Danıştay · Danıştay

Danıştay 2024/522 E. 2025/276 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
Danıştay
Esas No
2024/522
Karar No
2025/276
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/522 Karar No : 2025/276

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Derneği VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 10/10/2023 tarih ve E:2020/6869, K:2023/4505 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 11/09/2020 tarih ve 31241 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Ortaokul ve Ortaöğretim Kurumları Özel Barınma Hizmetleri Yönetmeliği'nin 41. maddesinin 1. fıkrasında yer alan ''öğrencilerin kurumda bulunduğu günlerde ve saatlerde" ibaresinin iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 10/10/2023 tarih ve E:2020/6869, K:2023/4505 sayılı kararıyla; Anayasa'nın 124; 5661 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrenci Yurtları ve Aşevleri Hakkındaki Kanuna Ek Kanun'un 1; 652 sayılı Özel Barınma Hizmeti Veren Kurumlar ve Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 13; 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 301, 310, 326 ve 11/09/2020 tarih ve 31241 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Ortaokul ve Ortaöğretim Kurumları Özel Barınma Hizmetleri Yönetmeliği'nin 1, 2, 3, 4/a,b,ç,g,h,j, 28 ve 42. maddelerine yer verilerek, 5661 sayılı Kanun'un 1. maddesinin 1. fıkrasında, gerçek ve tüzel kişiler tarafından açılan ve işletilen öğrenci yurtları ile benzeri kurumların ilgili Bakanlıklarca (ortaokul ve ortaöğrenim düzeyinde Milli Eğitim Bakanlığınca) denetleneceği ve denetim esaslarının da yine ilgili Bakanlıkça belirleneceğinin hükme bağlandığı, Davacı tarafından, dava konusu ibare ("öğrencilerin kurumda bulunduğu günlerde ve saatlerde") hakkında ileri sürülen; eşitlik, kanunilik, ölçülülük, belirlilik, çocuğun üstün yararı ilkelerine aykırılık, özel hayata müdahale, eğitim öğretim hakkı ile sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkının ihlali, öğrenci odaklı denetim ile gece denetimine yönelik hukuka aykırılık iddialarına karşılık, davalı idarece Yönetmelik'in hazırlık safhasında edinilen veriler sonucunda bazı illerde özel öğrenci barınma kurumlarının, öğrencilerin kurumda olmadıkları yaz tatili, yarı yıl tatili ya da farklı tatil dönemlerinde denetlendiği, bu dönemlerde kurumda barınma hizmeti verilmeyip temizlik, tadilat, bakım, onarım gibi faaliyetler yapıldığından denetim sırasında eksiklikler ortaya çıktığının anlaşılması nedeniyle dava konusu düzenlemenin yapıldığı ve bu düzenlemeyle öğrencilerin can ve mal güvenliğinin korunmasının, hijyenik, yeterli ve dengeli beslenme olanakları sunulan, konforlu, ders çalışmaya müsait, insani barınma şartları sağlanmış yerlerde barınmalarının sağlanmasının ve bu doğrultuda özel öğrenci barınma kurumlarının denetlenmesinin hedeflendiğinin belirtildiği, Bu çerçevede, ortaokul ve ortaöğrenim düzeyinde eğitim gören öğrencilere barınma hizmeti sunulan kurumlarda verilen hizmetin kamu hizmeti olduğu hususu da gözetildiğinde; davaya konu ifadenin, esasında hizmeti denetleme yetkisini haiz idareye yönelik bir hüküm içerdiği ve düzenlemeyle denetimin öğrencilerin kurumda bulunduğu günlerde ve saatlerde, başka bir ifadeyle öğrencilere barınma hizmeti sunulduğu süreçte yapılmasının öngörüldüğü, düzenlemenin kurumlardaki hizmet kalitesi