Danıştay · 12. Daire

Danıştay 12. Daire 2023/1580 E. 2023/3088 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
12. Daire
Esas No
2023/1580
Karar No
2023/3088

T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2023/1580 Karar No : 2023/3088 KARARIN DÜZELTİLMESİNİ İSTEYEN (TARAFLAR) : 1- (DAVACI): ... VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ... 2- (DAVALI): ... Kurumu Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: Danıştay Onikinci Dairesinin 24/02/2022 tarih ve E:2018/3784 K:2022/717 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi gereğince uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca aleyhe olan kısımlarının taraflarca düzeltilmesi istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunda 25/07/2013 tarihinden itibaren bankalar yeminli murakıp yardımcısı olarak görev yapan davacı tarafından, mali ve sosyal haklarının Kurumda 15/01/2012 tarihinden önce göreve başlayan uzman yardımcıları ile eşitlenmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal hakların göreve başladığı tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve 666 sayılı KHK ile 375 sayılı KHK'ya eklenen Ek 11. maddenin birinci fıkrasının (b) bendinin Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; uzman yardımcısı kadrosunda çalışan davacının parasal ve özlük haklarının hesaplanmasına dayanak alınan 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin ek 11. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "uzman" ibareleri Anayasa Mahkemesinin 22/10/2015 tarih ve E:2015/1, K.:2015/91 sayılı kararıyla iptal edildiğinden dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; dava, idareye başvuru tarihinden itibaren 120 gün içinde açılmış ise, yoksun kalınan parasal hakların, davanın açıldığı tarihten geriye doğru 120 günü geçmemek koşuluyla, başvuru tarihinden geriye doğru altmış günlük süre içindeki ilk uygulama esas alınarak ödenmesi gerektiği; idareye başvuru tarihinden itibaren 120 günlük, ya da idarenin cevabının tebliğinden itibaren altmış günlük süreler geçtikten sonra açılan davalarda ise, dava tarihinden geriye doğru altmış günlük süre içinde kalan ilk uygulamadan doğan zarara hükmedilebileceği gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptali ile dava açma tarihinden geriye doğru 120 günlük süre içinde kalan ilk uygulama tarihi olan 15/06/2015 tarihinden itibaren eksik ödenen aylık ve özlük haklarının, idareye başvuru tarihi olan 25/02/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir. Daire kararının özeti: Tarafların temyiz başvurusu üzerine Danıştay Onikinci Dairesince, davacının temyiz isteminin reddine, davalı idarenin temyiz isteminin kısmen reddi ile İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin iptali ile davacının yoksun kaldığı parasal hakların ödenmesine yönelik hükmünün 15/09/2015 tarihinden sonrasına ilişkin kısmının onanmasına, davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulü ile davacının 15/09/2015 tahinden önceki dönemde yoksun kaldığı parasal haklara ve faizin başlangıç tarihine ilişkin kısmının bozulmasına karar verilmiştir. TARAFLARIN İDDİALARI : Davacı tarafından : 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile eklenen Ek 11. maddede yer alan "uzman" ibaresi Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edildiğinden, yoksun kalınan tüm parasal hakların ödenmesi gerektiği, Danıştay Onikinci Dairesince bu yönde verilmiş emsal karar bulunduğu ileri sürülmüştür. Davalı idare tarafından:15/01/2012 tarihinden sonra göreve başlayan davacının mali ve sosyal haklarının, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Ek 11. maddesi uyarınca tespit edildiği; Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümezliği ilkesi dikkate alındığında, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, ayrıca, Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararı sonrasında oluşan hukuki boşluğun, 26/04/2016 tarih ve 29695 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6704 sayılı Kanun'un 30. maddesiyle giderildiği ve iptal edilen Kanun Hükmünde Kararname hükümleri doğrultusunda yeniden bir düzenleme yapıldığı, davacının yoksun kaldığı parasal hakkının bulunmadığı ileri sürülmektedir. TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davalı idarece, davacının isteminin reddi gerektiği savunulmuş, davalı tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ :... DÜŞÜNCESİ : Karar düzeltme istemlerinin kabulü ile, temyize konu kararın kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, karar düzeltme isteminin kabulü ile Danıştay Onikinci Dairesinin 24/02/2022 tarih ve E:2018/3784, K:2022/717 sayılı kararı kaldırılarak uyuşmazlık yeniden incelendi: NCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Davacı, 25/07/2013 tarihinde meslek personeli statüsündeki bankalar yeminli murakıp yardımcısı olarak davalı idarede göreve başlamıştır. 