İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/116 E. 2018/1665 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/116
- Karar No
- 2018/1665
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2018 KARAR NO : 2018 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : VEKİLİ : Av. ... DAVALI : DAVA :İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 18/01/2018 KARAR TARİHİ : 18/12/2018 KARAR YAZIM TARİHİ : 07/01/2019 Mahkememize tevzi edilen İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Bursa 19. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile borçlu aleyhine17/10/2017 tarihinde 6183,20 TL bedelli icra takibi açıldığını ve ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiğini, borçlu tarafından işbu ödeme emrine haksız olarak itiraz edildiğini, borçlunun itirazının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, taraflar arasında uzun bir süredir devam eden bir ticari ilişkinin söz konusu olduğunu, bu ticari ilişki çerçevesinde cari hesap üzerinden davalı tarafından bakiye borcu olan 6.183,20 Tl bedelin tahsil edilemediğini, taraflar arasındaki ticari defter ve kayıtların incelenmesi halinde bu durumun açık bir şekilde ortaya çıkacağını, faturaların ticari defterlerde de yer aldığını, borçlunun borca itiraz ederek borç ödemekten kaçınmaya çalıştığını, müvekkili şirketten mal ve hizmetleri eksiksiz olarak alan borçlunun işbu ödeme emrine borçları olmadığı gerekçesiyle itiraz etmelerinin haksız ve zaman kazanmaya yönelik kötüniyetli bir davranış olduğunu, borçlunun yetki itirazının mesnetsiz olduğunu, kendiyle çelişen ifadeler barındırdığını, yetkili icra dairelerinin ve mahkemelerin Bursa icra müdürlüğü ve mahkemelerinin olduğunun ifade edildiğini, icra takibinin de tam olarak Bursa icra müdürlüklerinde açıldığını, bu itirazın da borçlunun borca itiraz ettiğini ve zaman kazanmaya çalıştığını ispatlar nitelikte olduğunu, borçlu şirketin zor durumda olduğuna dair duyumlar alındığını, zira firmanın cari hesap ekstrelerinde görülebileceği gibi bu miktarda ödeme açığı olması ve borcuna itiraz etmesinin de bu duyumu ispatlar nitelikte olduğunu, bu nedenle davalı tarafın yapılan haksız itirazının iptaline, icra takibinin devamına, davalı borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş ancak davalı tarafından savunmada bulunulmamıştır. DELİLLER: Dava dilekçesi, Bursa 19. İcra Müdürlüğünün... sayılı icra takip dosyası, faturalar, yazılan müzekkere cevapları. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından 17/10/2017 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri 23/10/2017 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde 30/10/2017 tarihinde borca ve yetkiye itiraz etmiştir. Davalı tarafın Bursa İcra Dairelerinin yetkili olduğuna dair itirazının, davacı tarafından Bursa İcra Dairesinde takip başlattığından yetki itirazının yerinde olmadığından bu itiraza itibar edilmemiştir. Davacı tarafın ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmak üzere dosya Ankara Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmiş, talimat mahkemesince ticari defteler bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir. SMMM Bilirkişinin sunmuş olduğu 17/08/2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle: Davacı ... Makinaları İth. İhr. San ve Tic A.Ş.'nin davalı ... İnş. Taah. Tic. Ltd. Şti. tarafından 22/08/2017 tarihi itibariyle 6.183,20 TL tutarında alacağı olduğu görüldüğünü, davacı şirketin talebinin yerinde olduğu mütalaa edilmiştir. Davalıya ticari defterlerini sunmak üzere 24/05/2018 tarihli celse de yasal sürenin verildiği, davetiye gönderildiği ancak, davalının ticari defterlerini sunmadığı anlaşılmaktadır. Davacının tarafların ticari defterlerine dayandığı anlaşılmakla ticari defterlerin delil olması yönünden bilindiği üzere Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28.03.2012 tarih ve 2011/11-862 Esas, 2012/51 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 6100 sayılı HMK'nın 219. (1086 sayılı HUMK’nın 326.) maddesine göre her iki taraf kendi ellerindeki vesikaları (belgeleri) mahkemeye ibraz etmek zorundadır. Bir davada