazara alınarak değerlendirilmelidir. Bir tasarımın koruma kapsamı belirlenirken o tasarımın bilgilenmiş kullanıcı gözünde oluşturduğu genel izlenim ile bariz bir benzerlik gösteren bütün tasarımların birlikte dikkate alınması gerekir. Kıyaslanan tasarımlar arasında sadece küçük ayrıntılarda farklılık varsa tasarımların aynı olduğu kabul edilir. Yine bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim ile herhangi bir tasarımın böyle bir kullanıcı üzerinde oluşturduğu genel izlenim arasında genel bir farklılık varsa tasarım ayırd edici niteliğe sahip demektir. Burada, tasarım alanında, özellikle dikkat edilmesi gereker husus korumanın, görünüm, şekil, doku ve ergonomi gibi özelliklere hasredilmesidir. Tasarım hakkı ürün ve eşyaların teknik işlevini değil, dış görünümünü konu etmektedir. Davaya konu olayda davacının davaya dayanak ... tescil numaralı tasarım ile davalıya ait tespit olunan ürünün tasarımının her ikisinin de genel hatları ile ortada daralan eğrisel bir yapıya uçlara doğru yuvarlak bir görünüme ve ortasında eğrisel bir ize sahip oldukları, tasarımcının seçenek özgürlüğü çerçevesinde, tasarımların, bilgilenmiş kullanıcı nezdinde benzer olarak algılandıkları, tasarım hakkına tecavüzün hukuki koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır. Davalı yan her ne kadar, davaya konu ürünlerin davalı yanca satışının yapılmadığından bahisle tecavüzün oluşmadığını beyan ve iddia etmişse de, davalının söz konusu ürünleri katıldığı fuarda teşhir etmiş olduğu değişik iş dosyası ve davalı beyanları ile sabittir. SMK'nun 7/3 maddesi uyarınca "işaretin, mal veya ambalaj üzerine konulması, işareti taşıyan ürünlerin piyasaya sürülmesi teslim edilebileceğinin teklif edilmesi; SMK'nun 29/1-b ve c maddelerine göre, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit edilmesi, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satılması, dağıtılması, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarılması, ithal işlemine tabi tutulması, ihraç edilmesi, ticari amaçla elde bulundurması veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunulması marka hakkına; SMK'nun 81/1-a maddesine göre, tasarım sahibinin izni olmaksızın bu Kanun hükümlerine göre koruma kapsamındaki bir tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünün aynısını veya genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerini üretilmesi, piyasaya sunulması, satılması, sözleşme yapmak için öneride bulunulması, ticari amaçla kullanılması veya bu amaçlarla bulundurulması, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarılması, ithal işlemine tabi tutulması tasarım hakkına tecavüz olarak kabul edilmiştir. Söz konusu kanuni düzenlemelere göre, davalının fuar alanında tecavüze konu ürünleri teşhiri tecavüz fiili kapsamındadır, bu nedenle davalı savunmalarının aksine davanın bu yönden kabulü cihetine gidilmiştir. Davacının haksız rekabet davası yönünden yapılan değerlendirmede ise; Davacının haksız rekabete ilişkin iddiaları yönünden ise Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 14/03/2022 tarih, 2019/5189 esas ve 2022/1852 karar sayılı içtihadı nazara alınarak TTK'nun 55/1-a-4 bendinin somut olayda uygulama yeri olmayacağı, özel kanun olan SMK'nun uygulanması ve özel kanun hükümlerinin korumasının yeterli olduğu kanaatiyle haksız rekabetten kaynaklanan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Tüm bu nedenlerle davacının davasının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile; -Davalının davacıya ait ... tescil numaralı markadan ve ... tescil numaralı tasarımından doğan haklarına tecavüzün tespiti ile bu tecavüzün önlenmesine ve durdurulmasına, -Davalı yana ait ve tecavüz oluşturan dosya içeresindeki mevcut bilirkişi raporunda ve dosya içeresindeki Bakırköy ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyasında görsellerine yer verilen ürünlere ve münhasıran bu ürünlerin üretiminde kullanılmaları kayıt ve koşu ile üretim vasıtalarına el konularak hüküm kesinleştiğinde imhasına, -Davacının haksız rekabet davasının REDDİNE, 2-Alınması gereken 179,90 TL harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 99,20 TL harcın, davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen markadan doğan haklara tecavüzün tespiti davası yönünden 15.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen tasarımdan doğan haklara tecavüzün tespiti davası yönünden 15.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen haksız rekabetin tespiti davası yönünden 15.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafça yapılan 4.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 492,50 TL posta/tebligat masrafı olmak üzere toplam 4.492,50 TL yargılama giderinden, davanın kabul ve reddi oranında hesaplanan 2.995,00 TL'sinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı tarafça yatırılan 80,70 TL başvurma harcı ve 80,70 TL peşin harç olmak üzere toplam 161,40 TL harç giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Karar kesinleştiğinde kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliyesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.05/07/2023 Katip ... ¸ Hakim ... ¸

Atıf: Diğer undefined, E. 2015/13577, K. 2017/1513, T. 03.09.2022, www.arakarar.com/karar/diger-karar-2015-13577-e-2017-1513-k-b2775fe4262a