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerinin yürürlüğe girdiği 15/01/2012 tarihinden önce göreve başlayan uzman yardımcılarıyla anılan tarihten sonra göreve başlayanlar arasındaki parasal ve özlük haklarının eşitlenmesi istemiyle 26/02/2015 tarihinde yaptığı başvuru, davalı idarenin 27/02/2015 tarih ve 5068 sayılı işlemiyle reddedilmiş, anılan işlem 27/02/2015 tarihinde davacıya tebliğ edilmiş ve bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinde, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu; 12. maddesinde ise, ilgililerin haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilecekleri, bu halde de ilgililerin 11. madde uyarınca idareye başvurma haklarının saklı olduğu kurala bağlanmıştır. Belli bir uygulama tarihi esas alınarak istekte bulunulan davalarda, İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesine göre uygulama tarihinden itibaren 60 gün içinde, uygulama üzerine davacı tarafından idareye başvurulmuş ise, 12. maddenin yollamada bulunduğu 11. maddeye göre, idarenin bu başvuruya cevap vermemiş olduğu hallerde, uygulama tarihinden itibaren en geç 120 gün, idarenin cevap verdiği durumlarda ise, uygulama tarihine kadar geçen süre de hesaba katılmak koşuluyla cevabın davacıya tebliğ edildiği tarihten itibaren 60 gün içinde idari davanın açılmış olması gerekmektedir. Bir başka anlatımla dava, davacının idareye başvurduğu tarihten itibaren 120 gün içinde açılmış ise, ilgiliye, davanın açıldığı tarihten geriye doğru 120 günü geçmemek üzere, başvuru tarihinden geriye doğru 60 günlük süre içindeki ilk uygulama esas alınarak parasal hakların verilmesi, idareye başvuru tarihinden itibaren 120 günlük ya da idarenin cevabının tebliğ tarihinden itibaren 60 günlük süreler geçtikten sonra açılmış olan davalarda ise, ancak dava tarihinden geriye doğru 60 günlük süre içinde kalan ilk uygulamadan doğan parasal hakların ödenmesi mümkündür. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, temyize konu Mahkeme kararının, davacının 15/09/2015 tarihinden itibaren yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesine ilişkin kısmında 49. maddede belirtilen bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, davalı idarenin kararın bu kısmına yönelik temyiz istemi ile davacının temyiz talepleri yerinde görülmemiştir. Temyize konu kararın, dava konusu işlemin iptali ile 15/09/2015 tarihinden önceki dönemde yoksun kalınan parasal haklara ilişkin kısmı incelendiğinde; Uyuşmazlıkta, davacı tarafından 26/02/2015 tarihinde yapılan başvuru, davalı idarenin 27/02/2015 tarihli işlemiyle reddedilerek, aynı tarihte davacıya tebliğ edilmiş; dava ise, bu tarihi takip eden ve kanunen öngörülen 60 günlük dava açma süresi geçirildikten sonra 20/10/2015 tarihinde açılmıştır. Yukarıda alıntısına yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca, davanın, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının süre aşımı nedeniyle reddi gerekeceği açıktır. Öte yandan, süregelen ve her ay etki doğuran parasal hakların ödenmesine ilişkin istemler yönünden, 2577 sayılı Kanun'un 7. ve 11. maddeleri uyarınca idareye başvuru tarihinden itibaren 120 günlük ya da idarenin cevabının tebliğ tarihinden itibaren 60 günlük süreler geçtikten sonra açılmış olan davalarda, ancak dava tarihinden geriye doğru 60 günlük süre içinde kalan ilk uygulama tarihinden itibaren doğan parasal hakların ödenmesi mümkündür. İdare Mahkemesince, davanın açıldığı 20/10/2015 tarihinden geriye doğru 60 gün içindeki ilk uygulama tarihi olan 15/09/2015 tarihinden önceki kısmı yönünden davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, temyize konu kararın, yoksun kalınan parasal hakların 15/06/2015 tarihinden itibaren davacıya ödenmesine yönelik kısmında da hukuki isabet bulunmamaktadır. Kararın, işletilecek faizin başlangıç tarihine ilişkin kısmı incelendiğinde ise; Bir idari işlem veya eylemden dolayı uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davalarda, idareye başvuru var ise, bu başvuru tarihinin; başvurunun bulunmaması veyahut başvurunun reddi üzerine yukarıda belirtilen yasal süre içinde dava açılmamış olması halinde ise, uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak dava tarihinin esas alınması gerektiği istikrar kazanmış Danıştay içtihatlarıyla kurala bağlanmıştır. Temyizen incelenen kararda, 15/09/2015 tarihinden itibaren yoksun kalınan parasal haklara işletilecek yasal faizin başlangıç tarihinin dava açma tarihi olan 20/10/2015 tarihi olarak belirlenmesi gerekirken, İdare Mahkemesince asıl alacağın henüz doğmadığı başvuru tarihinden itibaren faize hükmedilmesinde hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen reddi ile ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının, davacının yoksun kaldığı parasal hakların 15/09/2015 tarihinden sonrasına ilişkin kısmının ONANMASINA; 3. Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulü ile kararın, dava konusu işlemin iptali ile davacının 15/09/2015 tahinden önceki dönemde yoksun kaldığı parasal haklara ve işletilecek faizin başlangıç tarihine ilişkin kısmının BOZULMASINA; 4. Dosyanın bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek anılan Mahkemeye gönderilmesine, 01/06/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 12. Daire, E. 2023/1580, K. 2023/3088, www.arakarar.com/karar/danistay-12-daire-2023-1580-e-2023-3088-k-14a6b66595de