İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/124 E. 2019/716 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/124
- Karar No
- 2019/716
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2019 KARAR NO : 2019 HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLLERİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : Kasko Tazminatı DAVA TARİHİ : 18/02/2019 KARAR TARİHİ : 30/04/2019 KARAR YAZIM TARİHİ : 23/05/2019 Mahkememize tevzi edilen Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; davacının, davalı Sigorta şirketi ile 15/05/2015 - 15/05/2016 tarihleri arasında geçerli olmak üzere "Bireysel Genişletilmiş Kasko Sigortası" yaptığını, yapılan sigorta sözleşmesi ile davacının ... plakalı Ford Focs 1.6i TDCi 5 kapı trend markalı ve modelli aracı ile birçok riske karşı teminat altına alındığını, davacının aracı ile 24/05/2015 tarihinde trafik kazası geçirdiğini ve aracın kullanılamaz hale geldiğini, kazanın poliçe kapsamında olduğunu, sigortadan ödeme almak istediğini, sigorta şirketinin ödeme yapmadığını, araç kiralamak zorunda kaldığını, aradan geçen uzun süreye rağmen davacının gerekli ödemeyi alamaması üzerine Bursa 10.Noterliği aracılığıyla 16/11/2015 tarihli ve 41633 yevmiye numaralı ihtarname ile davalı tarafa ihtar yapıldığını, ihtara da olumlu ya da olumsuz herhangi bir yanıt alınamadığını belirterek; davanın kabulü ile davaya konu aracın kaza tarihindeki rayiç bedelinin tespiti ile tespit edilen bedelin kaza tarihniden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ve şimdilik buna mahsuben 4000,00.TL'nin fazlaya dair haklar saklı kalmak üzere, davalı şirketten alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya dair tüm haklar saklı kalmak üzere şimdilek 1.000,00.TL araç kiralama bedelinin ve devam edecek tüm araç kiralama bedellerinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, yagrılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Usule ilişkin olarak öncelikle davanın Tüketici Mahkemesinde açılmış olması sebebiyle görev itirazında bulunduğu, taraflar arasındaki anlaşmazlığın kasko sigortasından kaynaklandığını, davacının maddi hasara uğrayan ... plakalı sigortalı aracında meydana gelen zararın davalı sigorta şirketi tarafından karşılanmasını talep ettiğini, dava tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1-a maddesi gereği; Her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgil olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanununda düzenlenen hususların ticari davalar olduğunu, aynı kanunun 5/1 maddesi gereği ticari davalara bakmakla görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, Sigorta Hukukunun 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 6.kitabında 1401 ve devamı maddelerinde düzenlendiğini, Esasa ilişkin olarak davacının davalı sigorta şirketinden talep ettiği dava konusu hasar bedeli ile 25/05/2016 tarihli kaza arasında illiyet bağının bulunmadığını, davacının dava dilekçesinde belirttiği tüm iddia ve beyanların haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalı şirket ile davacı arasında akdedilen Kasko Sigorta Poliçesinin 15/05/2016 - 15/05/2016 tarihleri arasını kapsadığını, dava konusu kazanın ise davacının iddiasına göre poliçe tarihinden 9 gün sonra 25/05/2015 tarihinde meydana geldiğini, davalı sigorta şirketinin davacıdan talep ettiği 15/05/2015 -25/05/2015 tarihleri arası 9 güne ait HGS, yakıt veya otopark fişi vb. Belgelerin davacı tarafından temin edilemediğini, bu durumda araçta meydana gelen hasarın söz konusu 9 günden önceki bir tarihte meydana geldiği kanısını kuvvetlendirdiğini, poliçe tanzim edilirken aracın davalı şirketin acentesi tarafından fiziken görülmediğini, poliçenin geçmiş dönem poliçesine istinaden düzenlendiğini, davacının geçmiş dönem poliçesinin bitim tarihi ile davalı şirket ile imzaladığı 307000002829192 nolu sigorta poliçesi arasında 23 gün vade boşluğu bulunduğunu, 25/05/2015 tarihinde düzenlenen Trafik Kazası Tespit Tutanağındaçelişkili ifadeler kullanıldığını, dava konusu kaza hakkında tanzim edilen 06/07/2015 tarihli Bilimsel Teknik Değerlendirme Raporuna göre, sigortalı araçta meydana gelen hasarın niteliği ile davacının 25/05/2015 tarihinde meydana geldiğini iddia ettiği kazanın oluş biçimi arasında ciddi tutarsızlıklar bulunduğunu, davalı sigorta şirketi aleyhine kaza tarihinden itibaren faizi hükmedilemeyeceğine, davalı sigortacı bakımından