Danıştay · Danıştay

Danıştay 2022/2753 E. 2023/3039 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
Danıştay
Esas No
2022/2753
Karar No
2023/3039
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2022/2753 Karar No : 2023/3039 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 30/03/2022 tarih ve E:2019/2344, K:2022/1645 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacının, Kırıkhan Cumhuriyet başsavcısı olarak görev yaptığı dönemde gerçekleştirdiği eylemleri nedeniyle 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme başvurusunun reddine dair ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine yönelik ... tarih ve E:... , K:... sayılı Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 30/03/2022 tarih ve E:2019/2344, K:2022/1645 sayılı kararıyla; Davacının, Hâkimler ve Savcılar Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile 667 sayılı KHK'nın 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verildiği, bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin de ... tarih ve .. sayılı kararla reddedildiği, davacı tarafından, meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin karar ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin kararın iptali talebiyle açılan davanın Dairelerinin 30/03/2022 tarihli ve E:2017/2821, K:2022/1648 sayılı kararı ile reddedildiği, Öte yandan davacının, ceza yargılaması sonucunda ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararı ile "devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri temin etmek" suçundan 4 yıl 6 ay ve "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan 10 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediğinin görüldüğü, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrasında yer alan kural aktarılarak, Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararı ile davacı hakkında düzenlenen soruşturma raporunun incelenmesinden, davacı hakkında; ''1)İhbar tutanağında iddia edilen suçun 3713 sayılı Yasa'nın mülga 10. maddesi kapsamında değerlendirilmemesi gerektiğini mesleki müktesebatı gereği bilmesi gerektiği halde, 01.01.2014 tarihi itibariyle nöbetçi Cumhuriyet Savcısı Y.A. tarafından MIT’e ait TIR’ın durdurulmasını müteakip arama kararı talep yazısının yazılması ve MİT personelinin gözaltına alınma işlemlerine ilişkin kolluğa verilen talimat sonrasında, Cumhuriyet Savcısı Y.A.’a eylemin TMK 10. maddesi kapsamında kaldığını söyleyerek soruşturmanın yetkili ve görevli olmayan Adana Cumhuriyet Başsavcılığına aktarılmasını sağladığı, Kırıkhan İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından tutulan ... tarih ve ... sayılı tutanakta yer verilen suç isnadını, Hatay Cumhuriyet Başsavcısı B.T.’ın aksi yöndeki söylemine rağmen, 3713 sayıl Terörle Mücadele Kanununun (Mülga) 10. maddesi kapsamında görerek, Hatay Cumhuriyet Başsavcısı yerine TMK 10. madde ile görevli Adana Cumhuriyet Savcısı ...’ın talimatı doğrultusunda hareket ettiği, olay günü nöbetçi Cumhuriyet savcısı ile birlikte olay yerine intikal edip kolluk tarafından icra edilen ve teşebbüs aşamasında kalan usulsüz arama eylemine bizzat iştirak etmek istemesi üzerine, yapılacak aramanın yasal olmadığı hususunun MİT görevlileri tarafından kendisine kanuni dayanakları ile anlatılıp arama yapılmasının engellenmesi sonrası, telefonla irtibat kurduğu Adana eski hâlen Mersin Cumhuriyet Savcısı ...’ın usulsüz aramayı gerçekleştirme maksadıyla olay yerine gelmesine kadar geçen sürede planlanmış bir organizasyonun parçası olarak arama yapılmak istenilen TIR’ın olay yerinde kalmasını sağladığı, 2- Olay mahallinde 2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu kapsamında devlet sırrı niteliğinde malzeme taşıyan MİT mensuplarına hitaben “Ben buranın kralıyım, sizlerde benim kölemsiniz, herkes benim dediğimi yapacak” şeklinde sözler söylediği, MİT personelinin tepki göstermesi üzerine bu sözleri “Hepimiz köleyiz, hepimiz devletimizin kölesiyiz, hizmetkârıyız” şeklinde tevil ettiği, 3- 01.01.2014 günü Hatay 156 Jandarma Harekât Merkezine yapılan ihbar üzerine MIT’e ait araçların durdurulması olayında görevi olmamasına rağmen, durdurulan araçların MİT’e ait, içerisindeki görevlilerin MİT personeli ve faaliyetin de 2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu kapsamında devlet sırrı niteliğinde olduğunun olay yerinde bulunan MİT mensuplarının beyanı ve Hatay Valiliğinin resmi yazısı ile bildirilmesine karşın, görevlerinin mahiyeti gereği kimlik ve eşkâl bilgilerinin gizli kalması gereken MİT mensuplarını, kendi cep telefonu ile kameraya aldığı ve resimlerini çektiği, Tüm bu eylemleri birlikte değerlendirildiğinde, yapılması önceden planlanan devlet sırrının ifşasına yönelik organizasyona, olayın başından sonuna kadar doğrudan iştirak ettiği'' iddiaları üzerine soruşturma başlatıldığı, Yapılan soruşturma sonucu hazırlanan raporu değerlendiren Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının, davacıyla ilgili olarak, "... İlgilinin, El Kaide vb. terör örgütlerine yardım ettiği görüntüsü vererek Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Hükümetini, gerek yurt içinde ve gerekse uluslararası platformda itibarsızlaştırıp, zor duruma düşürmek ve uluslararası yargı organları nezdinde hukukî ve cezaî sorumluluk altına sokmak amacıyla, yürütülen planlı ve sistematik bir organizasyonun parçası olarak ve örgütlü bir şekilde, devletin gizli sırlarını ifşa etme kastı ile hareket ederek, MİT tarafından 2937 sayılı Yasa kapsamında yürütülen ve mahiyeti gereği gizli olan faaliyetlere özgülenmiş TIR'larda usul ve yasaya aykırı olarak arama yapmaya teşebbüs etmek suretiyle mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte eylemlerde bulunduğu tespit olunmuştur." şeklinde olduğu, Dava dosyasının ve soruşturma raporu ile eklerinin incelenmesinden; "Devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri temin etmek" ve FETÖ/PDY "silahlı terör örgütü üyeliği" suçlarından dolayı hakkında mahkumiyet kararı verilen davacının yukarıda yer verilen eylemlerinin yargısal faaliyete ilişkin olmadığı, planlı bir organizasyonun parçası olarak hukuk dışı amaçlarının gerçekleştirilmesine yönelik olduğu anlaşıldığından, bu eylemlerin, mesleğin şeref ve onurunu, memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olduğundan, dava konusu kararlarda hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğu; dava dilekçesinde belirttiği hukuki gerekçeler doğrultusunda bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Öte yandan, davacının, Hâkimler ve Savcılar Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile 667 sayılı KHK'nın 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiş, bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebi ... tarih ve ... sayılı kararla reddedilmiş, davacı tarafından, meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin karar ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin kararın iptali talebiyle açılan dava, Danıştay Beşinci Dairesinin 30/03/2022 tarih ve E:2017/2821, K:2022/1648 sayılı kararı ile reddedilmiş, anılan karar, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 11/12/2023 tarih ve E:2022/2884, K:2023/3037 sayılı kararı ile kesin olarak onanmıştır. UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacının cezalandırılmasına ilişkin kararın Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30/06/2021 tarih ve E:2019/16.MD-656, K:2021/324 sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 30/03/2022 tarih ve E:2019/2344, K:2022/1645 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına, 4. Kesin olarak, 11/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Danıştay Danıştay, E. 2022/2753, K. 2023/3039, T. 01.01.2014, www.arakarar.com/karar/danistay-danistay-2022-2753-e-2023-3039-k-a4c07cd9894a