İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/111 E. 2019/787 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/111
Karar No
2019/787
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2019 KARAR NO : 2019 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. .. DAVALI : ... - ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVA : TAZMİNAT (İŞÇİ İLE İŞVEREN İLİŞKİSİNDEN KAYNAKLANAN) DAVA TARİHİ : 13/02/2019 KARAR TARİHİ : 09/05/2019 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/05/2019 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacının davalı şirket ile evvelce sigortalı olarak çalıştığını, davacının sigorta girişinin davalı firma tarafından yapıldığını, bu doğrultuda davalı şirketçe davacıya şube müdürü sıfatı ile çalışma yaptırılmak için kurum içi eğitimler verildiğini, davacının sigorta girişi yaptırıldıktan sonra 15/12/2014 tarihinde davalı şirketçe muvazaalı olarak davacıya acentecilik sözleşmesi ve alt kira sözleşmesi imzalatılarak davalı şirkette görev yapmaya başladığını, davalı firmanın aslında olmayan bir acentelik sistemini muvazaalı olarak kurmak suretiyle bir takım masraf ve vergi yükümlülüklerinden kurtulmayı hedeflediğini, bunu yaparken de davacının zarara uğramasına sebep olduğunu, davalı firmanın bu şekilde muvazaalı işlemi sırasında davacının aracına rehin koyduğunu ve davacıdan 40.000,00-$ bedelli bir teminat senedi aldığını, muvazaalı olarak yapılan sözleşmeler ve protokoller gereğince davalı şirketin Mudanya şubesi çalışanlarının yasal düzenlemeler gereği belirlenen ücret ve ekleri vergi, SGK payları, primleri vs. ......... şube müdürü olarak görünmesine rağmen kendi şubesindeki çalışanların işvereni olarak gösterilmek suretiyle oluşan vergi ve SGK borçları ile karşı karşıya kalındığını, davalı firmanın sürekli olarak bir takım mal ve hizmetlerin alınması konusunda davacıya zorlama getirdiğini, tüm bunların maddi külfetini de davacıya yüklediğini, davalı firma tarafından yapılan bu işlemlerin yasaya aykırı olduğunu, bu işlemlerin şirket müfettişleri tarafından da tespit edildiğini ve firmanın bu faaliyetlerine son vermesi hususunun defalarca bildirildiğini ancak muvazaalı işleme son verilmediğini, bununla birlikte davacı için ağır koşulların ileri sürüldüğünü, davalı şirketin elindeki senedi icraya koyma tehdidinde bulunduğunu, ağır mobbing uygulanmakta olduğunu ve haksız kazanç elde edildiğini, davalı firmanın yapılan anlaşma gereğince davacının hak ettiği primleri de ödemediğini, hak edişlerde haksız kesintiler yaptığını beyanla davacının kıdem tazminatı, ücret alacağı ve diğer alacaklarının davalıdan tahsilini talep ederek mahkememize dava açmıştır. CEVAP: Davalı cevap dilekçesinde; davacının davalı şirkette işçi olarak çalışmadığını, davacının acentelik sözleşmesinin 6. maddesine göre talepleri, ücret ve SGK payları gibi alacakları ve 40.000,00 dolarlık teminat mektubu iddiasına ilişkin taleplerinin davacı ile davalı şirket arasında imzalanan acentelik sözleşmesinden kaynaklandığını ve ticari iş niteliği taşıdığını, davacının acentelik sözleşmesi gereği bağımsız tacir sıfatı taşıdığını, bu nedenle belirtilen taleplerin Ticaret Mahkemesinde değerlendirilmesi gerektiğini, acentelik sözleşmesinin 40. maddesinde işbu sözleşmeden doğan ihtilaflarla ilgili olarak İstanbul mahkemelerinin yetkilendirildiğini, dava dilekçesinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini, taraflar arasında akdedilen acentelik sö...amamen ticari ilişki olduğunu, davacının ac...la davanın reddini savunmuştur. KANITLAR: Sözleşme, tutanak, form, tanık beyanları, faturalar, ödeme makbuzları, SGK kayıtları, vs. KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME : 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 1 inci maddesine göre, iş mahkemelerinin görevi “İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya iş Kanununa dayanan her ...a işçi işveren ilişkisi söz konusu olduğu anlaşılmakla bu davaya bakmak iş mahkemelerinin görevindedir. 4857 sayılı İş Kanununun 1 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince, 4 üncü maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, işverenler ile işveren vekillerine ve işçilerine, çalışma konularına bakılmaksızın bu Kanunun uygulanacağı belirtilmiştir. Yasanın 8 inci maddesinin birinci fıkrasına göre iş sözleşmesi, bir tarafın (işçi) bağımlı olarak iş görmeyi diğer tarafın (işveren) da ücret ödemeyi üstlenmesinden oluşan sözleşmedir. Ücret, iş görme ve bağımlılık iş sözleşmesinin belirleyici öğeleridir. İşyerinin acenteye devrinde, devralan belirli bir organizasyona, uzmanlığa ve hukuksal bağımsızlığa sahip değilse, kısaca üretim ya da hizmet sunumuna ilişkin ekonomik faaliyetin bağımsız yönetimini üstlenmemişse bir devirden sözedilemez. Zira muvazaa olgusu iddia edilmese de resen araştırılması gereken bir olgudur. Devredenin işveren sıfatının devam ettiği kabul edilmelidir. Acentelik sözleşmesine göre devredenin devralan acente üzerinde denetim ve kontrol yetkisinin bulunması, çalışma şartlarını belirlemesi, çalışan üzerinde yönetim hakkını kullanması, acente ilişkisinin kayıt üzerinde kaldığının, acentenin bağımsız bir işveren olmadığının göstergeleridir. Bursa BAM 3. Hukuk Dairesinin 2018/3573 E.-2019/724 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere, davalı şirket ile davacı arasında imzalanan acenta sözleşmesinin muvazaalı olabileceği, gerçekte şube müdürü olan çalışanlara acenta sıfatı verilmek suretiyle davalı şirketin işyerindeki faaliyetlerini sürdürme ihtimalinin bulunduğu, buna göre taraflar arasındaki ilişkinin is sözleşmesine dayandığı ve davacının davalının işçisi olduğu, işçilik alacakları yönünden İş Mahkemesi görevli olduğu anlaşılmakla davanın görev dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, Bursa 7. İş Mahkemesinin görevli olduğuna karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı gerekçeye göre; 1-Davanın görev dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden REDDİNE, BURSA 7. İŞ MAHKEMESİNİN GÖREVLİ OLDUĞUNA, 2-Kararın kesinleşmesinden itibaren Bursa 7. İş Mahkemesi ile mahkememiz arasında görev uyuşmazlığı bulunması sebebiyle yargı yerinin belirlenmesi amacıyla dosyanın re'sen ilgili Bursa Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Barsa Bam'da İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.09/05/2019 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/111, K. 2019/787, T. 09.05.2019, www.arakarar.com/karar/bursa-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-111-e-2019-787-k-218a37c1dd3f