ispat yükü kendisine ait olan tarafın, başka delillerle birlikte karşı tarafın ticari defterlerine de dayandığı, diğer anlatımla, delillerini karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği, dolayısıyla da, uyuşmazlığa 6100 sayılı HMK'nın 222/5. (6762 sayılı TTK’nın 83/2.) maddesindeki özel hükmün uygulanamayacağı durumlarda; karşı tarafın kendi defterlerini mahkemeye ibraz etmesi ya da bundan kaçınmasına bağlanması gereken hukuksal sonuçlar, HMK'nın m. 220 (HUMK'nın 330.) maddesindeki genel düzenlemelere tabidir. HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesi, bir tarafın, mahkemece kendisine verilen süre içerisinde ilgili belgeyi ibraz etmemesi halinde, mahkemenin, o tarafın maksadını gözeterek, diğer tarafın o belgeye ilişkin açıklamasını kabul edebileceğini öngörmektedir. Önemle vurgulanmalıdır ki; HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesindeki bu hüküm, taraflardan birinin delillerini salt karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği hallerde, ticari defterlerin mahkemeye sunulması bakımından da uygulanır. Diğer anlatımla, belirtilen bu durumda ticari defterler de, HMK m. 220. madde (HUMK'nın 330 ve sonraki maddeleri) anlamında “vesika” niteliğindedir. Öte yandan, ticari defterlerin ispat kuvvetini düzenleyen HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 82.) maddesindeki hüküm, “I Kati delil” şeklindeki kenar başlığı ile birlikte değerlendirildiğinde ve aynı Kanun’un 1474. maddesi uyarınca kenar başlıklarının metne dahil bulunduğu da gözetildiğinde; ticari işlerden dolayı tacirler arasında çıkan uyuşmazlıklarda ticari defterlerin (maddede gösterilen koşulların mevcut olması kaydıyla), kesin delil niteliğinde bulunduğunu öngörmektedir. 6102 sayılı TTK'nın 64. (6762 sayılı TTK'nın 69. vd.) maddeleri uyarınca da defterlerini yöntemince Tasdik ettirmeyen tacirin bu gibi defterleri lehine delil olamaz. Ancak kanuna uygun olarak veya olmayarak tutulmuş olan ticari defterlerin münderecatı, sahibi ve halefleri aleyhinde delil sayılır. (HMK. m. 222/4, 6762 sayılı TTK'nın 84,85) O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı tacirin davalı şirkete mal sattığı ve faturaların düzenlendiği, taraflar arasında TTK m. 87/2 anlamında yazılı bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin uygulamada sıkça karşılaşılan “açık hesap” ilişkisinin olduğu, davacının ticari defterlerinin usulune uygun tutulduğundan, ticari defterin kesin delil olduğu, davalı tarafın süresi içinde ticari defterlerini sunmadığından davacının defterlerinin HMK' nın 220. Maddesi gereğince kabul edilebileceği anlaşılmakla dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden hüküm kurmaya elverişli kabul edilen 17/08/2018 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilerek ve davalının usulune uygun tebliğ edilen bilirkişi raporuna itiraz etmediği gibi irsaliyelerde teslim alınan bilgisinin imzalı olduğu anlaşılmakla davanın kabulu itirazın iptali ile takibin devamına, davacının icra inkar tazminat isteminin, davacının alacağının fatura alacağı olduğu, alacağın likit olduğu, icra takibine itirazda haksız olduğundan koşulları oluşmakla, icra inkar tazminatı talebinin kabulu ile aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın kabulüne, Davalının Bursa 19. İcra müd. ... E. Sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin aynen devamına, 2-İİK 67. Maddesi gereğince icra inkar tazminatı koşulları oluştuğundan alacağın %20'si olan 1.236,64 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 422,37 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 35,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 386,47 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan bilirkişi gideri 500,00 TL, posta, talimat ve tebligat gideri 234,40 TL olmak üzere toplam 734,40 TL yargılama gideri ve 35,90 TL peşin harç olmak üzere toplam 770,30 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 2.180,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-HMK' nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/12/2018 Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır.