İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/352 E. 2025/1122 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/352
- Karar No
- 2025/1122
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/ KARAR NO : 2025/
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av.
DAVA : Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) DAVA TARİHİ : 15/04/2024 KARAR TARİHİ : 04/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 12/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirket ile davalı arasında işletmesinde kullanmak üzere iki adet ... model sebze doğrama makinesi satın alınması noktasında sözleşme yapıldığını, makinelerin bir tanesinin finansal kiralama yöntemiyle diğerinin ise vekil eden şirket tarafından doğrudan bedelinin ödenmesi suretiyle kararlaştırıldığını, sözleşme uyarınca ürünlerden 1 tanesinin 10/12/2023 tarihinde müvekkili şirkete teslim edildiğini, diğer makinenin ise hiç teslim edilmediğini, müvekkili şirketin teslim edilmemiş makine yönünden temin süresi aşıldığından sözleşmeyi ihtarname ile fesih ettiğini ve teslim edilen ayıplı makine için delil tespiti yaptırıldığının bildirildiğini, davalının ihtarnamesi ile ayıbı açıkça ikrar ettiğini, Makine için ödenmiş olan 30.000 Euro ve 300 Euro Kdv olmak üzere toplam 30.300 EURO temerrüt tarihi olan 14/02/2024 tarihinden itibaren işleyecek Euro alacağı için 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre kamu bankalarınca Euro mevduatına uygulanan en yüksek orandaki yıllık faizi ile birlikte davalıdan alınarak vekil eden davacıya verilmesine, değişik iş tespit masrafları 8.255,2 TL ile iki adet ihtarname masrafı 2345 ,42 TL nin yargılama gideri olarak ayrıca toplam 10.662,20 TL nin yasal faizi ile karşı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile; müvekkilinin üzerine düşen tüm yükümlülükleri sözleşmedeki şartlar çerçevesinde yerine getirdiğini davacı ise kati kabul protokolü ile edimi kabul etmiş olsa da kötü niyetli olarak olarak haksız şekilde sözleşmeden döndüğünü belirttiğini ve iletişim kanallarını kapalı tuttuğunu, oysa asıl olan taraflar arasındaki sözleşmenin ayakta tutulmasını sağlamak olduğunu, tahminlerine göre piyasa koşullarındaki olumsuzluklar ve paraya erişmenin zorlaşması gibi sebeplerle davacı taraf basiretli bir tacirden beklenmeyecek şekilde makinanın kolaylıkla giderilebilecek aksaklığını bahane ettiğini, sözleşme dolayısıyla yüklendiği borçlardan kaçmaya gayret ettiğini, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. KANITLAR: İcra dosyası, değişik iş dosyası, ihtarname, sözleşme, ticari defter ve bağlı kayıtlar, keşif, bilirkişi raporu, vs. KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME : Dava; taraflar arasındaki sözleşmesine konu malın ayıplı olup olmadığı, sözleşmenin ticari satış mı yoksa eser sözleşmesi mi olduğu, tüm bunlara bağlı olarak davacının davalıdan alacak isteminden ibarettir. Mahkememizce davacının ... .../... adresinde keşif yapılmak 1 Makine Mühendisi ve 1 SMMM bilirkişiler ile tarafların iddia ve savunmaları, davacının ticari defter ve kayıtları incelenmek ve davacının elinde olan dava konusu makina incelenmek suretiyle, dava konusu malda ayıp olup olmadığı hususlarında rapor almak ve davacı tanıklarının keşif mahallinde dinlenmek üzere ... Nöb. Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmasına karar verilmiştir. Alınan 28/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda; dava konusu ürünün ... yoluyla kiralandığı/satın alındığı, malin mülkiyetinin dava tarihi itibariyle krediyi kullandıran bankaya ait olduğu, kiralanan ürüne ait ödeme palına, tek düzen hesap planına uygun bir şekilde kayıtlara alındığının tespit edildiği, makinenin ayıplı üretim kaynaklı olarak imal edildiği, makinenin gizli ayıp niteliğinde bulunduğu, makinedeki olumsuzluğun kullanımdan kaynaklı olmadığının tespit edildiği bildirilmiştir. Mahkememizce ve talimat mahkemesince alınan tanıklar beyanlarında;Davacı Tanığı ... Beyanında: " Ben davacı şirkette proje yöneticisi ve finans yetkilisi olarak çalışıyorum. ...’da 2023 yılı Temmuz ayında yapılan bir fuara katılmıştık. Burada