İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/706 E. 2024/1025 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/706
Karar No
2024/1025
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/ KARAR NO : 2024/ HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLLERİ : Av. Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Sözleşmenin Uyarlanması) DAVA TARİHİ : 03/11/2023 KARAR TARİHİ : 14/11/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 03/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Sözleşmenin Uyarlanması) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin emekli maaşı hesabının bulunduğu Davalı ... ... Bankası’nın ... şubesindeki hesaba yatan maaşının ve bayram ikramiyelerinin tümü üzerine davalı bankaca 2017 yılı Nisan ayından itibaren muvafakat bulunduğundan bloke konularak kesinti gerçekleştirildiğini, İİK 83/a'nın, 82 ve 83 üncü maddelerde yazılı mal ve hakların haczolunabileceğine dair önceden yapılan anlaşmaların muteber olmadığına dair emredici hükmü karşısında, davalı banka tarafından dava tarihine kadar haksız ve hukuka aykırı kesintilerle tahsil ettiği toplamda 66.100,00 TL'nin (fazlaya ilişkin haklarımız saklıdır.) her bir tahsilat tarihinden işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ile müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının emekli maaş hesabından yapılan tahsilatların kullanmış olduğu kredilerin taksitlerine, davacının kredi kullanırken özgür iradesi ile bankaya vermiş olduğu kredi sözleşmesi'ne ek taahhütname virman-takas-mahsup talebi'ne binaen mahsup edildiği, borçlarının, yapılan ödemeler ve emekli maaş hesabından yapılan kesintilerle indirimli olarak kapatıldığını, davacı tarafından emekli maaşı üzerinde bir yıldan fazla süre boyunca hiç bir tasarrufta bulunulmamış ve böylece bu hesabın emekli maaşı hesabı vasfını kaybettiğinden mevduat hesabına dönüştüğünü ve bu hesaptan yapılan kesintilerin emekli maaşından kesinti anlamına gelmeyeceğini, şu anda borçları ödenerek kapanmış olan davacının, hiç bir şekilde kabul anlamına gelmemekle beraber; bu dava sonucu yapılan kesintilerin davacıya iadesine karar verilmesi halinde, bu defa davacı ve diğer borçluların hesabına borç olarak ilave edilecek, bu defa sözleşmeyi ihlal eden taraf olarak indirim hakkı da ortadan kalktığı için çok daha fazla bir borç külfeti altına gireceğini, bu nedenle ve re’sen dikkate alınacak sebeplerle, haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddini savunmuştur. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların karşılıklı beyan dilekçeleri, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı. Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmıştır.Dosya temin edilen evraklar ile birlikte banka hesap konusunda uzman bir bilirkişiye tevdi edilerek bilirkişi raporu temin edilmiştir.Bankacı bilirkişi ... tarafından hazırlanan 07/02/2024 tarihli raporunda özetle: yapılan değerlendirmede 2017, 2018, 2019, 2020, 2021, 2022 yıllarına ilişkin toplam 30.468,42 TL olduğunu, davacının, Banka ile tanzim olunan 2016 tarihli İhtiyaç Kredisi Sözleşmesi kapsamında tahsis edilen tüketici kredisinin geri ödemelerinin doğrudan emekli maaşına bağlandığı, 48 ay vadeli kredinin geri ödemelerinin tamamının emekli maaşından karşılandığı, 2020 yılı sonu itibarıyla kredinin tasfiye edildiği, davacının, Banka ile tanzim olunan 2019 tarihli İhtiyaç Kredisi Sözleşmesi kapsamında tahsis edilen 36 ay vadeli kredinin geri ödemelerinin tamamının emekli maaşından karşılandığı, 2021 yılı sonu itibarıyla kredinin tasfiye edildiği, davacının sözleşme ile bankaya otomatik olarak hesaptan tahsilat ve alacakları üzerinde rehin / mahsup yetkisi tanıdığı, bankanın iş bu yetkiye istinaden emekli maaşından hesaba gelen paraları kredi borçlarına mahsup ettiği, ... Kararında; İİK'nın 83/a maddesi gereğince haczedilemezlikten önceden feragat geçersiz olup henüz hakkında herhangi bir icra takibi başlatılıp maaşından haciz suretiyle borcun ödenmesine izin verildiği yönünde davacının iradesinin açıkça ortaya konulduğundan da bahsedilemeyeceğinden kredinin alınması sırasında takas ve mahsup yönünde verilen muvafakatın geçerli sayılmayacağı belirtildiğini, davacının 10.02.2023 tarihinde ihtarname