temerrüdün olay tarihinde oluştuğunun kabulünün mümkün olmadığını, zira T.T.K md. 1427/II hükmüne göre"Sigorta tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her halde 1446 ncı maddeye göre yapılacak ihbardan kırk beş gün sonra muaccel olur. Can sigortaları için bu süre onbeş gündür. Sigortacıya yüklenemeyen bir kusurdan dolayı inceleme gecikmiş ise süre işlemez" şeklinde olduğunu, sigorta şirketinden tazminat istenmesi durumunda, faiz başlangıcı olay tarihi değil, temerrüt tarihinin olduğunu, temerrüt tarihinin ispatlanamaması durumunda ise faiz başlangıcının dava tarihinin olduğunu belirterek; haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, görevsizlik kararı, kaza tespit tutanağı, 25/05/2015 tarihli ekspertiz raporu, alkol raporu, sürücü belgesi, ruhsatname, hasar araştırma raporu, bilimsel teknik değerlendirme raporu, Samet Demir'e ait yazılı beyan, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, kasko poliçesine dayalı olarak sigortacıdan alacak istemine ilişkindir. Mahkemelerin görevlerine ilişkin düzenlemelerin 6100 sayılı HMK.nun 1.2.3.4. maddelerinde düzenlendiği, HMK.nun 2.maddesinde;"Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. (2) Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir." şeklinde, yine 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6335 S.Y. ile değişik 6102 sayılı TTK. nun 5/3.maddesinde; "Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk ve diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır." şeklinde düzenlemelerin yapıldığı, Bu düzenlemeler ile Ticaret Mahkemeleri genel mahkemeler içinde yer alan Asliye Hukuk Mahkemelerinin bir dairesi olmaktan çıkarılarak genel mahkemeler arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğunun kabul edildiği, yine 6102 sayılı TTK.nun 4. Maddesinde Ticaret Mahkemelerinin görevine giren dava ve çekişmesiz yargı işlerinin düzenlendiği, 28.11.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun”un (TKHK) 3/1-(k-l) maddesinde; " Tüketici: Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi, Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem” şeklinde, 6502 sayılı TKHK'nun 73/1. maddesinde; "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir.” şeklinde, 6502 sayılı TKHK'nun 83/2.maddesinde; "Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez." şeklinde düzenlemelerin yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacının aracının kasko poliçesi kapsamında davalı tarafından sigortalandığı, davacı ile davalı arasında tüketici işlemi ve tüketici ilişkisi bulunduğu dava tarihi olan 26/09/2016 tarihi itibarıyla, yürürlüğe girmiş olan, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3, 73/1 ve 83/2. maddeleri uyarınca davaya bakma görevinin tüketici mahkemelerine ait olduğu, dava konusu aracın trafik tescil kaydında kullanım türünün hususi, düzenlenen sigorta poliçesinde de ticari bir araç olmadığı gibi davacının tacir olduğuna dair herhangi bir delilinde ibraz edilmediğinden yine davacının duruşmadaki beyanında da açıkça tacir olmadığıın ikrar edildiğinden, ayrıca bir aracın ticari iş ve özel işlerde kullanılmasının her zaman mümkün olduğu ancak aracın niteliği ve araç malikinin tacir olmaması sebebiyle Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2016/11759 Esas ve 2016/11296 Karar sayılı Kararında vurgulandığı üzere mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemelerinin Bursa Tüketici Mahkemeleri olduğundan, davanın şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddi ile Bursa 6. Tüketici Mahkemesi ile görev uyuşmazlığı olduğundan yargı yerinin belirlenmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın görev, dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, Bursa 6. Tüketici Mahkemesinin görevli olduğuna, 2-Kararın kesinleşmesinden itibaren Bursa 6. Tüketici Mahkemesi ile mahkememiz arasında görev uyuşmazlığı bulunması sebebiyle yargı yerinin belirlenmesi amacıyla dosyanın resen ilgili Bursa Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 3-HMK'nın 331. Maddesine göre yargılamanın görevli mahkemede devam etmesi halinde yargılama giderlerin görevli mahkemece taktirine, yargılamanın görevli mahkeme de devam etmediği taktirde talep üzerine mahkememizce dosya üzerinden yargılama giderlerinin tespiti ve hükmedilmesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 30/04/2019 Katip ¸e-imzalıdır. Hakim ¸e-imzalıdır.