makinelere bakarken dava konusu sebze doğrama makinelerini gördük. Makineleri bize tanıttılar. Hangi firmalara sattıklarını anlattılar. Biz de 2 adet doğrama makinesini davalıdan sipariş ettik. Ödeme ve temin süresini konuştuk. Temin için 16 hafta gibi bir süre verdiler. Makinelerden birinin ödemesi ... yoluyla hemen yaptık. Diğer makinenin %25 - %30 bedelini ödedik. Kalanı teslimde ödenecekti. Makinelerden 1 tanesi Aralık ayında geldi. Makine geldiğinde kurulumunda bir sıkıntı yaşandı. Çalıştıramadılar. Makinanın 2. Si de gelmedi. Diğer makine gelmeyip bu makine de çalışmayınca hukuki süreç başlatıldı. Makinenin arızasına ilişkin benim teknik bir bilgim yoktur. Sadece makinenin kullanılamadığını biliyorum." şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı Tanığı ... Beyanında: ben davacıya ait iş yerinde aşçı başı olarak çalışıyorum. Dava konusu makine yanlış hatırlamıyorsam 2023 yılı Aralık ayında geldi. Makineyi teslime getiren kişi bize makinenin çalışması ile ilgili brifing verecekti. Biz birkaç aşçı arkadaş ile birlikte makinenin başında hazır bulunduk. Biz bu sırada makineyi teslime getiren kişinin de makinenin kurulumu ile ilgili yeterli bir bilgiye vakıf olmadığını gördük. Makinenin parçalarını monte etmek ve çalıştırmak için baya bir uğraştı. Makinenin üretimi için malzemeleri vermiş olduğumuzda garip bir ses geldiğini farkettik. Bunu gelen kişiye ilettiğimizde daha yetkili bir kişi ile görüşüp bu hususta bize bilgi vereceğini söyledi ve oradan ayrıldı. 1 gün sonra biz makineyi kullanmaya başladığımızda bandı kırıldı. Bant kırılınca biz makineyi çalıştırmayı bıraktık. Kurulumu yapan kişiyi tekrar aradık. Durumu anlattık. Bize yeni bir bant göndereceğini söyledi ve bize yedek bir bant gönderdi. O bant gelip takıldıktan sonra yine aynı ses geldi. Biz bunu ilettiğimizde makinenin o parçası üzerinde halen çalışmakta olduklarını, daha sonrasında o parçanın yenisini yapıp göndereceklerini söylediler. Biz bu şekilde makineyi üretime sokamayacağımızı, makineyi üretim dışı bıraktığımızı söyledik." şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı Tanığı ... beyanında: "Ben davacı şirkette 2021-2025 yılları arasında aşçıbaşı olarak çalıştım. Taraflar arasında doğrama makinesi alım- satımı ile ilgili bir ticari ilişki olduğunu duydum. Fakat bu makine davacı şirketin iki fabrikasında benim çalışmadığım fabrika için sipariş edilmiş olduğundan konuyla ilgili detaylı bir bilgim yoktur. Anlaşmanın kim tarafından fesh edildiğini, teslimin eksiksiz yapılıp yapılmadığını bilmiyorum." şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı tanığı ... beyanında; "Ben davalı şirkette halen ... olarak çalışırım, teknik işlerden ve makine montajından sorumluyum, dava konusu 1 adet makineyi davacının ...'daki adresinde ... isimli arkadaşımız kurdu makine çalışır vaziyetteydi, hatta arkadaşım ...'a teşekkür babında bahşiş olarak bir miktar para verildiğini duydum, makinenin çalışmadığını davacı bildirince ... ile birlikte tam tarihini hatırlamadığım zaman dilimi içerisinde davacı bizi içeri almadılar, dava açıldığını mahkemelik olduklarını söyleyip içeri almadılar, biz de makinenin çalışıp çalışmadığını bilmiyoruz, kurulum yaparken biz kurulum yaptığımız firmalara kurulumun yapıldığına ve kusursuz çalıştığına dair belge imzalatıyoruz, bana göstermiş olduğunuz 10/12/2023 tarihli ... Kabul Protokolü rutin olarak imzalattığımız şirketimizce düzenlenen bir belgedir bilgim görgüm bundan ibarettir, davacı şirket edışında kurulum yaptığımız müşteri firmalardan benzer şikayet olmadı " şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı tanığı ... beyanında; "Ben davalı şirketin taşeron olarak işlerini yapmaktayım bu nedenle dava konusu olayla ilgili bilgi sahibiyim ... şirketinin çalışanıyım, dava konusu makinenin kurulumu için davalı şirket adına davacının bulunduğu ...'ya gittim, 4 diskte sağlamdı, 1 tanesinde sıkıntı vardı, onu geri ...'ya getirdik, diski onardık, tekrar gitmek istedik fakat içeri almadılar, bundan dolayı onarılan parçayı yerine takamadık, ilk gittiğimizde davacı taraf verdiğimiz hizmetten memnundu hatta