ile Davalı Bankaya müracaat ettiği ve 2017'den beri süre gelen kesintilerin gerekçesini sorduğu, ihtarat içeriğinde tazmin talebinin bulunmadığı, 13.10.2023 tarihli Anlaşmama yönlü Arabuluculuk Son Tutanağı ile davalı-Banka temerrüdünün gerçekleştiği, Mayıs/2019 tarihinde gecikmeye giren ticari kredi nedeniyle davacının temerrüde düştüğü, hakkında yasal takip başlatıldığı, dava ve icra ile muhatap olduğu, ipotekli taşınmaz yönünden kıymet takdiri yapıldığı ve 2021 yılında satışının gerçekleştirildiği, sonraki yıl boyunca kesintilerin devam ettiği, tüm bu işlemler boyunca davacının, maaştan yapılan tahsilatlardan haberdar olduğu ve süreçte hareketsiz kaldığı, ticari İş Karinesi ve ticari faiz oranında nemalandırmaya ilişkin talebin ve tespit olunan diğer hususlara Ticari İş Karinesi ve ticari faiz oranında nemalandırmaya ilişkin talebin ve tespit olunan diğer hususlara ilişkin takdir mahkemeye ait olmak üzere; kredi no sözleşme miktar ... Tüketici kredisi için 19.630,10 TL, ... numaralı tüketici kredisi 4.176,79 TL, no'lu tüketici kredisi için, Gks/tarım 30.468,42 TL, 20.04.2017 tarihinden 03.11.2023 dava tarihine kadar, sonuncusu 28.06.2022 tarihinde olmak üzere, kredi borçlarına karşılık Davacı Emekli Maaşından Toplam-54.270,61 TL kesinti yapıldığı hususu bildirilmiştir. 24/03/2024 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; yapılan değerlendirmede;Davacının, Banka ile tanzim olunan 2016 tarihli İhtiyaç Kredisi Sözleşmesi kapsamında tahsis edilen ... Nolu tüketici kredisinin geri ödemelerinin doğrudan emekli maaşına bağlandığı, 48 ay vadeli kredinin geri ödemelerinin tamamının emekli maaşından karşılandığı, 2020 yılı sonu itibarıyla kredinin tasfiye edildiği, davacının, Banka ile tanzim olunan 2019 tarihli İhtiyaç Kredisi Sözleşmesi kapsamında tahsis edilen ... Nolu tüketici kredisinin 36 ay vadeli kredinin geri ödemelerinin tamamının emekli maaşından karşılandığı, 2021 yılı sonu itibarıyla kredinin tasfiye edildiği, davacının sözleşme ile Bankaya otomatik olarak hesaptan tahsilat ve alacakları üzerinde rehin / mahsup yetkisi tanıdığı, Bankanın iş bu yetkiye istinaden emekli maaşından hesaba gelen paraları kredi borçlarına mahsup ettiği, ... Kararında; İİK'nın 83/a maddesi gereğince haczedilemezlikten önceden feragat geçersiz olup henüz hakkında herhangi bir icra takibi başlatılıp maaşından haciz suretiyle borcun ödenmesine izin verildiği yönünde davacının iradesinin açıkça ortaya konulduğundan da bahsedilemeyeceğinden kredinin alınması sırasında takas ve mahsup yönünde verilen muvafakatın geçerli sayılmayacağı belirtildiğini, davacının 10.02.2023 tarihinde ihtarname ile Davalı Bankaya müracaat ettiği ve 2017'den beri süre gelen kesintilerin gerekçesini sorduğu, İhtarat içeriğinde tazmin talebinin bulunmadığı, 13.10.2023 tarihli Anlaşmama yönlü Arabuluculuk Son Tutanağı ile davalı-Banka temerrüdünün gerçekleştiği, 20.04.2017 tarihinde Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında Nolu, 155.000,00 TL anapara miktarlı Tarım Destek kredisinin Mayıs/2019 tarihinde gecikmeye girdiği ve davacının temerrüde düştüğü, hakkında yasal takip başlatıldığı, dava ve icra ile muhatap olduğu, ipotekli taşınmaz yönünden kıymet takdiri yapıldığı ve 2021 yılında satışının gerçekleştirildiği, sonraki | yıl boyunca kesintilerin devam ettiği, tüm bu işlemler boyunca Davacının, maaştan yapılan tahsilatlardan haberdar olduğu ve süreçte hareketsiz kaldığı, İş bu kredinin Sayın Mahkemenin görev alanına girip girmeyeceği, Ticari İş Karinesi ve ticari faiz oranında nemalandırmaya ilişkin talebin ve tespit olunan diğer hususları bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava; tefrik edilmiş hali ile tarım kredisi sözleşmesinden doğan borcu nedeniyle davacının maaş hesabına konulan blokenin kaldırılması ve bloke nedeniyle banka borçlarına kesilen bedelin iadesi istemine ilişkindir.Davacının, davalı bankada maaş hesabının bulunduğu, davaya konu işlemin davalı bankaca davacıya kullandırılan 20.07.2017 tarihli tarım destek kredisinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır.Bilindiği üzere 17.04.2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanun'un 56.maddesi ile değişik 5510 sayılı Kanun'un 93. maddesinde “Bu kanun gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri, Sağlık hizmeti sunucularının Genel Sağlık Sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu kurum nezdinde doğan alacakları, devir ve temlik edilemez. Gelir, aylık ve ödenekler 88. maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez.” hükmü bulunmaktadır. İİK'nın 83/a maddesindeki " 82 ve 83 üncü maddelerinde yazılan mal ve hakların haczolunabileceğine dair önceden yapılan anlaşmalar muteber değildir." hükmüne karşın, 28.02.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5838 Sayılı Kanun'un 32.maddesi ile değişik 5510 Sayılı Kanun'nun 93/1.maddesinde, "...... bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin talepleri, borçlunun muvafakati bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedilir" düzenlemesine yer verilmiştir. Bu hükmün İİK'nın 83/a maddesine göre daha özel düzenleme içerdiği ve takip hukukuna göre icra takibinin kesinleşmiş olması şartıyla haciz sırasında veya hacizden sonra 5510 Sayılı Kanun'un 93. maddesi kapsamındaki gelir, aylık ve ödeneklerin haczine ilişkin verilen muvafakatin geçerli olacağı, bu durumda borçlunun haciz sırasında veya haciz işleminin gerçekleşmesinden sonraki dönemde haczedilmesi mümkün olmayan mal ve haklarla ilgili olarak bu hakkından vazgeçebileceği, sözleşme hukukuna göre bu yasağın kesin olmadığı, yasanın tarafların iradesine ağırlık vererek muvafakat yoluyla emekli aylıklarına bloke konulmasına, borcun başka teminatlara başvurulmadan ödenmesine imkan sağladığı, böylece tarafların sözleşme ile belirledikleri hükmü ortadan kaldırmadığı anlaşılmaktadır.Somut olayda; davacı, yukarıda atıf yapılan yasal düzenlemeler yürürlükte iken kredi sözleşmesini imzalamıştır. Taraflarca imzalanan sözleşmenin 13. maddesi ve 3 no.lu ek taahhütname ile davacının, borcun ödenmemesi halinde banka nezdinde bulunan tüm alacakları, mevduat ve hesapları üzerinde bloke, hapis, mahsup ve takas etme yetkisini davalı bankaya verdiği, kredi geri ödemelerinin maaş hesabından yapılmasına muvafakat ettiği görülmüştür.Davacının bankadan aldığı kredi borcunu sözleşme şartlarına uygun olarak ödememesi halinde sözleşme gereğince kullandırılan kredinin teminatı olarak maaşından kesinti yapılmasını kabul etmesi ve diğer teminat öngören hükümlerinin sözleşmeye konulmasına rıza göstermesinin haksız şart olarak kabulü mümkün değildir.Zira davacı sözleşmenin her sayfasını ayrı ayrı imzalamış olup, serbest iradesi ile sözleşme şartlarına uygun olarak kredi borcu taksitlerinin bankadan aldığı maaşından kesilmesi için talimat verdiğine göre artık sözleşmenin söz konusu hükmünün müzakere edilmediği söylenemez Bankanın sözleşme hükümlerine göre yaptığı işlemin sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerin dürüstlük kuralına aykırı düşecek şekilde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olduğu kabul edilemez. Davacının bankadan aldığı kredi borcunu sözleşme şartlarına uygun olarak ödemesi gerekecektir.Kredi kullanan haklı bir sebep olmadan sözleşmeyi tek taraflı feshedemez, ifası yapılmış bedellerin iadesini isteyemez, bu şekilde edimini tek taraflı geri istenmesi de hukuken himaye göremez. Aksi halde; kredi isteyen kişinin mali durumu ve maaş gelirine göre borcunun ödenebileceği güvencesiyle kredi veren bankanın alacağının imkansızlaşması, kötü niyetli bir kredi borçlusunun borcunu hiç ödememesi gibi bir sonuç doğacaktır. Bu da iyiniyet kurallarıyla bağdaşmaz (TMK m.2).(... 3.Hukuk Dairesi 2022/ , 2022/) .Değinilen tüm bu hususlar gözetilerek, davacının dürüstlük kuralı ve iyi niyetle bağdaşmayan davasının reddine karar verilmesi gerek H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL nispi karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 3.120,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye ÖDENMESİNE, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kararın niteliği gereği kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.14/11/2024 Katip ¸E-imzalıdır. Hakim ¸E-imzalıdır.

Atıf: Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/706, K. 2024/1025, T. 14.11.2024, www.arakarar.com/karar/bursa-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-706-e-2024-1025-k-17ced4f3f4cb