ile hizmetteki aksaklıkların gerçekçi bir şekilde tespitini ve denetim faaliyetinde verimliliğin sağlanmasını amaçladığının anlaşıldığı, Bununla birlikte, 5661 sayılı Kanun'un 1. maddesinin 3. fıkrasında yer alan, "kurum açma izninde belirlenen öğrenim düzeyi ve cinsiyetine aykırı öğrenci barındırma", "kayıt dışı öğrencileri veya öğrenci olmayan kişileri barındırma" gibi hukuka aykırılık hallerinin tespiti için de dava konusu düzenlemenin gereklilik arz ettiği, Öte yandan, dava konusu ibarenin davalı idareye yasama organınca verilen yetki çerçevesinde düzenlendiği gözetildiğinde, kanunilik ilkesine aykırılık iddiasına, dava konusu ibarenin madde bütünlüğü içerisinde denetime zamansal bir çerçeve çizdiği gözetildiğinde belirlilik ilkesine aykırılık iddiasına, denetimi yapacak personelin niteliği gözetildiğinde gece denetimine mahal verme iddiasına, denetimin konusu gözetildiğinde ise öğrenci odaklı denetim ve özel hayata müdahale iddialarına itibar edilemeyeceği gibi; sonucu itibarıyla öğrencilerin insani yaşam şartlarına uygun yerlerde barınmalarını sağlamayı hedefleyen dava konusu denetim esasının çocuğun üstün yararı ilkesini, eğitim öğretim hakkı ile sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkını ihlal etmediği sonucuna ulaşıldığı, Bununla birlikte, Anayasa Mahkemesi kararlarında da belirtildiği üzere; Anayasa'da yer alan eşitlik ilkesi eylemli değil, hukuksal eşitliği ifade ettiğinden aynı hukuki durumda olanların aynı, farklı hukuki durumda olanların farklı kurallara bağlı tutulmasının eşitlik ilkesini ihlal etmeyeceği gözetildiğinde, dava konusu düzenlemenin eşitlik ilkesine aykırı bir yönünün bulunmadığının da açık olduğu, Bu durumda, dava konusu düzenlemede hukuka, kamu yararına ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu düzenlemenin; Anayasa'nın eşitlik, özel hayatın gizliliği ve gereklilik ilkelerine aykırı olduğu, düzenlemenin idareye keyfi uygulama yapma hakkı tanıdığı, gün içinde okulda olan öğrencilerin okuldan geldikten sonra dinlenme, temizlik, yeme ve içme, ihtiyacını giderme ve istirahat etme gibi vakitlerinde kurumun denetlenmesinin ölçülü, elverişli, gerekli ve orantılı olduğundan bahsedilemeyeceği, Milli Eğitim Bakanlığınca yayınlanan Özel Öğrenci Yurtları Denetim Rehberi'nde denetlenmesi gereken hususların tek tek sayıldığı, dolayısıyla kurumun denetimi ve istenen barınma standart ve konforunun tespiti için öğrencilerin yurt binası içerisinde bulunduğu saatlerde denetim yapılmasına gerek bulunmadığı, öğrencilerin bina içerisinde bulunduğu gün ve saatlerde denetim yapılmasının öngörülmesinin öğrencilerin sosyal ve psikolojik gelişimini olumsuz etkileyeceği, dava konusu düzenlemeyle uygulamada, yetkili makam onayı olmaksızın, süresi tanımlanmamış ve sınırları çizilmemiş bir şekilde gece denetimlerinin gerçekleştirilmesinin hukuka aykırı olduğu, düzenlemenin normlar hiyerarşisine aykırı olduğu gibi Türkiye'nin taraf olduğu Çocuk Haklarına Dair Sözleşmeyi de ihlal ettiği belirtilerek Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 10/10/2023 tarih ve E:2020/6869, K:2023/4505 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 06/02/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Danıştay Danıştay, E. 2024/522, K. 2025/276, T. 06.02.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-danistay-2024-522-e-2025-276-k-1c462574ed16