hizmetten memnuniyet açısından hesabıma bahşiş mahiyetli para da gönderdiler, son tamamlayamadığımız işlem basit bir işlemdi, yapsaydık makine sorunsuz olarak çalışacaktı, sorunlu olduğunu belirttiğim kısım örnek vermek gerekirse, 4-5 sebze ürününü kesiyor sadece marulu kesemiyordu onarımdan sonra kesebilir hale gelecekti başkaca bir problem yoktu, basit bir işçilik ile 5-10 dakikada değiştirilebilecek bir işlemdi." şeklinde beyanda bulunmuştur.Dava, ticari alım satım sözleşmesinden , ayıp nedeni ile dönüldüğünün tespiti ve ödenen bedelin iadesi istemine ilişkindir.Satıcının ayıptan sorumluluğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 219-231. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Ayıp kavramının tanımı kanunda tam olarak bulunmamakla birlikte, ayıptan sorumluluk halleri bu maddelerde hüküm altına alınmıştır. Ayıp kavramı hakkındaki genel tanım, sözleşme gereği edimin taşıması gereken nitelik ile mevcut nitelik arasındaki fark şeklindedir. TBK. m. 219’da sözleşmeye aykırılık halinde iki ayrı durum mevcuttur. Bunların ilki, satıcının alıcıya birtakım nitelikler bildirmesi ve bu niteliklerin söz konusu şeyde bulunmamasıdır. İkincisi ise sözleşme konusu şeyden beklenen faydayı azaltan veya ortadan kaldıran durumların mevcut olmasıdır. Buna dürüstlük kuralı çerçevesinde karar verilmektedir. Alıcının beklediği faydanın dürüstlük kuralı çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir. Burada objektif değer baz alınır.Satıcının ayıptan sorumluluğunun doğması için aranan şartlar:a) Ortada bir ayıp bulunmalıdır.Ayıp; maddi, ekonomik veya hukuki olabilir. Satılanın yırtık, bozuk, kırık, lekeli olması gibi haller maddi ayıp teşkil eder. Hukuki ayıp ise, satılanın değerini ve ondan beklenen faydaları etkileyen eksikliklerdir. Satıcının bildirimi yoksa fakat eşyanın niteliği gereği, eşyadan beklenen bir fayda varsa, dürüstlük kuralı çerçevesinde beklenen bu faydanın sağlanamaması durumunda ayıptan bahsedilebilir.b) Satılandaki ayıp önemli olmalıdır.Ayıp sonucunda, söz konusu şeyin değerinin veya elverişliliğinin önemli şekilde azalması veya tamamen ortadan kalkması gereklidir. Bu gibi durumlarda, satılan şeydeki ayıp önem kazanmış olur. Önemsiz ayıplardan dolayı satıcı sorumlu tutulamaz.c) Alıcı malın ayıplı olduğunu bilmiyor olmalıdır.Bu konu, TBK. m. 222’de düzenlenmiştir. Buna göre, “Satıcı, satış sözleşmesinin kurulduğu sırada alıcı tarafından bilinen ayıplardan sorumlu değildir. Satıcı, alıcının satılanı yeterince gözden geçirmekle görebileceği ayıplardan da, ancak böyle bir ayıbın bulunmadığını ayrıca üstlenmişse olur.” Böylece alıcı, sözleşmenin kurulması esnasında ayıpları biliyorsa, bunları kabul etmiş sayılır ve satıcı ayıptan sorumlu olmaz. Ancak bunların gerçekleşebilmesi için, alıcının sözleşmeden önce, satın aldığı şeyi gözden geçirme imkânını bulabilmesi gereklidir . Burada gözden geçirmeden kasıt, olağan bir muayenedir.Alıcının satın aldığı şeyde, dikkatli özeni gösterseydi fark edebileceği ayıplardan da satıcı sorumlu değildir. Alıcının, malın ayıplı olduğunu bilmiyor olması gerekmektedir. Gizli ayıplarda, alıcının malın ayıplı olduğunu bilmesi mümkün değildir. Olağan gözden geçirme, malın alınırken kabaca gözden geçirilmesidir. İlk bakışta görülebilecek olan ayıplar mevcutsa, satıcının ayrıca bunu üstlenmesine gerek yoktur. Bu gibi durumlarda, sorumluluk aranmaz.d) Ayıptan sorumluluk sözleşme ile kaldırılmıyor olmalıdır.e) Alıcı ayıbı kabul etmemiş olmalıdır.f) Alıcı ayıptan doğan sorumluluk hükümlerinden yararlanabilmek için kanunun kendisine yüklediği külfetleri yerine getirmiş olmalıdır.Alıcıya kanunen yüklenen külfetler, satılanı gözden geçirme ve varlığı iddia edilen ayıpları satıcıya bildirme külfetleridir. Alıcı, satın aldığı malı gözden geçirmek ve herhangi bir ayıp halinde de bunu satıcıya bildirmek zorundadır . Bu zorunluluklar TBK. m. 223’te düzenlenmiştir. TBK. 223’e göre, “Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır.” Burada kesin bir süre belirlenmemiştir, ancak alıcı ayıbı en kısa sürede bildirmekle yükümlüdür.Tacirler arası ticari satımlarda, satılanın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli değilse, alıcı teslimden itibaren 8 gün, diğer hallerde ise 2 gün içinde satılanın gözden geçirilmesini sağlamakla yükümlüdür. Bu hüküm 6102 Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenmiştir. TTK. m. 23/1.c’ye göre, “Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanunu’nun 223’üncü .maddesinin ikinci fıkrası uygulanır.” Bu durumda, TBK. m. 223. burada da uygulama alanı bulacaktır. TBK. m. 225’e göre, satıcının ağır kusurlu olması halinde ayıbın kendisine zamanında bildirilmediğini ileri sürerek sorumluluktan kurtulamayacaktır. Aynı hüküm, satıcılığı meslek edinmiş kişiler için de geçerlidir. Alıcı, satılanın durumunu gecikmeksizin usulüne göre tespit ettirmekle yükümlüdür. Bunu yaptırmazsa, ileri sürdüğü ayıbın, satılanın kendisine ulaştığı zamanda var olduğunu ispat yükü alıcıya düşer.Bir sözleşmede ayıbın şartları mevcut ise ve alıcı da kendisinden beklenen külfetleri yerine getirmişse, bu durumda alıcı TBK. m. 227’de kendisine tanınan haklardan birini kullanabilir. Bu haklar; -Sözleşmeden dönme, bedelde indirim talebi, satılanın ücretsiz onarımı talebi, imkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesi talebi ().Dava konusu somut olayda, gerek dosyamızdan gerekse de ... 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/... D.iş sayılı dosyalarından alınan bilirkişi raporlarında ; dava konusu ürünün ... yoluyla kiralandığı/satın alındığı, malin mülkiyetinin dava tarihi itibariyle krediyi kullandıran bankaya ait olduğu, kiralanan ürüne ait ödeme palına, tek düzen hesap planına uygun bir şekilde kayıtlara alındığının tespit edildiği, makinenin ayıplı üretim kaynaklı olarak imal edildiği, makinenin gizli ayıp niteliğinde bulunduğu, makinedeki olumsuzluğun kullanımdan kaynaklı olmadığının tespit edildiği bildirilmiş olması karşısında; davacının, ayıp hususunu, yukarıda değinilen yasa maddesinde belirtilen sürede, davalı satıcıya ihbar ettiği, aynı sürede sözleşmeden dönme iradesini yönelttiği, alınan raporlara göre ayıp nedeni ile davacı alıcının satım konusu maldan beklenen faydayı elde edemeyeceğinden , sözleşmeden dönmeye yönelik talebinin yerinde olduğu, finansal kiralama ile edinilen mala ilişkin açılan bu davaya, ilgili finansal kiralama şirketinin davaya muvafakati yazılı olarak alınmakla da dava açıldığı anlaşılmakla, davanın kabulü ile davacının sözleşmeden döndüğünün tespiti ile satım konusu makinanın , davalıya iadesi ile birlikte semenin davacıya iadesine dair aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın KABULÜ İLE, taraflar arasındaki eser sözleşmesinden davacının ... model sebze doğrama makinesinden ötürü döndüğünün TESPİTİNE, 2-30.300,00 Euronun, davacının dava ve sözleşme konusu 1 adet ... model sebze doğrama makinesini davalıya iadesinden itibaren İşletilecek devlet bankalarının USD ve EURO cinsinden 1 yıl vadeye uyguladığı en yüksek faizi ile birlikte aynen veya fiili ödeme günündeki ... efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak TL karşılığının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-1 adet ... model sebze doğrama makinesinin davacı tarafça davalıya iadesine, 4-Harçlar yasası gereği alınması gereken 72.702,28-TL harçtan peşin alınan 18.175,58-TL harcın mahsubu ile bakiye 54.526,70-TL harcın davalıdan tahsiline, 5-7155 sayılı Kanunun 23. Maddesi ile 6325 sayılı Kanunun 18/A-12-13 maddeleri uyarınca 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye ödenmesine, 6-Davacı tarafından yapılan aşağıda dökümü yazılı 15.183,30-TL yargılama gideri ile peşin alınan 18.175,58-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı yararına ölçümlenen 165.644,89-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Karar kesinleştiğinde taraflarca yatıralan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md.uyarınca yatıranlarına iadesine, Dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren HMK’nın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesi’ne ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.04/11/2025
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır